Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     19 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe çağrıdır
Sinan Ayhan

  Sayı: 96 - Nisan / Haziran 2018

“Dünyanın soluk borusu”; Kudüs, Mekke, Medine… Ve hepsinin bir tamam yakın çevre dağarcığına saçılmış ilâhî tohumlar; peygamber adımları… O adımlar, hangi coğrafyaya ayak basmışsa orası kutsal… Aslında o adımlar atılmadan, zaten Allah’ın seçtiği yerler olmak bakımından, oraları kutsal; ama gel de kirletilmiş akla bunu anlat… 

Bu coğrafyalar, kutsanmış topraklar, kutsanmış hal ve tavırlar diyarı mekânlar… Bu kutsanmış insanlık durakları olmadan dünya soluk alamaz ve insanlık kalb rengini bulamaz… 

Akıl, şüphenin esiri olmuş akıl sorar:

–Dinler neden belli coğrafyalarda görülmüştür… 

Nefsin cebinde kalmış bu akıl, yani kirletilmiş akıl dinlerin bir coğrafyada (Ortadoğu’da, Dicle ve Fırat arasından Nil’e kadar düğümlenen çevrede) nüveleşmiş olmasını bir arıza gibi görmek ve bunu da insanlığa bir arıza olarak bildirmek ister… 

Onun derdi, en tepede ve rakipsiz olmak; dolayısıyla nefs ve nefsin cebine girmiş akıl, kendi dışında hiçbir kutsal kabul etmek istemez… 

Üstad’ın yazdıklarından hatırladığım, yani buna benzer soruya O’nun verdiği cevap:

–Dünyanın soluk borusu…

Bu coğrafyalar, dünyanın soluk borusu da ondan…

Kudüs, giderse; Mekke ve Medine de gider, nefes gider, can gider ve dünyada nefes alınacak hiçbir yer, toprak, mekân, şehir kalmaz…

Büyüklerimiz bize yıllarca, batılı kafalara ait bir sözü hatırlattı durdu:

–İnsan, insanın kurdudur…

Hiçbir vakit, kabullenmedim bu sözü, hep bu cümlenin mânâsının tersini düşündüm; çünkü insana nefes olacak şeyin bu cümlede olmadığını bir bedahetle bildim. 

Ders kitaplarına, günlük yaşayışlara iliştirilen bu ifade sadece kirletilmiş bir aklın, kirletilmiş bir ruhun tezahürüydü, o kadar… 

Oysa insana can olacak söz, bir Afrika atasözünde geçiyormuş meğer…

–İnsan, insanın şifasıdır… 

Hanifliğe karşı kirletilmiş aklın savaşı… Belki bu savaşı “Afrika” kazanacaktır, kimbilir…

 …

Hanif olanın duru görüşündeki etkisini insanlık, belki yazarak, okuyarak kirletti; çünkü yazarken, okurken hep nefsini öne çıkardı ve her yapıp ettiğine nefsini kattı; “ben, ben…” diye diye haniflik iklimini unuttu… Benler arası kavgada, bir ben kaybederken, bir diğer ben kazandı; sonuçta ortada hep bir benlik oldu ve bu benlik kısır döngüye giren hayatın kirletilmiş akıl timsali oldu… 

Yazdı, yazdı kendini yok ederek değil, yazdığının bir can yaratmak olduğu yanılgısına düşerek yazdı… Yazdıkça aklını kirlettiği gibi zaman ve mekânı da kirletti… Okudu, okudu “dünyaları ben yarattım” dercesine bir poz takınarak okudu… Bu okumalar içinde cahillik kumpaslarına gömülerek, kalbinin derinliklerini bile okuyarak kirletti…

Oysa insanoğlu kendini Allah’ın birliğinde yok eden bir “ümmî” olabilseydi; Kudüs’te şek ve şüpheye düşmeden nefes alabilecekti ve yedi kat göklere doğru, hakkıyla Mekke’de, Medine’de nefeslenecekti… 

Her şeye rağmen, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hadisi (altın levhası) bize her şeyi apaçık gösteriyor… 

“Ziyaretler ancak üç mekâna yapılır. Mekke’deki Mescid-i Haram’a, Medine’deki benim bu mescidime ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya. Oraya (Mescid-i Aksa) gidin ve içinde namaz kılın! Gidemez ve içinde namaz kılamazsanız, kandillerine zeytin yağı gönderin.” 

Evet, her şeye rağmen yazmanın ve okumanın hakkını verememiş olmakla birlikte, “Kudüs” hakkında yazılar kaleme almaya çalışarak, kaleme aldıklarımızla belki Kudüs’ün kandillerine zeytinyağı göndermeye niyet ediyoruz; evet, belki bu kadar kirlenmiş, kirletilmiş aklımıza rağmen insandan insana şifa olarak; yazdıklarımızdan, okuduklarımızdan benliğimizi çıkarmaya cehdederek, yine yaza yaza, okuya okuya bir hanifliğe, bir ümmîliğe varmaya niyet ediyoruz;  niyeti temiz olana Allah yol versin… 

Ve “ilk taşı günahsız olan atsın”!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Can feda...... - Sayı 96
İnsanın içindeki Hanifliğ... - Sayı 96
Su sulbünde, gül ile bülb... - Sayı 95
Konuşan düşünce... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz

 Sevgili Nilgün,Yorumunu okuyunca, koskoca bir tebessüm suratıma geldi yerleşti, kalkmak bilmiyor. Bu... Işın Erenoğlu Üstündağ


Tüm gazetelerimizin toplam tirajı, 70milyon nüfusa karşılık, 3,5 milyon…
Elâlemin memleketinde tek gazete bile çift rakamlı tiraja sahip. Mesela Japonya’da günde 13 milyon satan gazete var.
Bizde nüfus artıyor, gazete tirajları yerinde sayıyor, hattâ azalıyor. Demek ki “basın” diye piyasaya sürülen kâğıt parçalarına millet güvenmiyor. Bu güvensizliğe rağmen basından ödleri kopanlara yazıklar olsun!
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...

Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4125981
 Bugün : 228
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 430275
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 81
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim