Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     31 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak

  Sayı: 100 -

Muhal farz…

“Kardelen” olmasaydı…

Dergimizin kurucusu Ali Erdal Bey, sıradan bir edebiyat öğretmeni gibi derslere girip çıksaydı. Emekli olduktan sonra da köşesine çekilseydi.

Veya yazarlarımız Sinan Ayhan, Özgür Alkan Alkış, Cahit Ay, Veysel Şeker, Kevser Fidan ve diğerleri, Bilecik Anadolu Lisesi’nden 1992 yılında mezun olan o sınıf, Ali Hocamızın fikirlerine iltifat etmeseydiler… Ne işimiz var bizim yazıp çizmeyle, başka işimiz mi yok, derdimiz üniversiteyi kazanmak, şu dersten geçer not alalım yeter deseydiler…

Şimdi nerede olurduk?

Topluluk adına fikir yürütme hak ve yetkisine sahip değilim. Ama kendi adıma bu muhasebeyi yapabilirim… Ben, nerede olurdum?

İlkokul 3. Sınıfın ilk döneminin sonuna kadar İzmit’te okudum. Babam, Allah rahmet eylesin, vefat edince baba yurduna, Bilecik’e göç ettik. Muhacirlik, bizde dededen toruna intikal eden bir kader…

Bilecik’teki öğretmenim, Ertuğrul Ger, Allah ona da rahmet etsin, site editörümüz Yavuz Sert’in dayısının kayınpederi. Rahmetlik babamın da liseden sınıf arkadaşı. Benim geldiğimi duyunca sınıfına kaydolmamı arzu etmiş. İnanan bir insandı. Resmî törenlerde dikilirken boşa dikilmeyin, içinizden 3 İhlâs 1 Fatiha okuyup ölmüşlerinizin ruhuna bağışlayın, derdi.

Üstad, “O ve Ben” veya “Bâbıâli” eserinde olsa gerek, bir an’ı kelimelerle resmediyor. Zannederim Boğaz’ı kayıkla geçerken bir an’ı hafızasında donduruyor. Ve diyor bu an’ı hayatım boyunca hep hatırladım. Üstad’ı tanımadığım demlerde bu şekilde davrandığımı hatırlıyorum. 5. Sınıfın bir töreni hafızamda taptaze. Yağmur yağdığı için töreni okulun içinde yapmışlardı. Şöyle düşünmüştüm; eğer bir insanın hatırası için bu kadar hürmet gösterilecekse hatırasına hürmet gösterilecek kişi Peygamber olmalı. Ancak O’na (sav) bu şekilde hürmet edilebilir, başka bir faniye değil…

Başlangıçta ben nerede olurdum diye sordum ya onun için bu kadar lâf kalabalığı yapıyorum. İlkokuldaki o halime, ortaokul ve lise yıllarıma bakarak söylüyorum bunu, Kardelen olmasaydı, herhalde yine namaz kılardım. Ama o kadar… Yine mizacım gereği zayıf olan aksiyon yanım hiç harekete geçmezdi… İkinci bin yılın yenileyicisi İmam-ı Rabbânî Hazretleri “Bu devrin cihadı söz ve fikirledir” buyuruyor. Cihadsız olunabiliyorsa, ki olamaz, bir Müslüman olurdum…

Çok şükür ki kader bu şekilde tecelli etti.

Nasreddin Hoca’ya soruyorlar; dünyanın ortası neresidir, diye.

Hoca anında cevap veriyor; eşeğimin ayağının bastığı yerdir. Burun kıvırıyorlar. Hoca, inanmazsanız ölçün, diyor.

Hoca, muhakkak ki, Allah Resulü’nün varislerim dediği, âlimlerdendi, gönül ehliydi, veliydi, evliyaydı. Onların yalan söylemesi muhal olduğuna göre o gün imkân olup ölçülebilseydi Hoca’nın işaret ettiği yerin dünyanın ortası olduğu ilmen de ispat edilecekti. Buna şeksiz, şüphesiz inanıyorum.

Teşbihte hata olmasın…

Yine muhal farz… Hocaya sordukları gibi şimdi, bugün, bana da birileri gelip sorsa; 15. İslâm asrının, 1440. Senesinin Cemaziyelevvel ayının şu gününde nerede olmak isterdin?

Cevabım, işte tam burada, Kardelen bünyesinde, bu satırları kaleme aldığım yerde, sizlere bu yazıyı hazırlarken olmak isterdim, olur.

Üstad yine “O ve Ben”in takdim bölümünde, Efendi Hazretleri’ne, Abdülhâkîm Arvasî Hazretleri’ne hitaben “her yıldızla her yıldızarası dünya yol ve yönlerinden bana en doğrusunu” gösteren diyor.

Demek ki Allah’a ulaşmanın sayısız doğru yolu var. Bir de EN DOĞRU YOLU…

100 sayı boyunca bize en doğru yol üzerinde olmayı lütfeden, bahşeden Allah’a sonsuz hamd,

Kâinatı ve içindekileri yüzü suyu hürmetine yarattığı biricik Habibi’ne binlerce selâm,

O’nun ehline, ashabına, tabiine, teba-ı tabiine, evliyaya, şühedaya, yolumuzun büyüklerine, Kardelen’e can suyunu veren beldemizin büyükleri Şeyh Edebâli, Dursun Fakih ve Ertuğrul Gazi'ye tazim ve hürmet…

28 yıldır Kardelen’i okuyup, destek verdiğiniz için hepinize saygı, sevgi, hürmet ve selâm…

Derginizin 100. sayısı hayırlı olsun…

İyi okumalar…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Röportaj - “Tehlikeleri b... - Sayı 100
Kardelen olmasaydı... - Sayı 100
Veliler ordusundan... - Sayı 99
Tarihin eşiğinde...... - Sayı 98
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Acıyorum keyfiyetinin ilk sayılardan tarif edilmiş, cuk yerine oturan tanımı... Bu sağlam tanım ve t... Sinan AYHAN

 Sevgili Site Editörüm, yazma konusunda çok haklısın, dünyanın belki de en ter döktürücü işi, kalemle... Sinan AYHAN

 Güzel duana "Amin" sevgili Editörüm; sayı editörlüğü mevzuu bir yüksek ilmi terbiyenin göstergesi ka... Sinan AYHAN

 Hiç bir ismin günümüz toplumunda büyüklük alamadığı bir ortam içinde kavrulup duruyoruz; fikirsizlik... Sinan AYHAN

 Yolunu bulmuş ve kendinden eminlik kaftanını giymiş bir Kaf Dağı meraklısı mı yazdı bu satırları, bi... Sinan AYHAN


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Fikirsizlik
Gece yarısı uyanmaları
Kardelen nasıl doğdu?
Zamanın kısa tarihi
Zaman tünelinden iki yazı
Kardelen nasıl doğdu?
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Acıyorum nedir?
Fikirsizlik
Her sayı ayrı bir değer


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5411137
 Bugün : 2328
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 464613
 Bugün : 72
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 119
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim