Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     394 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Dünyanın en değerli parası kimde?
Mehmet izzet Gülenler

  Sayı: 103 -

Para… Bir şeyler almamızı, yiyip içebilmemizi, bir yerden bir yere gidebilmemizi, barınabilmemizi, ısınabilmemizi, serinleyebilmemizi, velhasıl, en temel ve daha birçok ihtiyaçlarımızı giderebilmemizi sağlayan 'araç'...

Artan, azalan bir değeri var… Uluslararası para piyasaları, pariteler.. Hem sanal hem somut hem de sembolik (saygınlık.. saygı görme, gösterme.. veya tam tersi..gibi..) bir gerçekliği aynı anda bünyesinde taşıyabilen insan icadı bir enstrüman…

Ekonomi mezunu da birisi olarak, bir ekonomi mezunundan doğal olarak beklenen şekilde, paranın bu yönlerinden bahsetmeyeceğim size…

Oyunculukla ilgilendiğim bir dönemde, bir oyun için hazırlanan oyun ve oyuncuların tanıtım broşürüne: "..şu üniversitede ekonomi okudu.. okudu.. ama.. anlamadı.." yazmıştık benim için..

Evet, tam da öyleydi çünkü.. okumuştum.. ama anlamamıştım… Hâlâ da anlamış değilim…

Ben, başımdan geçen, birçok okullardaki birçok yıllara bedel olduğunu düşündüğüm başka bir kısa hikâye anlatacağım size...

Uzun uzun yürüdüğüm iç muhasebe günlerinden biriydi yine... Yürümekten fiziksel olarak yorulmuştum… Ve gözüme ilişen denize nazır boş bir banka oturuverdim… Hem bedenim dinlenmeye geçmiş, hem denize ve uzaklara dalarak düşünmeye devam etmek iyi gelmişti… Bir süre o şekilde oturdum… Sonra… Bir ara yanıma, elindeki büyükçe çantası ve üstü başı dökük, kir pas içinde bir adam yanaştı… Ve kibarca ‘oturabilir miyim?' dedi…' Tabii ki, buyurun' dedim..

Bir süre, yine o gelmeden önce olduğu gibi, sessizlik içinde, denize bakarak, ayrı ayrı düşünceler içinde oturduk öylece...

Yalnızlığım...yani hani sadece o yalın yalnızlık halinde oluşabilen o duygu ve düşünce akışı bozulmamıştı belki de ilk kez bir başkasının gelişiyle.. enteresan bir şekilde...

Bir süre sonra çantasından küçük bir nevale çıkardı… Ve bana ikram etti... Bütün kalbiyle... Teşekkür ettim.. Afiyet olsun dedim.. Daha sonra.. Sohbet etmeye başladık bir şekilde... Aslında bir şekilde değil.. Çok güzel bir şekilde... Her şey bir suyun... Bir akarsuyun akışı gibiydi sanki, dağların ağaçların arasından...

Sesindeki.. tavrındaki ve konuşmasındaki 'güzelliği' anlatamam...

Sokakta yaşıyormuş.. başka bir semtte yaşarken, o an bulunduğumuz semte gelmeye karar vermiş.. Bir takım izinler gerekiyormuş.. Onun için belediyeye gitmesi gerekiyormuş.. Belediyenin yerini bilip bilmediğimi sordu bana.. Biraz konuştuk.. Sonra sessizliğe döndük.. Bir süre sonra o yanımda uyumaya başladı oturur halde.. Öylece oturduk bir süre daha...

O ara içimden ona bir yardımda bulunmak geldi.. Cüzdanımı kontrol ettim.. 20 TL vardı.. Acaba o uyurken çantasına iliştirip uzaklaşsa mıydım? Yok.. içime sinmedi.. Böyle düşünceler içindeyken, o uyandı.. Ben bir süre sonra izin isteyerek ayağa kalktım ve eğer kabul ederse beni çok mutlu edeceğini söyleyerek ona yanımdaki 20 TL’yi uzattım kendimce.. Teşekkür etti bütün güzelliğiyle... Ve bir dakika beklememi söyledi... Çantasını karıştırdı.. Ve.. Bir kâğıt para uzattı o da bana..

'1000 Türk Lirası'… 1970 yılına ait..

Bu parayı uzun süredir sakladığını.. ve o da onu bana hediye etmek istediğini söyledi…

Teşekkür ettim.. Dualaşıp, vedalaştık... İşte o günden beri... 'Dünyanın en değerli parası'.... Bende... Evde 'Derviş Sofraları' isimli yemek kitabımın arasında duruyor...

Oraya koymak geldi içimden...

Ekonomi uzmanlarına soralım mı? Ne dersiniz? Hangi para daha değerli? Kim daha zengin? Kim kime daha değerli bir şey vermiş oldu? Bu paranın değer kaybetme ihtimali var mı? Paritelerden etkilenir mi?

......

Bu paraya... paha biçilebilir mi?


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Sinan AYHAN    12.03.2020
Yorum : İktisadın tanımında malum, "kıt kaynaklar" ile "sonsuz ihtiyaçlar" terazisi mevcut; tabi denge piyasa şartlarında kuruluyor... Ama bu tanım kökten yanlış... "Kıt kaynaklar" bizim tanımımız olamaz... Allah Rahman ve Rahimdir, Rezzak'dır... Çok bağışlayan, çok esirgeyendir... Bizim için kaynak sonsuzdur; Allah sonsuzca verir de verir... O sebeple en kıymetli para sende, sen de saklı olanda Manageros...





 
Dubalı dünya düzeni -I-... - Sayı 104
Dünyanın en değerli paras... - Sayı 103
Özgürlüğe kaçış... - Sayı 102
Yürümek... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Cinayet, hırsızlık, fuhuş, içki, kumar ve uyuşturucu karışımından ibaret düzeni ambalajlayıp medeniyetin ta kendisi diye yutturmak isteyen “tek dişi kalmış canavar”a karşı hani, “iman dolu göğsümüz” vardı?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7277426
 Bugün : 2878
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 507446
 Bugün : 62
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 101
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim