Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     6052 kez okundu.     10 yorum bırakıldı.

Fasledici Tarih ?izgisi
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 43 - Ocak / Mart 2004

Daha evvelki loş devirlere ait masal iklimlerini bir kenara bırakalım; kaydetmiştik ki, 1inci, 2nci, 3ncü, 4üncü, 5inci ve 6ncı asırlarda Türklüğün bütün varlık hülâsası kasırga gibi, çağlayan gibi, şimşek gibi, yıldırım gibi, henüz billûrlaşmamış, kalıbını bulmamış sabit medenî ifade çizgilerine erişmemiş, mücerred ve serâzad bir hayatiyet akışından ibarettir. Ve bu mücerred hayatiyet, yeleleri alevlenen atların cidago kemiklerine bağlı, ruhuna büyük muhteva çatısını yerleştirerek büyük iman mimarîsine istekli, asırlar boyunca aktı durdu.

7nci ve 8inci asırlarda Türklük, kısım kısım ve parça parça, İlâhî binanın ulvî bedaheti önünde ve en asîl teslimiyet edâsı içinde İslâmlığı kabul etti ve kılıciyle ruhunu ona bağışladı.

9uncu, 10uncu, 11inci, 12nci asırlarda, Türklük, edindiği ruhî muhtevanın ışıklarını en sâdık ve hususî bir tahassüsiyet ve tefekküriyet billûrundan aksettirerek yine kısım kısım ve parça parça, en parlak medeniyet protoplazmalarını örmeğe başladı.

Bizim, devlet ve cemiyet, eser ve hamle, dâva ve siyaset halinde ve dünya çapında gerçek medeniyet ifademizi bulmamız, Osmanlı kuruluşiyledir: 13üncü asır…

14üncü asır, bazı sâiklerin tepeden indirdiği çözülüşlere rağmen, vecd, aşk, nizam, teaddî ve taarruz devrimizdir. Bu teaddî ve taarruz, iki zıd medeniyet dünyasının muhasebesi halinde Batı'ya doğrudur.

15inci asırda ve aynı vecd, aşk ve nizam içinde taarruzumuz, Batı dünyasından yeni bir safhaya esas olacak kadar büyük bir zafer iklimi kuşandı.

16ncı asırda, tarihin en büyük imparatorluğunu kurmuş, fakat artık gurur ve hissizliğe sapmış, doğmakta olan Batı dünyasının tahammuruna dikkat edemez olmuş, vecd ve aşkımızı dondurmaya başlamış bulunarak, itilânın (yükselme) zirvesindeyiz.

17nci asırda, donan, kabuk tutan vecd ve aşk, hikmetleri kör nefsaniyet ve şahsî idrakine kurban edici zümre mânâsına ham softa ve kaba yobaza meydanı terk etti; ve maddî ve mânevî en şanlı taarruz hamlemiz, birdenbire en hazin bir müdafaa çabalamasına döndü.18inci asırda, artık aklın madde üzerindeki tecessüs ve tefahhus hakkını sistemleştirmeye ve bu sistemin ilk yemişlerini devşirmeye başlayan Batı dünyasından ve bu aziz cehdi emreden dinin yalnız İslâmiyet olduğundan daima habersiz, din perdesi altında dini karartmaya memur ham softa ve kaba yobaz elinde esir, en ümitsiz müdafaa ve en acıklı hezimetlere göğüs germekle meşgulüz. Fakat İmparatorluk o kadar cüsselidir ki, can çekişirken bile dünyayı titretmektedir.

19uncu asırda, mahut ham softa ve kaba yobaz tipi, yerini pembe kıçlı maymunlardan daha sefil Avrupa hayranlarına; ve bu defa aynı yobazlığı küfür ve dinsizlik adına göstermeye namzed, takma beyinli züppelere bırakmak yolundadır. O, Batı dünyası, bir türlü deviremediği muazzam ağacı, içinden kurutmanın yolunu bulmuştur. Böylece tam ruhî ve yarı maddî müstemlekeleşme çığırımız açılır.

20nci asırda, en çetin buhranını kaydeden ve unsur unsur birbirinin boğazına sarılan Batı dünyasının tefessüh ve ihtilâç haline rağmen tasfiye çanlarımız çalınır. Garp buhranının tezadları sayesinde ilk istiklâl ve şahsiyet dâvamızı maddeten kazanırız, fakat mânen büsbütün ezdiririz. İkinci Dünya Harbinin Üçüncüye geçit veren eşiğinde de, tarihî bir netice olarak, Sırat gibi kıldan ince ölüm köprüsüne getirilir, bırakılırız!Her şey gibi tarih ölçümüz de gösteriyor ki, bir tarihin bittiği ve bir başkasının başlamak üzere bulunduğu fasledici çizgi üzerindeyiz.Yalnız bu çizgiyi görmek, tedbirlerini de bulmaktır.

Bu çizgi üzerinde "icra-yı hükümet", ya hep, ya hiçe varır. Hep için duadayız.(İdeolocya Örgüsü)

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : gizem    27.11.2007
Yorum : gerçekten şiirileri ile bir numara çok güzel şiirlşeri warr yani....ama bir tane de vergi ile şiir açsan ne güzel olucak.............




Ekleyen : GÜLTEKYN AYDIN    
Yorum : Allah(cc)ondan razı olsun.Dünü yaşamış gibi gören,günü yaşayan ,geleceğe duadan başka icraat'ı olamayan, yolunda onbinlerin olduğunu bil.Rabbim icra-yı hükümet edenlere çizgiyi göstremeyi ve tedbirlerini almayı nasip ve muktedir etsin.Selam ve duayla




Ekleyen : FATYH CO?zKUN    
Yorum : ÜSTAD NECİP FAZILLARA NE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR ŞU GÜNLERDE...GELİBOLU BELGESİLİ VE ETRAFINDA DÖNEN DOLAPLARA SES ÇIKARILMIYOR...KENDİ ÖZ VATANIMIZDA GARİP YAŞIYORUZ TIPKI ÜSTAD GİBİ...KEŞKE BİR KEZ OLSUN BİRBİRİMİZİ ANLAYABİLSEYDİK...BİR KEZ OLSUN...SELAM VE DUA İLE...




Ekleyen : A. Enis Turan    
Yorum : N. Fazıl büyük şairdir. Duyguları, yer yer dalgalanır, bu şiirleri okuyanları da bu dalgaların gölgesinde alıp tatlı enginlere götürür. Yalnız, şiir başka, bilgiye dayalı, bilgiyle yoğurulmuş bir düşünürlük bambaşka kavramlardır. Tarih ile, dil ile ilgili düşüncelerinin bir kez daha, çok daha geniş bir bakışla değerlendirilmelidir.




Ekleyen : ademc@emekli.gov.tr    
Yorum : sadece çok teşekkür ederim




Ekleyen : Ramazan TÜRKOL    
Yorum : Bunların üzerine ne eklenebilir ki.durum hiç değişmemiş her şey aynı şekliyle devam ediyor.Üstadın da dediği gibi 16. asırdan sonra başlayan rücu hala devam ediyor.Gerçi;sakarya da durdurmuştuk biz onu ama birileri gene yol verdi."Sakarya saf ve masum çocuğu Anadolu'nun" olarak kaldı yine biz se öz yurdumuzda garip öz yurdumuzda parya.Nur içinde yatsın üstad Allah bu milleti üstad gibi Sultanü'Ş-şuaralardan eksik bırakamasın.




Ekleyen : mehmet    
Yorum : büyük şairin yine büyük sözleri




Ekleyen : mehmet    
Yorum : dayanamadım bir daha okudum ALLAH ondan razı olsun mekanı cennet olsun




Ekleyen : dilek    
Yorum : bu yazının üzerine yorum yapmak ne haddimize.tek kelimeyle harika.zaten benim gönlümün yazarı ona olumlu eleştiriden başka birşey yazamam.onun yokluğu okadar hissediliyorki,onun gibi bir üstad gelmedi,gelmeyecek te.geleceği görür gibi yazmış.Allah nur içinde yatırsın.yatırıyor da eminim.Obenim gözümde ALLAH(C.C) dostudur.RABBIM gelecek nesili onun yolunda yürümeyi nasip etsin.(amin)DUA İLE




Ekleyen : mehmetsofta    
Yorum : slm benim adım mehmet softa bu softanın anlamının ne olduğunu benim msn adresime yollarsanız sevinirim





 
Tek kelimeyle kurtuluş yo... - Sayı 104
Sıhhat ve güzellik... - Sayı 103
Yumruk ve kafa... - Sayı 102
Batı’nın üç gözü ve... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7244545
 Bugün : 3548
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506754
 Bugün : 104
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 91
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim