Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3561 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Elma ve Domino Ta?y Etkisi
Sinan Ayhan

  Sayı: 53 - Ekim / Aralık 2006

Bu yazıyı Powerpoint olarak indirin!

Yer çekimini keşfeden düşünce elmadan çıktı. Böyle bir cazibe onun kabuklarından mı, tadından mı, yoksa kokusundan mı süzüldü geldi, bunu bilemem; ama elmanın kaderimiz üzerinde bir çok etkisi, bir o kadar da hoş cilvesi oldu.

Elma yanaklar oldu, göz aldı; bir baktık kimileri bir elmanın iki yarısı gibi; yeri geldi gökten düşen üç elmayı paylaştık, yeri geldi masallarda zehirli elmalarla karşılaştık; öyle oldu ki elma, Adem ile Havva’nın iblis tarafından kandırılmasına sebep bir ihtiras meyvesi gibi oldu.

Her oluşta ve eşyayı kuşatışta bir ilham bizi bir canlılık cevherine götürdü. Suya bakan göz, onu zapt edici bir mikyasta hem barajın siluet halinde varlığını, hem basit bir musluğun şehir üzerindeki alt yapı şebekesini gördü ve işaretledi.


Doğru. Hiçbir şey kendiliğinden ve birden bire olmadı.
Bilginin kafasına düşen elma, tersi bir oranlamayla insanın kalbine uzaya gitme fikrini düşürdü. Bunun aşkıyla kütle çekimleri hesaplandı, fizik ilkeleri oluşturuldu, herhangi bir teorik eksiklikte başa dönüldü ve galaksi sistemleri tekrar sorgulanarak yeni bir sistem teorisi kuruldu.

Bu sistem yapılanmasıyla belki önce kas gücünden buhar gücüne, oradan da elektrik ve yakıt enerjisine doğru bir nüveleşme oldu; böyle böyle ihtiyaçlar ihtiyaçları yoğurup, kötü veya iyi, dünyaya yeni çehresini verdi.

Görünen değişkenler sistemin temelini teşkil eden birer unsurken ve kendi zamanlarındaki olağan görüşe göre doğal sisteme aykırı düşmezken; birdenbire fark edilen ve aslında daha önce de var olan, ancak gözden kaçmış olan herhangi bir değişken yüzünden bütün diğer değişkenlerle açıklanmış olan evren yasaları altüst olurdu.

Mesela buna göre "Silah icat oldu mertlik bozuldu." deyişi olumlu veya olumsuz, kökende bir yerini alma ve diğerini hükümsüz kılma hikmetini de ihtar eder bize.

Newton fiziğini yıkan Einstein fiziği atomun parçalanabileceğini ispatlayarak kim bilir ne çapta bir çığır açtı; aynı şekilde kim bilir Einstein fiziğini öteleyecek bir fizik kuramı hangi tetikleyicilerle ne kadar çapta bir çığırın etkilerini hayatın tüm kütüğüne işleyecek...

Ateşin, tekerleğin ve yazının keşifleri böyle çığırlardır.
Ampul icat oldu diye güneşten kaçacak halimiz yok. Görüntü kâğıtta dondurulabiliyor diye resim yapmaktan da cayacak değiliz. Lakin bir püf noktası halâ zihnimizi meşgul ediyor; acaba kaleme göre matbaanın, matbaaya göre bilgisayarın varlığı yazının işlevini değiştiren bir nitelikte midir; eğer öyleyse bu değişkenlik hangi açılardan olumlu, hangi açılardan olumsuzdur..?

Elmanın neden mayhoş veya tatlı, kırmızı veya sarı olduğunu; adının güzellikle ve umutla neden anıldığını yargılayamam; ama elmanın sapından insan aklına ilaç olacak bir iksir mayalanacaksa bundan hem geçmiş hem gelecek anlamında yararlanmaktan kaçınmam.

Sonuçta domino taşları gibi birbirini tetikleyerek bir mizansene gelişen, genişleyen ve kendini bir kristal eşiğe yoğunlaştıran bir düşünce, "Giyom Tel"in ortasından vurduğu elma ile eşdeğerdedir.

Ve benim gözümde masal ile gerçeğin açtığı fikir yivleri arasında öz bakımından ne bir ayrılık, ne bir aykırılık söz konusudur.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : grk    02.04.2007
Yorum : harika




Ekleyen : nergis    
Yorum : Je tire chapeau !





 
Can feda...... - Sayı 96
İnsanın içindeki Hanifliğ... - Sayı 96
Su sulbünde, gül ile bülb... - Sayı 95
Konuşan düşünce... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz

 Sevgili Nilgün,Yorumunu okuyunca, koskoca bir tebessüm suratıma geldi yerleşti, kalkmak bilmiyor. Bu... Işın Erenoğlu Üstündağ


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...

Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4121454
 Bugün : 2652
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 430104
 Bugün : 107
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 149
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim