Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     446 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

O'ndan sonrası
Ahmet Mahir Pekşen

  Sayı: 92 -

Ramazandı… 1970’li yılların sonuydu… Küçük bir ilçenin, küçük bir gazetecisinin, küçük vitrinindeki Tercüman gazetesinin sağ üst köşesinde, sarı zemin üzerinde kitaplık çapta bir beyit vardı; beni çarpan bir beyit:

“Güzel Allah’ım, Senden ne gelecekse gelsin;

Sen ki, rahmetinle de, kahrınla da güzelsin.”

O gün o gazeteyi, sırf bu beytin hatırı için aldım… Ve mesajı ezberledim.

İşte, ilerideki hayâtımın şekillenişinde çok önemli rolü olacak bir Üstadı, bu güzel mısralarda tanıdım. Bu şâire o zaman “Şâirler Sultânı” demiştim. Ve bir zaman sonra bu unvan ona otoriteler tarafından verildi.

Acaba bu mısralar bir tesâdüf müydü? Sadece bunu yazmış, devâmını getirememiş miydi?

Ertesi gün yine o küçük gazetecinin, küçük vitrinindeki Tercüman gazetesinin sarı zeminine göz attım;

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber,

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?..

Birinci beytinde Rabbimin kahrının bile güzelliğinden bahseden üstad, hemen ardından ölümü güzelleştiren, Peygamber öldüğüne göre ölümün de güzel olduğu müjdesini veren mısraları nakşetmişti sarı zemine.

Ondan sonra, hiç âdetim olmamasına rağmen, bir gazeteye abone olma gereğini hissettim.

Büyük randevu… Bilsem, nerede, saat kaçta?

Tabutumun tahtası bilsem hangi ağaçta?

Bu beyti, şâirini merak etme-

den, yıllar önce ezberlemiştim. Hayranı olduğum şâirin Necip Fazıl KISAKÜREK ve ezberlediğim beytin de ona ait olduğunu ve benim doğduğum yıllarda yazıldığını sonra öğrendim.

Daha sonra, yine ezbere bildiğim, tâ 1939 yılında yazdığı mısranın da Üstâd’ın olduğunu anladım;

Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam.

Alıp beni götürsün tam dört inanmış adam.

O, öylesine bir gençlik yoğurmuş, öylesine bir topluma hitâp edip, öyle bereketli tohumlar saçmıştı ki, “Toprak utanmamak için” bire bin vermiş ve dört inanmış adam değil, belki dört yüz bin inanmış adam tabutunu bir an taşımak için sıraya girmişti.

Ve ondan sonra ilk işim “Çile”yi almak ve içine dalmak oldu.

“Zindandan Mehmed’e Mektup”unu kaç yüz kere okumuş, kaç kere gözlerim yaşarmıştır…

“Sakarya Türküsü”nü, kaç meydanda, kaç gecede, nice tok sesli alperenden dinlemişimdir…

“Muhasebe”si ile kaç kez muhasebe yapmışımdır.

Ve şimdi bile, onun sesinden, o kısır tekniklerde doldurulan kasetleri, CD’leri dinliyor, boşluk bırakmadığı için boşluğu doldurulamayan şâiri rahmetle, saygıyla anıyorum.

O, mukaddes dâvâsının sabırlı tâkipçisiydi…

Hiç yılmadı… Kalemini susturmaya bâtılın gücü yetmedi…

Kaç sefer demir parmaklıklarla tanıştı, yağlı zindan duvarları beynini içmeye çalıştı.

O, hep mahkûmdu… Ölürken bile çekmesi gereken hapis cezâsının mahkûmuydu… Ama inşallah ebedi âlemin hürlerin hürüydü o…

Onunla uğraşan bakanlar, başbakanlar, hâkimler, savcılar hiç anılmıyorlar… Ama o, milyonlarca insanımızın gönlündeki sarsılmaz saltanatını, ölümünün üzerinden 20 yıl geçmiş olmasına rağmen koruyor ve nice yirmi yıllar koruyacağı gün gibi ortada görünüyor.

Evet, o bizim gibilerinin hayâtının önemli bir milâdıdır. Bir o’ndan öncesi vardır, bir O’ndan sonrası…

O’ndan sonrasında, O’nun izinden giden gönül erlerini görüyorum. Ve, O’nu hep aramızda hissediyorum.

Yüzlerce dergide, binlerce defa tekrarlanan mısraları, tüylerim ürpererek yazıyorum;

"Mehmed’im sevinin, başlar yüksekte,

Ölsek de sevinin, eve dönsek de,

Sanma bu tekerlek kalır tümsekte..

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir.

Gün doğmuş, gün batmış, ebet bizimdir…"

Ne diyordu O;

Küçükken gün batınca, bir köşede ağlardım,

Nihayet döne döne aynı noktaya vardım…

O, döne döne aynı noktaya, toprağa ve canı verene vardı… Allah (cc) ondan râzı olsun…

“Çöle İnen Nur” şefaatçisi olsun… Onun ve bizlerin… Âmin… 

(Kardelen yıl 11, sayı 34; Temmuz/Eylül 2002)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
O'ndan sonrası... - Sayı 92
Necip Fazıl ve internet s... - Sayı 92
Aşk... - Sayı 90
Namazda bir tad var ki...... - Sayı 89
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...

 Bir yazar için en değerli anlardan biri, "Anlaşıldığı An" olmalı...Yazılan bir yarımın, okuyucularıy... Işın Erenoğlu Üstündağ


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3588211
 Bugün : 542
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 415460
 Bugün : 15
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 99
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim