Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     704 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak

  Sayı: 100 -

Muhal farz…

“Kardelen” olmasaydı…

Dergimizin kurucusu Ali Erdal Bey, sıradan bir edebiyat öğretmeni gibi derslere girip çıksaydı. Emekli olduktan sonra da köşesine çekilseydi.

Veya yazarlarımız Sinan Ayhan, Özgür Alkan Alkış, Cahit Ay, Veysel Şeker, Kevser Fidan ve diğerleri, Bilecik Anadolu Lisesi’nden 1992 yılında mezun olan o sınıf, Ali Hocamızın fikirlerine iltifat etmeseydiler… Ne işimiz var bizim yazıp çizmeyle, başka işimiz mi yok, derdimiz üniversiteyi kazanmak, şu dersten geçer not alalım yeter deseydiler…

Şimdi nerede olurduk?

Topluluk adına fikir yürütme hak ve yetkisine sahip değilim. Ama kendi adıma bu muhasebeyi yapabilirim… Ben, nerede olurdum?

İlkokul 3. Sınıfın ilk döneminin sonuna kadar İzmit’te okudum. Babam, Allah rahmet eylesin, vefat edince baba yurduna, Bilecik’e göç ettik. Muhacirlik, bizde dededen toruna intikal eden bir kader…

Bilecik’teki öğretmenim, Ertuğrul Ger, Allah ona da rahmet etsin, site editörümüz Yavuz Sert’in dayısının kayınpederi. Rahmetlik babamın da liseden sınıf arkadaşı. Benim geldiğimi duyunca sınıfına kaydolmamı arzu etmiş. İnanan bir insandı. Resmî törenlerde dikilirken boşa dikilmeyin, içinizden 3 İhlâs 1 Fatiha okuyup ölmüşlerinizin ruhuna bağışlayın, derdi.

Üstad, “O ve Ben” veya “Bâbıâli” eserinde olsa gerek, bir an’ı kelimelerle resmediyor. Zannederim Boğaz’ı kayıkla geçerken bir an’ı hafızasında donduruyor. Ve diyor bu an’ı hayatım boyunca hep hatırladım. Üstad’ı tanımadığım demlerde bu şekilde davrandığımı hatırlıyorum. 5. Sınıfın bir töreni hafızamda taptaze. Yağmur yağdığı için töreni okulun içinde yapmışlardı. Şöyle düşünmüştüm; eğer bir insanın hatırası için bu kadar hürmet gösterilecekse hatırasına hürmet gösterilecek kişi Peygamber olmalı. Ancak O’na (sav) bu şekilde hürmet edilebilir, başka bir faniye değil…

Başlangıçta ben nerede olurdum diye sordum ya onun için bu kadar lâf kalabalığı yapıyorum. İlkokuldaki o halime, ortaokul ve lise yıllarıma bakarak söylüyorum bunu, Kardelen olmasaydı, herhalde yine namaz kılardım. Ama o kadar… Yine mizacım gereği zayıf olan aksiyon yanım hiç harekete geçmezdi… İkinci bin yılın yenileyicisi İmam-ı Rabbânî Hazretleri “Bu devrin cihadı söz ve fikirledir” buyuruyor. Cihadsız olunabiliyorsa, ki olamaz, bir Müslüman olurdum…

Çok şükür ki kader bu şekilde tecelli etti.

Nasreddin Hoca’ya soruyorlar; dünyanın ortası neresidir, diye.

Hoca anında cevap veriyor; eşeğimin ayağının bastığı yerdir. Burun kıvırıyorlar. Hoca, inanmazsanız ölçün, diyor.

Hoca, muhakkak ki, Allah Resulü’nün varislerim dediği, âlimlerdendi, gönül ehliydi, veliydi, evliyaydı. Onların yalan söylemesi muhal olduğuna göre o gün imkân olup ölçülebilseydi Hoca’nın işaret ettiği yerin dünyanın ortası olduğu ilmen de ispat edilecekti. Buna şeksiz, şüphesiz inanıyorum.

Teşbihte hata olmasın…

Yine muhal farz… Hocaya sordukları gibi şimdi, bugün, bana da birileri gelip sorsa; 15. İslâm asrının, 1440. Senesinin Cemaziyelevvel ayının şu gününde nerede olmak isterdin?

Cevabım, işte tam burada, Kardelen bünyesinde, bu satırları kaleme aldığım yerde, sizlere bu yazıyı hazırlarken olmak isterdim, olur.

Üstad yine “O ve Ben”in takdim bölümünde, Efendi Hazretleri’ne, Abdülhâkîm Arvasî Hazretleri’ne hitaben “her yıldızla her yıldızarası dünya yol ve yönlerinden bana en doğrusunu” gösteren diyor.

Demek ki Allah’a ulaşmanın sayısız doğru yolu var. Bir de EN DOĞRU YOLU…

100 sayı boyunca bize en doğru yol üzerinde olmayı lütfeden, bahşeden Allah’a sonsuz hamd,

Kâinatı ve içindekileri yüzü suyu hürmetine yarattığı biricik Habibi’ne binlerce selâm,

O’nun ehline, ashabına, tabiine, teba-ı tabiine, evliyaya, şühedaya, yolumuzun büyüklerine, Kardelen’e can suyunu veren beldemizin büyükleri Şeyh Edebâli, Dursun Fakih ve Ertuğrul Gazi'ye tazim ve hürmet…

28 yıldır Kardelen’i okuyup, destek verdiğiniz için hepinize saygı, sevgi, hürmet ve selâm…

Derginizin 100. sayısı hayırlı olsun…

İyi okumalar…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Aşilin topuğu... - Sayı 104
Güneşi, meydan yerine çık... - Sayı 103
"MÜBAREZE" çıktı!... - Sayı 102
Bu uzun bir hikâye...... - Sayı 102
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Tokat
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7459670
 Bugün : 4667
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 510436
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim