Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     316 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hamd ve şükür...
Dergi Editörü

  Sayı: 92 -

GELİR

Hasretle beklenen gelir mutlaka;

Sultan fikir, şanlı otağa gelir.

Yırtılır güneşin kapkara zarı,

Dünyamız yepyeni bir çağa gelir.

Füzeler kağnıya döner ve nöbet,

Işıktan da hızlı Burağa gelir.

Gökyüzü, yeryüzü, helâlleşirler,

Nur, kaçtığı yerden toprağa gelir.

Birleşir, kupkuru dalla yanık kök,

Yemyeşil bir ışık, yaprağa gelir.

Kal’anın burcunda çakar işaret;

Millet, dalga dalga bayrağa gelir.

Ulu Hakan Abdülhâmid Han’ı ele aldığımız 91. Sayımızın sohbetinde, ekmek gibi, su gibi, güneş gibi hayatı yaşanır kılan her ne varsa en az onlar kadar “fikir kahramanı”na ihtiyaç duyduğumuzu belirtmiş ve Ulu Hakan’da fikir kahramanına olan ihtiyacımızın, devlet reisindeki yansımasını gördüğümüzü söylemiştik. Sohbetimizin sonunda da bir sonraki sayıda “fikir kahramanımız” Üstad’ı ele alacağımızı ilân etmiştik. İşte şimdi o sayıyla karşınızdayız. Bize, 34. Sayımızdan sonra bir kere daha Üstad’a dair dergi hazırlama imkânını bahşeden Allah’a hamd ederiz…

Mekkeli müşrik o güne kadar yok saydığı, önemsemediği, küçük gördüğü, başını hemen ezeceğini zannettiği dâvânın yani İslâm’ın, artık bir güç olarak karşısına dikildiğini fark ettiği anda kendi muvazeneci, menfaatçi, pazarlıkçı karakteri icabı O’na (sav) dâvâsından dönmesi karşılığında içinde paranın, iktidarın, kadının olduğu dünyaları vermeyi teklif etti. Elbette ki “en büyük dâvânın en büyük lideri” (sav) bu teklifi kabul etmeyecekti. Bu vesileyle mübarek dudaklardan dökülen cümle, kıyamete kadar yaşayacak bir ölçüyü de insanlığa kazandırmış oldu:

–Bir elime güneşi, bir elime ayı verseniz davamdan dönmem!..

Bu ölçü karşısında geceler kadar susmak, ummanlar kadar derinleşmek veya kütüphaneler dolusu konuşmak sizin tercihiniz...

Akıp giden hayatın içinde öyle bir an olur ki; duyduğunuz bir ses, gördüğünüz bir şekil, burnunuza gelen bir koku, sizi bulunduğunuz zaman ve mekândan alır başka yerlere götürür. Hatıralarınız arasında kilitli kalmış bir yerlerin kapısı açılıverir ve geçmişte kalan o an bütün çıplaklığıyla, en ince ayrıntısına kadar önünüze seriliverir. Âdetâ yeniden hissedersiniz o an’ı. Etkisinden kurtulup eski hayatınıza avdet ettiğinizde ise artık bir şeyler değişmiştir iç dünyanızda, her şey daha farklı gözükmeye başlar...

Dâvâ ve dâvâsına sahip çıkan adam, öyle hâkim bir renk, öyle hâkim bir ses, öyle hâkim bir koku ki onu ve dâvâsını bir kez, bir anlığına görmek, duymak, hissetmek bile hayatınızın bir an’ında sizi kendisine çekmeye ve iç muhasebesi yaptırmaya yetiyor... Aslında dâvâ adamının şahsında kader, sizi hesaba çekiyor. Onu bilene, duyana, görene kadar ne yaptığınız ve yapmadığınız sizin meseleniz ama mademki artık onu bildiniz, gördünüz, duydunuz bundan sonraki hayatınızı yeniden ona göre şekillendirmek mecburiyetindesiniz. Görüşlerini kabul et veya etme ama kabul ederken de itiraz ederken de dâvâ adamı hayatınızın merkezine yerleşmiştir artık.

Üstad, Gaye İnsan ve Ufuk Peygamber’in (sav) koyduğu ölçü üzerinde, İslâm’ın 15. Asrında bize lütfedilmiş hâkim bir renk, hâkim bir ses, hâkim bir koku… Dâvâ adamı, fikir kahramanı ve şair…

“Öyle bir noktaya gidiliyor ki… Kendinizi tarafsız görüyorsanız, onunla art niyetsiz olarak yüzleşmedikçe; düşman görüyorsanız kıyasıya hesaplaşmadıkça; dostsanız ve fikir birliği içindeyseniz, eserlerini gönülden kavrayıp ona göre derin nefs muhasebenizi yapmadıkça hiçbir sahada, iyi veya kötü, cemiyetin bütününü kucaklayacak faaliyet mümkün olmayacaktır.” (Durun Kalabalıklar, Ali Erdal)

Allahım senin şahitliğine sığınıyorum. Gönlümüzden geçenleri biliyorsun. Üstad hakkında çok şey söylemek arzumu yanlış bir şey kaleme alırım duygusuyla frenliyorum. Bütün incelikleri, ölçüleri biz O’ndan öğrendik, öğrenmeye devam ediyoruz.

Sana hamd ve şükür…

O’nun bize öğrettiği Gaye İnsan ve Ufuk Peygamber’e gönül dolusu salât ve selâm…

O’nun bize öğrettiği bütün sahabe ve tabiine selâm…

O’nun bize öğrettiği bu yolun bütün büyüklerine selâm, tazim ve hürmet…

O’nu bize öğretenlere dua…

O’na ve bize rahmet…

İyi okumalar…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Hamd ve şükür...... - Sayı 92
Fikir kahramanına ihtiyaç... - Sayı 91
Bu devrin cihadı söz ve f... - Sayı 90
Kapağından künyesine dual... - Sayı 89
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 maşallah çok güzel... Dertli İnsan

 Allah razı olsun abi gerçekten çok güzel bir yazı kaleme almışsın... Yasin orhan

 Üstad sayısını hazırlayanların emeğine sağlık.... M.Kemal

 Eşek ölür kalır semeri, İnsan ölür kalır eseri. Yaratılan herkes, dünyadada ahirette de eseriyle kar... Ahmet Güney

 Çok içli, çok duygu dolu bir eser olmuş. Ellerinize sağlık. ... B. Rahmet


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Üstad için yazı kaleme almak
Son ve tek kıvılcım
“Benim Adım Bay Necip, babamınki Fazıl B
Hamd ve şükür...
Necip Fazıl'ı anlatmak
Kurtuluş
Sesleniş
TBMM'deki olaylar ve referandum
Köyüm ve köylüm
“Benim Adım Bay Necip, babamınki Fazıl B
Yavuz Sert - Annelerimiz -13-
Ali Erdal - Üstad için yazı kale...
Ali Erdal - Tek mısra yeter
Kadir Bayrak - Durun kalabalıklar
Kadir Bayrak - Çile
Sinan Ayhan - Büyük Doğu: Anahtarl...
Sinan Ayhan - Üstad ve poetik duru...
Mustafa Kınıkoğlu - Necip Fazıl hakkında...
Turgay Ertem - Benim de söyleyecekl...
Fatma Pekşen - Gençliğim eyvah!
Ahmet Mahir Pekşen - Necip Fazıl ve inter...
Ahmet Mahir Pekşen - O'ndan sonrası
Dergi Editörü - Hamd ve şükür...
Site Editörü - “Benim Adım Bay Neci...
Mehmet Hasret - Bir mısra, bir söz k...
Necip Fazıl - Son ve tek kıvılcım
Necdet Uçak - Necip Fazıl Kısaküre...
Necdet Uçak - Allah için ne yaptın...
Hızır İrfan Önder - Sevgi de öldü
Gelecek sayı konusu -
Av. Mustafa Büyükgüner - Necip Fazıl'ı anlatm...
Halis Arlıoğlu - TBMM'deki olaylar ve...
Halis Arlıoğlu - Sesleniş
Halis Arlıoğlu - Köyüm ve köylüm
Av. Özgür Alkan ALKIŞ - Ne Fa Ka, Bedenini A...
Kubilây Ertekin - Kurtuluş
Ahmet Değirmenci - Izdırap
Muzaffer Doğan - Özdemir İnce ve 'Mih...
Muzaffer Doğan - Sabah yakındır
Bahadır Kaya - 92.Sayı Medya Sepeti...
Kürsü Kainatın Efendisi -
Murat Yaramaz - Necip Fazıl hakkında...
Murat Yaramaz - Üstad ve mizah
Murat Yaramaz - Sebep
Murat Yaramaz - Rahmet
Murat Yaramaz - Mizan
Bahçıvan - Necip Fazıl'ı takdim
Şadi Erdal - Üstad Kısakürek ve K...
Birsen Eraslan - Üstad'ın izinden
Cahit Ay - Peşin hükümler
Melih Aydoğ - İdrâk
Onur Abalı - Yarım
Mehmet Akif Bozkurt - Bu şehir (Halep)
Rahile Dövran - Ağrı Dağı
Fazlı Humar - Canlarım
Rafiq Oday - Bir de (mi) gelsin
Fatih Zeyrek - Şule
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3052940
 Bugün : 1574
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 399905
 Bugün : 36
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 73
 92. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
Son Güncellenme: 1 Mayıs 2017
Künye | Abonelik | İletişim