Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     648 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Yüz
Site Editörü

  Sayı: 100 -

Bir önceki sayımız için röportaj hazırlıkları hemen hemen tamamdı. Sorular hazırlandı, kayıt cihazının pili değiştirildi, çalışıp çalışmadığı test edildi. Son olarak, röportajı yapacağım kişiye takdim edilmek üzere birkaç sayımızı yanıma almam gerekiyordu. Doğal olarak son çıkan birkaç sayıyı yanıma almaya niyetlendim. Her zaman dergileri koyduğum yerde son sayıları göremeyince hanıma nerede olabileceklerini sordum, hemen söyledi. Tarif ettiği yerde tahminimden çok daha fazlası vardı.

Son birkaç sayıyı ararken birden karşıma eski sayılar çıkmıştı. Eski dediysem birkaç yıllık değil, ilk yılların sayıları… Dergi ekibi arasında sayılarının azlığından hattâ yokluğundan yakınılan sayılardan bazılarıydı bulduklarım. Oturduğum yerde uzun süre dergileri inceledim, kapaklarının ve bazı iç sayfalarının fotoğraflarını çekip dergi kadrosundaki arkadaşlarla paylaştım.

Yeni aldığı kitaplarının sayfalarını hızlı hızlı çevirip belki de o kitaplarla ilgili en keyifli anını yaşayan bir okur gibi dergileri inceledim. O sırada ilk farkettiğim şey kapaklardı. Kapak kompozisyonlarının Kardelen’e özgü, başka dergilerde çok karşımıza çıkmayan türde olduğunu bir kez daha gördüm. Büyük Doğu’nun kapak stratejisinden esinlendiğini bildiğim için, içimden, bunda gayet başarılı olunmuş, düşünceleri geçti. Tüm kapaklar bir “şey” anlatıyordu.

Ve elbette, heyecanla ve merakla en eski sayıdan itibaren yazıların içine daldım. Merakımı cezbeden şey ilk yazılarda nelerden bahsedildiğinin yanında, bendenizin ne zaman kadroya girdiğimi hatırlamaktı. Burada bir başka sürpriz beni bekliyordu, kendi adımı ararken ablamın ismi ile karşılaştım. İlk sayılarda ablamın yazıları hattâ bir röportajı vardı. İlk sayılarda Altan Öymen, Kamran İnan, Doğu Perinçek gibi isimlerle yapılan röportajların olması diğer bir dikkat çekici noktaydı benim için. Hikâyeler, şiirler, yazılar için kullanılan kompozisyonlar… Tüm bu içeriklerle kendine ait bir tarzın daha ilk sayılarda oluştuğunu gördüm. Kimler geldi kimler geçti dedirten yazar isimleri yanında farkettim ki şu andaki kadronun birçoğunun isimleri o ilk sayılarda da vardı.

Şimdi nasip oldu, yüzüncü sayıya ulaştık. O zamanlarda henüz lisede okuyan veya bitirmek üzere olan yazarların şimdi liseye giden çocukları var. Demek ki Kardelen, yayın hayatına devam etmekle kalmamış, yetiştirdiği kadronun da sabırla ve azimle meşakkatli sayılabilecek dergicilik ve yazarlık işi ile uğraşmaları için sağlam bir liman olmuş.

Bendeniz korsan kitaplar konusunda çok hassasımdır. Bunun arkasındaki tek neden hak hukuk meselesi değil, bir şeyler yazmanın zorluğunu naçizane bilmemdendir. Hoş, kişi herkesi kendi gibi bilirmiş derler, belki daha çok benim çektiğim bir ızdıraptır, ayrı mesele. Ama korsan kitaplara karşı tahammüllü olan arkadaşlara hep şunu derim; “İKİ SAYFA BİR ŞEY YAZMAYA ÇALIŞIN BAKALIM, NE HİSSEDECEKSİN”. Evet, yazmak kolay değildir. Hele yazan bir kadro teşekkül ettirip kısıtlı imkânlar ile bir dergiyi yıllarca ayakta tutmak hiç değildir. Kardelen bu zorluklara rağmen Allah’ın inayeti ile yüzüncü sayıya ulaştı. Çok şükür. Yazmak gibi zorlu bir konuda bize yol gösteren ve yazmamıza vesile olan, dergimizin berhayat olmasını sağlayan başta Ali Hocamız’dan, diğer kadro arkadaşlarımızdan Allah razı olsun. Allah emeklerini zayi etmeyiversin, sonuçlara göre değil niyetlerine göre ecir veriversin inşallah.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Sinan AYHAN    17.04.2019
Yorum : Sevgili Site Editör'üm, yazma konusunda çok haklısın, dünyanın belki de en ter döktürücü işi, kalemle kâğıdı bir araya getirmek işi, her kalemi oynatışında soğuk soğuk terler döktüğün anlar çok oluyor... İçine sinmeyen satırları, kelimleri, cümleleri ,onlar yerine oturana kadar durmadan didikleyip duruyorsun... Fikir çilesinin yaşandığı önemli bir arena, yazmak... Peygamberimiz (s.a.v), “Fasih ve beliğ olan sözde sihir vardır” buyurmuş; burada söz söylemenin, yazı kaleme almanın bir vebali olduğunu görüyoruz... Allah ön açan, bizi Allah'a kavuşturan sözler söylemeyi nasip etsin bizlere inşallah...





 
Yolun sonu... - Sayı 104
Sağlık olsun... - Sayı 103
Bosnayı çok seviyoruz... - Sayı 102
Işık doğudan yükselir... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7277406
 Bugün : 2858
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 507446
 Bugün : 62
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 101
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim