Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 32 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     170 kez okundu.     4 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

İnce İnsan
Site Editörü

  Sayı: 113 -

Bir şeylere yetişme dertleri ve bezginlikleri her hallerinden belli olan kişilere beklenmedik şekilde iltifat etmek üzere kurgulanan bir sosyal deney izlemiştim. Kayıt alan kişi sokakta karşılaştığı ve kâhir ekseri somurtan insanlara iltifatlar gönderiyordu, “bugün ne kadar şıksın”, “ne kadar güzelsiniz”, “elbisen ne kadar güzel” gibi iltifatları duyan somurtkanların mutlulukları ve olabildiğince büyük gülümsemeleri görülmeye değerdi.

İnsanlar kendilerine yapılan bu inceliğe fıtratları gereği kayıtsız kalamıyor, çok mutlu oluyorlardı.

İltifat, Lâtîf isminin tezahürlerinden biri. Böyle hareketlere “incelik” diyoruz. İncelik kıymetlidir. Çünkü az olur. Güzel bir espri yapıldığında, karşı taraf espriyi yakalamış, üstelik kıymetini de anlamışsa “ince!..” diye haykırabilir. İncelik o kadar etkilidir ki ruhu okşayabilir. Espri ile spirit (ruh) kelimelerin çok yakın akrabalığı buradan gelse gerek.

Mizahın bir türü olarak düşünebileceğimiz şakaya lâtife de denir. Lâtife hem incelik hem şaka anlamlarını taşır. Lâtîf esmasının anlamlarından biri her şeyi incelikleri ile bilendir. Mizahın “incesi” makbul olsa da çok farklı şekillerde yapılabilir, bazen şive ile, bazen kabalık ile, bazen aptal gibi davranarak da mizah yapılabilir. Bunların alıcısı da çok olabilir. Böyle mizaha gülünür mü diye küçümsemeyi doğru bulmam, öyle bir duygu içerisinde olursunuz kaba mizahtan da etkilenebilirsiniz. Önemli olan sonuç yani gülmek ve mutlu olmaktır. Ama bu gülme sadece zâhiri kalacaktır, en güzeli ruha tesir ederek sizi güldüren lâtifedir.

Her şeyin olduğu gibi gülmenin de bir ölçüsü var. Efendimiz bu konuda da en güzel örnek. Kaynaklar Efendimiz’in yaradılış olarak güleç yüzlü olduğunu söylüyor. Ekseri yüzünde tebessüm olurmuş Efendimiz’in. Özellikle sevdikleri kimselerle karşılaşınca tebessümlerinden yüzleri dolunay gibi parlarmış. Düşünsenize, Efendimiz’in görünce mutluluktan yüzünün ayın on dördü gibi olduğu biri olmak ne bahtiyarlık. Sevmek yukarıdan aşağıya olan bir olgudur. Büyük sevmeden küçüğün sevmesi mümkün değildir. Dervişlerin “Ya Rabbî, bizi uşşak-ı Resûl halkasına dâhil eyle” duası ne güzel duadır.

Diğer yandan Efendimiz’in kendinden geçercesine güldüğü hiç görülmemiş. Hep tebessüm şeklinde imiş gülüşleri. Bazen azı dişi gözükecek kadar tebessüm ederlermiş ancak bu gülüşünden ses işitilmezmiş.

Efendimiz’in çocuklara, eşlerine, çevresindekilere güzel şakalar yaptığını, iltifat ettiğini hadis kaynaklarından okuyoruz. Hatta bir hadiste Efendimiz kadar çocuklarla şakalaşan olmadığı yazılıdır. Aynı şekilde hanımlarına da… İltifat ve güzel şakanın insanları nasıl mutlu ettiği düşünülürse Efendimiz’in bu halinin ne kadar güzel sonuçlar verdiği ve ümmetine örnekliği çok daha iyi anlaşılır.

Efendimiz gülmenin olduğu gibi şakanın da ölçüsünü vermiştir, şaka yaparken hakikati söylemek gerektiğini vurgulamıştır.

İnsanı mutlu eden ve keyif veren sadece şaka veya iltifat değil, her türlü incelik olabilir. Örneğin birisi konuşurken tüm vücudu ile ona dönmek bir inceliktir. Karşısındakinin sözünü bitirmesini beklemek hatta “söyleyeceklerin tamam oldu mu” demek günümüzde neredeyse karşılaşılması imkânsız bir inceliktir. Hanımı ata kolayca binsin diye üstüne basması için dizini yere koymak (günümüzde araba kapısı açmak gibi), hanımına muhabbetini izhar etmek için suyu içerken onun dudağının değdiği yerden su içmek bir inceliktir. Bu inceliklerin sahibine (s.a.v) selâm olsun.

Kur’ân-ı Kerîm’deki bazı âyetler de insanları bu inceliklere yönlendiriyor: "Yürüyüşünde mûtedil ol! Sesini alçalt! Unutma ki, seslerin en çirkini merkep sesidir.” (Lokmân, 19) "…İnsanlara güzel söz söyleyiniz.” (el-Bakara, 83) "Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler." (el-İsrâ, 53)

Kur’ân-ı Kerîm’de anlatılan kıssalarda sesleniş biçimleri dikkat çekicidir. Örneğin Yusuf suresinde baba oğul arasındaki seslenmelerde “baba” ya da “oğlum” denmez. “Ya büneyye” yani oğulcuğum, “ya ebeti” yani babacığım denir. Bunlar da önemli inceliklerdir. Hatta bazı büyükler Kur’ân-ı Kerîm’deki bu yaklaşımdan dolayı ailemize anne, baba, oğlum diye hitap etmek yerine anneciğim, babacığım diye seslenmenin farz olduğunu söylemişlerdir.

İnsanı keyiflendiren, mutlu eden her helal davranış iyidir. Dinimizin tebessüm etmeyi sadaka gibi değerlendirmesini iyi anlamalıyız. Tebessüm ettirmek sadece bir ihtiyacını gidermekle olmaz, bazen iltifatla da yapılır, bazen mizahla, bazen sadece içten bir selâmla. Mizahın da, iltifatın da incesi makbuldür. İnsanın incesinin makbul olduğu gibi. Çünkü insan her inceliği bilen El-Lâtîf’in kuludur.

Bir büyüğümüz şöyle demişti: “Müslümanlık ince insanlıktır”. Bu inceliğe, başta somurtkan nefsim olmak üzere, çok muhtacız. Allah eriştiriversin.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Site Editörü    20.09.2022
Yorum : Yusuf kardeşim, yorumun için teşekkürler, şiirini kardelen@kardelendergisi.com veya yavuz.sert@yahoo.com eposta adreslerine iletebilirsin, çok memnun oluruz.




Ekleyen : Yusuf ÇELİKLER    06.09.2022
Yorum : Makalenin sonunda işaret buyurduğunuz ifade, Tuğrul Efendi Hz. ne aittir. Kendisi ile ilgili bir şiir kaleme almıştım. Arzu ederseniz, gök kubbede hoş bir seda bırakıp Alem-i Cemal'e intikal eden bu gönül sultanının anısına, derginizde yer alması için size iletebilirim...




Ekleyen : Yusuf ÇELİKLER    23.08.2022
Yorum : Sadra şifa olacak türden bir yazı kaleme almışsınız. Allah sizden razı olsun. Cenab-ı Hakk bizleri belirttiğiniz inceliklerden en güzel şekilde istifade etmeyi nasip buyursun. Selametle...




Ekleyen :     09.08.2022
Yorum : A m i n .





 
İnce İnsan... - Sayı 113
Metaverse Dünyasında Derg... - Sayı 112
İnsan Hep Muhacir... - Sayı 111
Yûnus var Yûnustan içeru... - Sayı 110
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (114):
Türk Dergiciliği...
Dergicilik özde nedir, bir dergi neyi şekillendirir... Hem yazarını, hem okurunu; keyfiyet bunu gerektirir. Belki her ilinde bir merkez olarak bir mecmua barındıran Türk Dergiciliği hangi insiyakla dergi çıkarmaktadır? Üstelik o insiyak bir sürü dergi çıkarmaya muktedir, ama fizikî ve ruhî şartlar sebebiyle uzun ömre mâlik değil. Tanzimattan beri bir derdin muzdaribi ve bir dertten muzdarip bu yapı nasıl bir karaktere sahip... Türk Dergiciliğinin günümüze kadar olan manzarası, macerası ne...


Son Eklenen Yorumlardan
 Bazen baktığın yere de gitmezsin, seni yolculuğa çeken yolun sonu değil kendi de olabilir. Belki sad... Berna

 Yusuf kardeşim, yorumun için teşekkürler, şiirini kardelen@kardelendergisi.com veya yavuz.sert@yahoo... Site Editörü

 Halis hocam günceli her zaman olduğu gibi güzel açıklamış. Eline emeğine sağlık.... Ahmet Güney

 Halis hocam günceli her zaman olduğu gibi güzel açıklamış. Eline emeğine sağlık.... Ahmet Güney

 Kalemine sağlık dedecim... Beyza Güney


Sonsuz karanlıklarıma gömülüşümü anlamayıp bilmeden kendi karanlıklarına denk sayanlar tarihin karanlığında boğulmaya mahkûmdurlar.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Hocanın Heybesi
Edebiyat Savaşçısı
Yazmakla Görülen…
Hakikatin Önsezisinden Yeni Paradigmanın
Dilenci Çocuk
Kurtlar ve İnsanlar...
İnce İnsan
Motosiklet Günlükleri


Ali Erdal - Mizah
Kadir Bayrak - Adam Olmak
Sinan Ayhan - Hakikatin Önsezisind...
Necip Fazıl Kısakürek - Hocanın Heybesi
Bedran Yoldaş - Susuyorum
Ekrem Yılmaz - Yenileyici
Dergi Editörü - Ya Tutarsa
Site Editörü - İnce İnsan
Mehmet Hasret - Yazmakla Görülen…
Necip Fazıl - Durun Kalabalıklar
Necdet Uçak - Bir Çocuk Masalı
Necdet Uçak - Ömür
Necdet Uçak - Beni
Altan Atan - Mizah Ciddî Bir İşti...
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - FırçalıYorum
M. Nihat Malkoç - Doğumunun 815. yılın...
Hızır İrfan Önder - Güldüğüm Mü Var?
Ayhan Aslan - Çığırtkan
Mehmet Balcı - Ölüm Var
Mehmet Balcı - Hakkı Hatırla
Ahmet Çelebi - Çağlara
Muhsin Hamdi Alkış - Türk Mizahı Hikmetti...
Kubilay Ertekin - Kurtlar ve İnsanlar....
Osman Akyol - İbrahimin Baltası
Kürsü Kainatın Efendisi - Hususilik
Murat Yaramaz - Sorgu
Murat Yaramaz - Mizah
Mahmut Topbaşlı - Nasreddin Hoca
Mahmut Topbaşlı - Şiire Tutundum
Mehmet izzet Gülenler - Motosiklet Günlükler...
Mertali Mermer - Doğruluk Yoklaması
İlkay Coşkun - Sosyal Medya Mizahın...
İlkay Coşkun - "Kritikler" Üzerine ...
Elvin MÜTALİBOĞLU - Yaşamamış Olaydım
İlknur Eskioğlu - Âşıkların Selâmlaşma...
Heybet Akdoğan - İnanmasam
Vahid Aslan - İnsan
Yusuf Çelikler - Feryad-ı Yusuf
Koca Râgıb Paşa - Maya
Abdurrahim Ali URAL - Nasreddin Hoca’nın G...
Lütviyye Asgerzade - Bir Gün
Deniz Sarıtop - Edebiyat Savaşçısı
Ayşe Yaz - Yampirik
Elnur Uğur - Dilenci Çocuk
Habil Yaşar - SMS
Meltem Güdemezoğlu - Bir Bahar Akşamında
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 10590175
 Bugün : 993
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 559784
 Bugün : 60
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 81
 113. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 17 Ağustos 2022
Künye | Abonelik | İletişim