Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     831 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İnternetin fâsık habercileri
Site Editörü

  Sayı: 98 -

Hucurât suresinin ilk âyetleri, insanların Allah ve O’nun Resûlüne ve birbirlerine karşı nasıl davranmaları gerektiğine dair ahlâk kurallarını bildiren âyetlerdir. Konumuzla ilgili olan bölüm altıncı âyetle başlasa da, öncesinde gelen diğer âyetler çok önemli bir uyarı içerdiği için gelin ilk olarak bu uyarıyı hatırlayalım.

Allahu zü’l Celâl, Hucurât suresinin ilk âyetlerinde özetle şöyle demektedir: “Ey iman edenler, Allah’ın ve Resûlü’nün önüne geçmeyin. Seslerinizi Nebi’nin (sav) sesinin üstüne yükseltmeyin, birbirinize bağırdığınız gibi O’na yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gider”. Bu âyetler ilk okuyuşta muhterem veya kıdemli birine gösterilmesi gereken saygıdan bahsediyor gibi geliyor ancak işin ciddiyeti son cümlede anlaşılıyor: “Amellerinizi yok sayarım.” Bu cümlenin anlamı şu: Alnınız secdede delinse, oruçtan mideniz sırtınıza yapışsa, Resûlüme edepsizlik ederseniz bu amellerin katımda hiçbir değeri olmaz!.. Efendimiz’i sadece postacı olarak gören bazı zamane hocalarına (!) ders niteliğinde bir âyet...

Bu surenin  konumuzla ilgili âyeti ise altıncı âyeti. Kısaca meali şöyle: “Ey iman edenler, size bir fâsık haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.”

İnternet çok büyük bir nimet. Faydalarını saymakla bitiremeyiz. Ancak bu nimet içinde önemli sorunları da barındırıyor.

Bu sorunlardan bana göre en önemlilerinden biri internetin büyük oranda fâsık haberci olarak kullanılması. İnternet “ağzı olan konuşuyor” tabirinin cuk oturduğu bir ortam. Herkes istediğini yazabiliyor, yazılanlar küfür, hakaret içermiyorsa, yazılanların herhangi bir kurala tabi olduğunu söyleyemeyiz. Hattâ küfür, hakaret içerenler bile ancak şikâyet edilirse bir işleme tabi tutuluyor. Herhangi bir denetim mercii yok. Örneğin radyo ve televizyonlar için RTÜK var ancak internet için böyle bir kurum yok. Böyle olunca internet

fâsık haberci kaynıyor. Basit bir örnek verelim. Hatırlayın, merhum Münir Özkul’un, ölmeden önce twitter’da kaç kez cenazesi kılındı? Bu belki de en az zararlı olanı. Söz gelimi Çin’de bir deprem sonrasında çekilen ceset fotoğrafları, Kongo’da bir kaza sonrası yanan cesetlerin fotoğrafları Myanmarlı müslümanlara ait gibi gösterildi. Rusya’da hastanede yaşanan bir kavga Türkiye’de Suriyeli bir sığınmacı, doktor dövdü diye haberleştirildi. Bu yalanların arkasında okuyanları farklı şekilde etkilemek ve galeyana getirmek var. Bunlar gibi onlarca örnek bulabiliriz. Neyse ki, teyid.org gibi siteler bu tür yalan haberlerin foyasını kısa zamanda meydana çıkartıyorlar ancak okurlar bu haberlerin aslını ne kadar öğreniyorlar emin değilim.

Bu örneklerden de anlıyoruz ki, aynen âyette buyrulduğu gibi, internette okuduğumuz haberlere çok şüpheli yaklaşmalıyız. Doğruluğunu araştırmadan hem inanmamamız hem paylaşmamamız gerekiyor. Yoksa oltaya gelmemiz çok kolay. Zaten istenen de habere inanılması ve buna göre bir aksiyon alınması...

İnternet nimetinin diğer bir problemi de bilgiye erişimde herhangi bir sınırlama olmaması. Atalarımız ne güzel söylemiş, kundaktaki bebeğe bulgur aşı verilmez diye. İnternet bugün kundaktaki bebenin bulgur aşına erişebileceği bir ortam sağlıyor. Burada eleştiri yapmak kolay ancak bu problemi çözmek kolay değil.

Teknoloji yasak dinlemiyor ancak yapılacak düzenlemeler ile bu sorun sıfırlanmasa da azaltılabilir. Şöyle ki, ülkemizde internet servis sağlayıcılar, internet erişimlerinde kullanıcıların taleplerine göre kurallar getirebiliyor. Ancak bu kurallar VPN denilen teknoloji ile aşılabiliyor. Burada devletin internet altyapısını yönetenlerin yapabileceği bir şey var, o da VPN hizmeti veren IP’lerin engellenmesi. Bu hizmeti veren yüzlerce IP vardır elbette ama en çok kullanılanlar engellendiğinde belki de bu sorun % 95 çözülmüş olacak. Bildiğim kadarı ile bazı devletler bu yöntemi uyguluyorlar.

Bu ilk etapta erişim özgürlüğüne engel gibi görünse de, internetin sağlıklı kullanılması için gerekli bir durum olarak görüyorum.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yolun sonu... - Sayı 104
Sağlık olsun... - Sayı 103
Bosnayı çok seviyoruz... - Sayı 102
Işık doğudan yükselir... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7406998
 Bugün : 2357
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 509704
 Bugün : 44
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 60
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim