Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     539 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

‘Derin bir külliyat’ olarak Kardelen
Büşra Doğramacı

  Sayı: 100 -

Necip Fazıl Kısakürek ile en hakkaniyetli tanışmam bundan altı yıl evveldi. Tercihlerim sonucu kazandığım liseye gittiğimde müdürümüzün odasının girişindeki o hemen hemen herkesin bildiği

“Ne hasta bekler sabahı…” diye başlayan ve tok bir sesle hem de müthiş bir âhenkle kendini okutan “Beklenen” şiirinin olduğu tablo ile karşılaştım. Arka planda Üstad’ın dert çizgileriyle bezeli sureti beynindeki girift hali haykırıyordu âdetâ... Biliriz ki halkın derdi ile dertlenen adamların sureti kurak toprakların su ile buluştuğu yer gibidir (bkz. Bahtiyar Vahapzade).

Daha sonraları şiirlerini okumaya başlayınca özellikle biri dikkatimi çekmişti şöyle diyordu:

“Lafımın dostusunuz çilemin yabancısı

Yok mudur sizin köyde, çeken fikir acısı?”

İşte bu mısralar benim için Kardelen’e ışık tutan kalemden çıkmıştı. Kardelen işte o köydeki fikir acısı çekenlerin fikrî derinliği ile karların arasından yükselmiş ve her daim yeni baharların habercisi olmuştu. Kendine has yorum köşelerinden geleneksel bir hal alacak olan Üstad’ın bir yazısı, çıkış beyannamesi ve gözbebeğinden sakınırcasına kaleme alınmış eserlerin muntazam dizini emek emek işlenen bir fikriyatın temelleri işte bu şekilde atılmıştı.

Birçok düşünce ile çıkılan bu yolda en mühimi fikrî derinlikleri artırmak ve pek çok soruya cevap olacak konular üzerinde durmaktı. Diğer bir düşünce ise tarih bilincimizi yitirmeye ne kadar açık olduğumuzdu. Taşlara kazınan tarihimizi ayaklarımızla ezdiğimiz su götürmez bir gerçek olmuş durumda ne yazık ki... Fakat hâlâ benliklerimize sahipken hiçbir şey için geç değil. Öyleyse “yazmak/kaleme almak” söylemindeki derin anlamı kavramalı esasen damıtılmış bir karışım diyebileceğimiz o fikrî süzüntüleri beyinlerimize ikram ettiğimizi ve dahi ruhî kırıntılarımızı içlerinden birkaç yahut bütün cümlelere kalemimizden akıttığımızı, sarf edilen fikriyatın paylaştıkça fazlasıyla ve dahasıyla benliğimize katıldığını hiçbir zaman unutmamalı. Bu kazançlar ile bilincimizi arkası sağlam bir eşiğe oturtmalıyız.

Başka bir yara -düşünce- ise hali hazırda okuma-yazma oranlarının artışı ve aynı oranla düşünme-yazma oranlarının düşüşü eş zamanlı oluşan mantıksız bir denklemdir. Fakat biz sanıyorduk ki okuma-yazma öğrenildiğinde her şey daha güzel olacak. Her birey gazeteleri takip edecek, aileler bir arada kitaplar okuyabilecekler ve dahi çocuklarına güzel bir örnek olarak bizzat kendilerini gösterebileceklerdi. Bu ilk bakışta basit fakat derinliğinde büyük dertler yatan daha nice düşünce ışığında gün yüzüne çıkmış ve çıkacak olan Kardelen, o derinliğin bir külliyatı olmak gayretinden hiç vazgeçmedi.

Yüz bahar görmüş köklü bir ağaçtan yapılma bu divanda hâlâ “Kaldırımlar içimizde kıvrılan bir lisandır” ve hâlâ “Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!”. Senelerce ruh iklimimizin yağmurları olmuş nice mecmua yayımlanmıştır. Şüphesiz benim için bunlardan en mühimleri Üstad’ın Büyük Doğusu, Nuri Pakdil’in Edebiyat Dergisi ve Sezai Karakoç’un Dirilişi olmuştur. Fakat milletçe zihnî bir çöküş yaşadığımız bu zamanlarda tıpkı bir çığ gibi ruhumuzu ve fikrî âlemimizi içine alan bu furyanın içinden yalnız ve ancak bir bahar telaşı çıkarabilir bizi. O halde demeliyiz ki: “Fikirdaşlarım görme gayesini, sevme gayesini ve dahi bilme/bilebilme gayesini şiar edinmiş Kardelenlerce yükselmeliyiz pirelenmiş topraklara hoş bir sada bırakmalıyız.” Derdimiz sürgün vermektir, derdimiz tomurcuktur…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Kırkikindi... - Sayı 101
‘Derin bir külliyat’ olar... - Sayı 100
Çağın bilinçsiz hareketi:... - Sayı 98
SERZENİŞ... - Sayı 93
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (104): Çin, birkaç müspet tarafına rağmen, işkence tarzıyle anıldı. "Çin işkencesi" deyimini duymayan yoktur her halde.
Türk, kasti bir menfiliğe düşmeden, dünya üzerinde adaletli, kuvvetli ve mazlumlara şefkatli bir şahsiyet olarak bilindi. Türk'e bakıp da onun yanında olmasını istemeyen yok.
Doğu Türkistan'daki zulüm. Türk'ün kardeşlik ve kültür birliğine yapılan bu zulmün benzerleriyle birlikte neticeleri.
Türk, bu "Çin zulmü"nü hak sesiyle duyurmalı ve durdurmalıdır.


Son Eklenen Yorumlardan
 Teşekkürler Kardelen... lutviyye

 2004 yazısı bu yanlış görmüyorsam.. bu gün neredeyse dediğinizgibi bilinmeyene doğru ilerleyip duvar... Batuhan

 Maşallah başarıların devamını dilerim... Ali

 Men 90- larin son ilinde dogulmuwam 90- larin lezzetin cixara bilmemiwem😂😂😂&... Esiiii

 Bence mantıklı, peygamberimizin karnına taş bağlamasını hep fakir olduğundan açlık hissetmemek için ... Anka


Sonsuz karanlıklarıma gömülüşümü anlamayıp bilmeden kendi karanlıklarına denk sayanlar tarihin karanlığında boğulmaya mahkûmdurlar.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
ÖLÜMƏ GEDİRƏM
Yumruk ve kafa
Ayak sesleri
Aliya, Allahın arslanı
Aliyanın savunması
Aliya, Allahın arslanı
3'ler 7'ler 40'lar
Tıp Literatüründe Bir İlk: Şişmanlık Has
Yumruk ve kafa
Apar məni doxsanlara


Yavuz Sert - Aliya
Yavuz Sert - Bosna okumaları
Ali Erdal - Ayak sesleri
Kadir Bayrak - Bu uzun bir hikâye.....
Kadir Bayrak - "MÜBAREZE" çıktı!
Sinan Ayhan - Aliyanın savunması
Sinan Ayhan - "Kendi kalbini çalan...
Sinan Ayhan - Aliyaya göre zaman v...
Necip Fazıl Kısakürek - Yumruk ve kafa
Dergi Editörü - Teşekkür
Site Editörü - Bosnayı çok seviyoru...
Necdet Uçak - Yolcu
Necdet Uçak - Haksızlık varsa susm...
Necdet Uçak - Doğru ve yalan
Altan Atan - Aliya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
M. Nihat Malkoç - Aliya İzzetbegoviç
Hızır İrfan Önder - Dalgalansın bayrağım...
Ayhan Aslan - Bir yiğit kaldı karl...
Ayhan Aslan - Kampanya
Ayhan Aslan - Balon
Mehmet Balcı - Düşün
Mehmet Balcı - Çok eskiden
Ahmet Çelebi - Bana birşeyler anlat...
Av. Mustafa Büyükgüner - Aliya, Allahın arsla...
Muhsin Hamdi Alkış - İki nehir arası barı...
Halis Arlıoğlu - Nevzuhur müçtehitler...
Halis Arlıoğlu - Dağlar
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Biraz daha beklersem
Murat Yaramaz - 102.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dumlupınar
Murat Yaramaz - Kahraman
Kenan Aydınoğlu - ŞAİR OLMAĞIMA BİR ÖM...
Mehmet Akif Bozkurt - Mazlum kardeşim
Ferhat Nitin - Kırık düşler geçidi
Mehmet izzet Gülenler - Özgürlüğe kaçış
Mevlüt Yavuz - Zamanı değil
İradə AYTEL - Sən mənim ...
İlkin ƏHMƏD - VƏTƏNİN
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - SƏNİN NƏYİ...
Namiq HACIHEYDƏRLİ - ÖLÜMƏ GEDİR'...
Gülşen Ayhan - Tüm klişeleri yıkmak...
Güllər MƏMMƏDQIZI - Oğul
Eyyub MEMMEDOV - MƏZARLAR DA DAN...
Hacer Taner Bulut - Yaşlı tilki urkani
Suleyman Abdulla - Portret
Nəcibə İLKİN - Şairler günü
Mertali Mermer - Gökyüzü ile muhabbet
İlham MİKAYIL - Ala yurdumu
Eldar Nəsib SİBİRYEL - Bağışla
Əziz Musa - QOYMA QOCALMAĞA
Afət VİLƏŞSOY - ANAMDAN İNCİMƏ
İbrahim SƏFƏRLİ - KƏLBƏC'...
Məhəmməd NƏRİMANOĞLU - KƏLBƏC'...
Nemət TAHİR - Yaz yağışı
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 6783470
 Bugün : 2023
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 497682
 Bugün : 43
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 113
 102. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
Son Güncellenme: 23 Temmuz 2019
Künye | Abonelik | İletişim