Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     390 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

O'ndan sonrası
Ahmet Mahir Pekşen

  Sayı: 92 -

Ramazandı… 1970’li yılların sonuydu… Küçük bir ilçenin, küçük bir gazetecisinin, küçük vitrinindeki Tercüman gazetesinin sağ üst köşesinde, sarı zemin üzerinde kitaplık çapta bir beyit vardı; beni çarpan bir beyit:

“Güzel Allah’ım, Senden ne gelecekse gelsin;

Sen ki, rahmetinle de, kahrınla da güzelsin.”

O gün o gazeteyi, sırf bu beytin hatırı için aldım… Ve mesajı ezberledim.

İşte, ilerideki hayâtımın şekillenişinde çok önemli rolü olacak bir Üstadı, bu güzel mısralarda tanıdım. Bu şâire o zaman “Şâirler Sultânı” demiştim. Ve bir zaman sonra bu unvan ona otoriteler tarafından verildi.

Acaba bu mısralar bir tesâdüf müydü? Sadece bunu yazmış, devâmını getirememiş miydi?

Ertesi gün yine o küçük gazetecinin, küçük vitrinindeki Tercüman gazetesinin sarı zeminine göz attım;

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber,

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?..

Birinci beytinde Rabbimin kahrının bile güzelliğinden bahseden üstad, hemen ardından ölümü güzelleştiren, Peygamber öldüğüne göre ölümün de güzel olduğu müjdesini veren mısraları nakşetmişti sarı zemine.

Ondan sonra, hiç âdetim olmamasına rağmen, bir gazeteye abone olma gereğini hissettim.

Büyük randevu… Bilsem, nerede, saat kaçta?

Tabutumun tahtası bilsem hangi ağaçta?

Bu beyti, şâirini merak etme-

den, yıllar önce ezberlemiştim. Hayranı olduğum şâirin Necip Fazıl KISAKÜREK ve ezberlediğim beytin de ona ait olduğunu ve benim doğduğum yıllarda yazıldığını sonra öğrendim.

Daha sonra, yine ezbere bildiğim, tâ 1939 yılında yazdığı mısranın da Üstâd’ın olduğunu anladım;

Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam.

Alıp beni götürsün tam dört inanmış adam.

O, öylesine bir gençlik yoğurmuş, öylesine bir topluma hitâp edip, öyle bereketli tohumlar saçmıştı ki, “Toprak utanmamak için” bire bin vermiş ve dört inanmış adam değil, belki dört yüz bin inanmış adam tabutunu bir an taşımak için sıraya girmişti.

Ve ondan sonra ilk işim “Çile”yi almak ve içine dalmak oldu.

“Zindandan Mehmed’e Mektup”unu kaç yüz kere okumuş, kaç kere gözlerim yaşarmıştır…

“Sakarya Türküsü”nü, kaç meydanda, kaç gecede, nice tok sesli alperenden dinlemişimdir…

“Muhasebe”si ile kaç kez muhasebe yapmışımdır.

Ve şimdi bile, onun sesinden, o kısır tekniklerde doldurulan kasetleri, CD’leri dinliyor, boşluk bırakmadığı için boşluğu doldurulamayan şâiri rahmetle, saygıyla anıyorum.

O, mukaddes dâvâsının sabırlı tâkipçisiydi…

Hiç yılmadı… Kalemini susturmaya bâtılın gücü yetmedi…

Kaç sefer demir parmaklıklarla tanıştı, yağlı zindan duvarları beynini içmeye çalıştı.

O, hep mahkûmdu… Ölürken bile çekmesi gereken hapis cezâsının mahkûmuydu… Ama inşallah ebedi âlemin hürlerin hürüydü o…

Onunla uğraşan bakanlar, başbakanlar, hâkimler, savcılar hiç anılmıyorlar… Ama o, milyonlarca insanımızın gönlündeki sarsılmaz saltanatını, ölümünün üzerinden 20 yıl geçmiş olmasına rağmen koruyor ve nice yirmi yıllar koruyacağı gün gibi ortada görünüyor.

Evet, o bizim gibilerinin hayâtının önemli bir milâdıdır. Bir o’ndan öncesi vardır, bir O’ndan sonrası…

O’ndan sonrasında, O’nun izinden giden gönül erlerini görüyorum. Ve, O’nu hep aramızda hissediyorum.

Yüzlerce dergide, binlerce defa tekrarlanan mısraları, tüylerim ürpererek yazıyorum;

"Mehmed’im sevinin, başlar yüksekte,

Ölsek de sevinin, eve dönsek de,

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte..

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir.

Gün doğmuş, gün batmış, ebet bizimdir…"

Ne diyordu O;

Küçükken gün batınca, bir köşede ağlardım,

Nihayet döne döne aynı noktaya vardım…

O, döne döne aynı noktaya, toprağa ve canı verene vardı… Allah (cc) ondan râzı olsun…

“Çöle İnen Nur” şefaatçisi olsun… Onun ve bizlerin… Âmin… 

(Kardelen yıl 11, sayı 34; Temmuz/Eylül 2002)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
O'ndan sonrası... - Sayı 92
Necip Fazıl ve internet s... - Sayı 92
Aşk... - Sayı 90
Namazda bir tad var ki...... - Sayı 89
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (94):
"Dil; milletin hayata, eşya ve hadiselere bakış, hayatı ve eşyayı algılayış, anlayış ve yorumlayış tefekkürüdür... Milletin tefekkür yüceliği ve zaafı, dilde ve dille tezahür eder... Dilini geliştirmek isteyen millet, hayatı ve eşyayı isimlendirme noktasında, fikre derinden değer vermelidir..."



Son Eklenen Yorumlardan
 Bir yazar için en değerli anlardan biri, "Anlaşıldığı An" olmalı...Yazılan bir yarımın, okuyucularıy... Işın Erenoğlu Üstündağ

 Yüreğinize ve elinize sağlık, CHP ve onu hazırlayan jön Türkler ancak böyle güzel açıklanabilirdi. ... Ahmet Güney

 Ayaklar baş, kavuk ile örtülmüş teşbih güzel olmuş.... nitrojen

 Abi eline yüreğine kalemine sağlık. Abi genç şairlerden yeri bambaşka olan bir şair yürekli insansın... Ahmet70

 maşallah çok güzel... Dertli İnsan


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
YÜZ ON BİR KERE MENEKŞE
ZÜMRÜT
İHTİLAL
‘PEYGAMBER OCAĞI BENDE TÜTER!’
KAHRAMAN MİLLET
ZÜMRÜT
LİSAN-I BİLECİK
ÇAPSIZ VE SEVİYESİZLER!...
Yavuz Sert - ANNELERİMİZ 14 HZ. Ü...
Ali Erdal - ‘PEYGAMBER OCAĞI BEN...
Kadir Bayrak - TÜRK KİMLİĞİ
Sinan Ayhan - “Küfür Tek Millettir...
Sinan Ayhan - KAHRAMAN MİLLET
Necip Fazıl Kısakürek - İHTİLAL
Dergi Editörü - NİYE YAZIYORUM?
Site Editörü - 15 TEMMUZ’DAN DERS A...
Haceloğlu - "KAHRAMAN"MIŞ...
Mehmet Hasret - DERVİŞ SÖZÜ
Kürsü Nizam - GIDA
Acıyorum - KARAKTER EDİNMİŞLER
Acıyorum - TİYATRO
Necdet Uçak - 15 TEMMUZ DARBE KALK...
Necdet Uçak - MEVL’M
Necdet Uçak - GAZİLERİMİZ VE ŞEHİT...
Mustafa Büyükgüner - OLAYLARA BAKIŞ
Kardelen Dergisi - BİLDİRİ
Hızır İrfan Önder - GECEYİ ÖRT ÜSTÜME
Mehmet Balcı - YUH
Mehmet Balcı - ZAMANE DESTANI
Fatih Öncü - ESRÂR
Ahmet Çelebi - SEN VE BEN
İğneci - MESAJ KİME
Kubilay Ertekin - ÇAPSIZ VE SEVİYESİZL...
İbrahim Şaşma - LİSAN-I BİLECİK
Halis Arlıoğlu - HENGÂME-İ REFERANDUM
Halis Arlıoğlu - BİR GÖNÜL YANGINI
Halis Arlıoğlu - HÂTIRÂLAR
Av. Özgür Alkan ALKIŞ - 15 Temmuz Kahramanlı...
Ahmet Değirmenci - DESTAN
Büşra Doğramacı - SERZENİŞ
Bahadır Kaya - MEDYA SEPETİ
Murat Yaramaz - MİZAH KÖŞESİ
Murat Yaramaz - ŞARK
Murat Yaramaz - ETKİLEŞİM
Murat Yaramaz - RAHMET
Murat Yaramaz - SÜKÛT
Işın Erenoğlu Üstündağ - ZÜMRÜT
Alkışlıyorum - ALKIŞLIYORUM
Ahmet Yalçınkaya - SINAV
Ferhat Nitin - YÜZ ON BİR KERE MENE...
Tamer Uysal - YAZDAN KALMA BİR YAZ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3389153
 Bugün : 1590
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 408914
 Bugün : 12
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 78
 93. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 13 Ağustos 2017
Künye | Abonelik | İletişim