Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2230 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Gıda
Kürsü Kainatın Efendisi

  Sayı: 95 -

(Gıda bahsi devam ediyor)

Yemeği üç parmakla yerlerdi. Yemek yerken de bir yere yaslanmazlardı. Buharî Hadîsinden misal:

“Ben, dayanarak yemek yemem!”

Hadîs meâli:

“Ben kulum, kul gibi oturur ve kulların yemek yediği gibi yerim!”

Bir gün Allah Resûlüne bir koyun getirdiler. Mübarek dizlerinin üzerinde oturdular ve yemeğe başladılar.

Biri sordu:

“Ey Allah'ın Resûlü; bu oturuş şekli ne demektir?”

Buyurdular:

“Allah beni keremli nebisi olarak yaratmıştır; sert bir cabbar olarak değil… Bu oturuş tevazudandır.”

Allah'ın Resûlü, yeryüzüne sahip Sultan Nebî olmakla, Kul Peygamber olmak arasında serbest bırakılıp kulluğu seçtiklerinden beri bir yere dayanarak yemek yememişlerdir.

Bütün rivayetlerin birleştiği nokta şudur:

“Allah'ın Resûlü, asla dayanıp yemek yerken görülmemiştir.

Dayanarak yemek yediklerini yalnız bir defaya inhisar ettirenler de vardır. Dayanarak yemek üslûbunun kaçınılacak tarafı, eski Fars kisrâları ve Roma sefihleri gibi bir gurur ve nefsaniyet tavrıdır.

Yemekte başlıca âdetleri, ellerini uzatırken, Allah'ın ismiyle başlamalarıydı. Yemeğin sonunda da hamd etmeleri… Allah Resûlü’nün yanında sekiz yıl hizmet eden bir kimse, her defasında Besmele ile başlayıp hamd kelimeleriyle yemeğe son vermeleri dışında bir şey görmediğini bildirir.

Yemekte daima sağ elleriyle hareket ederdi.

Hadîs meâli:

“Yemekte Bismillâh de ve sağ elinle ye! Yiyeceğin nokta da sana yakın yer olsun; kimsenin önünden yeme!”

“Yemekten evvel ve sonra ellerini yıkamak da mübarek usullerinden biriydi.

Hadîs meâli:

“Yemekten evvel ve sonra el yıkamak bereket sebebidir.!”

Fazla sıcak yemeği de sevmezlerdi. Bir gün önlerine gayet sıcak bir yemek getirdikleri vakit buyurdular:

“Allah bize ateş yemeği emretmedi.”

Allah'ın Resûlü'nün ağaçtan bir kadehleri vardı. Enes Bin Mâlik rivayetine göre içilecek şeyleri bu kadehten alırlardı. İmam-ı Buharî, bu kadehin Enes Hazretlerinde kaldığını, çatlamış hale geldiğini ve Enes tarafından kenetlenmiş olduğunu rivayet eder. Öd ağacından güzel ve yassı bir kadeh… Kadehte demirden bir halka… Enes, bu halkayı çıkarıp yerine altından veya gümüşten bir halka geçirmek istemiş, fakat Ebu Talha:

“Peygamberimizin yaptığı işi değiştirme!”

Diyerek onu vazgeçirmiştir.

Ebu Abdullah Buharî o kadehi Basra’da gördüğünü ve içinden su içtiğini, sonraları Enes’in mirasından sekizyüzbine alındığını kaydeder.

Allah'ın Resûlü yemek üzerine uyku uyumayı yasak etmişlerdi. Tababetçe de sabittir ki, insanın yemek yedikten sonra biraz hareket etmesi ve dolaşması faydalıdır. Yemekten sonra namaz kılmak da hazmı kolaylaştırır.

Allah'ın Resûlü'nün, içtikleri şeylerin başında tatlı su vardı. Hazret-i Âyişe, Kâinarın Efendisine “sakya evleri” denilen yerden tatlı su getirildiğini söyler. Bu yer Medine’ye 2 günlük yolda bir çeşmedir ve bu nakle göre Allah Resûlü'nün Medine sularından hazzetmedikleri anlaşılır.

Soğuk suya bal karıştırarak şerbet yapar ve içerlerdi. Bal şerbetinin vücuda birçok faydası varır.

Hazret-i Âyişe:

“Allah'ın Resûlünce sevilen şerbet, soğuk ve tatlı olandı.”

Bu ifadeden bal şerbeti anlaşılacağı gibi, hurma veya kara üzüm suyu da hatıra gelebilir. İmam-ı Müslim rivayetine göre hurmayı akşamdan suya koyup ertesi gün ikindi vaktine kadar içerler ve hizmetçilerine içirirlerdi. Daha fazla bekletilmiş olan hurma suyunu, tahammür edip sekir verici olmak ihtimaline karşı içmez ve döktürürlerdi.

Sütü, sâf olarak yahut soğuk suya karıştırarak içerlerdi. Yemek üstüne su içmezlerdi. Suyu oturarak içerlerdi. Ayakta içtikleri de vâki olmuştur.

İbn-i Abbas:

“Allah'ın Resûlüne Zemzem’den bir kap su getirdim. Ayakta içtiler.”

İmam-ı Buharî’nin Hazret-i Ali’den nakli:

Hazret-i Ali, ayakta su içiyor ve buyuruyor:

“Halk, ayakta su içmeyi kerih görür. Kâinatın Fahri benim ettiğim gibi etmişlerdir.”

Müellef Hazretlerine göre bütün bu Hadîsler doğrudur; aralarında ayrılık yoktur ve Allah Resûlü'nün hem oturarak hem de ayakta içtikleri birer vâkıadır.

İmam-ı Nevevî:

“Oturarak ve ayakta içmenin ikisi de caizdir. Tercihe şayan olan oturarak içmektir.”

İçerken, üç defada bitirirler ve her defasında nefes alırlardı. Yani su kabını dudaklarından ayırıp, bir anlık nefes payından sonra devam ederlerdi.

Ebu Hüreyre:

“Allah'ın Resûlü üç nefeste içerler ve Besmeleyle başlayıp hamdle bitirirlerdi.”

Hadîs meâli:

“Sizden biri, içerken, ağızdan süze süze içsin; yutarak içmesin!”

Kendilerini bir ziyafete davet ettikleri vakit yanlarında birini götürecek olurlarsa, bunu, davet sahibine bildirirler ve müsaade alırlardı. Kendilerine misafir olanlara da birkaç kere yemek çıkarırlar ve ısrarla yemelerini isterlerdi. Ebu Hüreyre’ye defalarca süt verip içmesini istemişler ve Ebu Hüreyre:

“Daha fazla içemem; ey, Allah'ın Resûlü!”

Diyecek hale gelmiştir.

Allah'ın Resûlü, bir topluluk içinde yemek yeseler, sofralardan en sonra ellerini çekerlerdi. Herkes iştihası yettiği kadar yesin ve Allah Resûlü'nün el çektiğini görerek yemekten vaz geçmesin diye…

Sofraya oturdukları zaman:

“Kimse yerinden kalkmasın, doysa da kalkmasın! Yabancılar kalkıncaya kadar yerini muhafaza etsin!”

Buyururlardı.

Yemek yedikleri topluluktan dua etmedikçe ayrılmazlardı.

Saad Hazretleri’nin davetinde şöyle buyurmuşlardı:

“Sofranızda oruçlar iftar etti. Cennetlik yemeğinizi yedi ve melekler size dua ettiler!”

Amr isimli biri, Kâinatın Efendisine süt içirdi ve duasını aldı:

“Allahım; ona devamlı gençlik ve canlılık ver!”

Amr seksenine vardı ve sakalında tek tel beyaz kıl görülmedi. 

(Gıda bahsi sona erdi, giyimle devam edilecek)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Hususilik... - Sayı 114
Hususilik... - Sayı 113
Hususilik... - Sayı 112
Hususilik... - Sayı 111
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Su gibi aziz ol
Sağlık sisteminin şifresi


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16686953
 Bugün : 1727
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 724354
 Bugün : 69
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 388
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim