Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     316 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Gün ola, devran döne
Sinan Ayhan

  Sayı: 109 -

Meydan yerinde olağan bir kesme şekerin üzerine konan olağan sinekler misali, akılları ve ruhları pisliğe çekilen bir hal… İnsanlık bugün, bu tür basit bir avcılığın ortaya düşmüş avı… 

Kesme şeker gözenekleri arasından parıldar, ama elmas değildir. Yine de sinek gözüne ve duyusuna cazip gelir. Şehvet gözüyle boyanan eşya, burada bizim için kesme şeker mesabesinde. İnsanlık ise şişirilmiş şehvetiyle sinek duyulu. 

Zamanın değirmeni yavaştır, lakin zaman geçer ve her şeyi öğütür. O değirmenden öğütülmeden geçecek hiçbir ölümlü yok. “Pandemi” denen hadisenin keyfiyeti de öğütülmeye dönük bir hadise. Bu öğütülmeden ya un olarak çıkarsınız, ya tuzla buz bir eşya. Unsanız, mesele yok, ekmeklik nişan üzerinizde; ama paramparçaysanız, çöplüğü boylayacaksınız. 

Fransız şair Valery, “Deniz Mezarlığı” şiirinde, suyu çekilmiş bir denizin hazinesini Avrupa Toplumu için bir sonuçsuzluk tablosu olarak tasvir ediyor sanki. Birbirine iliştirilmiş halklardan oluşan Avrupa, bütün düşük doğmuş verimleriyle adeta bir mezarlık. Her şeye rağmen İtalyan düşünür Eco ise, Avrupa’nın yıkılmaz bir birlik olduğunda ısrarcıdır. Bir dil ve kültür birliğinin getirdiği aynı yöne bakma hadisesi. Lakin bunlar aynı yöne bakıyor olsa bile, mevcut bakış iflah olmayacak bir şekilde hasta. 

Bazen şöyle düşünüyorum; Avrupa Birliği Türk Birliği oluşmasın diye mi kuruldu acaba… Sebep ve sonuçlar, sorduğum sorunun güzergâhında. Küfür, bir şekilde imanın yolunu kesmek isteyecek… 

İstanbul’un fethine giden yol, kütle kütle doğunun daha batıya bütün unsurlarıyla taşınması sayesinde oldu. Her taşınan blok, bir tohum gibi toprağa tutundu ve kökleşti. Türkistan, bloklar halinde batıya doğru yurtlar edindi ve oralarda zemine bir şekilde daha sağlam bastı. Doğunun batı üzerine bu yıkılışına karşı “kendini tanrı ilan edenler” çeşitli kisveler altında bu huruca dur demek istedi. Bunun için kendini sakladı, kendileri sahneye çıkamayacaklarından ileri Hıristiyanlığı sürdü; Katolikliği, Protestanlığı ve en son Ortodoksluğu… Üstüne bozkır halklarını imandan uzak tutarak da, kesme şekere tav halklar haline getirmeye yeltendi… Küfür, odaklandığı yeri ve niyetini bu tür kisveler üzerinden hep saklı tuttu. 

Bizce “pandemi” saklı niyetin bir parçası. Kendini korkakça nice perdeler arkasına saklayan “tanrılık taslayıcı”ların “kesme şeker” oyunu. Bütün insanlığı kendi lanetlerine bağlama planı. 

Kıyafet değiştirerek, milletinin ruhuna bakmaya çıkan sultanlar acaba neyi ölçüyordu. Adımla, karışla fethedilecek yerleri mi; yoksa sineklik şehvetinden uzak bir ahlâkla kurulacak bir nizamın zeminini mi, keyfiyetini mi… Ahlâkı üstün olmayan bir millet İstanbul’u, dünyanın başkentini fethedebilir miydi? 

Bugün bir deniz mezarlığı üstünde sinek olmayı reddediyoruz. Temsili Korona’nın kolları gibi hareket eden, üzerimize ahtapot kollarından maddi, manevi hastalık kolları salan küfrün bütün tekliflerini reddediyoruz. Dünya siyasetinin posasını çıkaran ve böylece kendilerine yenilmez güç süsü veren bu kuduzlara kölelik yapmayı reddediyoruz. Karşılarında kedinin kuyruğuyla oynama misali bir nasipsiz manzara çizmeyi reddediyoruz. Kurdukları tuzakların sebep ve sonuçlarını topyekûn reddediyoruz. Ekonomik zenginliklerinin onları galip gibi gösteriyor olmasını reddediyoruz. Gün ola, devran döne… Zaman işleyecek ve öğütülmesi gereken her şeyi meydan yerine dökecek. Saflar belli olacak. Ekmek nişanlı alınlarla sinek kanatlı gözler belli olacak… 

İnsanlığın ruhu, bir deruni hal olarak, bloklar halinde küfür maktalarından sökülüyor ve onların tasavvur ettiği köle insan yerine yepyeni, halis bir imana erişecek bir insanlık kapıda bekliyor. 

Kesme şeker tuzağı, şekere sinekleri çekecek, ortalığı temizleyecek ve yalnız kendilerini çeken bir anafor hükmünde olacak, sinekliği reddeden kol, imanına sarılıp kurtulacak… Tuzakları, kendi kendini yiyen sinek misali muhakkak bozulacak… Allah tuzak kuranlara cevap verenlerin en hayırlısıdır. “Onları, ummadıkları bir yenilgi bekliyor…” Ne yaparsalar yapsınlar. Her şeyden öte Allah’ın vaadi var. Bu devran, kesme şeker sineklerinin vızıltılarıyla değil; imanın cevher haliyle parıldayıp dönecek.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yunus Emre ve Lorca üzeri... - Sayı 110
Gün ola, devran döne... - Sayı 109
Okumayı öğrenen pıhtı... - Sayı 108
Şaire hüzün yakışır... - Sayı 107
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (110): Bizim Yunus
"Yunus, senin sözlerin, mânâdır bilenlere;
Söyleyeler sözünü, devr ü zaman içinde."


Son Eklenen Yorumlardan
 Kadir Bayrak Bey... Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve beğeni için çok teşekkür ederim. Babalarının alın ... İsmail Güçtaş

 Yazan şairin hem kalemini hem yüreğini tebrik ederim naçizane. Harika bir şiirdi. ... Mustafa kaya

 Hasan Bey merhabalar. Evet Gölpazarlıyım. ... Necdet

 Harikasınız, aydınlık çağdaş güzel ve özel insan Sn.Vural GUnduz... Sabahattin ORDUSEVEN

 teşekkürler... osman


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Vâdeler doldu!
Şimdi vaktidir!..
Kahrın da hoş lütfun da!..
Kafalar karışık
Gün ola, devran döne
Alın teri
Danış


Ali Erdal - Şimdi vaktidir!..
Kadir Bayrak - Hayatı tefekkür
Kadir Bayrak - Röportaj - Mehmet Al...
Kadir Bayrak - Afrika: kurutulmuş i...
Sinan Ayhan - Gün ola, devran döne
Necip Fazıl Kısakürek - Vâdeler doldu!
Dergi Editörü - Kahrın da hoş lütfun...
Site Editörü - Kafalar karışık
Mehmet Hasret - Kudüs, bir sır döküy...
Necdet Uçak - Zaman
Necdet Uçak - Anne
Necdet Uçak - Sen misafir ben misa...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Korona günlerinde öz...
M. Nihat Malkoç - Korona mesnevisi
Hızır İrfan Önder - Pandemi (covid-19) m...
Olgun Albayrak - Virüszede
Mehmet Balcı - İstiyorum
Mehmet Balcı - Dünyada
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 109
İbrahim Şaşma - Yunusun dilinden
Halis Arlıoğlu - Ramazan kime ne kaza...
Erdem Özçelik - Sessiz çığlık
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - Kibir
Murat Yaramaz - Kaynak şehir
Murat Yaramaz - Niyazi tayfası
Mahmut Topbaşlı - Söz sarayı
Erdal Kozankaya - Ellerinden kan damla...
Erdal Kozankaya - Kudüs
Mehmet izzet Gülenler - "Kanlı bayram", Sreb...
Hüseyn Arif - Danış
Hüseyn Arif - Şeir
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - Xocalı
Mertali Mermer - Yokoluş sorunsalı
İlkay Coşkun - Koronavirüsün hatırl...
İlkay Coşkun - Alt-Üst hakkında
İlkay Coşkun - Alçaktan uçuş
Turgut Yıldızan - Bayram gelsin isteme...
Vildan Poyraz Coşkun - Dünyanın entübe hali
Rıdvan Yıldız - Dünya çok gelişti
Elvin MÜTALİBOĞLU - Dünyayı
Harun Mermer - Odağın neyse gerçeği...
Zülal Ceylan - Hakikat sürümü
Eyvaz ZEYNELOV - Oğru (Hırsız)
Vahid ƏZİZ - QƏLƏM
Dr.Cevat Doğan - Virüsname
Dr.Cevat Doğan - Filistin
Əli Rza XƏLƏFLİ - Duman basan, çiskin ...
Zəlimxan YAQUB - Ömrün yolları
Şahanə MÜŞFİQ - Sərsəm
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 9295516
 Bugün : 1139
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 540639
 Bugün : 19
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 35
 109. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 8 Ağustos 2021
Künye | Abonelik | İletişim