Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     223 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Korona günlerinde özgürlük
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 109 -

Tüm dünya ve Türkiye olarak çok zor ve imtihanlı günlerden geçiyoruz. Küresel salgın boğazımızı sıkmış, ilk fırsatta boğmak istiyor bizi. Özgürlüklerimizin çoğu sınırlanmış. Dilediğimiz gibi dışarı çıkamıyoruz. Dilediğimiz yerde gönlümüzce bir yemek yiyemiyoruz. Sinema ve tiyatroya gidemiyoruz. Eğitim askıya alınmış. Çekirdek ailemiz dışında dostlarımızdan da uzağız. Kimse kimseye misafirliğe gidemiyor. Dolayısıyla kimse kimseyi misafirliğe davet edemiyor. Çıkışı belli olmayan kapkaranlık bir tünelde gibiyiz.

Bir virüs hayatımızı zindan etti. Geleceğe dair umutlarımız olsa da belirsizlik iç huzurumuzu kaçırıyor. Işığı göremiyoruz. Gün boyu dört duvar arasındayız. Güneşli bir havada bir çardağın altında ince belli bir bardakta dostlarla karşılıklı içilen bir çaya hasretiz. 

Huzur ve huşu bulduğumuz camilere çoktandır gidemiyoruz. Camilerin kapıları belirsiz bir zamana kadar cemaatlere kapatılmış durumda. Cami de, cemaat de mahzun. Salgın nedeniyle cuma namazları kılınamıyor. Ezanlardan sonra dua ve salavatlarda bulunuluyor. Bu acı tablo karşısında Rabbimize Arif Nihat Asya’nın duasıyla şöyle sesleniyoruz:

“Biz, kısık sesleriz.. Minareleri/Sen, ezansız bırakma, Allah’ım!/Ya çağır şurda bal yapanlarını/Ya kovansız bırakma, Allah’ım!//Mahyasızdır minareler… Göğü de/Kehkeşansız bırakma, Allah’ım!/Bize güç ver… Cihâd meydanını/Pehlivansız bırakma, Allah’ım!//Kahraman bekleyen yığınlarını/Kahramansız bırakma, Allah’ım!/Bilelim hasma karşı koymasını/Bizi cansız bırakma, Allah’ım!//Yarının yollarında yılları da/Ramazansız bırakma, Allah’ım!/Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü/Ya çobansız bırakma, Allah’ım!//Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız/Ve vatansız bırakma, Allah’ım!/Müslümanlıkla yoğrulan yurdu/Müslümansız bırakma, Allah’ım!”

“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sözünü bugünlerde “Söz konusu hayatsa gerisi teferruattır.” şeklinde değiştirebiliriz. Zira dinimiz İslâmiyet insan hayatını her şeyden çok önemsemiştir. Hayatı tehdit eden şeylerden uzak durmamız istenmiştir. Onun içindir ki gelecekte güzel günler görmek için özgürlüklerimizi bir süreliğine de olsa askıya alacağız.

Sağlıklı yaşama hakkı Allah’ın bize verdiği bir nimettir. Bu can bize emanettir. Bu emanete gözümüz gibi bakmalıyız. Onu olası tehditlerden uzak tutmalıyız. Kişi hastalanmamak için elinden gelen gayreti göstermelidir. Her şeyin en güzelini ve mantıklısını öngören İslâmiyet, salgın hastalıklara karşı son derece tedbirli olmamızı tavsiye etmiştir.

Müslüman sadece kendi sağlığına değil, çevresindekilerin sağlığına da azamî derecede dikkat eder. Özellikle bulaşıcı hastalıklarda bu dikkat çok daha hayatî bir önem kazanır. Bugün dünyada ve Türkiye’de yaşanmakta olan bulaşıcı hastalık tehdidi(koronavirüs) hepimizi ürkütmektedir. Bu hastalık kişiden kişiye bulaştığına göre insanlar birbirlerinden uzak durmalıdır. Virüsü bulaştırma ihtimaline karşı herkes kendini karantina altında tutmalıdır. Bir Müslüman bilerek veya tedbirsizlik yüzünden bu ölümcül virüsü bir başkasına bulaştırırsa kul hakkına girmiş olur. Müslüman diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği insandır. Müslümanlar olarak yakın ve uzak çevremize karşı sorumluluklarımız vardır. Bulaşıcı hastalıklara karşı birbirimize daha duyarlı yaklaşmamız gerekir. Ailemizin ve çevremizin korunması hususunda üzerimize düşen sorumluluğu gereğince yerine getirmeliyiz.

Biz insanlar hayatın her anında çetin imtihanlara tabi tutuluyoruz. Salgın hastalıklar da birer ilâhî imtihandır. Eskiden insanları kırıp geçiren, perişan eden, hayatlarına kasteden ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olan veba hastalığı vardı. Fahr-i Kâinat Peygamber Efendimiz bu ürkütücü salgınla ilgili olarak şunları söylemiştir: “Tâun (vebâ) hastalığı, Allah Teâlâ’nın dilediği kimseleri kendisiyle cezalandırdığı bir çeşit azaptı. Allah onu müminler için rahmet kıldı. Bu sebeple tâuna yakalanmış bir kul, başına gelene sabrederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek bulunduğu yerde ikâmete devam eder ve başına ancak Allah ne takdir etmişse onun geleceğini bilirse, kendisine şehit sevabı verilir.” (Buhârî, Tıbb, 31)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Hayata Yunusça bakmak... - Sayı 110
Korona mesnevisi... - Sayı 109
Korona günlerinde özgürlü... - Sayı 109
Gül yüzlü Muhammed (Sav)... - Sayı 108
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (110): Bizim Yunus
"Yunus, senin sözlerin, mânâdır bilenlere;
Söyleyeler sözünü, devr ü zaman içinde."


Son Eklenen Yorumlardan
 Kadir Bayrak Bey... Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve beğeni için çok teşekkür ederim. Babalarının alın ... İsmail Güçtaş

 Yazan şairin hem kalemini hem yüreğini tebrik ederim naçizane. Harika bir şiirdi. ... Mustafa kaya

 Hasan Bey merhabalar. Evet Gölpazarlıyım. ... Necdet

 Harikasınız, aydınlık çağdaş güzel ve özel insan Sn.Vural GUnduz... Sabahattin ORDUSEVEN

 teşekkürler... osman


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Vâdeler doldu!
Şimdi vaktidir!..
Kahrın da hoş lütfun da!..
Kafalar karışık
Gün ola, devran döne
Alın teri
Danış


Ali Erdal - Şimdi vaktidir!..
Kadir Bayrak - Hayatı tefekkür
Kadir Bayrak - Röportaj - Mehmet Al...
Kadir Bayrak - Afrika: kurutulmuş i...
Sinan Ayhan - Gün ola, devran döne
Necip Fazıl Kısakürek - Vâdeler doldu!
Dergi Editörü - Kahrın da hoş lütfun...
Site Editörü - Kafalar karışık
Mehmet Hasret - Kudüs, bir sır döküy...
Necdet Uçak - Zaman
Necdet Uçak - Anne
Necdet Uçak - Sen misafir ben misa...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Korona günlerinde öz...
M. Nihat Malkoç - Korona mesnevisi
Hızır İrfan Önder - Pandemi (covid-19) m...
Olgun Albayrak - Virüszede
Mehmet Balcı - İstiyorum
Mehmet Balcı - Dünyada
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 109
İbrahim Şaşma - Yunusun dilinden
Halis Arlıoğlu - Ramazan kime ne kaza...
Erdem Özçelik - Sessiz çığlık
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Medya Sepeti
Murat Yaramaz - Kibir
Murat Yaramaz - Kaynak şehir
Murat Yaramaz - Niyazi tayfası
Mahmut Topbaşlı - Söz sarayı
Erdal Kozankaya - Ellerinden kan damla...
Erdal Kozankaya - Kudüs
Mehmet izzet Gülenler - "Kanlı bayram", Sreb...
Hüseyn Arif - Danış
Hüseyn Arif - Şeir
Qafqaz ƏVƏZOĞLU - Xocalı
Mertali Mermer - Yokoluş sorunsalı
İlkay Coşkun - Koronavirüsün hatırl...
İlkay Coşkun - Alt-Üst hakkında
İlkay Coşkun - Alçaktan uçuş
Turgut Yıldızan - Bayram gelsin isteme...
Vildan Poyraz Coşkun - Dünyanın entübe hali
Rıdvan Yıldız - Dünya çok gelişti
Elvin MÜTALİBOĞLU - Dünyayı
Harun Mermer - Odağın neyse gerçeği...
Zülal Ceylan - Hakikat sürümü
Eyvaz ZEYNELOV - Oğru (Hırsız)
Vahid ƏZİZ - QƏLƏM
Dr.Cevat Doğan - Virüsname
Dr.Cevat Doğan - Filistin
Əli Rza XƏLƏFLİ - Duman basan, çiskin ...
Zəlimxan YAQUB - Ömrün yolları
Şahanə MÜŞFİQ - Sərsəm
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 9295449
 Bugün : 1072
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 540638
 Bugün : 18
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 35
 109. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 8 Ağustos 2021
Künye | Abonelik | İletişim