Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1349 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Sorun yüz yıl önce başladı
Site Editörü

  Sayı: 86 - Ekim / Aralık 2015

Şimdi mülteci veya sığınmacı olarak isimlendirilen Suriyeliler ile çok değil yüz yıl önce aynı devletin vatandaşlarıydık. Aramızda bir sınır yoktu. O zamanlar olmayan sınırı şimdi geçtiklerinde mülteci veya sığınmacı oldular.

Mülteci kelimesinin sözlük anlamı “yabancı diyardan gelip sığınan” demek. Suriyeliler bize yabancı bir yerden mi geliyorlar? O topraklar ne zamandan beri yabancı oldu bize?

Mülteci kelimesinin bu anlamına vâkıf olunarak kullanılması bir incelik… Mâlumuâliniz, “Müslümanlık ince insanlıktır”. Merak ettim, üç büyük partinin seçim beyannamesine göz gezdirdim, Suriye’den gelen kardeşlerimize mülteci dememe hassasiyetini gösteren var mı diye, şöyle bir sonuç karşıma çıktı: Ak Parti Suriye ve Irak’tan ülkemize gelenler için mülteci kelimesini kullanmamış, “Suriye ve Irak’tan gelen kardeşlerimiz…” ve sığınmacı kelimeleri kullanılmış. Cumhuriyet Halk Partisi ise “Suriyeli Mülteciler” başlığı altında konu hakkında vaadlerini sıralamış. MHP Genel Başkanı Bahçeli de seçim beyannamesini açıkladığı konuşmasında savaştan kaçanlar için “mülteci” sıfatını kullanmış.

Partizanlık yapmadan objektif olarak söylüyorum, bu hassasiyetin tüm hatalarına, partiyi sadece menfaat için sahiplenenlere rağmen sadece Ak Parti tarafından gösterilmesi beni şaşırtmadı. Suriye’den gelenler için “onları geri göndereceğiz” diyen bir partiden ve etnik milliyet üzerine siyaset yapan bir partiden bu hassasiyeti beklemek saflık olurdu.

Evet, bu sorun Avrupa için bir mülteci sorunudur ancak bizim için öyle değildir!

Bu soruna ciddi şekilde taraf olan bir iki ülkeden biriyiz. Çok sayıda sığınmacıyı misafir ediyoruz. Ancak burada taşın altına elini sokması gereken bir diğer kesim birçoğu Arap olan tüm müslüman ülkeler olmalıdır. Çoğunluğunu Osmanlı Devleti’nin çökmesinden beri rahat yüzü görmeyen Arap ülkelerinin oluşturduğu müslüman ülkeler… Ama ne Kudüs, Filistin ile ilgili, ne de bu konuda müslüman ülkelerden ortak bir tavır, hareket gelmiyor, gelemiyor. Bizi ilgilendiren her konuda olduğu gibi burada da tevhidsizliğin cezasını çekiyoruz.

Ertuğrul Düzdağ Bey’in yayına hazırladığı Merhum Ali Ulvi Kurucu Hazretleri’nin hatıratının ikinci cildinde bu konuda çok önemli hatıralar anlatılıyor. Bu hatıratı şiddetle okurlarımıza tavsiye ederim. Filistin Müftüsü Emin El-Hüseyni ile ilgili hatıralar arasında altını çizdiğim satırlar şöyle:

Müftü Efendi, Osmanlı’nın son Şeyhülislâmlarından Mustafa Sabri Efendi ile yaptıkları bir sohbetlerinde şöyle diyor: “Birinci Cihan Harbi, Osmanlı Devleti’ni yıkmak, müslümanları başsız bırakmak için düşmanların el birliği ile çıkardığı bir harptir” (Cilt II, Syf 230)

Müftü Efendi Arapların başına gelenlerin Osmanlı’ya karşı nankörlükleri olduğunu ise şöyle ifade etmiş: “Petrolden önceki günleri düşünün, oraların kumdan, deveden, hurmadan, çölün sıcağından başka nesi var? Osmanlı bunların hangisini alıp sömürecekti? Bir litre bile petrol alamadan ve almayı düşünmeden beş yüz sene hizmet ettikten sonra buraları bırakıp gitmeye mecbur kaldı. Osmanlı Cihan Harbi sonunda beş yıl savaşıp bitap düştüğü sırada yani devletin yıkılmasından birkaç sene önce en acıklı zamanlarda bile Hicaz’a Surre göndermeye devam ediyordu. İşte Osmanlı böyle mazlum ve masum bir devlettir, bizler ona karşı işlediğimiz nankörlüğün cezasını çekiyoruz.” (Cilt II, Syf 244)

Bu sözler çok şey ifade ediyor, üstüne söz söylemeye lüzum yok. Yazıyı Müftü Efendi’nin aynı hatıratta yer alan bir duası ile bitirelim:

Müftü Efendi’nin her zaman Türkiye için dua ettiğini belirten satırlarda şu notlar var: “Ben söylemiyorum, Allah söyletiyor, Türkiye bozulma konusunda Müslüman dünyaya örnek oldu, düzelmekte de olacak inşallah.” (Cilt II, Syf 235)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
İnternetin fâsık habercil... - Sayı 98
Kardelen IX. uluslararası... - Sayı 97
Kolayı tersten okumak yer... - Sayı 96
Tasavvuf: insanı olgunlaş... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Sevgili Sehrzad, kalbinin değer kattığı sıcacık yorumun, okuduğum günün en güzel hediyesi oldu. Varl... Işın Erenoğlu Üstündağ

 Sehrzad da derki; bir canlının hayatı, yaşamı anlamlandırmaya çalışması ve yüreğine sığmayan duygul... Sehrzad davudi

 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Milliyetçilik
Doktor anne
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Çamurdan kale
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Dergi fuarındaydık
Aydınlar üzerine
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Milliyetçilik


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4700438
 Bugün : 2882
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 445328
 Bugün : 53
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 101
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim