Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1083 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

NİYE YAZIYORUM?
Dergi Editörü

  Sayı: 93 -

ÖLÇÜ

Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim, Peygamberim;
Sana uymayan ölçü, hayat olsa teperim!

Allah’a hamd olsun…
Üniversiteye başladığım ilk yıldan beri, 1994’ten bu yana, bir sayı hariç -ki onda da askerdim- bu sayfalarda yazıyorum.
Şükrediyorum, sebep olanlara dua ediyorum.
Önce nefsim için yazıyorum. Onu terbiye etmek için… Çocuklarım için yazıyorum. İleride babalarının ardından okunacak bir fatiha’ya vesile olur ümidiyle… Temiz ağızla bizim için de dua edecek, masum, mütevekkil, içli Müslümanlar için yazıyorum, yazıyoruz.
Allah’ın, “Oku!” emrinin künhündeki “Yaz!” emrine, Resulü’nün (sav) “tefekkür” emrine uymak için, uyamıyorsak bile en azından bu yoldaki niyetimizi izhar için yazıyoruz. İkinci bin yılın yenileyicisi İmam-ı Rabbanî Hazretleri’nin “bu devrin cihadı söz ve fikirdir” düsturuna baş eğmişliğimizden yazıyoruz. O dehşetli günde, huzurda “koca bir ömür ne yaptın” hitabına verilecek bir cevabımız olsun diye yazıyoruz.
Kardelen bunun için var. İyi ki var. Okunuyormuş, okunmuyormuş, etkili oluyormuş, olmuyormuş umurumda bile değil… Bugün okunmuyorsa elbet bir gün okunur ve anlaşılır.
Alışık olmadık bir tavırla açtık ya sohbetimizi, bunun da bir sebebi var. 82. Sayımızda, bundan üç yıl önce “Türk milletinde devlet ve devlet başkanlığı” konulu bir sayı hazırlamışız. O sayının sohbetinde “devlete bakışımızın, farkında olsak da olmasak da sahabenin anlayışından izler taşıdığını” söylemişiz. Sahabenin, Gaye İnsan ve Ufuk Peygamber’e (sav) “anam babam sana feda olsun” hitabına hayranlığımızı, bu hitabın derininde, “can” ne ki ben Senin (sav) yoluna candan kıymetlilerim anne babamı bile kısaca değerli bildiğim ne varsa feda ederim anlayışı olduğunu belirtmişiz.
82. Sayının hazırlandığı tarihte, o gün için bu tespitler ne ifade eder ki… Yakın tarihte verdiğimiz büyük imtihanlardan Çanakkale ve İstiklâl Harbi’nin üstünden bir asır geçmiş, 15 Temmuz daha yaşanmamış.
Devam etmişiz tespitlerimize; “bugüne kadar evladını, cananını şehit vermiş nice anne babanın, içine gömdüğü acısına rağmen metanetle “vatan sağolsun, devletimiz varolsun” sözlerine şahitlik ettik. En sevdiği, uğruna canını vermeye hazır olduğu en üstün değerini kaybettiği halde “Allah devlete, millete zeval vermesin” diyebilecek kadar irfan sahibi o anne babalara bu sözleri söyleten, sahabeden milletimize intikal eden o anlayış olsa gerek… Bir üstün değer uğruna candan, canandan vazgeçebilmek…”
15 Temmuz akşamı, bir üstün değer uğruna vatanı, devleti, milleti için candan canandan vazgeçenleri gördük.
Peygamber’in (sav) Allah’ın ayetlerini iletmekle memur bir postacı olduğu (hâşâ), mübarek sahabesinin O’nun (sav) ağzından çıkmamış nice hadîsleri naklettiğinin (hâşa) –dilim bunun ne anlama geldiğini söylemeye varmıyor- iddia edilebildiği ve daha kötüsü bunun karşılık bulduğu bir zamanda, Türk milleti, pazarlıksız Müslümanlığı ve Peygamberi ve O’nun sahabesine duyduğu sevgiye hürmeten bir büyük badireyi atlattı, devletini kurtardı.15 Temmuz şehitleri, bu mânânın adıdır. Onlara başka sıfat aramak gerekmez.
İşte niye yazıyoruz sorusu bir cevap daha bulmuş oldu. Onlara edilecek duadan hissemize düşecek bir güzellik vardır elbet. Allah hepsine rahmet eylesin. Başta Bedir şehitleri olmak üzere din, devlet, vatan, namus ve kutsal bildiğimiz değerlerimiz uğrunda can verenlerin şefaatlerine erdirsin.
İyi okumalar.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Son ve tek kıvılcım... - Sayı 98
Dergi fuarındaydık... - Sayı 97
Kudüsü tefekkür... - Sayı 96
Gönül kahramanlarının izi... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Sayın Halis bey, bu şiirde yönteminizi değiştirip beyitler halinde denemeniz olmuş. Bence güzelde ol... Ahmet Güney

 Sevgili Özgür, meselenin can alıcı yerini gösteren, esaslı bir yazı olmuş, Allah razı olsun; eşya ve... Sinan AYHAN

 "Vurgun köleler" devrinine hoşgeldiniz..! Tuş ve parmak arası cennet ve cehennem... Geçmişte misalle... Sinan AYHAN

 Evet Sinan Her meselede ölçü olacak söz: "İslâma nüfuz etmeden bu âlemde nüfuz edebileceğimiz hiçb... Ali ERDAL

 "İslâma nüfuz etmeden bu âlemde nüfuz edebileceğimiz hiçbir şey yoktur."Her meselede ölçü olacak söz... Sinan AYHAN


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
İçimdeki sesler
Bilgelik çağına doğru
Makine
Alın teri
Tuş üstünde savrulan
Bir başka açıdan yörükler
Bilgelik çağına doğru


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4800313
 Bugün : 5946
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 448758
 Bugün : 100
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 172
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim