Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1921 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Bir özeleştiri denemesi Değişim
Bedran Yoldaş

  Sayı: 38 -

Yağmur yüklü kara bulutların yeryüzüne sokulması gibi kasvetli hava oluşturmakta hayaller…

Ruhum en basit şekliyle ifade edilirse “daralmakta”. Daralmakta, ufka açılan pencerem bir tümür misali çardak kurdu bilmezliklerime, adanmış bilgilerime… Tarumar oldu bellediklerim.

Kim ve niçin, nasıl demeye varmadan paramparça oldu sisi bulutu yeni doğan güneşle… yeni hayata açılan percerem ışıkla doldu. Gözyaşları sel olup aktı… saçların dalgalanıp yelpaze gibi yüzüme meltem esintisi; alizeler sanki kokun… beklediğim ve beklediğin…

Ben kimim, sen kimsin. Nereden geldik, nereye gidiyoruz. Beklentilerimiz neler? Kesişen ya da zıt noktalarımız uzantılarımız neler? Bir hayat için yeterli sebepler mi yoksa ölümün? Hangi yolun yolcularıyız?

Zaman bize neyi hatırlattı? Oysa zaman gelecekte eriyen buzullara çare mi? Aysbergin çözülmesi gibi çözülmekteyiz… Taş kadar katı kalbimizin yumuşatıcıyla yıkanmış gibi erimesi neden? İyi mi, kötü mü? Pamuklaşma aşamasında, yumuşak inişlerde ben neredeyim, sen neredesin? Hayat çizgilerimiz neden ters? Birimiz yaklaşırken diğeri uzaklaşmakta veya ikisi. Birileri fitili ateşliyor sanki… Ha, ne dersin?

Bencil olmamak lâzım diyoruz ama, gerektiğinde veya yeri geldiğinde hepimiz bencilleşmiyor muyuz? El üstünde tuttuğumuz değerlerimizi, menfaat/çıkar adına heba etmiyor muyuz?

Eskiden, eskiden derken fazla uzaklara da gitmeye gerek yok, sahip olduğumuz, savunduğumuz değerlerle, bu günkü değerlerimiz bir mi veya en azından kıstaslarımız bir mi? Belki teorik olarak bir olabilir ancak pratikte çok uzaklardayız bunu hepimiz biliyoruz. Bilmediğimiz bir el gece yarısı baskını ile bağlı olduğumuz limanlardan rüzgârın insafına bırakılıyoruz ve bu rüzgâra yön verenlerde ise hiç insaf yok… Ufuk alabildiğince geniş ruhumuz alabildiğince sıkıntılı… Bilmece gibi konuşuyorsun deme, bilmece gibi konuşmuyorum; gerçek bunlar!.. Hayatımızdaki dönemeçler desek belki daha isabetli olur… köşe taşlarından uzaklaştıkça veya nirengi noktalarından; yelkenlerimiz daha fazla rüzgâr alıyor ve dolayısıyla daha hızlı savruluyoruz. Ve değişimden geçtik, geçiyoruz hep birlikte… Hepimiz bir gemideyiz, pusulasız ve direksiz! Varacağımız liman meçhul.

Dengeler, dengesizliklerle dolu. Düşünceler “ben” merkezli. Sen de öyle düşünmüyor musun? Çıkar ilişkileri penceresinde bakılan hayatın ar damarı çatlamış durumda. Devir “ye kürküm ye” devri. Kürkün yoksa, sen de yoksun. En yakın bildiklerin dahi senden medet beklerler. Beklenen, medet elbette ki kendi eksenli olmak zorunda. Hal bu hal…

İşin içinden çıkılması son derece zor bir bilmece; “yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal” misali…

 

Sevgi! O da ne ki? Karın doyurur mu? Yoksa bir şeye yaramaz. Dostluk, hürmet, kadir şinaslık öleli yıllar oldu. Aslımıza dönülmedikçe de ölü olarak kalacaktır. Vesselâm…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Beyaz güvercin... - Sayı 128
Kelimelerin dansı aşkla f... - Sayı 124
Nice sahipsiz yüzler görd... - Sayı 120
Elinde taş küçük çocuğun... - Sayı 119
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17190188
 Bugün : 5685
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778120
 Bugün : 138
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 209
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim