Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 31 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     273 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Âşıklar ölmez
Kadir Bayrak

  Sayı: 110 -

“Ölümden ne korkarsın,

Korkma ebedî varsın!”

Sadece bu beytin, asırlar öncesinden bugünün hafakanlar içinde boğulan insanı için söylendiğini kim inkâr edebilir?

İnsanlık, uzun zamandır, kaybettiği ruhunu arıyor. Ruh, insanın derinliğidir ve insan, yaratılış gayesine uygun olarak ruhunun derinliklerine ne kadar inebilirse hem hâk katında hem de emsalleri arasında o derece yükselir. Modern insana, (en başta kendi nefsime) bu meseleyi anlatmak çok zor. Zaten anlatılabilecek bir mesele de değil bu, varılması gereken bir menzil, girilmesi gereken bir hâl, bir duruş, iman tavrı… Bugün, gözle görülmez bir virüs karşısında, maddesini, bedenini sıhhate kavuşturmak derdinde olan insanlık, asıl, kaybettiği ruhunu bulmak ve bulunca da onu, aslına rücu ettirmek zorunda. Emin olun, bunlar duygu yoğunluğu içinde kaleme alınmış romantik cümleler değil. Eskilerin tabiriyle müşahhas vakıalar, yenilerin deyimiyle somut gerçekler.

İnsanlık ehramının, piramidinin en üstünde kutlu elçiler, peygamberler, zirvede de O (sav) var. Onlar, bütün varlığın ufuk çizgisi, gaye insanlar. “Çöle İnen Nur” eserinin “Başlangıç” bölümünde Üstad, anlatmaya kalksam sayfalara sığmayacak ama yine de muvaffak olamayacağım meramımı iki cümlede ne güzel ifade ediyor; “Sen de bizim gibi bir insansın! Sen bir derece daha fazlası olmayan bir insansın da, biz senden eksik olduğumuz kadar insanlığa uzak insanlarız.”

Evet, biz, O’na (sav) uzağız. Uzaklığımız nispetinde de ruhumuz kayıp ve hasta… Bu tespiti yaptıktan sonra bütün dertlerimizin O’na (sav) yakınlıkla deva bulacağını söylemeye ne hacet… İnsanlık tarihinin görüp göreceği en üstün kadro, hem maddede hem ruhta yakınlık sayesinde yetişti ve her biri yol gösterici, istikamet tayin edici gökteki yıldız oldu…

Allah, mutlak adil ve rahmetin, merhametin tek kaynağı. Peygamberine itaatin kendine itaat olduğunu buyuran Allah, zaman ve mekân olarak O’na (sav) yetişemeyenlere, O’nun aşkıyla yanan ve etrafını aydınlatan, bütün insanlığa örneklik nice kandiller nasip etti.

İşte, “Bizim Yunus”, bu kandillerden biri… Hem de öyle bir kandil ki insanın ruh atlasını çizen sır sahiplerinden.

Yunus’un yazının başındaki beytinin muhatabı, tabii olarak onu okuyan ve anlayan herkes. Künhüne varmak, tam anlamıyla idrak etmek ise okuyanın derecesine göre ve nasip meselesi. Hiç şüphem yok ki bu beyitten en çok nasiplenen de Yunus’un kendisi. Evet, bize söylüyor ama en çok kendisi idrak ediyor; korkma ebedî varsın…

Niye mi?

Kaynaklar Yunus’un Osmanlı’nın doğuşundan önce yaşadığını ve devletin kurulmasından kısa bir süre sonra vefat ettiğini söylüyor. En büyük devletimizin, kuruluş günlerine hattâ ilk yüzyılına dair elimizde çok fazla eser mevcut değil. Olanlar da tevatüren aktarılanlar, o günkü kahramanlara yakıştırılan sözler, bilgiler. Düşünün, dünyaya altı asır adaletle hükmedecek koca devletin kuruluşundan günümüze intikal eden esaslı bir eser yokken, bir âşığın sözleri tek kelimesi zayi edilmeden dilden dile, gönülden gönüle aktarılarak geliyor. Bunda şair bir milletin, şiire olan hassasiyetinin etkisi vardır ama sözleri aktarılanın, sözün sahibinin de bir payı olmalı.

“Bilmeyen ne bilsin bizi;

Bilenlere selâm olsun.”

Diyen Yunus, bizim için bir nimet, bir derya. Orta Asya’da gönlüne yeni bir aşk düşen Müslüman Türk, alnına hayır işlenmiş atların üzerinde Anadolu’ya geldiğinde iki meseleyle yüzleşmek zorunda kaldı. Bugüne kadar ona mesafeleri küçülten, geniş toprakları vatan yaptıran, devletler yıkan, devletler kurduran aksiyoncu kimliği, iman ettiği yeni dinin tefekkür ve derinliğine uyum sağlamalıydı. İkincisi de, yine aksiyoncu kimliğinin tezahürü, emir yüklü kelimelerden müteşekkil diline zenginlik ve işlerlik kazandırmalıydı.

Bizim Yunus, tam da bu zamanda, ona milletinin ihtiyacı olduğu anda meydan yerine çıktı. Meydan yerine çıkmak, Yunus için iddialı bir fiil oldu, o, aşkını dile getirdi, millet de gizli antenleriyle onu hissetti. Eğer bugün hâlâ Anadolu insanının dinî mizacında, derinlik ve olgunluğunda bizi hayran bırakan bir yan, yön varsa, bunda Yunus’un büyük bir payının olduğunu bilmeliyiz.

Yunus, kendisi gibi olan nice gönül kahramanlarıyla bu milletin ruhudur.

Aradığını bulmuş ve arayanlara da yol gösteren Yunus, her dem diri olduğunu başka nasıl söylesin?

“Yunus öldü diye selâ verirler;

Ölen hayvan imiş, âşıklar ölmez!”


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Âşıklar ölmez... - Sayı 110
Afrika: kurutulmuş insan ... - Sayı 109
Röportaj - Mehmet Ali Bul... - Sayı 109
Hayatı tefekkür... - Sayı 109
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (111):
15. İslâm asrında ümmetin çaresizliği; küfrün postalları altında ezilen vatanlar, göçe zorlanan insanlar.
Peki göç edenler Muhacir, ev sahipleri Ensar ahlâkı üzerine mi?
Hicret ahlâkının, Ensar-Muhacir hukukunun neresindeyiz?..


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah şifa versin,bunca emeğiniz elbette okuyanların bilinçlenmesine vesile olmuştur. Allah sizlerde... Ali H. Eroğlu

 Allah şifa versin, bunca emeğiniz elbette okuyanların bilinçlenmesine vesile olmuştur, Allah razı ol... Ali H. Eroğlu

 Gerçekten sanatı hayatını kuşatmış tatlı bir mühendis güzel bir insansın.... Melek Laçin

 Gerçekten çok güzel bir şiirdi. İnsana farklı duygular yaşatan bir derinliği var. Selam olsun yazan ... Selma demir

 Kadir Bayrak Bey... Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve beğeni için çok teşekkür ederim. Babalarının alın ... İsmail Güçtaş


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Şairsiz devir
Geçemiyorsun
Balıkçı
"Bizim Yunus"
Yûnus var Yûnustan içeru
Mazisi olmayanın müstakbeli de olmaz
Çiğ idik piştik elhamdülillah
An susması


Ali Erdal - "Bizim Yunus"
Kadir Bayrak - Âşıklar ölmez
Sinan Ayhan - Yunus Emre ve Lorca ...
Necip Fazıl Kısakürek - Şairsiz devir
Bedran Yoldaş - Kahve
Fatma Pekşen - Gönül hanım
Dergi Editörü - Mâverâ humması Yunus...
Site Editörü - Yûnus var Yûnustan i...
Mehmet Hasret - Gökyüzüne mektuplar....
Gönüldaş - Molla Kasım şiiri üz...
Necip Fazıl - Bu cemiyetin
Necdet Uçak - Ömür bir yol iniş çı...
Necdet Uçak - Gülümse
Necdet Uçak - Gelen gitmiş
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Hayata Yunusça bakma...
Hızır İrfan Önder - Bizim Yunus
Ayhan Aslan - Tahta tabut
Ayhan Aslan - Anız
Ayhan Aslan - Bayram
Ayhan Aslan - Vefa şiirleri
Mehmet Balcı - Zamansız
Mehmet Balcı - Beni
Ahmet Çelebi - İhtiyar
Muhsin Hamdi Alkış - Ölçüt kişi - Yunus E...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış
Halis Arlıoğlu - Mazisi olmayanın müs...
Büşra Doğramacı - Çiğ idik piştik elha...
Kürsü Kainatın Efendisi - Hususilik
Murat Yaramaz - Değirmen
Murat Yaramaz - Hurda
Murat Yaramaz - Gereksiz
Mahmut Topbaşlı - Yunus misali
İsmail Güçtaş - Mehmetim
Mertali Mermer - Fotoğraflar kıttır
İlham MİKAYIL - Qocalır
Nemət TAHİR - ELƏ BU AXŞAM…
Cemal Karsavan - Ayazda bir yürek
İlkay Coşkun - Sinan Ayhanla sohbet
Mehmet Şirin Aydemir - Kül
Özkan Aydoğan - Balıkçı
Özkan Aydoğan - Geçemiyorsun
Hasan Basri Demir - Anadolu irfanının te...
Aynur Qafarlı - Boynu bükük arzular
Aynur Qafarlı - Bizden bize kim düşe
İlknur Eskioğlu - Bir damla
İlknur Eskioğlu - Beyaz mendil
Umut Rehberi - Korku dışında
Xuraman Hüseyn - Sarışın payız
Neva Ney - An susması
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 9585304
 Bugün : 3928
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 545497
 Bugün : 41
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 41
 110. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
Son Güncellenme: 8 Ağustos 2021
Künye | Abonelik | İletişim