Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1063 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Tevhid ehli olmadan olmaz
Site Editörü

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

İşleri daha kolay plânlamak konusunda uzmanlarının en önemli tavsiyelerinden bir tanesi ana işi küçük bölümlere ayırıp o küçük aksiyonları halletmek üzere plânlamayı yapmaktır, böylece o küçük parçalardan oluşan büyük işi bitirmek daha kolay olur. Âdetâ düşmanınızı yani işinizi küçük parçalara ayırıp güçten düşürürsünüz, sonra sıra ile küçük işleri halledip büyük işi tamamlamış olursunuz.

Buna kısaca parçala-yönet dersek uygun olur sanırım. Bu yöntem sadece iş plânlamada kullanılsa iyi olurdu ama daha birçok yerde kullanılıyor. Özellikle müslüman ülkelere karşı yapılan operasyonlarda…

Amerika’sı veya Rusya’sı hep aynı taktiği uygulamıyor mu? Önce ülkede birbirlerine girecek kıvama gelen gruplar ortaya çıkıveriyor, ülkeler bu gruplardan birini destekliyor, sonra gelsin yıllar sürecek bir kaos, savaştan kaçan binlerce masum, yaşamlarını yitiren yüzbinler… Bugün Suriye’nin bir bölümü Rusya’nın eyaleti haline gelmiş durumda, Ruslar Akdeniz’e sonunda inebildiler. Ülkenin bir yanında Esed ve Rusya, bir bölümünde muhalif güçler, bir bölümünde DAEŞ var. Biz zamanlar Osmanlı’nın bir vilâyeti olan toprakların bugünkü durumu bu…

Bu mesele, 87. sayımızın konu başlığında da belirttiğimiz gibi, belki de en fazla bizi ilgilendiriyor. Suriye ile çok uzun bir sınıra sahibiz, Antep ile Halep birdir diyen bir milletiz. Bizi ilgilendirmeyecek de kimi ilgilendirecek? Ancak Türkiye bu sorunun karşısına enerjisi bölünmüş olarak çıktı. Ülkemiz, tarihinde tevhidden en çok uzaklaştığı bir dönemde çok kuvvetli sorunlarla mücadele ediyor. Rusya, İran gibi komşuları olan bir ülke için bundan daha kötü bir durum olabilir mi?

Tüm bunları bir araya getirdiğimiz zaman bu tevhidden uzaklaşma işinin tesadüf olduğunu söylemek bana zor geliyor. Komplo senaryolarına önceki yıllarda çok meraklıydım, şimdi mesafeliyim ama yine de şu senaryoyu yazmaya engel olamıyorum: Suriye’de iç savaşın çıkma tarihi 2011 yılının ortaları. Aynı günlerde Türkiye yıllardan beri tek başına iktidarın verdiği güçle sürekli büyüyen bir ülke görünümünde... Özellikle Kuzey Afrika ve Arap ülkeleri arasında öne çıkan bir profilimiz var. Ve bu günlerde ülkemizin önüne çok önemli bir sorun çıkıveriyor: Suriye iç savaşı… Ancak her ne kadar sorun büyük de olsa, Türkiye bu sorunla hakkıyla mücadele edebilir diyenler işlerini şansa bırakmak istemiyorlar, Türkiye’nin bu enerjisini bölelim, güçleri dağıtalım ve hattâ birbirlerine karşı kullanalım diyor. Birkaç ay sonra Şubat 2012’de MİT krizi patlayıveriyor. Sonra olaylar birbirini izliyor ve büyük çoğunlukla aynı tabanı oluşturan Türkiye’nin en büyük siyasî partisi ile Türkiye’nin en etkili cemaati birbirine giriyor. Memleketin önemli miktarda enerjisi bu kapışmada harcanıyor.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz demişler, bu kadar yaralayıcı sonuçları olduğuna göre bu kapışmanın ardındaki nedenler gerçekçi nedenlerdir diyebiliriz ama bu kapışmanın tam da bu zamanlara rastlaması tesadüf olabilir mi?

Bu mücadelenin etkileri yavaş yavaş azalıyor, son seçim ile birlikte tekrar eski ivmenin kazanıldığı görülüyor derken bu kez de terör tekrar azdırılarak yıpratılmaya çalışılıyoruz. Emniyet güçleri bu konuda da çok önemli işler yapıyorlar. Allah zaferler nasip etsin.

Memleket karşıtları bu uğraşlarına devam edecektir, bir zamanlar Ak Parti’yi bölmeye çalıştılar, Gül, Arınç üzerinden partiyi yıpratmaya çalıştılar, onlar olmadı bu sefer Davutoğlu ile Erdoğan’ın arasını bozuk gösterip yine bir bölünme hedeflediler ancak bu oyunların hepsi bir şekilde bertaraf edildi. Sıradaki hamleleri ne olacak bakalım, bize düşen tevhid ehli olmak.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : özgür    21.03.2016
Yorum : Allah razı olsun.. kalemine sağlık kardeşim. Bir mevzuda duygudaşlık ve fikirdaşlık ne saadet .. âkil için yol bir. Bir olalım iri olalım diri olalım.





 
Ana dilimiz Türkçe... - Sayı 94
15 TEMMUZ’DAN DERS ALACAK... - Sayı 93
“Benim Adım Bay Necip, ba... - Sayı 92
Her şeyi anlamak için bir... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3708845
 Bugün : 2982
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419536
 Bugün : 120
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 117
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim