Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     618 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Tabelâlarda Türkçe kullanma kampanyası
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

Dünyada bizim kadar diline sırt çeviren ve ihanet eden başka bir millet görülmemiştir. Bunun yansımalarını, adım attığınız her yerde görebilirsiniz. Kendi kendine yeten, hattâ başka dillere de çok sayıda kelime veren Türkçe, öz evlâtlarının elinde sırtından hançerleniyor. Bunu yapanlar da sözde çağdaşlık kılıfıyla işledikleri her türlü haltı güzel gösterme gayreti içerisine giriyorlar. Basiretleri iyice körelen bu insanlar, yanlış yolda olduklarını bir türlü kabul etmiyorlar. Oysa Türkçe bizim ses bayrağımızdır, her türlü tacizlere rağmen ayakta kalan son kalemizdir. Bu kale düşerse, milletimizi birbirine kenetleyen dil bağı çözülürse dağılma ve parçalanma tehlikesiyle yüz yüze kalırız. Dil birliğini hafife almayalım. Türkçeyi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtaralım. Kültürel sömürge olmayı reddedelim.

Türkçe’nin ayaklar altına alındığını görünce hem kızıyor, hem de üzülüyoruz. Türkiye’nin, en büyüğünden en küçüğüne kadar her ilinde işyeri adlarının Türkçe dışındaki dillerden, özellikle İngilizce ve Fransızca kelimelerden seçildiğini üzülerek görüyoruz. Hani bu yerler yabancı ortaklı şirketlerin işyerleri olsa biraz daha hoşgörülü olacağım. Fakat öyle bir durum da söz konusu değil. Benim Anadolu’mun insanı hiçbir sebep ve alâka yokken işyerine elin İngiliz’inin dilinde ad koyuyor. Acıklı olan da şudur ki birçoğu koyduğu adın mânâsını bile bilmiyor. Bunu sadece daha modern ve lüks görünme, daha çok satış yapma gayesiyle yapıyor. Bizim müşteri kesimimiz bu oyuna kolayca geliyor. Ne yazık ki Türkçe adlarla hizmet veren işyerlerini, Türk markalarını tercih etmiyor sonradan görme gençlerimiz.

Geçtiğimiz senelerde Trabzon’da öğrencilerime işyeri adlarıyla ilgili kapsamlı bir proje ödevi çalışması yaptırmıştım. Görevlendirdiğim çocuk tek tek işyerlerini gezmiş, onlara Türkçe isim yerine, yabancı isimleri tercih etmelerinin sebeplerini sormuştu. Çoğunun dikkate değer bir sebebi yoktu. Arkadaşı İngilizce veya Fransızca bir isim koyunca o da ondan geri kalmamak için aynı yanlışı sürdürmüş. Daha evvel belirttiğim gibi müşterilerin yabancı ad taşıyan işyerlerine bakışı daha olumlu… Sanki “Adı Türkçe olan yerler kötü veya ikinci kalite mal satıyor” gibi bir izlenim doğmuş insanlarda. Oysa uzaktan yakından alâkası yok… Utanmasalar Trabzon’da, asırların “Uzunsokak”ını “Long Street” diye değiştirecekler. 

Trabzon’da Uzunsokak’ta, Kunduracılar’da veya Maraş Caddesi’nde yürürken yabancı isim ve ifadelerle dolu tabelâlar gözüme ilişiyor. İnanın hem öfkeleniyor, hem de utancımdan yerin dibine giriyorum. O dükkân ve mağazalardan alışveriş yapmak içimden gelmiyor. Zorunlu kalmadıkça da yapmıyorum zaten. Onlar benim güzel Türkçemi hor görüyorlar, ben de onları hor görüyorum. Paramın kasalarına gitmesine izin vermiyorum.

İşyeri adlarının Türkçeleştirilmesi ve yabancı kelimelerden arındırılması için basın yayın kuruluşlarını, eğitim kurumlarını, özel sektörü, kamu sektörünü, dernek ve vakıfları, meslek odalarını, belediyeleri ve Türkçeyi seven herkesi göreve çağırıyorum. Bu konuda herkesin yapabileceği bir şeyler vardır. Özellikle belediyeler bu hususta kilit rol oynamalıdırlar. Çünkü işyerlerine çalışma ruhsatı veren onlardır. İşyeri ruhsatı verirken Türkçe isim koymayı zorunlu kılarsın, olur biter. Bazı çevrelerin iddia ettiği gibi bu işin demokrasi ve özgürlüklerin kısıtlanmasıyla bir ilgisi yoktur. Kim ne derse desin, dilimizin korunması ve yarınlara taşınması millî bir meseledir. Bunun için ne yapılsa mubahtır.

Benim nefretimi celbeden bir diğer uygulama da yabancı kelimeleri kullanarak marka oluşturmaktır. Türkiye’de unlu gıda ve özellikle çikolata sektörünü elinde tutan Ülker’in, ürettiği ürünlerin yüzde doksanına yabancı isimler koyması akıl alır bir iş değildir. “Smartt, Biskrem, Bolero, Cafe Crown, Caramio, Chewy, Coco Pops, Coco Star, Golf, Hero Baby, Kitymilk, Kremini, Rodeo, Rondo, Stars, Sunny,  Yupo …” bunlardan bazılarıdır. Bunun dışında Eti ve diğer markalarda da durum farklı değildir. Aslında bu markaları büyüten ve kasalarını dolduran Türk halkıdır. Şayet adı Türkçe olmayan ürünlerine ambargo koysalar bu şirketler kısa zamanda özlerine dönerek Türkçe isim kullanırlar. Ama bizde nerde o şuur?..

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Kudüs terennümleri... - Sayı 97
Sözün özü... - Sayı 95
Büyülü kelimeler... - Sayı 94
Tabelâlarda Türkçe kullan... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Sehrzad da derki; bir canlının hayatı, yaşamı anlamlandırmaya çalışması ve yüreğine sığmayan duygul... Sehrzad davudi

 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN

 Manzaraya bakıp, bir şeylerin yanlış gittiğini görmek için pek de büyük bir çaba sarfetmeye gerek yo...


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Milliyetçilik
Doktor anne
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Dergi fuarındaydık
Dergi fuarındaydık
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Aydınlar üzerine
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Milliyetçilik


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4614465
 Bugün : 2856
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 442802
 Bugün : 74
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 92
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim