Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     634 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Filistinlileri topraklarından eden Büyük Felâket 15 Mayıs NEKBE (NAKBA)
Erkan Karakaya

  Sayı: 101 -

Yeryüzünde çok eski tarihlerden beridir medeniyetlerin ve dinlerin merkezi olan Filistin Osmanlı İmparatorluğunun parçalanmasıyla yaklaşık 400 yıllık huzur ve sükûnetinden yoksun kalmış ve yaklaşık 100 yıldır gerek uluslar arası hukuk gerekse insanlık anlamında illegal şekilde işgal altında olan Ecdad yadigârı kadim ve mazlum bir toprak.

İsrail devletinin ilân edildiği 14 Mayıs 1948 gününün ertesi, Filistinliler için Nekbe, yani 15 Mayıs Felâket Günü olarak anılıyor.

Günümüzden 71 yıl önce 600 civarında Filistinli, DeyrYassin’de Siyonist teröristlerin saldırısına uğradı. 100’den fazla Filistinli din kardeşimiz hayatını kaybetti.

Katliam binlerce Filistinlinin benzer bir katliama uğrama korkusuyla topraklarını terk etmesine sebep oldu.

Filistinlilerin topraklarına el konuldu ve 14 Mayıs 1948'de İsrail devleti kuruldu. Siyonistler 750.000’den fazla Filistinliyi yerinden, yurdundan, topraklarından etti.

Filistin halkı, üzerinden 71 yıl geçse de o kara günü hiç unutmadı.

İsrail'in kuruluş tarihinin ertesi günü 15 Mayıs’ı NEKBE, yani Büyük Felâket olarak kabul ediyor.

O tarihten sonra Yahudi çeteleri Filistinlileri sistematik göçe zorladı.

Milyonlarca Filistinli mülteci durumuna düştü. 12 milyon 700 bin Filistinlinin 8 milyon 260 bini dünyanın çeşitli yerlerinde mülteci olarak yaşamakta. Günümüzde yaklaşık 5 milyon 400 bin Filistinli mülteci Birleşmiş Milletler'den mülteci kaydı ile yardım alıyor. 1 milyondan fazla Filistinli hâlâ kayıt dışı olarak göründüğü için yardım alamıyor.

Filistinlilerin "Nekbe" ismini verdiği 15 Mayıs, Filistin ve İsrail toplumlarının zihninde taban tabana zıt şekilde algılanıyor.

İsrailliler için "bir devletin kuruluş" günü olan 14 Mayıs, Filistinliler için ise nüfuslarının yüzde 67'sine tekabül eden 957 bin kişinin vatanlarından zorla çıkarılması ve kültürel, sosyal dokunun yok edilmesiyle başlayan ve günümüze kadar devam eden felâketler silsilesinin başlangıcı anlamına geliyor.

O tarihten bu yana nüfus artışıyla birlikte Filistinli mültecilerin sayısı dünya genelinde 6 milyon 20 bine ulaştı. Bunların yaklaşık 5,3 milyonu Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı'na (UNRWA) kayıtlı durumda. Kendi memleketlerinde mülteci durumuna düşmüş haldeler. Filistinlilerin durumunu Merhum Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in Sakarya Türküsü şiirinde de görebiliriz. “…Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!”…

İsrail güçleri Nekbe'de Filistinlilere ait 675 köy ve kasabayı yok etti ve binlerce Filistinliyi öldürdü. Birçok tarihi Filistin şehri de Yahudileştirildi.

Bu süreçte Negev bölgesinde yaşayan Bedevi kabileler yerlerinden edildi.  Ayrıca yerleşim bölgelerinin isimleri değiştirilerek kültürel kimlik de hedef alındı.

İsrail 14 Mayıs 1948'de bağımsızlığını ilân etti. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu çoğunluğu Arapların oluşturduğu 13 ülke BM'in Filistin konusundaki çözüm plânına karşı olsa da, BM Genel Kurulunda yapılan oylamada 33 “evet” oyu alan İsrail, İngiltere'den bağımsızlığını ilân etti.

İsrail'in bağımsızlık ilânının ardından 1948 Arap-İsrail savaşı patlak verdi. Bu süre içinde yüzlerce Filistinli katledildi, bugün Yafa, Hayfa ve diğer İsrail kentleri o tarihlerde Filistin toprağıydı. Yüzbinlerce Filistinli evlerinden edildi, bu toprakları terk etmek zorunda kaldı.

Evlerinden kovulan Filistinliler bugün Suriye, Lübnan ve Ürdün'deki mülteci kamplarında yaşam mücadelesi veriyor.

İşte Filistinliler İsrail Devletinin kuruluşunu temsilen 14 Mayıs'ın bir gün sonrasını yani 15 Mayıs'ı felâket günü ilân etti. İlk felâket günü 1998 yılında anıldı. 1998'den bugüne İsrail kentlerinde, Kudüs'te, Batı Şeria'da, Gazze Şeridinde, Lübnan'da, Suriye'de ve Ürdün'deki mülteci kamplarındaki yaklaşık 12 milyon Filistinli, 14 Mayıs 1948 sürecinde yaşanan trajediyi Felâket Günü etkinlikleriyle anıyor, gösteriler ve mitingler düzenliyor.

Filistinliler, o gösterilerde genellikle ellerinde anahtar veya anahtar çizili pankartlar taşıyor. Anahtarın anlamı “1948'de evimizi terk ettik ama anahtarlar hâlâ bizde, yarın evlerimize geri döneceğiz ve bu anahtarlarla kapımızı açacağız.” demektir, diyebilmektir.

1948'deki savaşın ardından 1949'da ateşkes yapıldı. Ateşkesin ardından evlerini terk eden Filistinliler geri dönmek istedi. Ancak İsrail, onların evlerini ya yerle bir etti ya da o evlere Yahudileri yerleştirdi. Böylece Filistinlilerin geri dönüşlerini engelledi. Bugün yaklaşık 6 milyon Filistinli, Ürdün, Suriye ve Lübnan'daki mülteci kamplarında yaşam savaşı veriyor ve evlerine geri dönecekleri günün hayalini kuruyor.

Merhum Başbakan Necmettin Erbakan Hoca’mın da dediği gibi; “Birgün mesele Suriye olursa; bilin ki mesele TÜRKİYE’dir…” Çünkü mesele önce Filistin topraklarında birkaç küçük kara parçası, akabinde İran-Irak, devamında Mezopotamya - Ortadoğu ve günümüzde de Suriye oldu.

Rabbim’in, İsrail zulmünün sona erdirip; Filistinli kardeşlerimizin tekrar yuvalarına dönmelerini nasip etmesi niyaz ve duasıyla…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Kızıl akşam üstleri...... - Sayı 103
Filistinlileri toprakları... - Sayı 101
Gölge... - Sayı 100
Beni bul...... - Sayı 99
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7270717
 Bugün : 185
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 507290
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 163
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim