Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     760 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Tabelâlarda Türkçe kullanma kampanyası
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

Dünyada bizim kadar diline sırt çeviren ve ihanet eden başka bir millet görülmemiştir. Bunun yansımalarını, adım attığınız her yerde görebilirsiniz. Kendi kendine yeten, hattâ başka dillere de çok sayıda kelime veren Türkçe, öz evlâtlarının elinde sırtından hançerleniyor. Bunu yapanlar da sözde çağdaşlık kılıfıyla işledikleri her türlü haltı güzel gösterme gayreti içerisine giriyorlar. Basiretleri iyice körelen bu insanlar, yanlış yolda olduklarını bir türlü kabul etmiyorlar. Oysa Türkçe bizim ses bayrağımızdır, her türlü tacizlere rağmen ayakta kalan son kalemizdir. Bu kale düşerse, milletimizi birbirine kenetleyen dil bağı çözülürse dağılma ve parçalanma tehlikesiyle yüz yüze kalırız. Dil birliğini hafife almayalım. Türkçeyi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtaralım. Kültürel sömürge olmayı reddedelim.

Türkçe’nin ayaklar altına alındığını görünce hem kızıyor, hem de üzülüyoruz. Türkiye’nin, en büyüğünden en küçüğüne kadar her ilinde işyeri adlarının Türkçe dışındaki dillerden, özellikle İngilizce ve Fransızca kelimelerden seçildiğini üzülerek görüyoruz. Hani bu yerler yabancı ortaklı şirketlerin işyerleri olsa biraz daha hoşgörülü olacağım. Fakat öyle bir durum da söz konusu değil. Benim Anadolu’mun insanı hiçbir sebep ve alâka yokken işyerine elin İngiliz’inin dilinde ad koyuyor. Acıklı olan da şudur ki birçoğu koyduğu adın mânâsını bile bilmiyor. Bunu sadece daha modern ve lüks görünme, daha çok satış yapma gayesiyle yapıyor. Bizim müşteri kesimimiz bu oyuna kolayca geliyor. Ne yazık ki Türkçe adlarla hizmet veren işyerlerini, Türk markalarını tercih etmiyor sonradan görme gençlerimiz.

Geçtiğimiz senelerde Trabzon’da öğrencilerime işyeri adlarıyla ilgili kapsamlı bir proje ödevi çalışması yaptırmıştım. Görevlendirdiğim çocuk tek tek işyerlerini gezmiş, onlara Türkçe isim yerine, yabancı isimleri tercih etmelerinin sebeplerini sormuştu. Çoğunun dikkate değer bir sebebi yoktu. Arkadaşı İngilizce veya Fransızca bir isim koyunca o da ondan geri kalmamak için aynı yanlışı sürdürmüş. Daha evvel belirttiğim gibi müşterilerin yabancı ad taşıyan işyerlerine bakışı daha olumlu… Sanki “Adı Türkçe olan yerler kötü veya ikinci kalite mal satıyor” gibi bir izlenim doğmuş insanlarda. Oysa uzaktan yakından alâkası yok… Utanmasalar Trabzon’da, asırların “Uzunsokak”ını “Long Street” diye değiştirecekler. 

Trabzon’da Uzunsokak’ta, Kunduracılar’da veya Maraş Caddesi’nde yürürken yabancı isim ve ifadelerle dolu tabelâlar gözüme ilişiyor. İnanın hem öfkeleniyor, hem de utancımdan yerin dibine giriyorum. O dükkân ve mağazalardan alışveriş yapmak içimden gelmiyor. Zorunlu kalmadıkça da yapmıyorum zaten. Onlar benim güzel Türkçemi hor görüyorlar, ben de onları hor görüyorum. Paramın kasalarına gitmesine izin vermiyorum.

İşyeri adlarının Türkçeleştirilmesi ve yabancı kelimelerden arındırılması için basın yayın kuruluşlarını, eğitim kurumlarını, özel sektörü, kamu sektörünü, dernek ve vakıfları, meslek odalarını, belediyeleri ve Türkçeyi seven herkesi göreve çağırıyorum. Bu konuda herkesin yapabileceği bir şeyler vardır. Özellikle belediyeler bu hususta kilit rol oynamalıdırlar. Çünkü işyerlerine çalışma ruhsatı veren onlardır. İşyeri ruhsatı verirken Türkçe isim koymayı zorunlu kılarsın, olur biter. Bazı çevrelerin iddia ettiği gibi bu işin demokrasi ve özgürlüklerin kısıtlanmasıyla bir ilgisi yoktur. Kim ne derse desin, dilimizin korunması ve yarınlara taşınması millî bir meseledir. Bunun için ne yapılsa mubahtır.

Benim nefretimi celbeden bir diğer uygulama da yabancı kelimeleri kullanarak marka oluşturmaktır. Türkiye’de unlu gıda ve özellikle çikolata sektörünü elinde tutan Ülker’in, ürettiği ürünlerin yüzde doksanına yabancı isimler koyması akıl alır bir iş değildir. “Smartt, Biskrem, Bolero, Cafe Crown, Caramio, Chewy, Coco Pops, Coco Star, Golf, Hero Baby, Kitymilk, Kremini, Rodeo, Rondo, Stars, Sunny,  Yupo …” bunlardan bazılarıdır. Bunun dışında Eti ve diğer markalarda da durum farklı değildir. Aslında bu markaları büyüten ve kasalarını dolduran Türk halkıdır. Şayet adı Türkçe olmayan ürünlerine ambargo koysalar bu şirketler kısa zamanda özlerine dönerek Türkçe isim kullanırlar. Ama bizde nerde o şuur?..

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Buz tutmuş karanfiller... - Sayı 99
İnternet kumarhane olması... - Sayı 98
Kudüs terennümleri... - Sayı 97
Sözün özü... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Adam olmak, içe doğru derinleşmek, hiç bir şey beklemeden kendini bilme ilminde ilerlemeye çalışmak,... Sinan AYHAN

 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tevhid
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
"Tek"
Tasavvuf
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5073029
 Bugün : 935
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 456976
 Bugün : 10
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 82
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim