Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     64 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Erdem Beyazıta mektup
Hızır İrfan Önder

  Sayı: 106 -

Selâm sana ey direniş şairi, selâm sana!

Şair denince aklıma ilk düşen isimlerden birisisin. Bunu sağlayan, İz Yayıncılıktan çıkan ve üç şiir kitabını da içeren, “Şiirler” adlı  “bütün şiirlerini” kapsayan kitabını okumamdır. Bu kitap, sanki beni büyüledi. Şiire susayınca hep okurum. Çünkü estetikten ödün vermeden, biçimi dışlamadan içeriği öne çıkardın. Şiirde anlamı önemsedin. Mesajını eğip bükmeden açıkça verdin. Şiirini salt biçimciliğe, salt sözcüklere indirgemedin. Şiirini anlamsız imge yığınına ya da imge çöplüğüne çevirmedin.  “Şiir aramaya çıkmam, o gelir beni bulur.” dedin. Bunun içindir ki, şiirlerin gönlüme işledi, ruhumu alevlendirdi. Ey şiiri, şiir gibi yazan şair!...  Ey “Yedi Güzel Adam’dan” biri olan üstat! Sana minnettarım. Sana hayranım.

Seni de şiirlerini de bana sevdiren sadece bu değil. Sana ve şiirine dair yazılanlar da beni etkiledi. Merhum şair Behçet Necatigil, “Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü” adlı yapıtında ilk şiir kitabın için şunu yazmış: “Barbar güçlerin, teknolojinin yıktığı, Tanrı’dan kopardığı insanın manevî kurtuluşunu arayan Sebeb Ey…” Bir başka merhum yazar Prof. Dr. Mehmet Kaplan da: “Erdem Bayazıt’ın şiiri değil eski dindar şairlerinkinden, Mehmet Akif’inkinden de çok farklı bir şekilde ve üslûpla yazılmıştır…” diye yazmıştır.  Günümüz şair ve eleştirmenlerinden Orhan Kahyaoğlu “Modern Türkçe Şiir Antolojisi” adlı yapıtının ikinci cildinde şiirin hakkında şunları yazmıştır: “Toplumsal ve varlıksal sorunlar, İslâmî duyarlıklara yaslanan bir isyan duygusunu şiirinin parçası kılar. Dönemin sol tandanslı toplumcu şairleri gibi Bayazıt da bir tür Anti-emperyalist hassasiyetleri şiirine yedirir. Muhalif bir tarih algısı içinde, İslâmî değerler, şiirinin altyapısı kılarak, alışılmış kadercilikten uzak bir insani tepkicilikle bezeli bu şiir…”  … “Bir Müslüman militan izlenimi verir şiiriyle. Tıpkı 1960’ların sonundaki yeni toplumcu şiir açılımı gibi. “Gerçek”i Algılayış, gündelik hayata bakış noktasında da, söz konusu 1960’lı yıllar şairlerinin şiiriyle onun şiiri kesişir. Fark, Bayazıt’ın şiirinde derinleşmiş olan İslâm’a, inanca dair değerlerdir. Şiirinin asıl silâhı, maddeye karşı maneviyat ve ruh olan bu enteresan şair,  şiirindeki ses ve ritim gücüyle ilginç bir coşkuyu da içinde barındırır.”

Ey dâvâ şairi! Ben şiirlerinin bir direniş,  bir başkaldırı şiiri olduğuna inanıyorum. Batılılaşma döneminin milletinden, tarihinden, birikiminden ve medeniyetinden kopan yabancılaşmış aydınına karşı şiirle direndiğine şahitlik ediyorum. Doğru yoldan şaşmayan, “klas duruşu” olan iyi bir şairsin. Sen de şiiri merhum Necip Fazıl Kısakürek gibi “mutlak hakîkâti arama işi” bildin. Şiirlerinde varoluş kaygısı-sancısı çeksen de hayata tasavvuf nazarından baktığın belli. Varlığı sorguladıkça inancın pekişti. Yalnızlık, hakîkâte ulaşmak için gerekli gördüğün bir hâlden öte bir şey değildi. Anlıyorum ki yalnızlık, bilinçli bir tercihindi.

Değerli üstadım,

Erdem Dönmez, Edebiyat Ortamı Dergisi eki için hazırladığı “Bir Umran Şairi Erdem Bayazıt” adli biyografik risalesinde, hakkında, benim de doğru bulduğum, şu tespiti yaptı: “Onun şairliği ile insanlığı birdir; hayata baktığı yerde şiiri, şiire baktığı yede hayatı görülür. Dolayısıyla öfkesi de şiirdir, coşkusu da şiirdir, acısı da şiirdir, umudu da şiirdir. Şiiri bu denli içselleştirmişken şiiri şiir yapan değerleri bilinçli olarak kullanır, geliştirir, dönüştürür ve aktarır. Şair olmak böyle bir sorumluluğun işidir.”

Senin şiirin, Müslümanların yaşadıkları çalkantı, hezeyan ve bunalımlara karşı bir protesto şiirdir. Ötesi olmayanın aslâ düşünü kurmadın… Çağa, moderniteye sert eleştiriler yönelttin. Ölümü değil ölümsüzlüğü aradın... Ne şiir, ne sanat, ne sanatkârlık hiçbir zaman birinci önceliğin olmamıştır. Biliyorum ki senin için ölüm yok olma olarak değil, “uyanış, diriliş, yeniden doğmak, yeni bir hayata başlamak”tır. Yaşamı anlamlandıran; insanın davranışlarının bilincinde olmasını sağlayan; insanı düşünmeye sevk eden şey ölümdür. Bu hayat, ölüm için hazırlıktır. Ölüm son değil sonsuzluğun, ölümsüzlüğün başlangıcıdır. Müslümanın ölüm korkusu, ölüm kaygısı olamaz! Müslümanın ölümü öldürmesi gerektiğine inandın. Ölümsüzlük için ölüm gerekliliktir diye düşündün!...

“Bulmak” adlı şiirinin son beytiyle mektubuma son vermek istiyorum:

“Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm

Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm”

Ey şiirinin temel derdi “Müslümanca yaşamak” olan şair! İmanla bütünleşen direnişin kurtuluşu sağlayacağına inanan serdengeçti!  

Ey eylem şairi!

Derdinle hemdert oldum...

Seni rahmetle, minnetle, saygıyla ve özlemle anıyorum.

Ruhun şâd olsun…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yunus Yunus... - Sayı 106
Erdem Beyazıta mektup... - Sayı 106
Gafil olma... - Sayı 105
Elem gazeli... - Sayı 105
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu


Sonsuz karanlıklarıma gömülüşümü anlamayıp bilmeden kendi karanlıklarına denk sayanlar tarihin karanlığında boğulmaya mahkûmdurlar.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
Gurur ve hüzün
İrfan işinde plân
Zincirli kaya
Yazı renginde melodiler


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8006981
 Bugün : 1214
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 519165
 Bugün : 40
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 76
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim