Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4941 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

K?lt?r, Gen Bilgisi, Palimsest Kentler ve K??eye Syky?my? Vicdanlar ?zerine..
Mehmet Hasret

  Sayı: 51 - Ocak / Mart 2006

İspanyol düşünür ve gezgin Goytisolo’ya göre Batı bilgisini anlamak için sadece Endülüs’ü değil, bütün Arap tarihini de anlamak gerekir. Biri diğerinden ayrı düşünülemez. Tıpkı Osmanlı’yı tarihten söküp aldığımızda Rus tarihinin, Alman, İngiliz ve Fransız tarihinin kıratının düşmesi, bütün tarihi unsurların anlamsızlaşması, tarih manzaralarının silinip ortadan kalkması gibi… Ne Romasız, ne Endülüssüz, ne de Osmanlısız bir dünya tarihi düşünülebilir veya bir dünya hayatı yaşanabilir…

Bugünün yunanın da eski yuna'dan bir iz, bir devam gördüğümüzü söylemek tartışmalıdır. Bu, yüklenmiş rolün getirdiği rol sorumluluğuyla birlikte uyarılmış olan bir bilinç meselesidir. Yani saf idrak… Bugünün Anadolulu halkı bugünün yunanlısından daha çok Roma’nın temsilcisi sayılır. Ve aynı zamanda ondan öte olarak Osmanlı’nın…

Kültür, genetik bir bilgidir… İspanyaya bakan bütün verimleriyle Endülüs’ü görür; Toledo’yu, Cordoba’yı, Granada’yı ve hepsinde El Hamra’yı bir cenin gibi görür. Keza Osmanlı’ya bakan da eski Mezopotamya kültüründen Roma’ya ve Roma’dan Bizans’a bir etki dizini görebilir. Ama hepsi bir mutasyon etkisidir.

Kültür, bir medeniyetin cenin halinden hangi uzuvlara ve şekillenmeye doğru tekâmül edeceğinin bilgisini taşıyan bir kromozom örgüsüdür. Bir kültür bir kültüre değdiği zaman, gelişme tetiktedir. Fatih dünyaya düzen verme anlamında Roma’nın devamı olduğunu her daim bildi ve bu mutlak dayanaksız bilgiye bir karakter kazandırmaksa mutlak anlamda İslam kültürünün hakkı oldu.

Endülüs sadece eski yunanı tercüme etmekle kalsaydı; bir insanlar güruhu olmaktan öteye geçemez ve bir medeniyet ölçüsü olarak anılamazdı. Endülüs, dünyada ortak bir kültürün devamıdır ve insanlığın ortak mirasının bir nüvesini o yüklenir. Kültürlerin iç içe geçerek gelişmesi, insanlık bilgisinin en makul ve en estetik olana doğru tekâmül etmesi kültürel bir mutasyonun varlığına delil… Örneğin mevcut mutasyon Endülüs ve Osmanlı’da müspet; bugünün egemen güçlerinde her daim menfi…

Mimarlar mimarı Sinan, Kanuni’nin mimari vakarı, Baki’nin taştan yontulmuş sedası olmuştur; bunu yaparken kendinden önceki Roma, Bizans ve Selçuklu mimari kalıplarını ve kendi yeteneklerini mezcetmiş; ortaya ıslah edilmiş üstün bir mimari keyfiyet koymuştur. Bugün İstanbul’un ruhu ve çehresi, her türlü çekirge ve iştah talanına rağmen, silinemiyorsa bu Sinan’ın İstanbul siluetine bastığı gül iklimi mühründe saklıdır. Dönüşüm denen vakıa sayesinde o devir için bir asalete doğru ıslah sağlanırken; ne yazık ki, bugünün rafine düşüncesinde ise dönüşüm denen lanet kromozom bilgileri bozulmuş hilkat garibelerinin eline kalmıştır.

Bir medeniyetin gözleridir kentler; eğer ki o gözlerde bir kötü niyet kıvılcımı okunmazsa, bilgi, kültür ve medeniyet üstün idrake işaret… New York’u bir cenin kılığındayken görseydiniz, ondaki parıltıya aldanıp onun geleceğin ışık mezarlığı bir ceset teni olduğunu daha o zamandan anlardınız; Paris’i, Londra’yı gizli kinlerinden dolayı akrep yumurtası gibi görürdünüz. Amerika’da Venedik gibi bir kent yapısı kurulduğuna şahit olsaydınız; onun bir şekilde toprak üstüne diktiği otel ve kumarhane gövdeleriyle övüneceğini sezerdiniz. Kentleri okumayı bilseydiniz; bir kenti ‘Iago’ların, ‘Barabbas’ların eline teslim eden kötü tohumun ne olduğunun anında kavrardınız.

Araplar, Avrupa karasına ayak bastığı vakit, o andan itibaren o adımların Endülüs’e dönüşeceği belliydi; Arapların ileri matematik, felsefe, astronomi, fizik gibi ilmi bilgileri sayesinde İspanya’da sulama kanallarıyla çevrili, ay ışığında damıtılmış güzel bahçelerle bezeli bir toprağın kabaracağı, su kemerleri ve çeşmelerle bir medeni kent dokusu oluşacağı; o topraklarda herkesin beraber yaşamakta bir sakınca görmediği bir iklimin hâkim kılınacağı belki hikâye başlamadan belliydi.

Endülüs’ün ilim deryalarından “İbnü’l Arabî” yer yer şu ayet mealini hatırlatır: “Sizi sınayacağız, ta ki bilelim…” Othello’nun yüzünden ekşiyip gelen ter, kıskançlık, kin Rogojin’in iliklerine girdiğinde ve bunu biz okuduğumuzda sınandığımızı bileceğiz; Bağdat’ta, Şam’da, Gazze’de bir ev yıktığımızda ve yuva yıkmanın bilim ötesi literatürde ne anlama geldiğini öğrendiğimizde sınandığımızı bileceğiz; şu sınırlarların yumak olduğu arz-küre üzerinde hangi coğrafyaya gidersek gidelim aslında bir medeniyet ceninin her şeye düzen verme ruhuna bağlı bir kromozom bilgisi olduğunu idrak edip sınandığımızı bileceğiz.

Mesela Goytisolo’ya göre İstanbul, tıpkı parşömen üzerinde silinmiş kadim izler taşıyan, çokdilli “palimpsest-elyazması” sihrinde bir mekân ve zamandır. Üzerinden birçok cenin gölgesi geçmiştir; ama biz kurduğumuz kentlerde, dünyayı okuma biçimlerimizde hep vicdanı olan ruhlara gövdelik etmek isteriz, biz vicdanı olan mekân ve zamanlar peşindeyiz. İnsanlığa merhamet olarak kurulacak kentlere bir örnek teşkil edelim; ta ki Allah’ın rızasıyla bilinelim diye…

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : sinem    18.03.2008
Yorum : çok güzel yaışzmışsınız maşallah ama birazcık uzun kaçmış




Ekleyen : kynyko?lu    
Yorum : toprakların "fıtratları" olduğunu düşünürdüm hep.. bu yazıdan sonra kendi kendime sordum: acaba toprakların fıtratları, aslında o topraklara basanların fıtratı mı? insan topraktan değil mi? o halde fıtratını ona geçirmesi çok zor olmasa gerek ;)




Ekleyen : hasret    
Yorum : elbette. ama bizimkisi monteskiyö gibi "iklim sıcak olduğu için veya coğrafi konum böyle olduğu için falanca kıtada veya filanca toplumda çok eşli evlilik görülür." gibi garip hükmi bir önerme içermiyor bizim tahlilimizim... Daha çok sağlam bir kültürün davranış biçimlerini nasıl şekillendirdiği ve onlara arı bir doğa ve kıyas ilmi kattığı üzerinden hareket ediyor, bunun böyle olabileceğini çeşitli örnekleriyle(endülüsten osmanlıya iyi örnekleri-avrupadan amerikaya kötü örnekleri olmak üzere ortaya koymaya çalışıyor...





 
Yaşayan Yemek... - Sayı 114
Yazmakla Görülen…... - Sayı 113
Hayatı Dram Yapan Cevher... - Sayı 112
Bozkırın Ensar ve Muhacir... - Sayı 111
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Beslenmede sünnet ölçüsü
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16742617
 Bugün : 2002
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 728635
 Bugün : 294
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 468
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim