Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     200 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Fatmalar ve diğerleri
Fatma Pekşen

  Sayı: 97 -

–Fatma! Sen neden dans etmiyorsun?

–Ben dans etmeyi bilmem küçükhanım.

–Ha ha ha ha!..

–Hi hi hi hi!..

–!!!! (mor, kırmızı, sarı; her renk mevcut)

Birinci ses alaycı, küçümser, baskın.

İkinci ses ise mahcup, küskün ve ezik.

Tahmin edeceğiniz gibi genç gence eğlenilen bir mekân burası. Birinci sesin ve ona gülüşerek eşlik edenlerin ellerinde birer ayaklı bardak bulunmakta. İkinci sesin elinde ise bir tepsi mevcut. Boşları topluyor, yenileri getiriyor. İkramlar ve şatafat gırla gidiyor.

–Fatma! Yeni yıla nerede gireceksin? Uludağ nasıl sence?

–Ben kayak bilmem küçükhanım. Ailemin yanına köye giderim belki.

Yeni bir kahkaha seli. Akabinde alkışlar. “Hangi tatil köyü acaba?” türünden bir iki şımarık ses…

Dolan eller, boşalan tepsiler. Dolan gözler, boşalan değerler.

Yani, uzun lâfın kısası Fatmalar ve diğerleri.

Hani hepiniz biliyorsunuz da, bir kere daha bilesiniz istedim.

Bir kere bu mekânlarda esas kızın adı asla Fatma olmaz. Esas kız dediğin, baskın tavırlıdır, her şeyi çok iyi bilir. Karşısındakini küçümser ve ezer. Adı zaten modaya uygundur, çağdaştır. Nil’dir, Melis’tir, Arya’dır, Lila’dır… Giyimi, kuşamı, arkadaşları ile bir bütündür. Dünya kendi etrafında döner.

Fatma ise hep yutkunur, başı önündedir. Sesi az çıkar. Bir gaf yapacağının endişesi içindedir. Alaylara zaten ezelden alışıktır. Yazılmamış kanun hükmündedir bu kabulleniş.

Esas kız yöneticidir, buyurgandır, emir vermeyi sever. Mutluluğu için en yakınındakileri bile yakmaktan çekinmez.

Fatma ise hep dinler. Emirleri yerine getirmeye çalışır. Birilerinin mutluluğunu kendinden önde tutar. Evlenmeyi, aile olmayı hayal eder. Uçuk kaçık hedefleri olmaz. Onun kapısına asla Alp’ler, Berk’ler, Bora’lar uğramaz. Ali’den Ahmet’ten, Hasan’dan gayrisini düşünemez.

Fabrikalar esas kız ve esas oğlan için çalışır. Onların dişlerini beyazlatacak ürünler üretir, onların rahat edeceği konforda arabalar piyasaya çıkarır, onların oturması için geniş ve aydınlık evler tasarlar. Onlar için çift şeritli yollar, onlar için dev gemilerde seyahatler, onlar için en ileri teknolojiler icat eder. Moda dünyası, kozmetik piyasası onları mutlu etmek için çabalar. 

Damak tadından, renklerden, seslerden zerrece anlamayan, fikri ve arzusu olmayan Fatma’nın hissesine, basma perdeye bakıp bakıp mutlu olmak düşer. Bir iki yakın arkadaşı varsa da –ya Emine’dir, ya Ayşe’dir, ya da Kezban’dır bu– hepsi de kendi gibi kaba saba, görgüsüz takımındandır. Eğlenmeyi bilmez, gülünç halleriyle ancak ki eğlendirmeye yararlar.

En güzel fırçayı esas kız tutar, en güzel tabloyu o yapar. En güzel ses, en şahane beste ona aittir. Yurt dışına eğitime o gönderilir. Ülkesinin geleceğinde onun fikrî yapısına rağbet edilir, düşünceleri dinlenir, dillenir; dillendirilir.

Fatma, esas kızın ardını toplamak için doğmuştur. Esas kızın daima dik durması için onun boynunun bükük, sırtının kambur olması icap eder. 

Hâsılı ilk Fatma ne zaman doğmuştur bilinmez ama mevsimler mevsimlere ulanmayı sürdürdüğü müddetçe, hatun tayfası, Fatma’lar ve diğerleri olarak yaşamayı sürdüreceklerdir. Bilmem yanılıyor muyum?


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Fatmalar ve diğerleri... - Sayı 97
Peçe... - Sayı 96
Ses bayrağımız dilimiz... - Sayı 94
Gençliğim eyvah!... - Sayı 92
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Sayın Halis bey, bu şiirde yönteminizi değiştirip beyitler halinde denemeniz olmuş. Bence güzelde ol... Ahmet Güney

 Sevgili Özgür, meselenin can alıcı yerini gösteren, esaslı bir yazı olmuş, Allah razı olsun; eşya ve... Sinan AYHAN

 "Vurgun köleler" devrinine hoşgeldiniz..! Tuş ve parmak arası cennet ve cehennem... Geçmişte misalle... Sinan AYHAN

 Evet Sinan Her meselede ölçü olacak söz: "İslâma nüfuz etmeden bu âlemde nüfuz edebileceğimiz hiçb... Ali ERDAL

 "İslâma nüfuz etmeden bu âlemde nüfuz edebileceğimiz hiçbir şey yoktur."Her meselede ölçü olacak söz... Sinan AYHAN


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
İçimdeki sesler
Bilgelik çağına doğru
Makine
Alın teri
Tuş üstünde savrulan
Bir başka açıdan yörükler
Bilgelik çağına doğru


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4801138
 Bugün : 101
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 448823
 Bugün : 3
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 162
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim