Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1959 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Tevhid ehli olmadan olmaz
Site Editörü

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

İşleri daha kolay plânlamak konusunda uzmanlarının en önemli tavsiyelerinden bir tanesi ana işi küçük bölümlere ayırıp o küçük aksiyonları halletmek üzere plânlamayı yapmaktır, böylece o küçük parçalardan oluşan büyük işi bitirmek daha kolay olur. Âdetâ düşmanınızı yani işinizi küçük parçalara ayırıp güçten düşürürsünüz, sonra sıra ile küçük işleri halledip büyük işi tamamlamış olursunuz.

Buna kısaca parçala-yönet dersek uygun olur sanırım. Bu yöntem sadece iş plânlamada kullanılsa iyi olurdu ama daha birçok yerde kullanılıyor. Özellikle müslüman ülkelere karşı yapılan operasyonlarda…

Amerika’sı veya Rusya’sı hep aynı taktiği uygulamıyor mu? Önce ülkede birbirlerine girecek kıvama gelen gruplar ortaya çıkıveriyor, ülkeler bu gruplardan birini destekliyor, sonra gelsin yıllar sürecek bir kaos, savaştan kaçan binlerce masum, yaşamlarını yitiren yüzbinler… Bugün Suriye’nin bir bölümü Rusya’nın eyaleti haline gelmiş durumda, Ruslar Akdeniz’e sonunda inebildiler. Ülkenin bir yanında Esed ve Rusya, bir bölümünde muhalif güçler, bir bölümünde DAEŞ var. Biz zamanlar Osmanlı’nın bir vilâyeti olan toprakların bugünkü durumu bu…

Bu mesele, 87. sayımızın konu başlığında da belirttiğimiz gibi, belki de en fazla bizi ilgilendiriyor. Suriye ile çok uzun bir sınıra sahibiz, Antep ile Halep birdir diyen bir milletiz. Bizi ilgilendirmeyecek de kimi ilgilendirecek? Ancak Türkiye bu sorunun karşısına enerjisi bölünmüş olarak çıktı. Ülkemiz, tarihinde tevhidden en çok uzaklaştığı bir dönemde çok kuvvetli sorunlarla mücadele ediyor. Rusya, İran gibi komşuları olan bir ülke için bundan daha kötü bir durum olabilir mi?

Tüm bunları bir araya getirdiğimiz zaman bu tevhidden uzaklaşma işinin tesadüf olduğunu söylemek bana zor geliyor. Komplo senaryolarına önceki yıllarda çok meraklıydım, şimdi mesafeliyim ama yine de şu senaryoyu yazmaya engel olamıyorum: Suriye’de iç savaşın çıkma tarihi 2011 yılının ortaları. Aynı günlerde Türkiye yıllardan beri tek başına iktidarın verdiği güçle sürekli büyüyen bir ülke görünümünde... Özellikle Kuzey Afrika ve Arap ülkeleri arasında öne çıkan bir profilimiz var. Ve bu günlerde ülkemizin önüne çok önemli bir sorun çıkıveriyor: Suriye iç savaşı… Ancak her ne kadar sorun büyük de olsa, Türkiye bu sorunla hakkıyla mücadele edebilir diyenler işlerini şansa bırakmak istemiyorlar, Türkiye’nin bu enerjisini bölelim, güçleri dağıtalım ve hattâ birbirlerine karşı kullanalım diyor. Birkaç ay sonra Şubat 2012’de MİT krizi patlayıveriyor. Sonra olaylar birbirini izliyor ve büyük çoğunlukla aynı tabanı oluşturan Türkiye’nin en büyük siyasî partisi ile Türkiye’nin en etkili cemaati birbirine giriyor. Memleketin önemli miktarda enerjisi bu kapışmada harcanıyor.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz demişler, bu kadar yaralayıcı sonuçları olduğuna göre bu kapışmanın ardındaki nedenler gerçekçi nedenlerdir diyebiliriz ama bu kapışmanın tam da bu zamanlara rastlaması tesadüf olabilir mi?

Bu mücadelenin etkileri yavaş yavaş azalıyor, son seçim ile birlikte tekrar eski ivmenin kazanıldığı görülüyor derken bu kez de terör tekrar azdırılarak yıpratılmaya çalışılıyoruz. Emniyet güçleri bu konuda da çok önemli işler yapıyorlar. Allah zaferler nasip etsin.

Memleket karşıtları bu uğraşlarına devam edecektir, bir zamanlar Ak Parti’yi bölmeye çalıştılar, Gül, Arınç üzerinden partiyi yıpratmaya çalıştılar, onlar olmadı bu sefer Davutoğlu ile Erdoğan’ın arasını bozuk gösterip yine bir bölünme hedeflediler ancak bu oyunların hepsi bir şekilde bertaraf edildi. Sıradaki hamleleri ne olacak bakalım, bize düşen tevhid ehli olmak.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : özgür    21.03.2016
Yorum : Allah razı olsun.. kalemine sağlık kardeşim. Bir mevzuda duygudaşlık ve fikirdaşlık ne saadet .. âkil için yol bir. Bir olalım iri olalım diri olalım.





 
Yolun sonu... - Sayı 104
Sağlık olsun... - Sayı 103
Bosnayı çok seviyoruz... - Sayı 102
Işık doğudan yükselir... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


Sonsuz karanlıklarıma gömülüşümü anlamayıp bilmeden kendi karanlıklarına denk sayanlar tarihin karanlığında boğulmaya mahkûmdurlar.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7417277
 Bugün : 24
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 509907
 Bugün : 1
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 64
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim