Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2004 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Görelim Mevlâm neyler?
Dergi Editörü

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

"Ne işimiz var bizim Suriye'de?" demeyecek ülke bir taneyse, o Türkiye'dir.

Bu sözü, hangi memleketin politikacıları söyleyebilir? Koreli söyleyebilir. Kanadalı söyleyebilir. İsveçli söyleyebilir. Çin, İngiliz, Fransız, Meksika, Somali, Endonezya… Hattâ Amerika ve Rusya. Yani Suriye'ye uzak olanlar. Ama Suriye'ye komşu, hele onunla uzun sınırı olan devletlerin politikacıları, 'Suriye'de olanlara boş ver' mânâsına, basiretsiz lâflar edemezler. Zira orada yanan ateş, bize de sıçrar. Ateşten kaçanların sığınacağı ülkenin siyasîleri, Suriye'de olan bitenler bizi ilgilendirmez diyemez.

87. sayımızın konusunu yukarıdaki cümlelerle ilân etmiştik. Coğrafyamız, hemen yanı başımız, ateş çemberi… Oradan sıçrayan ateş, sınırlarımızın içini de yakıyor. Kapımızın önünden bineceğimiz aracımızla 12 saat bilemedin 24 saat içinde varacağımız ülkelerde kan gövdeyi götürüyor, insanlar canlarıyla uğraşıyorlar. 21. yüzyılda, sözde medeniyetin modern çağında bütün insanlığın gözü önünde bir insanlık dramı yaşanıyor.

Hiçbir basiretli ülke sınır komşusunda olup bitene ne hali varsa görsün kayıtsızlığını göstermez. Kaldı ki asırlar boyunca İslâm’ın bayraktarlığını yapmış, İslâm’la hemhal olmuş, etle tırnak olmuş, ayetler, hadisler atasözlerine, deyimlerine, geleneklerine yansımış, İslâm’ın iliğine, kemiğine işlediği milletimizden yakın coğrafyamızda olan bitene, Müslüman kardeşlerine yapılanlara kayıtsız kalması hiç beklenemez.

Suriye’de yaşanan dramın, insanlık suçlarının yanında çok enteresan, akla ziyan hadiseler de cereyan ediyor. İsmine IŞID mi dersiniz DAEŞ mi dersiniz kahrolası bir terör örgütü çıkıyor ortaya. Kimbilir (kimbilir diyorum ama kimlerin olduğunu tahmin ediyoruz) hangi gizli servisin veya servislerin yetiştirip, finanse edip üzerimize saldığı bu kahrolası terör örgütüyle mücadele edeceğim diye dünyanın bütün kabadayıları coğrafyaya intikal ediyorlar. Rusyası orada. Amerika orada, İran orada, İsrail orada, Çin orada, İngilteresi, Almanyası bütün Avrupa orada. Ve enteresandır bu kadar devlet bir terör örgütüyle baş edemiyorlar. Bunlar ki uzaydan çektikleri fotoğraflarla bir karıncanın topal bacağını tespit edecek güçte ülke olduğu iddiasındalar. Bu bir.

İkincisi… “Tatar Ramazan” filimlerini bilirsiniz. İki kabadayı bir hapishaneye bile sığmaz. Mutlaka birinin diğerini yok etmesi gerekir. Racon böyledir. Ne enteresandır, bu kadar kabadayı küçücük bir coğrafyada yan yana geliyorlar ne birisi diğerinin ayağına basıyor, ne birbirlerine yan gözle bakıyorlar, ne omuzları çarpışıyor. Amerika’yla Rusya, Amerika’yla İran, İran’la İsrail hiç birbirlerini rahatsız etmiyorlar.

Üçüncüsü… Bu kahrolası IŞID veya DAEŞ sözüm ona sünnî temele dayanıyor. Siz hiç İsrail’de bu örgütün bir eylemine rastladınız mı? Veya İran’da… Veya İngiltere’de… Patlatılan bombalara, katledilen masum insanların yaşadığı coğrafyalara dikkat eder misiniz… Bombalar ya sünnî nüfusun çok olduğu Irak’ta, Suriye’de patlıyor, ya Ankara’da veya İstanbul’da…

Müttefik olsun olmasın yukarıda isimlerini zikrettiğim ülkelerle ilgili herkesin bir kanaati vardır. Ama özellikle uçağını düşürdükten sonra gündemimizi meşgul eden Rusya’yla ilgili şunu söylemeden edemiyor insan. Milletimizin harika buluşuyla “Moskof gâvuru” diye tabir ettiği bu milletin tarih boyunca sıcak sulara inmek hedefi vardı. Yıllarca hep böyle bildik. Lütfen bir harita alıp bakar mısınız… Rusya’nın Anadolu’yu ezmeden, İstanbul’u almadan sıcak sulara inmesi mümkün mü?.. Deli Petro’dan beri tek bir hedefleri var, bütün Ortodoksların lideri sıfatıyla İstanbul’u ele geçirmek. Şu anki liderlerinin de bu hedeften zerre kadar saptığını düşünmüyorum.

Kader, kucağımızda vuku bulan hadiselerin, görünen görünmeyen, bilinen bilinmeyen yönlerini tefekkür etmeyi bütün Müslümanlara ve elbette milletimize mecbur kılıyor. Bunu yapmadan yeni bir oluşa geçit yok gibi…

Kardelen olarak küçük gövdemizle bu tefekkürü yapmaya gayret ediyoruz.

Görelim Mevlâm neyler… İyi okumalar…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Yavuz    29.02.2016
Yorum : Sadece Türk Milleti olarak değil İslâm Milleti olarak da (açıklamaya lüzum yok ama burada millet ulus olarak kullanılmamıştır) en büyük eksiğimiz tefekkür, belki de bu yüzden kutsal kitabımızda birçok kez "tefekkür etmez misiniz" deniyor.





 
Selâm... - Sayı 104
Fabrika ayarları... - Sayı 103
Teşekkür... - Sayı 102
Günah bizden gitsin... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7435660
 Bugün : 1164
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 510196
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 81
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim