Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     643 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe çağrıdır
Sinan Ayhan

  Sayı: 96 - Nisan / Haziran 2018

“Dünyanın soluk borusu”; Kudüs, Mekke, Medine… Ve hepsinin bir tamam yakın çevre dağarcığına saçılmış ilâhî tohumlar; peygamber adımları… O adımlar, hangi coğrafyaya ayak basmışsa orası kutsal… Aslında o adımlar atılmadan, zaten Allah’ın seçtiği yerler olmak bakımından, oraları kutsal; ama gel de kirletilmiş akla bunu anlat… 

Bu coğrafyalar, kutsanmış topraklar, kutsanmış hal ve tavırlar diyarı mekânlar… Bu kutsanmış insanlık durakları olmadan dünya soluk alamaz ve insanlık kalb rengini bulamaz… 

Akıl, şüphenin esiri olmuş akıl sorar:

–Dinler neden belli coğrafyalarda görülmüştür… 

Nefsin cebinde kalmış bu akıl, yani kirletilmiş akıl dinlerin bir coğrafyada (Ortadoğu’da, Dicle ve Fırat arasından Nil’e kadar düğümlenen çevrede) nüveleşmiş olmasını bir arıza gibi görmek ve bunu da insanlığa bir arıza olarak bildirmek ister… 

Onun derdi, en tepede ve rakipsiz olmak; dolayısıyla nefs ve nefsin cebine girmiş akıl, kendi dışında hiçbir kutsal kabul etmek istemez… 

Üstad’ın yazdıklarından hatırladığım, yani buna benzer soruya O’nun verdiği cevap:

–Dünyanın soluk borusu…

Bu coğrafyalar, dünyanın soluk borusu da ondan…

Kudüs, giderse; Mekke ve Medine de gider, nefes gider, can gider ve dünyada nefes alınacak hiçbir yer, toprak, mekân, şehir kalmaz…

Büyüklerimiz bize yıllarca, batılı kafalara ait bir sözü hatırlattı durdu:

–İnsan, insanın kurdudur…

Hiçbir vakit, kabullenmedim bu sözü, hep bu cümlenin mânâsının tersini düşündüm; çünkü insana nefes olacak şeyin bu cümlede olmadığını bir bedahetle bildim. 

Ders kitaplarına, günlük yaşayışlara iliştirilen bu ifade sadece kirletilmiş bir aklın, kirletilmiş bir ruhun tezahürüydü, o kadar… 

Oysa insana can olacak söz, bir Afrika atasözünde geçiyormuş meğer…

–İnsan, insanın şifasıdır… 

Hanifliğe karşı kirletilmiş aklın savaşı… Belki bu savaşı “Afrika” kazanacaktır, kimbilir…

 …

Hanif olanın duru görüşündeki etkisini insanlık, belki yazarak, okuyarak kirletti; çünkü yazarken, okurken hep nefsini öne çıkardı ve her yapıp ettiğine nefsini kattı; “ben, ben…” diye diye haniflik iklimini unuttu… Benler arası kavgada, bir ben kaybederken, bir diğer ben kazandı; sonuçta ortada hep bir benlik oldu ve bu benlik kısır döngüye giren hayatın kirletilmiş akıl timsali oldu… 

Yazdı, yazdı kendini yok ederek değil, yazdığının bir can yaratmak olduğu yanılgısına düşerek yazdı… Yazdıkça aklını kirlettiği gibi zaman ve mekânı da kirletti… Okudu, okudu “dünyaları ben yarattım” dercesine bir poz takınarak okudu… Bu okumalar içinde cahillik kumpaslarına gömülerek, kalbinin derinliklerini bile okuyarak kirletti…

Oysa insanoğlu kendini Allah’ın birliğinde yok eden bir “ümmî” olabilseydi; Kudüs’te şek ve şüpheye düşmeden nefes alabilecekti ve yedi kat göklere doğru, hakkıyla Mekke’de, Medine’de nefeslenecekti… 

Her şeye rağmen, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hadisi (altın levhası) bize her şeyi apaçık gösteriyor… 

“Ziyaretler ancak üç mekâna yapılır. Mekke’deki Mescid-i Haram’a, Medine’deki benim bu mescidime ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya. Oraya (Mescid-i Aksa) gidin ve içinde namaz kılın! Gidemez ve içinde namaz kılamazsanız, kandillerine zeytin yağı gönderin.” 

Evet, her şeye rağmen yazmanın ve okumanın hakkını verememiş olmakla birlikte, “Kudüs” hakkında yazılar kaleme almaya çalışarak, kaleme aldıklarımızla belki Kudüs’ün kandillerine zeytinyağı göndermeye niyet ediyoruz; evet, belki bu kadar kirlenmiş, kirletilmiş aklımıza rağmen insandan insana şifa olarak; yazdıklarımızdan, okuduklarımızdan benliğimizi çıkarmaya cehdederek, yine yaza yaza, okuya okuya bir hanifliğe, bir ümmîliğe varmaya niyet ediyoruz;  niyeti temiz olana Allah yol versin… 

Ve “ilk taşı günahsız olan atsın”!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Yazarlık, Mezarlık veya N... - Sayı 98
Hamletten (internet)e ulv... - Sayı 98
Dijital (Hermeneutik-Yoru... - Sayı 98
İnternet rüya mı, kâbus m... - Sayı 98
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Sonsuz karanlıklarıma gömülüşümü anlamayıp bilmeden kendi karanlıklarına denk sayanlar tarihin karanlığında boğulmaya mahkûmdurlar.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Mevlid
Makine
Tuş üstünde savrulan
Bir başka açıdan yörükler
Bilgelik çağına doğru


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4932481
 Bugün : 3487
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452748
 Bugün : 78
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 138
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim