Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     978 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.

İHTİLAL
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 93 - Temmuz / Eylül 2017

Yeryüzünde ihtilâl, insanoğluyla beraber başlar.

Yirmibirinci Asra doğru dünyaya sığmayacak kadar ürediği görülen insanoğluna, en başta, doğrudan doğruya ilk insan, babasız ve anasız Âdem Peygamber, ilk tevhid ve hakikat vahidini temsil edici nirengi noktasıdır. İnsanoğlunun, üreyişinde kendisinden hiza ve istikamet alacağı ilk müspet ve hak kutup...

Âdem Peygamberde ilk insan ve resul birleşiyor, insan, Allah’ın habercisi ve Allah ile kaim hakikatin arayıcısı olarak dünyaya ayak basıyor. Ondan sonra da bu hizayı ve istikameti bozacak soyu ve koluyla insanoğlu başlıyor.

Böyle!.. Âdem Peygamberden sonra, bu ilk müspet ve hak kutba karşı insanoğlunun menfi ve fesatçı tarafı harekete geçecek, müspetle menfi arası bir nevi elektrik cereyanı doğacak ve iki taraf arası boğuşma, mânalar âleminde şimşekler çizerek ve yıldırımlar düşürerek, madde plânını da gümbürtederek ve hoplatarak, ihtilâl denilen keyfiyeti zuhura getirecektir.

İnsanoğlunun müspet ve hak mukabili menfi ve fesatçı tarafı... Bu ikiliği, ruha karşı nefs diye ele alabiliriz, ihtilâl denilen keyfiyeti de, tek insandan en kalabalık topluma kadar bu iki kutup arası birbirine çullanma, birinden öbürüne karşı ayaklanma diye tarif edebiliriz. Esas budur; gerisi de sayısız bahane...

Kur'ân bize öğretiyor ki, Allah, yeryüzüne hükmedici, eşya ve hadiseleri tasarrufla vazifeli bir varlık yaratacağını meleklere bildirince, onlar, dünyada fesat çıkaracak ve kan dökecek bir mahlûka mı vücut verileceğini sordular; oysa meleklerin kendisini tevhid ve tenzihten başka bir şey yapmadıklarını söylediler ve Allahtan «ben sizin bilmediğinizi bilenim!» cevabını aldılar.

Böylece insan, biri ulvilerin ulvisine, öbürü de süflilerin süflisine namzet ve kalbin hakikatinde birleşik ve toplu iki zıt taraf halinde yaratıldı; ve Kur'ân hükmünce bu eşsiz kıvam içinde vücut bulduktan sonra kutuplardan birinden birini gerçekleştirmek üzere «sefillerin en sefili» olan âleme indirildi ve ihtilâl zemini açılmış oldu.

Bir bünyenin, kendi içinde, kendi öz nizamını sarsıcı ve yeni bir nizama yol arayıcı her hareket, ihtilâldir ve bu davranış, içi beşeriyet kadar kalabalık tek fertten, üç beş kişilik aileye, sekiz on ailelik kabileye ve koskoca cemiyete, hâsılı topluluk belirten her varlığa kadar, esasta ve mücerrette birdir.

Şu var ki, üstün mânasiyle inkılâp vasıtası ihtilâl, vasıtalık ettiği gayeye göre kıymetlenir. Gaye, ulvilerin ulvisi Allah yolu olunca da, yığınların bazen hiç ve bazen hep, bazen bâtıl ve bazen hak yüzünden birbirine girmesinden ibaret vasıtayı müstakil değer kabul etmez. Vasıtayı hangi şekilde bulursa onda kullanır ve inkılâp ismini alır.

Bu mânada resuller ve nebiler, âdi anlamiyle ihtilâlci olmaktan münezzeh, en üstün ve erişilmez çapta inkılâpçıdırlar. Alelade inkılâpçılara kıyasla onlara «mutlak inkılâpçılar» demek gerekir.

İşte bu ölçüler çerçevesinde ihtilâli, mutlak inkılâp cephesiyle resuller ve nebilerden başlatırken, yeryüzünde ve insanoğlunun hayatında ilk fesat ifadesi olarak, Âdem Peygamberin iki oğlu Hâbil ve Kaabil'e iliştiriyoruz. Ötesi, insanoğlunun hak gördüğü ve bildiği yollardaki ayaklanışlarından, tarihin şahitliği altında romanımsı hikâyelerdir ki, bu cazibeli hikâyelerden gerçek gaye, mâna, ilim ve usul bakımlarından alınabilecek dersler, hak ve hakikat bağlılarına en faydalı iş ve hareket kültürünü aşılayabilir. Onları da kendi oluş plânlarında büyük, orta ve küçük olarak sınıflandırıyor, ayrıca «kırıntı ihtilâl» teşhisi altında ve birkaç satır içinde miskin ve mânâsız hareketleri de gözden kaçırmamayı lüzumlu buluyoruz.

Ezelden ebede doğru kabarıcı sahilsiz insanlık denizinin, kâh hak, kâh küfür, korkunç çalkantılarını resmeden ihtilâl, Allahın insana biçtiği memuriyeti bilenlerce ne kadar manalıdır!

İnsan, nefsinde ve cemiyetinde, kendi ölçüsüne göre aradığı cennetin engellerine karşı daima ihtilâl halindedir.

Ortalık mahşer gibi...

Kim buranın sahibi,

Kimlerin düğünü var?

Güneş batan bir bayrak;

Şu kıpkızıl ufka bak,

Ana baba günü var!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Milliyetçilik... - Sayı 97
İHTİLAL... - Sayı 93
Ulu Hakan Abdülhamîd Han... - Sayı 91
Doğan dünya ve biz... - Sayı 90
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN

 Manzaraya bakıp, bir şeylerin yanlış gittiğini görmek için pek de büyük bir çaba sarfetmeye gerek yo...

 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Milliyetçilik
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Dergi fuarındaydık
Kardelen IX. uluslararası dergi fuarında
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Milliyetçilik
Dergi fuarındaydık
Aydınlar üzerine


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4507815
 Bugün : 2564
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 439894
 Bugün : 39
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 74
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim