Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     719 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hangi Türkçe?
Kadir Bayrak

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

Oğlum Ahmet, 9 yaşında… İlkokul dördüncü sınıf öğrencisi…

Onun yaşındayken oynadığım oyunların hiçbiri ilgisini çekmiyor. Futbol dâhil… Misket, gazoz kapağı, kibrit kutusu kartonunun bizim çocukluğumuzda ne ifade ettiğinin onun için bir önemi yok. Keza pul, eski para, sakızlardan çıkan araba resimleri koleksiyonlarımın da…

Futbol da ilgisini çekmiyor dedim ya onu özellikle izah etmem gerek. Televizyonda izlediğimiz Beşiktaş maçlarında, nadiren de olsa benim heyecanıma ortak olmak adına “baba, hangisi bizim takım?” sorusuna ne kadar içerlediğimin bile farkında değil. Oturduğumuz sitenin bahçesine beraber çıktığımız bir akşamüstü, arkadaşlarıyla maç yapmaya başlamıştı. Pekiyi oynamasa bile topun peşinden koşturması hoşuma gitmişti. Gel gör ki maçın ortasında karşı takımın oyuncusuyla bir bilgisayar oyunu sohbetine dalıp maçı bırakınca artık kesin olarak kanaat getirdim; oğlumunkiyle benim çocukluğum arasında çok fark var. Kanaatimi pekiştiren başka bir hadise de Kardelen’in elinizdeki sayı konusu tespit edildikten sonra yaşandı. Şehrin diğer ucundaki havuza, yüzme kursuna götürdüğüm oğluma bir gün arkadaşı da eşlik etti. Arabanın arka koltuğunda birbirlerine neredeyse kendilerinden geçerek anlattıkları bilgisayar oyunu mevzuundan emin olun hiçbir şey anlamadım. Ön tarafta dikkat kesilerek dinledim, anlamak için gayret sarf ettim. Yok, anlamıyorum, konuşmalarında geçen yabancı terimlere o kadar uzağım ki… Anadolu Lisesi mezunu olmak sebebiyle hatırı sayılır İngilizce bilmem ve yirmi yıla yakın bilgisayar kullanma tecrübem bile cahilliğime çare olamadı.

Tek ilgi alanları -yenileri çıkana kadar- tablet, bilgisayar, cep telefonu olan, oyun deyince bu sayılanlar üzerinden sunulanları oynayan, tabiî bir netice olarak da sadece bu sayılanların getirdiği kavramlarla konuşan, Türkçesi farklı bir nesille karşı karşıyayız.

Ahmet’le benim yaşadıklarım “evlât yetiştirme” kaygısını taşıyan bütün anne babaların da ortak derdi aslında. Mevzu derin, bir o kadar da uzmanlık gerektiriyor. Çocuklarımızla aramızda, onun da ötesinde nesiller arasında her geçen gün artan bir kopukluk söz konusu. Aynı evde yaşayan, aynı yemeği yiyen, birlikte sevinip beraber üzülen hane halkı -ki bu topluluğa nineyi ve dedeyi de dâhil etmeliyiz- gönül dili dışında aynı lisanı konuşmuyor artık.

Müşahhas bir örnek verirsem meramımı daha iyi izah etmiş olacağım…

Küçük kızınız, youtube isimli internet sitesinde izlediği, ünlü bir youtuberın çektiği “nasıl slaym yapılır” isimli bir videoyu anneannesine ve dedesine anlatsa… Ninemiz ve dedemiz de teknolojiyle olan alâkalarını en son köylerinden bildikleri “lâmbalı radyo”dan sonra kesmiş olsalar ortaya nasıl bir trajikomik sahne çıkar düşünsenize… Bilgisayar ne, internet ne, youtube ne, youtuber ne, slaym ne? Sorular, sorular… Karşılarında bıcır bıcır konuşan ama kendi dünyalarından ve lisanlarından hiçbir şey söylemeyen torunlarından, nine ve dedemiz, gönül dilinden yansıyan dışında ne anlayabilir ki…

İnternet, cep telefonları aracılığıyla bir dil peydahlandı, benim anlamakta zorlandığım, babamın, dedemin hiç anlamadığı... İlkokul sıralarında kullanılan cep telefonlarına bile hâkim bir dil, bu. Bu dili kullanan çocuklar tarhana çorbası içmiyor, henüz onun ayakta içileni icat edilmedi, zira. Damak zevkleri bizimkinden farklı... Giyimi, kuşamı, eğlence anlayışı ha keza... Lâfı uzatmaya gerek yok, bugün sokağa, sosyal medyaya, cemiyete hâkim olan dil, bizim dilimiz değil. Türkçe, bu değil. Aynı dili konuşmayınca aramızdaki mesafeler uzuyor, artıyor, Allah korusun kapanmayacak hale geliyor. Ne yapacağız o zaman, bugüne kadar ne yapmalıydık, bundan sonra yapılması gerekenler ne…

İnterneti yok sayabilir miyiz şimdi? Cep telefonlarını bir gecede hayatımızdan silip atabilir miyiz? Hayır. Ama bir şeyler de yapmamız gerekiyor. Evet, gençliğe bir şeyler oluyor; kapitalist dünya, paranın, maddenin dünyası kendi fikrine göre gençliği yoğuruyor. Sen eşyaya hâkim değilsen, hâkim olan bu hakkını sonuna kadar kullanır. Kullanıyor zaten.

Eşyanın hakikatini anlamadık. “Allahım, eşyanın hakikatini bana olduğu gibi göster.” hadisinin bütün zaman ve mekâna hitap edici yönünü göremedik. Eşyaya, yani her şeye hâkim olmak için önce bu inceliği anlamak gerekirdi ya, biz onu da anlayamadık.

Televizyon, sinema, internet, cep telefonları, gazete ne kadar bizimse, gençlik de, onun kullandığı dil de o kadar bizimdir.

İşe buradan başlamak gerekiyor, bence…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Tarihin eşiğinde...... - Sayı 98
Ertuğrul Gazi... - Sayı 97
Aynadaki yüz: Mehmed... - Sayı 96
Müminleri Emiri: Hz.Ömer... - Sayı 96
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Şiir, sevgi, aşk... Ondan (sav) bahsetmiyorsa eksiktir. Kalemine sağlık Murat, Allah kalemine kuvvet... Kadir Bayrak

 Sevgili Murat, Hocamın da dediği gibi, "huzura götüren usûl gelmiştir" buluşu çok güzel... Dörtlük d... Sinan AYHAN

 Sayın Halis bey, bu şiirde yönteminizi değiştirip beyitler halinde denemeniz olmuş. Bence güzelde ol... Ahmet Güney

 Sevgili Özgür, meselenin can alıcı yerini gösteren, esaslı bir yazı olmuş, Allah razı olsun; eşya ve... Sinan AYHAN

 "Vurgun köleler" devrinine hoşgeldiniz..! Tuş ve parmak arası cennet ve cehennem... Geçmişte misalle... Sinan AYHAN


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Bilgelik çağına doğru
İçimdeki sesler
Makine
Mevlid
Alın teri
Tuş üstünde savrulan
Bir başka açıdan yörükler


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4805028
 Bugün : 1260
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 448992
 Bugün : 69
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 103
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim