Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     984 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ramazan-ı şerif: İnce insanların ayı
Site Editörü

  Sayı: 88 - Nisan / Haziran 2016

Hayat olanca hızı ve gündemi ile devam ederken o kadar çok incelik kaçırıyoruz ki... Bu inceliklerden uzak olduğumuz için bu kadar huzursuzuz belki de… Gülten Akın ne güzel söylemiş:

“Ah, kimselerin vakti yok

Durup ince şeyleri anlamaya”

İncelikleri kaçırmamak için Yunusumuz gibi ulu bir nazara sahip olmamız gerekiyor. Ne diyor Bizim Yunus: “Benim bir karıncaya ulu nazarım vardır.”

Hazretim gibi ulu nazar sahibi olamayız belki ama biraz dikkatli bakarsak inceliklerin farkına varabiliriz. Söz gelimi, yazının başlığına da esin kaynağı olan “Müslümanlık, ince insanlıktır” diye buyuran muhteremin tavsiyesi ile Efendimiz’in hayat-ı saadetlerini biraz daha dikkatli okusak birçok incelik yakalayacağız. Bir örnek; müşriklerin ağa babalarından Utbe bin Rebîa Efendimiz’e çeşitli tekliflerle geliyor ve Efendimiz’e bu tekliflerini anlatıyor. Bu sırada Efendimiz sinirlenip karşısındaki kişinin sözünü kesmiyor, ne yapıyor, sözlerini bitirmesini bekliyor, bir de üstüne “Söyleyeceklerin bitti mi?” diyor, bittiğini duyunca cevap vermeye başlıyor. İnceliğe bakar mısınız?

Bir diğer örneği Hz. Ayşe validemiz aktarıyor... Efendimiz hanımlarından su rica ettiği zaman su kabından ilk olarak hanımına içirir daha sonra onun içtiği yerden suyunu içermiş. Muhabbete ve belki de daha önemlisi ızhâr-ı muhabbete bakar mısınız? Bir diğeri… Hz. Safiye validemiz deveye bineceği zaman binek taşı olmayınca Efendimiz dizini koyuyor, validemize mübarek dizlerine basarak deveye binmesini söylüyor. Zarafete bakar mısınız?

Son örnek üzerinden gidelim; yaşananları sadece tarihî bir olay olarak okursak aklımızda kalan sadece “Hayber’in fethi sonrası Efendimiz Hz. Safiye ile evlendi, birlikte Medine’ye döndüler” olur. Ama aradaki bir “diz” çok büyük bir inceliği gösteriyor bize...

Efendimiz’in Ramazan-ı Şerif hakkında herkesin bildiği bir duası var malûmunuz: “Ya Rabbi, Receb ve Şaban’ı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazan’a eriştir”. Bu duaya da Bizim Yunus’un ulu nazarını taklit ederek bakmaya çalışınca aklıma şunlar geliverdi; Efendimiz ki Âlemlere rahmet olarak gönderildiği Kur’ân-ı Kerîm âyeti ile sabit olan, nevzuhurlar itiraz etse de kutsî hadîs ile belirtildiği gibi her şeyin yüzü suyu hürmetine yaratılmış olduğu, daha sayamayacak kadar çok yücelikleri olan Resûl-u Zîşân Efendimiz, Ramazan-ı Şerif’e erişmek için dua ediyor. Sadece bu bile Ramazan-ı Şerif ayının ne kadar bereketli, feyizli bir ay olduğunu göstermez mi?

Burada bir noktaya dikkat etmemiz gerekir, yine bir ince nokta, Efendimiz’in Ramazan-ı Şerif ayı için dua buyurması o ayın feyzine “bizim” ne kadar ihtiyacımız olduğunu bildiği içindir, kendi Zât-ı Âlileri için değil... Estağfirullah, Efendimiz’i bizim gibi birey sanmak en büyük dalâletlerdendir. Hemen aklımıza “ene beşerun mislukum” âyeti gelebilir. Bu âyeti kerîmenin bize anlattığı Efendimiz’in de bizim gibi sıradan insan olduğu değildir, Efendimiz’in melek veya cin değil, “insan cinsinden” olduğudur. Kanımca, “Receb Allah’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır” hadîs-i şerifleri de bu söylediklerimizi doğrular.

Ramazan-ı Şerif hakkında en dikkat çekici hadîs-i şeriflerden biri de Efendimiz’in “amin” dediği Hz. Cebrâil’in ettiği dualardan ikincisi olan “Bir kul Ramazan’a erişir de affolunmadan çıkarsa, burnu yerde sürünsün” cümlesidir. Az sözle çok şey anlatma sanatına çok güzel bir örnek olan bu cümle, müslümanlar için hem bir müjde hem de uyarı... Bu cümle çok büyük bir müjde çünkü Ramazan-ı Şerîf’in Allah’ın rahmetini kazanmak için biçilmiş kaftan olduğunu, az bir gayretle bile bu rahmete ulaşılabileceğini müjdeliyor. Diğer yandan, bu rahmetten uzak kalma ihtimalinin de olduğunu ve bu ihtimalin ne kadar kötü bir durum olduğunu da...

Kardelen’in 88. Sayı konusunu “Ramazan-ı Şerîf” olaral belirledik. Konunun hakkını vermek haddimiz değil ancak Rabbimizden niyazımız, niyetimizi amelimiz gibi kabul etmesi ve önümüzdeki Ramazan-ı Şerîf ayını bizler, okurlarımız ve tüm müslümanlar için affa ve rahmete vesile etmesidir.

Hayırlı Ramazanlar.

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Ana dilimiz Türkçe... - Sayı 94
15 TEMMUZ’DAN DERS ALACAK... - Sayı 93
“Benim Adım Bay Necip, ba... - Sayı 92
Her şeyi anlamak için bir... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3708860
 Bugün : 2997
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419537
 Bugün : 121
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 117
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim