Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1108 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Görelim Mevlâm neyler?
Dergi Editörü

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

"Ne işimiz var bizim Suriye'de?" demeyecek ülke bir taneyse, o Türkiye'dir.

Bu sözü, hangi memleketin politikacıları söyleyebilir? Koreli söyleyebilir. Kanadalı söyleyebilir. İsveçli söyleyebilir. Çin, İngiliz, Fransız, Meksika, Somali, Endonezya… Hattâ Amerika ve Rusya. Yani Suriye'ye uzak olanlar. Ama Suriye'ye komşu, hele onunla uzun sınırı olan devletlerin politikacıları, 'Suriye'de olanlara boş ver' mânâsına, basiretsiz lâflar edemezler. Zira orada yanan ateş, bize de sıçrar. Ateşten kaçanların sığınacağı ülkenin siyasîleri, Suriye'de olan bitenler bizi ilgilendirmez diyemez.

87. sayımızın konusunu yukarıdaki cümlelerle ilân etmiştik. Coğrafyamız, hemen yanı başımız, ateş çemberi… Oradan sıçrayan ateş, sınırlarımızın içini de yakıyor. Kapımızın önünden bineceğimiz aracımızla 12 saat bilemedin 24 saat içinde varacağımız ülkelerde kan gövdeyi götürüyor, insanlar canlarıyla uğraşıyorlar. 21. yüzyılda, sözde medeniyetin modern çağında bütün insanlığın gözü önünde bir insanlık dramı yaşanıyor.

Hiçbir basiretli ülke sınır komşusunda olup bitene ne hali varsa görsün kayıtsızlığını göstermez. Kaldı ki asırlar boyunca İslâm’ın bayraktarlığını yapmış, İslâm’la hemhal olmuş, etle tırnak olmuş, ayetler, hadisler atasözlerine, deyimlerine, geleneklerine yansımış, İslâm’ın iliğine, kemiğine işlediği milletimizden yakın coğrafyamızda olan bitene, Müslüman kardeşlerine yapılanlara kayıtsız kalması hiç beklenemez.

Suriye’de yaşanan dramın, insanlık suçlarının yanında çok enteresan, akla ziyan hadiseler de cereyan ediyor. İsmine IŞID mi dersiniz DAEŞ mi dersiniz kahrolası bir terör örgütü çıkıyor ortaya. Kimbilir (kimbilir diyorum ama kimlerin olduğunu tahmin ediyoruz) hangi gizli servisin veya servislerin yetiştirip, finanse edip üzerimize saldığı bu kahrolası terör örgütüyle mücadele edeceğim diye dünyanın bütün kabadayıları coğrafyaya intikal ediyorlar. Rusyası orada. Amerika orada, İran orada, İsrail orada, Çin orada, İngilteresi, Almanyası bütün Avrupa orada. Ve enteresandır bu kadar devlet bir terör örgütüyle baş edemiyorlar. Bunlar ki uzaydan çektikleri fotoğraflarla bir karıncanın topal bacağını tespit edecek güçte ülke olduğu iddiasındalar. Bu bir.

İkincisi… “Tatar Ramazan” filimlerini bilirsiniz. İki kabadayı bir hapishaneye bile sığmaz. Mutlaka birinin diğerini yok etmesi gerekir. Racon böyledir. Ne enteresandır, bu kadar kabadayı küçücük bir coğrafyada yan yana geliyorlar ne birisi diğerinin ayağına basıyor, ne birbirlerine yan gözle bakıyorlar, ne omuzları çarpışıyor. Amerika’yla Rusya, Amerika’yla İran, İran’la İsrail hiç birbirlerini rahatsız etmiyorlar.

Üçüncüsü… Bu kahrolası IŞID veya DAEŞ sözüm ona sünnî temele dayanıyor. Siz hiç İsrail’de bu örgütün bir eylemine rastladınız mı? Veya İran’da… Veya İngiltere’de… Patlatılan bombalara, katledilen masum insanların yaşadığı coğrafyalara dikkat eder misiniz… Bombalar ya sünnî nüfusun çok olduğu Irak’ta, Suriye’de patlıyor, ya Ankara’da veya İstanbul’da…

Müttefik olsun olmasın yukarıda isimlerini zikrettiğim ülkelerle ilgili herkesin bir kanaati vardır. Ama özellikle uçağını düşürdükten sonra gündemimizi meşgul eden Rusya’yla ilgili şunu söylemeden edemiyor insan. Milletimizin harika buluşuyla “Moskof gâvuru” diye tabir ettiği bu milletin tarih boyunca sıcak sulara inmek hedefi vardı. Yıllarca hep böyle bildik. Lütfen bir harita alıp bakar mısınız… Rusya’nın Anadolu’yu ezmeden, İstanbul’u almadan sıcak sulara inmesi mümkün mü?.. Deli Petro’dan beri tek bir hedefleri var, bütün Ortodoksların lideri sıfatıyla İstanbul’u ele geçirmek. Şu anki liderlerinin de bu hedeften zerre kadar saptığını düşünmüyorum.

Kader, kucağımızda vuku bulan hadiselerin, görünen görünmeyen, bilinen bilinmeyen yönlerini tefekkür etmeyi bütün Müslümanlara ve elbette milletimize mecbur kılıyor. Bunu yapmadan yeni bir oluşa geçit yok gibi…

Kardelen olarak küçük gövdemizle bu tefekkürü yapmaya gayret ediyoruz.

Görelim Mevlâm neyler… İyi okumalar…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Yavuz    29.02.2016
Yorum : Sadece Türk Milleti olarak değil İslâm Milleti olarak da (açıklamaya lüzum yok ama burada millet ulus olarak kullanılmamıştır) en büyük eksiğimiz tefekkür, belki de bu yüzden kutsal kitabımızda birçok kez "tefekkür etmez misiniz" deniyor.





 
Aranan kan... - Sayı 94
NİYE YAZIYORUM?... - Sayı 93
Hamd ve şükür...... - Sayı 92
Fikir kahramanına ihtiyaç... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Çaresizlik yoktur, umutsuzluk vardır. Engellerin yıkılması umut etmeyi umut etmekle başlayacaktır.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3708804
 Bugün : 2941
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419535
 Bugün : 119
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 117
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim