Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     6153 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.

Baby?li?de Ynkyl
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 53 - Ekim / Aralık 2006

Mutlaka bu caddede, şu sözüm ona Türk matbuatının yuva kurduğu haşarat yatağında bir inkılâp lâzım… Bu cadde, “Babıâli”… Bu klişe, fikir ve sanat dünyasının mekân ismidir. Orası gerçekten bir âlemdir ve bir âlem gibi tezatlarla doludur. Cemiyet bütünümüzde hiçbir iş nevini temsil eden parça “Babıâli”de olduğu kadar birbirine zıt kutuplar kucaklıyamaz.

Meslek, zümre, sınıf dediğimiz topluluklar, insan kitlelerinin belli başlı bir şekil ve terazisinde kısım kısım tartılıp ayırd edilişinden doğmaz mı? Bunun içindir ki, her meslek ve zümre, uzuvları arasında birer asgârî ve âzamî haddiyle kabataslak bir vahdet sahibidir. Meselâ doktorlar kıymetin en yüksekliğiyle en aşağısına malik bulunmak noktasından beraberdirler. Bu kabataslak vahdet ölçüsünü her yerde ve her meslekte bulursunuz da “Babıâli”de ve muharrirlikte hayır!.. Sanki “Babıâli”, bir kilometre murabbalık bir çevrede ve beş-on kişi arasında, insanlığı bütün tezatlarıyla hülâsaya memur bir seciye panayırıdır. Bütün aklî ve ruhî kıymetler, evvelki gün, dün ve bugün, yüzdeyüz hakikîleri ve sahteleriyle oradadır. Hepsinin de ismi muharrir…

Bunun neden böyle olduğunu, hattâ bellibaşlı bir nisbet ölçüsünün içinde daima böyle olacağını kestirmek zor değil… “Babıâli” namlı “Babıâdi” Tanzimat'tan beri Türk cemiyetine ârız olan fesadın ifşa ilân panayırı olmuş ve hiçbir zaman onda, bu fesada karşı çıkan sistemli bir tepki görülmemiştir.

Muharrirlik ve yol göstericilik gibi, daha ziyade hayallerde ve hatıralarda yaşayan altın tabakalı mâna sathı üzerine, devirler boyu yağan teneke yağmuru dineceğe benzemiyor.

Bir şeyin, vücut bulması, özünü zıtlarından tasfiye etmesi, bu cehdi hiçbir ân kaybetmemesiyle kaim… Çöplükte gül bahçesi, cehennemde fıskiye düşünülemez.

Fakat şu “Babıâli”, âdilikte terakki ede ede, 27 yıl müddetle yerlere eğilip ayağını öptüğü eski iktidardan sonra birdenbire hürriyet adına devşiriverdiği küstah ve echel azametle o hale gelmiştir ki, orada bir inkılâp ancak cerrahî müdahale sayesinde olabilir.

Caddemizde inkılâp, “Babıâli”deki artık nesli tükenmeye başlayan müspet kıymetler manzumesinin hegemonyasını kurması ve bellibaşlı bir keyfiyet plânında bünyesini aykırılıklardan temizlemeye başlamasiyle olacaktır. Bunu da cerrahî bir müdahaleyle ancak devlet yerine getirebilir.

Halbuki devlet, “Babıâli”yi gecekondu semtlerinden daha kontrolsüz bırakmış, nihayet büsbütün oradan elini ayağını çekmiş; ve neticede, Halk partisi şekavet devri köleleri, rejimlerle daima İslâmiyet aleyhtarı olmakta birleşik, işi, fikir adına komünizma'ya, alâka adına da fuhş albümlerine dökmüşlerdir.

Bu döküş ve dökülüşün sonu tek gazetede günde yarım milyon satış… Bunlar halkı zehirler ve bozar, her gün biraz daha zehirlenerek ve bozularak sayıları artan okuyucular da bunlara daha fazla zehirlemelerini ve bozmalarını ihtar ederken bunlar halkı, halk da bunları şişire şişire öyle bir vasat doğmuştur ki, haftalıkları ve günlükleriyle fuhuş yayın tröstünün eline topyekûn Türk basınının yüzde seksenden fazla satış payı geçmiştir. Gerisi de birkaçının birden umumî sürümü 20-30 bine varamayan sağcılık sürüngenleri bir tarafa, hava-cıva ve eğlencelik satıcılığı… Bir de, sırası geldikçe, sözüm ona “efkâr-ı umumiye” temsilcisi olmaktan, nefsini böyle sanmaktan gelen bir kabadayılık, küfür ve nâra imtiyazı…

Bütün bunlar yerine fikir ve teşhis işi!.. Memleket çapında büyük ve çetin bir inkılâp!..

Ne garip cilvedir ki, şu “Babıâli”, kendisini sadece hükûmeti kötülemeye memur bilir ve türlü tertiplerle bu işin gediğini işletirken, bu memlekette tek kötünün kendisi olduğunu asla takdire yanaşmaz. (İdeolocya Örgüsü)

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Sinan AYHAN    
Yorum : Kıymet, keyfiyet, sığa, dara, çap ve bunlara tos vurup bir gövde edinen fikir... Bunların hiçbiri günümüz medyasında ölçüsünü bulmaz, yeraltı da bir kültürdür; oysa bu mürekkep sarfiyatı çıtırlık çerez medyası bir sürüngen evrimi içinde şeytana ters papuç giydirir bir tutum içinde... Onun yumartalık kadrosu ise eskinin başka cephedeki köşebaşı tutucularına yağ yakarken, şimdi rüzgarın yönü değişti diye "robespiyercilik" oynuyor... bu piyesler, bu absurd komedi skeçleri kendi dönemlerine uygun çok zaman oynandı durdu ve miadını doldurdu. Sağda ve solda, tepede ve aşığıda, dört yönde bir fikir kıymeti taşıyan numunelik başka bir muharrir varsa veya kaldıysa, buyursun bu oyunun bitmesi gerektiğini söylesin ve bütün türkiye çapında bunun iklimini örsün. Anadolu'da kalp dünyanın merkezidir ve dünya halâ o merkezden dönmektedir...





 
İtikad ve İman... - Sayı 99
Tevhid... - Sayı 99
Makine... - Sayı 98
Milliyetçilik... - Sayı 97
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (101): Doğu - Batı tefekkürünü doğru yapamayanın ufku dardır.

Son Eklenen Yorumlardan
 👍👏👍👏👍👍... BEYZA ATEŞ

 Acayip güzel olmuş 😉... BEYZA ATEŞ

 Dilin anlatamadığını şiire dökmek çok zordur ve siz zoru başarmışsiniz tebrik ediyorum 👍 ... BEYZA ATEŞ

 Çok başarılı ... Meryem

 Şiir tek kelimeyle mükemmel olmuş. Şiirde de geçtiği gibi gönül istediği bir damla huzuru ruhuna sı... Fatma


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Fikirsizlik
Kardelen nasıl doğdu?
Zaman tünelinden iki yazı
Zamanın kısa tarihi
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Yüreğinle gel
Ruhsa sızan şiir
Zaman tünelinden iki yazı
Her sayı ayrı bir değer
Yüz


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5660811
 Bugün : 79
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 470268
 Bugün : 2
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 77
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2019
Künye | Abonelik | İletişim