Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     148 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

O'ndan sonrası
Ahmet Mahir Pekşen

  Sayı: 92 -

Ramazandı… 1970’li yılların sonuydu… Küçük bir ilçenin, küçük bir gazetecisinin, küçük vitrinindeki Tercüman gazetesinin sağ üst köşesinde, sarı zemin üzerinde kitaplık çapta bir beyit vardı; beni çarpan bir beyit:

“Güzel Allah’ım, Senden ne gelecekse gelsin;

Sen ki, rahmetinle de, kahrınla da güzelsin.”

O gün o gazeteyi, sırf bu beytin hatırı için aldım… Ve mesajı ezberledim.

İşte, ilerideki hayâtımın şekillenişinde çok önemli rolü olacak bir Üstadı, bu güzel mısralarda tanıdım. Bu şâire o zaman “Şâirler Sultânı” demiştim. Ve bir zaman sonra bu unvan ona otoriteler tarafından verildi.

Acaba bu mısralar bir tesâdüf müydü? Sadece bunu yazmış, devâmını getirememiş miydi?

Ertesi gün yine o küçük gazetecinin, küçük vitrinindeki Tercüman gazetesinin sarı zeminine göz attım;

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber,

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?..

Birinci beytinde Rabbimin kahrının bile güzelliğinden bahseden üstad, hemen ardından ölümü güzelleştiren, Peygamber öldüğüne göre ölümün de güzel olduğu müjdesini veren mısraları nakşetmişti sarı zemine.

Ondan sonra, hiç âdetim olmamasına rağmen, bir gazeteye abone olma gereğini hissettim.

Büyük randevu… Bilsem, nerede, saat kaçta?

Tabutumun tahtası bilsem hangi ağaçta?

Bu beyti, şâirini merak etme-

den, yıllar önce ezberlemiştim. Hayranı olduğum şâirin Necip Fazıl KISAKÜREK ve ezberlediğim beytin de ona ait olduğunu ve benim doğduğum yıllarda yazıldığını sonra öğrendim.

Daha sonra, yine ezbere bildiğim, tâ 1939 yılında yazdığı mısranın da Üstâd’ın olduğunu anladım;

Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam.

Alıp beni götürsün tam dört inanmış adam.

O, öylesine bir gençlik yoğurmuş, öylesine bir topluma hitâp edip, öyle bereketli tohumlar saçmıştı ki, “Toprak utanmamak için” bire bin vermiş ve dört inanmış adam değil, belki dört yüz bin inanmış adam tabutunu bir an taşımak için sıraya girmişti.

Ve ondan sonra ilk işim “Çile”yi almak ve içine dalmak oldu.

“Zindandan Mehmed’e Mektup”unu kaç yüz kere okumuş, kaç kere gözlerim yaşarmıştır…

“Sakarya Türküsü”nü, kaç meydanda, kaç gecede, nice tok sesli alperenden dinlemişimdir…

“Muhasebe”si ile kaç kez muhasebe yapmışımdır.

Ve şimdi bile, onun sesinden, o kısır tekniklerde doldurulan kasetleri, CD’leri dinliyor, boşluk bırakmadığı için boşluğu doldurulamayan şâiri rahmetle, saygıyla anıyorum.

O, mukaddes dâvâsının sabırlı tâkipçisiydi…

Hiç yılmadı… Kalemini susturmaya bâtılın gücü yetmedi…

Kaç sefer demir parmaklıklarla tanıştı, yağlı zindan duvarları beynini içmeye çalıştı.

O, hep mahkûmdu… Ölürken bile çekmesi gereken hapis cezâsının mahkûmuydu… Ama inşallah ebedi âlemin hürlerin hürüydü o…

Onunla uğraşan bakanlar, başbakanlar, hâkimler, savcılar hiç anılmıyorlar… Ama o, milyonlarca insanımızın gönlündeki sarsılmaz saltanatını, ölümünün üzerinden 20 yıl geçmiş olmasına rağmen koruyor ve nice yirmi yıllar koruyacağı gün gibi ortada görünüyor.

Evet, o bizim gibilerinin hayâtının önemli bir milâdıdır. Bir o’ndan öncesi vardır, bir O’ndan sonrası…

O’ndan sonrasında, O’nun izinden giden gönül erlerini görüyorum. Ve, O’nu hep aramızda hissediyorum.

Yüzlerce dergide, binlerce defa tekrarlanan mısraları, tüylerim ürpererek yazıyorum;

"Mehmed’im sevinin, başlar yüksekte,

Ölsek de sevinin, eve dönsek de,

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte..

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir.

Gün doğmuş, gün batmış, ebet bizimdir…"

Ne diyordu O;

Küçükken gün batınca, bir köşede ağlardım,

Nihayet döne döne aynı noktaya vardım…

O, döne döne aynı noktaya, toprağa ve canı verene vardı… Allah (cc) ondan râzı olsun…

“Çöle İnen Nur” şefaatçisi olsun… Onun ve bizlerin… Âmin… 

(Kardelen yıl 11, sayı 34; Temmuz/Eylül 2002)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
O'ndan sonrası... - Sayı 92
Necip Fazıl ve internet s... - Sayı 92
Aşk... - Sayı 90
Namazda bir tad var ki...... - Sayı 89
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 maşallah çok güzel... Dertli İnsan

 Allah razı olsun abi gerçekten çok güzel bir yazı kaleme almışsın... Yasin orhan

 Üstad sayısını hazırlayanların emeğine sağlık.... M.Kemal

 Eşek ölür kalır semeri, İnsan ölür kalır eseri. Yaratılan herkes, dünyadada ahirette de eseriyle kar... Ahmet Güney

 Çok içli, çok duygu dolu bir eser olmuş. Ellerinize sağlık. ... B. Rahmet


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Üstad için yazı kaleme almak
Son ve tek kıvılcım
“Benim Adım Bay Necip, babamınki Fazıl B
Hamd ve şükür...
Necip Fazıl'ı anlatmak
Kurtuluş
Sesleniş
TBMM'deki olaylar ve referandum
Köyüm ve köylüm
“Benim Adım Bay Necip, babamınki Fazıl B
Yavuz Sert - Annelerimiz -13-
Ali Erdal - Üstad için yazı kale...
Ali Erdal - Tek mısra yeter
Kadir Bayrak - Durun kalabalıklar
Kadir Bayrak - Çile
Sinan Ayhan - Büyük Doğu: Anahtarl...
Sinan Ayhan - Üstad ve poetik duru...
Mustafa Kınıkoğlu - Necip Fazıl hakkında...
Turgay Ertem - Benim de söyleyecekl...
Fatma Pekşen - Gençliğim eyvah!
Ahmet Mahir Pekşen - Necip Fazıl ve inter...
Ahmet Mahir Pekşen - O'ndan sonrası
Dergi Editörü - Hamd ve şükür...
Site Editörü - “Benim Adım Bay Neci...
Mehmet Hasret - Bir mısra, bir söz k...
Necip Fazıl - Son ve tek kıvılcım
Necdet Uçak - Necip Fazıl Kısaküre...
Necdet Uçak - Allah için ne yaptın...
Hızır İrfan Önder - Sevgi de öldü
Gelecek sayı konusu -
Av. Mustafa Büyükgüner - Necip Fazıl'ı anlatm...
Halis Arlıoğlu - TBMM'deki olaylar ve...
Halis Arlıoğlu - Sesleniş
Halis Arlıoğlu - Köyüm ve köylüm
Av. Özgür Alkan ALKIŞ - Ne Fa Ka, Bedenini A...
Kubilây Ertekin - Kurtuluş
Ahmet Değirmenci - Izdırap
Muzaffer Doğan - Özdemir İnce ve 'Mih...
Muzaffer Doğan - Sabah yakındır
Bahadır Kaya - 92.Sayı Medya Sepeti...
Kürsü Kainatın Efendisi -
Murat Yaramaz - Necip Fazıl hakkında...
Murat Yaramaz - Üstad ve mizah
Murat Yaramaz - Sebep
Murat Yaramaz - Rahmet
Murat Yaramaz - Mizan
Bahçıvan - Necip Fazıl'ı takdim
Şadi Erdal - Üstad Kısakürek ve K...
Birsen Eraslan - Üstad'ın izinden
Cahit Ay - Peşin hükümler
Melih Aydoğ - İdrâk
Onur Abalı - Yarım
Mehmet Akif Bozkurt - Bu şehir (Halep)
Rahile Dövran - Ağrı Dağı
Fazlı Humar - Canlarım
Rafiq Oday - Bir de (mi) gelsin
Fatih Zeyrek - Şule
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3052929
 Bugün : 1563
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 399905
 Bugün : 36
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 73
 92. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
Son Güncellenme: 1 Mayıs 2017
Künye | Abonelik | İletişim