Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2775 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"MONEY BACK"
Sinan Ayhan

  Sayı: 46 - Ekim / Aralık 2004

Bayanlar baylar, işte kökeni belirsiz, havada kumaşıyla uçan bir kelebek... Şair ılgımı görmemiş, eklemlerinde sera etkisi yaşayanlar sadece, buna güve kelebeği der... oysa hava gergefte bir bez parçasıdır yırtık... Ve kelebek hangi odaya girse, hangi çekimden çıksa oranın ışığını ezberlemiş gibi hareket eder...


Konuşan biri mi var?.. Ben yaptım. Kendimi bir kukla gibi hissediyordum; o yüzden ben yaptım, ben öldürdüm... Canını şeytana satmış bir kukla gibi başka bir suretim vardı, onu yok ettim... Bu oldukça hoşuma gitti, onu bir böcek gibi ezmek hoşuma gitti, ne yalan söyleyeyim... Ben yaptım; elinde hiçbir şeyi olmayanın, düşüncesi olur; düşüncemi önce bir gölge, sonra bir eşya yaptım... Bunu odaya doluşan ışıkları kıra kıra yaptım... İlk başta her şey bir vahşetti, sonra bütün katliamlarıma alıştım. Eşyanın duyulmayan bağrışlarına, görülmeyen bakışlarına, akmayan kanına, hepsine... Konuşan biri mi var...


Sanki bir pencere camından yansıyan kollarını iki yana açmış bir siluet, bir esintinin etiyle beslenen vahşi, ama göz alıcı bir yaratık... Ellerini ve yüzlerini yıkarken tenlerinde ikon taşımayı sevenler, bilhassa onlar, bu yaratığı "kılavuz-motif" olarak girilmeyen yerlerde kullanmayı marifet sayar... Anahtarınız yoksa kapı açacak, bir sol anahtarı alın lütfen, böyle iyi... Az daha sağa doğru... Tamam, durun... obsesif misiniz, yani icat ettiğiniz bir hastalık var mı diyorum... Etkin bir saman çöpü olabilmek için çok çalışmak: Çocuklar çok çalışın!..


Bana bir şey önermeyin, önerilerden tiksinirim... Bir "sanki-oda"da dolaşmak kimin işine gelir. Odanın içinde bir kelebek olsun, tiksinirim; çünkü o oda bir oda değildir artık, uçmak konusunda bir öneridir, ben böyle bir önermeden de tiksinirim...


Sizi üzmekten sakınırım baylar ve bayanlar, bir armonikanız var mı, bana Piruz derler, armut ağacı gibi, tanıştırayım, kelebek bir motifse, o da limelerinden evrilmek istenen bir kumaş parçası... Meyvesi kelebek olan ağaçların mevsimi hangi sayfada çıkacaksa, onu bulmak gerek... Kenarlarındaki püsküller bile bir peri kımıltısı olmaya arzulu... Körüklü bir kilise orgunun ciğerlerine kaçmış hıçkırık gibi... Tabirleri ışık oyunlarının diline dolanmış akışkan bir kabartma... Bazen bir kelebek, bazen de bir kelebek iğnesi o örneğin... oturduğu ev, kasaba, coğrafya veya fasit nokta bellidir; yani kelebeğin en iyi  görüntü verdiği yerdedir... En çok bana sorulmalı, nasıl bir gerçeğe katlanamazsınız diye... Örneğin yüzümü konuşmalarını, diktelerimi, jestlerimi, hareketlerimi, karakterimi başkasından almış olduğum gerçeğine katlanamam.


Hastalıklı akranlarım, sizler "sisife"nin taşları, gözünüzün de içtiği şeylerden olan devingen kartpostal içleri ve onların boyalar, yanılsamalar arasında kapana sıkışmış kaç eğilme-bükülme görülür bakışta, işte size sahibinden kullanılmamış kelebeklik bir im... Söz veriyorum hepinize... "Money Back"... Kartpostal veya bir manzara değil bu, daha çok "kâğıdına dokundukça kirlenen bir ruh"...Bir sesin kanatları açılınca görünen onun şeytani taklidi de benim...


Bu metne konu olan olağan gerçek durum ise şöyle: Bir eşya...(bazı fısıltılar duyuluyor, etrafta eşyanın elektronik bir aygıt olabileceği konusunda bazı iddialar işitiliyor, bu iddialara kulak asmayanların sayısının oldukça fazla olduğu görülüyor, söylenenler ciddiye alınsa herkes bu tuhaf hükmün evcil yabancılığından kurtulacak ve tuhaf hükmün evcil yabancılığından kurtulacak ve her şey olağanlaşacakmış gibi geliyor, o yüzden kimse bildik gerçeği itiraf etmeye cesaret edemiyor...) İşte o bahsedilen eşya, bir oda dizisinin içinde duruyor... Odanın büyük-küçük, konforlu konforsuz gibi dizilere ayrışıp ayrışmadığı bilinmiyor; yalnız üzerinde bir ibare okunuyor..."Money Back"...Ve yolunu kaybetmiş bir kelebek, odayı dolaşıyor... Havayı arşınlıyor, duvarlara, tavana sürtünerek gelip "sözde-eşyanın" üzerine konuyor...


Kelebeğin yaptığı hareketlerden, konuştuğu dilden kimse anlamadığı gibi ben de anlamıyorum... Sadece bir "her şeyi değiştirmekten hoşlanan göz", birbiriyle uyuşmaz imgeleri etrafa saçıyor... Tohum gibi... Belki aynaya bakıyorum da, herkesi kandırıyorum... Aynaya bakınca kendimi tanıyamadım; o yüzden üstüne, ne odamı, ne odamdaki eşyayı, ne eşyanın üzerine konmuş kelebeği tanıyabiliyorum... Ben bir şeyi geri istiyorum, ama bu istediğim şeyin neye benzediğini bilmiyorum...


"Money Back"(burada mümkünse flaşlar çakacak)... Özür dilerim, kulaklarım biraz kıssa kalmış, biri kumaş kelebekler nerde mi dedi? Duymadım, özür dilerim... Belki yanımdaydılar, belki kem gözlerden uzaktılar; ama ben belki son bir karardım, o yüzden hepsini harflerin kıvrımlarına sakladım...
Bayanlar baylar, son bir kez gösteriyorum; buyurun, bunlar ışıklar, bunlar çizgiler, bunlar da mürekkep soluyan kelebekler...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Konuşan düşünce... - Sayı 94
Ninemden bana kalan şey, ... - Sayı 94
Dil kavramı üzerine bir d... - Sayı 94
KAHRAMAN MİLLET... - Sayı 93
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3696000
 Bugün : 711
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419052
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 90
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim