Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1467 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Tevhid ehli olmadan olmaz
Site Editörü

  Sayı: 87 - Ocak / Mart 2016

İşleri daha kolay plânlamak konusunda uzmanlarının en önemli tavsiyelerinden bir tanesi ana işi küçük bölümlere ayırıp o küçük aksiyonları halletmek üzere plânlamayı yapmaktır, böylece o küçük parçalardan oluşan büyük işi bitirmek daha kolay olur. Âdetâ düşmanınızı yani işinizi küçük parçalara ayırıp güçten düşürürsünüz, sonra sıra ile küçük işleri halledip büyük işi tamamlamış olursunuz.

Buna kısaca parçala-yönet dersek uygun olur sanırım. Bu yöntem sadece iş plânlamada kullanılsa iyi olurdu ama daha birçok yerde kullanılıyor. Özellikle müslüman ülkelere karşı yapılan operasyonlarda…

Amerika’sı veya Rusya’sı hep aynı taktiği uygulamıyor mu? Önce ülkede birbirlerine girecek kıvama gelen gruplar ortaya çıkıveriyor, ülkeler bu gruplardan birini destekliyor, sonra gelsin yıllar sürecek bir kaos, savaştan kaçan binlerce masum, yaşamlarını yitiren yüzbinler… Bugün Suriye’nin bir bölümü Rusya’nın eyaleti haline gelmiş durumda, Ruslar Akdeniz’e sonunda inebildiler. Ülkenin bir yanında Esed ve Rusya, bir bölümünde muhalif güçler, bir bölümünde DAEŞ var. Biz zamanlar Osmanlı’nın bir vilâyeti olan toprakların bugünkü durumu bu…

Bu mesele, 87. sayımızın konu başlığında da belirttiğimiz gibi, belki de en fazla bizi ilgilendiriyor. Suriye ile çok uzun bir sınıra sahibiz, Antep ile Halep birdir diyen bir milletiz. Bizi ilgilendirmeyecek de kimi ilgilendirecek? Ancak Türkiye bu sorunun karşısına enerjisi bölünmüş olarak çıktı. Ülkemiz, tarihinde tevhidden en çok uzaklaştığı bir dönemde çok kuvvetli sorunlarla mücadele ediyor. Rusya, İran gibi komşuları olan bir ülke için bundan daha kötü bir durum olabilir mi?

Tüm bunları bir araya getirdiğimiz zaman bu tevhidden uzaklaşma işinin tesadüf olduğunu söylemek bana zor geliyor. Komplo senaryolarına önceki yıllarda çok meraklıydım, şimdi mesafeliyim ama yine de şu senaryoyu yazmaya engel olamıyorum: Suriye’de iç savaşın çıkma tarihi 2011 yılının ortaları. Aynı günlerde Türkiye yıllardan beri tek başına iktidarın verdiği güçle sürekli büyüyen bir ülke görünümünde... Özellikle Kuzey Afrika ve Arap ülkeleri arasında öne çıkan bir profilimiz var. Ve bu günlerde ülkemizin önüne çok önemli bir sorun çıkıveriyor: Suriye iç savaşı… Ancak her ne kadar sorun büyük de olsa, Türkiye bu sorunla hakkıyla mücadele edebilir diyenler işlerini şansa bırakmak istemiyorlar, Türkiye’nin bu enerjisini bölelim, güçleri dağıtalım ve hattâ birbirlerine karşı kullanalım diyor. Birkaç ay sonra Şubat 2012’de MİT krizi patlayıveriyor. Sonra olaylar birbirini izliyor ve büyük çoğunlukla aynı tabanı oluşturan Türkiye’nin en büyük siyasî partisi ile Türkiye’nin en etkili cemaati birbirine giriyor. Memleketin önemli miktarda enerjisi bu kapışmada harcanıyor.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz demişler, bu kadar yaralayıcı sonuçları olduğuna göre bu kapışmanın ardındaki nedenler gerçekçi nedenlerdir diyebiliriz ama bu kapışmanın tam da bu zamanlara rastlaması tesadüf olabilir mi?

Bu mücadelenin etkileri yavaş yavaş azalıyor, son seçim ile birlikte tekrar eski ivmenin kazanıldığı görülüyor derken bu kez de terör tekrar azdırılarak yıpratılmaya çalışılıyoruz. Emniyet güçleri bu konuda da çok önemli işler yapıyorlar. Allah zaferler nasip etsin.

Memleket karşıtları bu uğraşlarına devam edecektir, bir zamanlar Ak Parti’yi bölmeye çalıştılar, Gül, Arınç üzerinden partiyi yıpratmaya çalıştılar, onlar olmadı bu sefer Davutoğlu ile Erdoğan’ın arasını bozuk gösterip yine bir bölünme hedeflediler ancak bu oyunların hepsi bir şekilde bertaraf edildi. Sıradaki hamleleri ne olacak bakalım, bize düşen tevhid ehli olmak.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : özgür    21.03.2016
Yorum : Allah razı olsun.. kalemine sağlık kardeşim. Bir mevzuda duygudaşlık ve fikirdaşlık ne saadet .. âkil için yol bir. Bir olalım iri olalım diri olalım.





 
İnternetin fâsık habercil... - Sayı 98
Kardelen IX. uluslararası... - Sayı 97
Kolayı tersten okumak yer... - Sayı 96
Tasavvuf: insanı olgunlaş... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Cinayet, hırsızlık, fuhuş, içki, kumar ve uyuşturucu karışımından ibaret düzeni ambalajlayıp medeniyetin ta kendisi diye yutturmak isteyen “tek dişi kalmış canavar”a karşı hani, “iman dolu göğsümüz” vardı?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
Ady; Sen, Ben, O...
İnternete, kulak versek
Alın teri


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4927627
 Bugün : 2655
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452604
 Bugün : 72
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 129
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim