Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     32 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Müslümanlar ne zaman kurtulur?
Halis Arlıoğlu

  Sayı: 100 -

Uzun söze gerek yok. Müslümanlar fert, âile ve cemiyet olarak Allâh’ın (cc) ümmete ilk ve kesin “İKRA – Oku” emrini yerine getirdiği zaman kurtulabilirler. Şeklî ve zâhirî tavır ve görünüşlerinin ötesinde şuurlu bir hayat tarzını ve tefekkürü kazandığı zaman, Müslüman çoğunluğun elinde İslâmî değerleri savunan dergi ve gazete olduğu zaman kurtulurlar! Esas ölçü ve kıstas bu; bir de Müslümanların durumlarına bakalım…

Şu an Müslümanlar bu ölçünün tamânen dışında ve bu değerlere düşman iblislerin peşinde savrulup gitmektedirler. Bunların her birini ayrı ayrı zikretmek gerekir…

1- Özellikle uzun yıllar CHP zihniyetinin mağdur ettiği mazlum Müslümanların bu mağdûriyetlerini siyâsî ve şahsî emelleri için kullanan ve bütün ülke Müslümanlarının hayır ve iyilik duygularını, yardım severliğini çok iğrenç ve habis bir gâye için sömüren, şimdi de resmen Batı’nın kâfirleri ile iş ve eylem birliği içinde olanlara nasıl Müslüman denilir? Onların kılığı-kıyâfeti, şeklî görüntüleri ile içine düştükleri zillet ve meskenet o zümreyi bunca vebal ve İslâmî sorumluluktan kurtarabilir mi!? İnsanlar bir kere yanılabilirler. Ama bu yanılgıyı hayat boyu sürdürmek ve bunda ısrâr etmek yanılgı değil, bal gibi kasıt, ihânet ve dalâlettir. Onlar, Müslümanda bulunması gereken basîret ve ferâset anlayışına ters ve o özelliklerden yoksundur. Şu sapkınlık ve heze yan dolu seviyesizlikler, o iblisin habis varlığını, iğrenç karakterini, nifak ve şiddetini, şimdiye kadar içinde gizlediği zehirlerin, bu millete olan kin ve nefretin bir örneğidir… “Siz hiç merak etmeyin ve sakın ye’se-ümitsizliğe düşmeyin! Çünkü Haçlılar gelip bizi o zâlimlerden-mevcut iktidardan kurtaracaktır!(!) Zîrâ Haçlılar, ülkeyi işgal etmişlerdi ama bizim kadın ve kızlarımıza aslâ tecâvüz ve kötülükte bulunmamışlardır(!)” (10.12.2017 iç ve dış basından) Bunlar gizli-kapaklı değil. İç ve dış medyalarında bizzat o FETO’nun, din bezirgânı hâinin kusmuklarıdır. Eğer Müslümanlar Allâh’ın (cc) Kitabını;

“Yâ açar bakarız nazm-ı celîlin yaprağına.

Yâhut üfler geçeriz bir ölünün toprağına” (Safahât S. 153)

Şeklinde değil de, onun rûhuna ve özüne uygun olarak okumuş olsalardı, böyle hata ve zillete düşmez, o tür hâinlere yardım ve yataklık yaparak ihânet içinde olmazlardı. Buna rağmen ülkemizin felâketi için çalışan bir sürü ihânet şebekesi hâlâ gurup gurup çeşitli meslek dallarında ve aynı ihânetin içinde bulunanlar yakalanarak mahkemelere sevk edilmektedirler. Bütün bunlar müntesiplerini uyarıp, kör olası gözlerinin açılmasını sağlamıyorsa onlara Müslüman denilir mi!? Peki Türkiye’nin dostu ülkeler, bu ihânet çetelerinin memleketlerindeki muzır ve menfi faaliyetlerine neden izin veriyorlar? Bu kadar mı gözünüz kızdı ve bağlı bulunduğunuz (!) inanç değerlerinize bu kadar mı düşmansınız!? Genelde bunların sebebi; yâ ihânet veya okuma özürlü olan bir toplumun çok hazin ve ibretlik gaflet ve hamâkatlik halleridir. Bu zihniyettekilerin durumu şöyle târif edilmektedir:

“Böyle buldum bu cihânı, yok bir şeyden haberim…

 Serserî gû-şekilde, geldiğimden beri, sersem gezerim”…

Müslümanlar, dînî ve siyâsî açıdan peşinden gittiklerinin gerçek yüzlerini öğrenmedimçe bu zilletten kurtulamazlar. Bunları bilmek o kadar da zor değil. Herifler zâten ne olduklarını ve nelere inanıp-inanmadıklarını, İSLÂM’a karşı menfî tavırlarını ve ona nasıl saldırdıklarını, bizzat kendileri çok açık ve net olarak göstermektedir. Yeter ki Müslümanlarda o şuur ve basîret olsun. Ayrıca her Müslüman da mutlakâ bir cihat şuuru, fikri ve gayreti olmalı. Cihat, öyle geniş ve kapsamlı bir kelimedir ki,  onun çok çeşitleri, yöntemleri ve isimleri vardır. O sâdece cephede top-tüfekle yapılanlardan ibâret değildir. Bugün en az o kadar önemli olan ve MEDYA denilen basın-yayın kuruluşlarına sâhip olmak, onları okuyup tâkip etmek de bir cihattır. Müslümanların sâhip olduğu irili-ufaklı yayınlar örnek olmalı. Çiçek-böcek, bahar-kış ve âfâkî konularla doldurulan onca sayfalar boşa giden emekler, sorumsuzluk ve duygusuzluk eseridir. Özellikle, hiç kimsenin başkasını eleştirme hakkı yoktur şeklindeki düşünceler, şer cephesinin nasıl çalıştığını ve Müslümanların başına yağan onca tahkir ve tehdit sağanaklarından haberi olmamak yada onları umursamamaktır. Oysa Müslüman sorumlu, duygulu ve hisli olan adamdır. Bu konuda merhum M. Âkif şöyle demiştir.

“Gamsız insanlar için, eğlencedir yaşamak…

Yüreğin hisli mi, işkencedesin, tâlihe bak! (Safahat S. 351)

Ve

“Duygusuz olmak kadar, lâkin dünyâda dert yokmuş.

Öyle mel’unmuş ki hâin, kurtulan bir fert yokmuş”.

Her mâkul ve mantık sâhibinin bildiği gerçek, İslâm’da tarikatın, şeriatın, tasavvufun, hakikatin dayandığı nokta; “Emr-i bilmârûf, nehy-i anil münker” iyiliği emredip-kötülüğü men etme, engel olma önemlidir. Buna önem vermemenin İslâm âleminin içine düşürdüğü zillet ve meskeneti müşâhede görmekteyiz. Özellikle inançlarına küfreden, Müslüman’a hakaret eden bir dergi ve gazeteyi alıp okumak ve aynı şekilde siyâseten inanç düşmanlığı yapan bir oluşuma-kuruma destek vermek de şuursuzluk ve gaflet eseridir. O tür saldırılar karşısında sessiz ve duygusuz bir Müslümanlık anlayışı sâhibini nasıl kurtarır?

2-Aynı durumlar, PKK şâki ve hâinlerine, onun siyâsi ayağını oluşturanlara fikrî, bedenî, mâlî ve siyâsî destek veren tüm bozguncu, fesat ve ihânet ehli için de geçerlidir. Müslüman düşünmeli... Bu PKK nedir? Kime hizmet ediyor? İnanç ve ideolojileri neye dayanmakta? En başta ‘önder ve lider’(!) denilenin kitabı ve militanlarına verdiği tâlimatlarında şöyle denmekte: “İslâm dîni Kürtleri köleleştirmiştir. (!) O yüzden Kürt halkının kurtuluşu; Marksist ve Leninist ideolojidir. Zâten ilk dönemlerde Kürtlerin dîni Müslümanlık değil, Zerdüştlük idi. Bu açıdan mağara ve sığınaklarda İNCİL okutulacak! Allah ve İslâm dîni hakkında tek söz edilmeyecektir.” Bunlar kendi hezeyanları ve PKK’dan kaçanların îtiraflarıdır. (21 Ocak 2019 tüm basından) Evlerinde son sistem televizyonu ve ceplerinde milyonluk görüntülü telefonu olan her Kürt Müslüman da bunları bal gibi biliyor. Namazla dinle cemaatle nasıl alay ettiklerini herkes gördü. Üstelik o aygıtlarla Kürt halkına yıllardan beri yapılan zulüm ve katliâmları seyretmektedirler.

Peki Kürtleri kurtaracak (!) olan; Marksist-Leninist ideoloji nedir? İşte cevâbı; “Bütün ilâhî dinler, insanlığı uyuşturup felç eden bir zehirdir!”Gerisini namazında-niyâzında olup ta bunların peşinden giden; Haso ağalar, Memo dayılar, Fadik teyzeler, Zero halalar düşünsünler.

Yukarıdan beri zikredilen zararlı unsurların ve onların asıl üreme alanları bir siyâsi fırkadır. Bunlardan biri, ilkokul çocuklarının câmiye gitmesine fütursuzca saldırıyor. Ama aynı adam PKK nın Kürt çocuklarını kaçırıp milletimizle savaştırma alçaklık ve ihânetlerine nedense hiç ses çıkartmıyor. (12.01.2019 tüm medya). O, aynı zamanda darbe yandaşlığının, bakan ve başbakanı katlettiren bir zihniyetin ürünüdür…

Sonuç olarak Müslümanlar EHL-İ SÜNNET üzere yaşadıkları zaman kurtulurlar.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Uyan diyorlar... - Sayı 100
Müslümanlar ne zaman kurt... - Sayı 100
Vefa... - Sayı 99
Bir başka açıdan yörükler... - Sayı 98
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Acıyorum keyfiyetinin ilk sayılardan tarif edilmiş, cuk yerine oturan tanımı... Bu sağlam tanım ve t... Sinan AYHAN

 Sevgili Site Editörüm, yazma konusunda çok haklısın, dünyanın belki de en ter döktürücü işi, kalemle... Sinan AYHAN

 Güzel duana "Amin" sevgili Editörüm; sayı editörlüğü mevzuu bir yüksek ilmi terbiyenin göstergesi ka... Sinan AYHAN

 Hiç bir ismin günümüz toplumunda büyüklük alamadığı bir ortam içinde kavrulup duruyoruz; fikirsizlik... Sinan AYHAN

 Yolunu bulmuş ve kendinden eminlik kaftanını giymiş bir Kaf Dağı meraklısı mı yazdı bu satırları, bi... Sinan AYHAN


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Fikirsizlik
Gece yarısı uyanmaları
Kardelen nasıl doğdu?
Zamanın kısa tarihi
Zaman tünelinden iki yazı
Kardelen nasıl doğdu?
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Acıyorum nedir?
Fikirsizlik
Her sayı ayrı bir değer


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5411129
 Bugün : 2320
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 464613
 Bugün : 72
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 119
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim