Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3389 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"MONEY BACK"
Sinan Ayhan

  Sayı: 46 - Ekim / Aralık 2004

Bayanlar baylar, işte kökeni belirsiz, havada kumaşıyla uçan bir kelebek... Şair ılgımı görmemiş, eklemlerinde sera etkisi yaşayanlar sadece, buna güve kelebeği der... oysa hava gergefte bir bez parçasıdır yırtık... Ve kelebek hangi odaya girse, hangi çekimden çıksa oranın ışığını ezberlemiş gibi hareket eder...


Konuşan biri mi var?.. Ben yaptım. Kendimi bir kukla gibi hissediyordum; o yüzden ben yaptım, ben öldürdüm... Canını şeytana satmış bir kukla gibi başka bir suretim vardı, onu yok ettim... Bu oldukça hoşuma gitti, onu bir böcek gibi ezmek hoşuma gitti, ne yalan söyleyeyim... Ben yaptım; elinde hiçbir şeyi olmayanın, düşüncesi olur; düşüncemi önce bir gölge, sonra bir eşya yaptım... Bunu odaya doluşan ışıkları kıra kıra yaptım... İlk başta her şey bir vahşetti, sonra bütün katliamlarıma alıştım. Eşyanın duyulmayan bağrışlarına, görülmeyen bakışlarına, akmayan kanına, hepsine... Konuşan biri mi var...


Sanki bir pencere camından yansıyan kollarını iki yana açmış bir siluet, bir esintinin etiyle beslenen vahşi, ama göz alıcı bir yaratık... Ellerini ve yüzlerini yıkarken tenlerinde ikon taşımayı sevenler, bilhassa onlar, bu yaratığı "kılavuz-motif" olarak girilmeyen yerlerde kullanmayı marifet sayar... Anahtarınız yoksa kapı açacak, bir sol anahtarı alın lütfen, böyle iyi... Az daha sağa doğru... Tamam, durun... obsesif misiniz, yani icat ettiğiniz bir hastalık var mı diyorum... Etkin bir saman çöpü olabilmek için çok çalışmak: Çocuklar çok çalışın!..


Bana bir şey önermeyin, önerilerden tiksinirim... Bir "sanki-oda"da dolaşmak kimin işine gelir. Odanın içinde bir kelebek olsun, tiksinirim; çünkü o oda bir oda değildir artık, uçmak konusunda bir öneridir, ben böyle bir önermeden de tiksinirim...


Sizi üzmekten sakınırım baylar ve bayanlar, bir armonikanız var mı, bana Piruz derler, armut ağacı gibi, tanıştırayım, kelebek bir motifse, o da limelerinden evrilmek istenen bir kumaş parçası... Meyvesi kelebek olan ağaçların mevsimi hangi sayfada çıkacaksa, onu bulmak gerek... Kenarlarındaki püsküller bile bir peri kımıltısı olmaya arzulu... Körüklü bir kilise orgunun ciğerlerine kaçmış hıçkırık gibi... Tabirleri ışık oyunlarının diline dolanmış akışkan bir kabartma... Bazen bir kelebek, bazen de bir kelebek iğnesi o örneğin... oturduğu ev, kasaba, coğrafya veya fasit nokta bellidir; yani kelebeğin en iyi  görüntü verdiği yerdedir... En çok bana sorulmalı, nasıl bir gerçeğe katlanamazsınız diye... Örneğin yüzümü konuşmalarını, diktelerimi, jestlerimi, hareketlerimi, karakterimi başkasından almış olduğum gerçeğine katlanamam.


Hastalıklı akranlarım, sizler "sisife"nin taşları, gözünüzün de içtiği şeylerden olan devingen kartpostal içleri ve onların boyalar, yanılsamalar arasında kapana sıkışmış kaç eğilme-bükülme görülür bakışta, işte size sahibinden kullanılmamış kelebeklik bir im... Söz veriyorum hepinize... "Money Back"... Kartpostal veya bir manzara değil bu, daha çok "kâğıdına dokundukça kirlenen bir ruh"...Bir sesin kanatları açılınca görünen onun şeytani taklidi de benim...


Bu metne konu olan olağan gerçek durum ise şöyle: Bir eşya...(bazı fısıltılar duyuluyor, etrafta eşyanın elektronik bir aygıt olabileceği konusunda bazı iddialar işitiliyor, bu iddialara kulak asmayanların sayısının oldukça fazla olduğu görülüyor, söylenenler ciddiye alınsa herkes bu tuhaf hükmün evcil yabancılığından kurtulacak ve tuhaf hükmün evcil yabancılığından kurtulacak ve her şey olağanlaşacakmış gibi geliyor, o yüzden kimse bildik gerçeği itiraf etmeye cesaret edemiyor...) İşte o bahsedilen eşya, bir oda dizisinin içinde duruyor... Odanın büyük-küçük, konforlu konforsuz gibi dizilere ayrışıp ayrışmadığı bilinmiyor; yalnız üzerinde bir ibare okunuyor..."Money Back"...Ve yolunu kaybetmiş bir kelebek, odayı dolaşıyor... Havayı arşınlıyor, duvarlara, tavana sürtünerek gelip "sözde-eşyanın" üzerine konuyor...


Kelebeğin yaptığı hareketlerden, konuştuğu dilden kimse anlamadığı gibi ben de anlamıyorum... Sadece bir "her şeyi değiştirmekten hoşlanan göz", birbiriyle uyuşmaz imgeleri etrafa saçıyor... Tohum gibi... Belki aynaya bakıyorum da, herkesi kandırıyorum... Aynaya bakınca kendimi tanıyamadım; o yüzden üstüne, ne odamı, ne odamdaki eşyayı, ne eşyanın üzerine konmuş kelebeği tanıyabiliyorum... Ben bir şeyi geri istiyorum, ama bu istediğim şeyin neye benzediğini bilmiyorum...


"Money Back"(burada mümkünse flaşlar çakacak)... Özür dilerim, kulaklarım biraz kıssa kalmış, biri kumaş kelebekler nerde mi dedi? Duymadım, özür dilerim... Belki yanımdaydılar, belki kem gözlerden uzaktılar; ama ben belki son bir karardım, o yüzden hepsini harflerin kıvrımlarına sakladım...
Bayanlar baylar, son bir kez gösteriyorum; buyurun, bunlar ışıklar, bunlar çizgiler, bunlar da mürekkep soluyan kelebekler...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Tokat... - Sayı 104
Maya... - Sayı 103
Nefse Hakimiyet... - Sayı 103
Aliyaya göre zaman ve ima... - Sayı 102
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7242844
 Bugün : 1847
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506694
 Bugün : 44
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 91
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim