Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     115 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Müminleri Emiri: Hz.Ömer
Kadir Bayrak

  Sayı: 96 -

“Ey örtülere bürülü Nebi! Kalk ve etrafını uyandır!” emri gelip memuriyet, en yakınlara bildirilince Müslüman olan birinciler; kadınlarda, mübarek zevce; Hz. Hatice, olgun erkeklerde; ebedi dost Hz. Ebubekir, çocuklarda; ilmin kapısı Hz. Ali ve kölelerde; azat kabul etmez Peygamber âşığı Hz. Zeyd… Bütün zaman ve mekânın dininin cemiyet meydanına çıkarılması için gelen “Sana emredilen şeyleri açığa vur!” emri üzerine Müslüman olanların başında da Hz. Ömer… Sayılardaki sırlar… Kırkıncı Müslüman… Allah hepsinden razı olsun…

Nasıl Müslüman olduğu siyer kitaplarında yazılı. Bilinen ama değerinin anlaşılması için defalarca yazılıp üzerinde tefekkür edilmesi gereken bir ayrıntı; mübarek dudaklardan dökülen “Yarabbi, iki Ömer'den biri (Ömer bin Hattab, Amr bin Hişam) ile İslâm'ı kuvvetlendir!” duasının muhatabı. Nasıl bir kıymet ifade etmeli ki mübarek gönle düşüp duası oluvermiş. Karakterini tahlil için İslâm’dan önceki haline dair bir cümle yeter: “Öyle sert ve celâlli bir ruh taşıyor ki, gölgesinin geçtiği yerde insanlar iki saf…”  Müslüman olduktan sonra “sert ve celâlli ruh” hakka tebdil etmiştir. Nitekim o güne kadar gizli kılınan namaz artık açığa vurulmuş, ilk defa Kâbe’de cemaat halinde kılınmıştır.

El’Faruk… Ayırd edici mânâsına gelen bu lâkabı, kendisine Allah Resûlü vermiştir. Hakla bâtılın arasını inceden inceye ayırd eden… Bir münafıkla yahudinin arasındaki mesele, büyük huzura gelmiştir. Allah Resûlü’nün hükmü yahudiden yana. Ama münafık, peygamber adaletinden razı değil. Israr ediyor, bir de Ömer’e gidelim. Geliyorlar. Yahudi anlatıyor. Ömer, münafığa anlatılanlar doğru mu diye soruyor. Evet, cevabını alınca kılıcını çekiyor ve “ben Allah Resûlü’nün hükmünden razı olmayanlar hakkında işte böyle hükmederim!” diye haykırıyor. Münafığın kellesi düşmüştür. O esnada Cebrail, Allah Resûlü’ne hitap ediyor; “Ömer, hakla bâtılın arasını ayırd etti.”

Hicret’i de başka. Emir gelince bütün sahabîler Mekke’den gizlice gittiler. O, silahlarını kuşandı ve Kâbe’yi ziyarete gitti. Yedi tavaftan sonra namaz. Civardaki Kureyşlilere döndü  ve meydan okudu: “İşte ben de gidiyorum!.. Annesini ağlatmak, karısını kocasız ve çocuğunu babasız bırakmak isteyenler; şu vadinin arkasına doğru peşimden gelsin…” Kimse, onu takibe cesaret edemedi.

Hicreti takip eden 13. yılda peygamber halifeliği makamına geçti. Vazifeyi “Onun şiddeti benim rikkatimi kıvamlandırıyor!” diyen Hz. Ebubekir’den aldı. “Onun sertliği beni yumuşak gördüğü içindir. İş başına geçince bu halini değiştirir” diyen, peygamberlerden sonraki en büyük insan Sıddıkî Ekber onun için kıyamete kadar geçerli hükmü vermiştir: “ Rabbimin huzuruna çıkıp da sorulduğu zaman diyeceğim ki, kullarına, onların en hayırlısını baş seçtim.” Hz. Ebubekir, O’nun hakkındaki ahidnamesini Hz. Osman’a yazdırdı. “Onu dinleyiniz ve itaat ediniz!” ifadesinin yer aldığı ahidname, sahabîlere okununca, soruldu. Razı mısınız? Bir ağızdan cevap; razıyız. Hz. Ali tek başına sesini yükseltti: “O kadar razıyız ki, Ömer’den başkası olsa razı olmayız!” Ahidnameyi yazdıran, yazan, halife seçilen ve rıza gösterenler. Şu muhteşem tabloya nasıl hayran olmaz insan... Herşey, herşey bir yana, sadece Allah’ın yüzünü keremlendirdiği Hz. Ali’nin cümlesi, tavrı anlaşılsa, bugün ne mesafeler kat ederdik.

Halifeliği onbuçuk yıl sürdü. Fetihlerle geçen onbuçuk yıl. O’nun devrinde Kudüs kuşatıldı. Şehir dört ay kuşatma altında kaldı ama teslim olmadı. İslâm ordusu sulh yoluyla anlaşmak isteyince, Yahudilerin reisleri “sıfatları ve şekli, ismiyle beraber Tevrat’ta yazılı olan Ömer gelmedikçe bu mevzuyu konuşamayız!.. O gelirse, muharebesiz ve mukavemetsiz kapıları açarız!” cevabını verdiler. Hz. Ömer haberdar edildi. Yola koyuldular, Kudüs önündeki karargâha vardılar. O esnada orduda nefer Bilâl-î Habeşî’ye ısrar, “bugünün şerefine ezanı sen oku, ya Bilâl!” Gaye İnsan ve Ufuk Peygamber’in vefatlarından beri Bilâl’in boğazı düğümlenmiştir. Ama o gün ısrarlara dayanamadı ve ezanı okudu. Sanki Allah’ın Sevgilisi kabirlerinden doğrulmuş gibi bir haşyet. Tüyler ürpermiş, gözyaşı sel gibi boşanmıştır… Kudüs, halifeye teslim oldu. Meşhur hutbesinden bir kesit:

“Allah’a hamd ve şükürler olsun… Allah ki,  hamîd ve mecîd, kavi ve şedid ve dilediğini işlemekte fa’al… Hamd ve şükürler olsun Allah’a ki, bize İslâm ile ikram etti, bizi Salât ve Selâmın Sahibiyle hakka yöneltti, hüsran ve dalâletten kurtardı. Dağınıklık ve ayrılıktan sonra bizi topladı ve birleştirdi, kin ve düşmanlıktan sonra kalblerimizi sevgiyle demetledi. Bu nimetlere karşı şükrediniz ki, fazlasına nail olasınız! Zira Allah buyurdu: Nimetlerime şükrederseniz ben de onları ziyade ederim; küfranda bulunursanız azabım büyüktür! Ben de size, zatından başka her şeyin fâni olduğunu, bekanın ancak zatına mahsus bulunduğunu, takvâsıyla dostlarının nimetlendiği ve isyanıyla düşmanlarının mahvolduğu Allah’a ve emirlerine bağlanmanızı tavsiye ederim. Ey insanlar! Kalb hoşnutsuzluğuna düşmeyerek mallarınızın zekâtını edâ ediniz ve size verilen öğütleri dinleyiniz! Akıllı, dinini korur ve saadet ehli olur. Siz Peygamberinizin sünnetine bağlanınız ve Kur’ân tilâvetine devam ediniz! Kur’ân’da şifa ve sevap vardır.”

Mü’minlerin Emiri, ismi adalet mefhumuyla kıyamete kadar anılacak müşahhas örnek. Valisine gönderdiği mektuptan:

“Kaza, adaletin yerini bulması, muhkem bir farzdır; ve herkesçe uyulacak bir sünnettir. Senin karşında, meclisinde ve adalet huzurunda birbirine müsavi olmayacak hiç kimse bulunmasın… Zayıflar, adaletten ümitsizliğe düşmesin… Kuvvetliler de, senden taraflılık beklemesin. İddia eden, ispat etmeye mecburdur. İnkâr eden yemine dâvet olunur. Sulh caiz ve makbuldür. Elverir ki, haramı helâl, helâli de haram kılan bir şey üstünde olmasın… Kitap ve Sünnette bulamadığın noktalar üzerinde, idrak ve vicdanına başvur! Birbirine benzeyen ve uyan şeylere dikkat et ve aralarında bir kıyas yap! Bir kimse delil göstermek isterse ona zaman ve imkân bağışla! Her Müslüman, adalet ehliyetinin bütününe maliktir. Tek, yalan yere şahitlikten, veraset ve vesayet işlerinde suiistimalden ve benzerlerinden mahkûm olmuş bulunmasın…”

“Eğer kötü yola sapacak ve eğrilecek olursam bana ne yaparsınız?” sözüne, “seni kılıcımızla düzeltiriz!” cevabı verildiğinde şükreden; “Dicle’nin kenarında otlayan bir keçinin de hesabı benden sorulacak!” diyecek kadar nefsini muhasebe eden Hz. Ömer’in adaletine muhtacız.

Allah’ın, Hz. Ali’nin O’nun hakkındaki hükmünü hayatımıza hâkim kılması duasıyla…

“O kadar razıyız ki, Ömer’den başkası olsa razı olmayız!”

(Tırnak işareti içindeki cümlelerin bir kısmı Üstad Necip Fazıl’ın Çöle İnen Nur, büyük bir kısmı da Peygamber Halkası isimli eserinden alınmıştır.)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Aynadaki yüz: Mehmed... - Sayı 96
Müminleri Emiri: Hz.Ömer... - Sayı 96
Batı tefekkürü ve İslâm t... - Sayı 95
Şeyhim Edebâli... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (97): Bu sene 737.si yapılacak Ertuğrul Gazi İhtifali'nden hareketle TÜRK TEŞKİLÂTLANMA KABİLİYETİ...


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER

 necdet amcacıgım.emeğinize kaleminize sağlık... BİRSEN YURTSEVER

 cox mənalı bir şerdir. cox sağ olun. her birinize teşekkür edirəm. ... ruslan

 Məhəbbətsiz ömür sürən kimsədən-Bir aşiqin məzar daşı yaxşıdır.... Ulduz Qəzvini

 Güzel yorumlarla, günüme güneş olan herkese, çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki, okuyanlar, mısralara... Işın Erenoğlu Üstündağ


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Boya sandığı
MƏHƏBBƏT
İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe ç
Kudüsü tefekkür
MƏHƏBBƏT
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Kudüs
Vade doldu hanım gitti


Yavuz Sert - Kudüs... Ey Kudüs
Yavuz Sert - Prof. Dr. Ömer Faruk...
Ali Erdal - Kudüs
Kadir Bayrak - Müminleri Emiri: Hz....
Kadir Bayrak - Aynadaki yüz: Mehmed
Sinan Ayhan - İnsanın içindeki Han...
Sinan Ayhan - Can feda...
Bedran Yoldaş - Her yer Kerbelâ
Fatma Pekşen - Peçe
Ahmet Mahir Pekşen - Mescid-i Aksa -Kudüs...
Dergi Editörü - Kudüsü tefekkür
Site Editörü - Kolayı tersten okuma...
Mehmet Hasret - Devletler kuran, dev...
Necip Fazıl - Başyücelik emirleri ...
Necdet Uçak - Kudüs
Necdet Uçak - Kendini hesaba çek
Necdet Uçak - Muhacire ensarız biz
Mustafa Büyükgüner - Nefes
Ayhan Aslan - Hakikat
Ayhan Aslan - Zındık
Ayhan Aslan - Hesap günü
Mehmet Balcı - Susmam ben
Mehmet Balcı - Taşlama
Ahmet Çelebi - Kudüste bir çocuğum
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Boya sandığı
Mustafa Gül - Mekkenin fethinden ç...
Kubilay Ertekin - Rahatizm ve ötesi
Halis Arlıoğlu - Zeytin dalı ve bana ...
Halis Arlıoğlu - Anlayana izafe
Ahmet Değirmenci - Şehadet türküsü
Ahmet Değirmenci - Bir yangındı işte
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Er Tuğrul - Kudüs nereden başlar...
Er Tuğrul - Kutlu kıyam
Murat Yaramaz - 6 gün savaşları
Murat Yaramaz - Naci El Ali
Murat Yaramaz - Kan
Murat Yaramaz - Kirli
Murat Yaramaz - Küsme işareti
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gün gelir de, hayatı...
Ekrem Esad Altan - Bir oyun oynanır, oy...
Tamer Uysal - İlgisiz bilgililer, ...
Harun Ekici - Hüzün
Şevket Karayiğit - Kudüsün anlattıkları
Hakan Karahan - Bu cemiyetin - Süley...
Harika Ufuk - Birlik beraberlik ka...
Astan QASIMOV - Gəldim
Əlişad CƏFƏROV - Qayçıquyruq qaranquş
Şəfa VƏLİYEVA - Güldüm… Gülüşüm d...
Şəfa EYVAZ - MƏHƏBB'...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4304657
 Bugün : 37
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 435042
 Bugün : 1
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 55
 96. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim