Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5865 kez okundu.     15 yorum bırakıldı.

Tek kelimeyle Kurtulu? Yolu
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 53 - Temmuz / Eylül 2006

Evvelâ şahsını, sonra bütün Doğu âlemini kurtarması, daha sonra da çepçevre yeryüzünde ve insanlık kadrosuna sahip bir kurtuluş ifadesine varması için Türk milletine tek bir yol vardır.

 

Bu, şimdiki manzarasiyle Türk milletinden şunu istemek gibi bir şeydir: Kafdağının tepesindeki zıpzıp cüsseli kar parçası kendi üzerinde döne döne büyüyecek dağın bütün kar mevcudu derecesinde şişecek, nihayet koskoca Kafdağını dize getirici bir azamet kazanacak.

 

Halbuki, hakikatler içinde en olgun ve en ince bir tanesi de var: Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi ya olunca her şey olmaya, yahut olamayınca hiçbir şey olmamaya memur, ulvî ve çetin bir nasibe mazhardır; ve bu şanlı nasibin sert hükmünde, Türk milleti için, arslanların maiyetindeki karakulaklardan (tilki, çakal, sırtlan vesaire) biri olmaya mahsus, ikisi ortası bir muvazene yoktur. O bizzat arslan gibi, ya ormanların hâkimi, ya kafeslerin mahkûmu kalacak; birinci halde karakulaklar onun sığıntısı, ikinci halde de, o, karakulakların maskarası diye yaşayacaktır.

 

Demek ki, bizim kendi kendimizi, kendi dar ve pek hudutlu çerçevemiz içinde dahi kurtarabilmemiz için, bağlı olduğumuz dünya parçasını da beraber kurtaracak ve o dünya parçasının bütün yeryüzüne üstünlüğünü gösterecek bir kudrete ulaşmamız lâzım… Yani bir dünya çapında kurtarıcı olmadan, bu çapta kurtarıcılara mahsus hamle ve hazırlık sahibi bulunmadan, bu küçücük zatımızla bile kurtulamıyoruz.

 

Evvelâ şahsına, sonra bütün Doğu âlemini kurtarması, daha sonra da çepeçevre yeryüzüne ve insanlık kadrosuna sahip bir kurtuluş ifadesine varması için Türk milletine gereken yol, en girift, en mahrem, ve en iç kavrayışiyle İSLÂMİYET'tir.

 

Gerçek ve büyük ifadesiyle 600 küsur senelik devletimizin yarısında tam ve sıhhatli bir arslan, yarısının ilk yarısında dişleri ve pençeleri iltihap içinde bir arslan benzeri, yarısının son yarısında da ne dişi ve ne pençesi kalmış bir kafes arslanı hayatı süren milletimize, hele son bir asrın sahte ve büsbütün kaybettirici birkaç davranışından sonra düşecek en sağlam, en yeni ve en ileri şuur, ruhunun röntgen camını hangi çöplüğe atmışsa bulup çıkarmak ve onu bugüne kadar yapılmış her teşhisin yanlışlığı ve yalancılığı adına Yirminci Asrın güneşine tutmaktır.

 

İslâm vecd ve imanının, ana sütünden daha temiz çarşafı üzerinde Yirminci Asrın dünyasına ait şifalı ve zehirli ne kadar yemiş varsa hepsini silkeledikten sonra, bizden olan her şeyi çekici ve bizden olmayan her şeyi itici bir ana kıyas vahidine sahip, sağ elimizde Allah'ın kul parmağı girmemiş biricik Kitabı ve sol elimizde insanoğlunun olanca fikir ve iş kütüphanesi, ânî bir şahlanışla, kendi kendimizi bulma!.. Kurtuluşumuzun ve dünya çapında kurtarıcılığımızın reçetesi sadece budur: Ve bu reçetenin temel unsuru İslâmiyet’tir. İşte bugünden başlayarak kendimizi çerçevelemeye memur bildiğimiz muhteşem açıklığı içinde bir o kadar mahrem hakikat! (İdeolocya Örgüsü)

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : enes ?ift    07.11.2007
Yorum : her türlü insani zaafiyetten uzak olan islamın evvela yüreklerimizi fethedip daha sonra fert planından devlet planına devlet planından dünya planına uzanıp her türlü yaranın tedavisini yapıp insanları gerçek saadete, ebedi ruh selametine ulaştırması, kaostan sukunete çıkarması dileğiyle... selam ve dua ile...




Ekleyen : erdal    
Yorum : ustaddan allah razi olsun harika baska denilebilecek bir sey gormuyorum




Ekleyen : muhammed    
Yorum : allah buyruğu ve resul ölçüsünü kalbinin ve kasasının kapısına kazıyan ve surda mukaddes bir gedik açtık diyen üstadın yazısına yorum yapmak bizim ne haddimize . TEŞEKKÜRLER ÜSTAD.allahın selamı üzerinize olsun.




Ekleyen : Sinan AYHAN    
Yorum : müspet veya menfi yorum yapılamayacak bir durum göremiyorum... haddi aşan bir durum da... fikir beyan etmek kadar olağan daha başka ne olabilir... varsayalım iddia sahibinin söylediği güzel bir ifadeye denk düşen bir örnek sundum... ben iddia sahibine hakaret mi etmiş olurum... veya aslında burada kast edilmek istenen budur ve söylenen eksiktir desem veya yanlış anlaşılıyor desem, hakikati zedelememiş mi olurum... yorum yapmak neredeyse iddia sahibine küfretmeye eş değer, bizim gözümüzde... oysa buradaki yorum ne anladığını ve anlamadığını meydan yerine dökmekten ibaret... sokrat bir önerme karşısında şöyle der: "söylediğinizi tam anladığımı söyleyemem; söylediğinizi ne anladım, ne anlamadım veya hem anladım, hem anlayamadım; anladım, şundan şundan şundan dolayı; anlamadım, şu ifadeler yerini bulmuyor..." karşındaki muhattabına yön ve ufuk açıcı yorum imkânı; karşısındakini mugalataya boğmak değil... bir de büyük doğu terbiyesindeki külliyatı düşünün... terbiye fikir namusuyla başlar çünkü... mevcut kıyaslarıyla kurtuluş formülü, yine üstad'in ifadesiyle: " sağ elimizde Allah'ın kul parmağı girmemiş biricik Kitabı ve sol elimizde insanoğlunun olanca fikir ve iş kütüphanesi, ânî bir şahlanışla, kendi kendimizi bulma..." işi... bu iş bir iç oluş ve Allah'ın lütfu içimize dolan nurla ve onun bedenimize ve dış dünya cephemize tezahürüyle mümkün... nefsimizin körelttiği irade bu işin üstesinden gelemez... "Allah kuluna çekemeyeceği yükü yüklemez..." Duamız odur ki, Allah bizi üstad'ın ifade ettiği kurtuluş formülüne muhattap görsün ve o muhattaplığın hedeflerini yüklenecek ilmi uzuvlarımızın imkânına yerleştirsin... İnşallah ya bizim neslimizde, ya bizden sonraki yakın bir nesilde o kurtuluş yükünün keyfiyetini ve üstün imkânlarını bütün dünyaya aksettirsin... Allah Hayy ve Layemut...




Ekleyen : mustafa arslan    
Yorum : müslüman türke yol gösterenlerden allah razı olsun




Ekleyen : Sinan AYHAN    
Yorum : sokrat'in fikir edebinden daha iyisi, Şeyh-i Ekber'den... şu şöyle şöyle şöyledir... şöyle olduğundan da belirtiler varır... Yine her şeyin en iyisi Allah(El-Cemal) bilir... bir de bazı eserler uzerine şerh yazma edebi var...




Ekleyen : Enes ?ift    
Yorum : Büyük doğu ideası, türk dünyasını içine girmiş olduğu buhrandan kurtaracak bir düşünce sistemi... dileğimiz türk dünyasının kendi öz kültürüne dönmesi bu düşünce sistemini hayata geçirmesidir.üstadın yukarıda ifade ettiği gibi türk dünyasının içine düştüğü buhrandan kurtarmasının reçetesi kendine dönmesidir. vesselam




Ekleyen : NURY    
Yorum : Günümüzde İslamiyet çok kötü temsil ediliyor. İslam ülkelerine ve İslamiyeti hakim kılacağını idia eden çeşitli örgütler batının islamiyetten ürkmesine sebep oluyor. Bizler islamiyeti doğru yaşayan uygar bir ülke olmadıkça İslamiyeti başkasının gözünde sevimli kılamayız. Adamın biri yol üzerindeki ağacın gölgesinde dinlenirken devesinin yükü ağır görünen bir yolcu onun yanında mola veriyor. Yolcudan öğreniyor ki adam devesinin bir tarafına buğday yüklemiş öbür tarafına da yükün dengelenmesi için taş koymuş. Adam yolcuya taşları atıp onun yerine buğdayı eşit olarak her iki tarafa yüklemesini ve bu şekilde zavallı devenin ağır yükten kurtulacağını öğütleyince adam bu tavsiyeyi beğenmiş. deve sahibi adamın bu akılla çok zengin olması gerektiğini sorduğunda öyle olmadığını öğrenir. Yolcu da akıllı fakat fakir olan adamın tavsiyesini bu sesefer beğenmemiş.




Ekleyen : k?bra    
Yorum : üstadımız ın yazdıgının kötü olması mümkünmü.keşke herkes bunları okup bışeyler alabilse




Ekleyen : hasan cubuk    
Yorum : üstattan allah razı olsun inşaalh mekanı cennettır.o ne yaz dıysa dogrudur.cünkü allah yazan yalan söylemez.rabbim bizlerı üstad sevgisin den ayırmasıninşaallah ahırette bizi beraber eyler




Ekleyen : yagmur    
Yorum : allahın slat ve selamı ustune olsun hakıkaten çok buyuk bı ustad..allah mekanını cennet eylesın




Ekleyen : gamze    
Yorum : Allah razı olsun..gerçektende bu reçetenin temel unsuru islamiyet..islamı gerçek anlamda yaşamamız duasıyla...




Ekleyen : mustafa    
Yorum : islam ancak islamı damarlarında an ve an yaşayan hissedebilen bu necip milletin çabaları ile tekrar yeryüzü semalarında dalgalanabilecektir.




Ekleyen : mehmet    
Yorum : üstadın dediği gibi gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir.




Ekleyen : rabia    
Yorum : bizleri aydınlattığınız ve bilgilendirdiğiğnğz için yürekten teşekkürler





 
Milliyetçilik... - Sayı 97
İHTİLAL... - Sayı 93
Ulu Hakan Abdülhamîd Han... - Sayı 91
Doğan dünya ve biz... - Sayı 90
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN

 Manzaraya bakıp, bir şeylerin yanlış gittiğini görmek için pek de büyük bir çaba sarfetmeye gerek yo...

 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER


Tüm gazetelerimizin toplam tirajı, 70milyon nüfusa karşılık, 3,5 milyon…
Elâlemin memleketinde tek gazete bile çift rakamlı tiraja sahip. Mesela Japonya’da günde 13 milyon satan gazete var.
Bizde nüfus artıyor, gazete tirajları yerinde sayıyor, hattâ azalıyor. Demek ki “basın” diye piyasaya sürülen kâğıt parçalarına millet güvenmiyor. Bu güvensizliğe rağmen basından ödleri kopanlara yazıklar olsun!
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Milliyetçilik
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Dergi fuarındaydık
Kardelen IX. uluslararası dergi fuarında
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Milliyetçilik
Dergi fuarındaydık
Aydınlar üzerine


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4501048
 Bugün : 3176
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 439754
 Bugün : 40
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 51
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim