Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3964 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Toku?ma
Fatma Pekşen

  Sayı: 56 - Nisan / Haziran 2007

Yarıdan çoğu duru su olan üç "Arslan sütü", sisler gerisinden mavili morlu heybetiyle, biraz da hiddetlice duran Delidağ’ın zirvesini objektife alır vaziyette "Bayramın şerefine" nidasıyla tokuştu. O, boz bulanık mayi, biri çalı süpürgesi gibi, diğeri üstü kızarmamış kol böreği gibi, diğeri terleyip duran bakır kırmızısı bir et parçası olan üç bıyıkla buluştu, tellerin bir kaçını da ıslatarak gırtlaklara doğru yaka yaka indi. Çalı süpürgesinin altındaki anason kokulu oyuğa, çatala takılı, kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz bir dilim peynir, kızarmamış kol böreğinin altındaki yer yer çürüklerle dolu deliğe, iri iki parmağın ucunda sucuk parçası girdi. Sabah saati çayırları gibi çiğ tanelerini barındıran –büyük ihtimalle köse olan– kırmızı derinin altına da bir adet fındık içi, hedefini bulmuş futbol topu hızlılığında dalış yaptı. Günlerdir, fırça-macun yüzü görmemiş rengi belirsiz dişler, arpasını öğüten atın iştahıyla takırdayadursun, kirpik dipleri kızarmış, aklarına kan yürümüş, bulunduğu haneyi terke çalışan, lokma gibi kubbeler mânâsızca orayı burayı tarıyor, işlerine gelen yerlerde beyinlerinin deklanşörüne basıp hafızalarına nakşediyorlardı.
Koca şişeyi yarılarken iki kez hacet gideren kafadarlardan biri, her zaman ceberrut görüp, yanına yanaşmadıkları, köyün pek de aklı üstünde olmayan kara kuru kocakarısına, "Ulan ne gözler var bunda!.. Gençliğimde neredeydin sen?.. Bekâr olsam seni alırdım... Şundaki endama bakın, Karaman koyunu gibi mübarek, kuyruğa bak, salınmaya bak." diye methiye dizerken, bir diğeri, kupkuru, hem de tek dal ağacı olmayan Öğlekayası’na doğru elindeki "Can ilâcı"nı uzatıp, "Manzaraya bak be!.. Burası dururken, Marmaralara, Egelere, Akdenizlere gidilir mi?" diye güzellemede bulunuyor, üçüncüsü sofrayı ziyarete gelen, siğilli sırtıyla yeşil yeşil hoplayan kurbağaya "Kuğu gölü balesi" yapan balerin bacakları yakıştırması yapıp kendinden geçiyordu.
Az ötedeki Bokludere’nin rengine benzeyen üç bulanık bakış, sık sık önlerindeki su dolu çukura çevriliyor, başında beyazlı grili yaldızlarla harelenen, yeşil atlastan bir hotoz örtülü olan ördeğin, sudaki yüzüşüne sabitleniyordu.
Çalı süpürgesi bıyıkların altındaki morumsu kırmızı iri dudaklar ayrıldı, "Bunu da, bugün halledelim" sedası yayıldı. Kırağı dökmüş bakır rengi derinin altından, "Yavruları amma güzeldi ha!.. Tadı damağımda hâlâ" diye şapırtılı, cevabî bir ses yükselirken, kızarmamış kol böreğinin altındaki, ince, çizgi halindeki dudak ise, sağ elinin beş parmağını büzüp, ağzına değdirerek, hiç ses çıkarmadan "Harika" işaretiyle cevap veriyordu.
Ördeğin, İskandinav ülkelerinden tatil için gelip, kızgın Akdeniz güneşinde, sıcak deniz görüp gevşeyen cilveli bir turist kızdan farkı yoktu. Turuncu gagasını suya daldırıp çıkarıyor, kanat çırpıyor, halkaları yara yara kıyıya kadar geliyor, göz süzüp gerdan kıran konsomatris gibi dumanlı kafalara doğru davetkâr pozlar sergiliyor, "Gelin beraber yüzelim" mesajı vermeye çalışıyordu.

* * *

Çalıştıkları şantiyeye çok yakın olan bu yer, bahar aylarında yatağına sığmayan derenin, bir müddet ev sahipliğini yaptığı, inşaatlara, şantiyelere kum lâzım olduğunda baş vurulan bir mevkiiydi.
Kum çıkarılan yerlerdeki oyuklara, yağmur, sel sularının dolmasıyla oluşan minik göllere bulunmaz bir nimet gibi koşan ördekler, canlı bir hava katıyor, neşelendiriyorlardı.
Yakındaki köyün mü, şantiyedeki çalışanların besledikleri mi olduğu belli olmayan ördekler, bazan grup halinde gölcüklere geliyor, pikniğe gitmiş tazeler gibi bağrışa çığrışa eğleniyor, cilvelenip kalçalarını ata ata, kırıta kırıta uzaklaşıyorlardı.

***

Nazlı nazlı yüzerken, arada bir dönüp adamlara bakan hayvan bir noktaya gelince durdu. "Gelin beni yakalayın" dercesine beklerken, gözlerinde tuhaf bir parıltı yandı söndü. Ortada ördek, etrafında, buğulu bardaklarına yağlı yağlı eşlik edecek bud kızartması hayaliyle dolu olan üç adam, aynı anda halkanın en dar yerinde suya doğru, tokuşarak hamle yaptılar.
Çırpınmalar, kanat şakırtıları, sesler, sudaki binlerce damlacığa eşlik ediyor, Delidağ kızgın kızgın bakıyordu, lök gibi kurulduğu sisler gerisinden.

***

Hayvanın diz boyunu geçmeyen suda, kepçelerin yeni oyduğu, en ortada bulunan, kuyu derinliğindeki çukuru hesaplayıp, adamları oraya nasıl çektiğine sadece Delidağ şahit oluyor, yüzme bilmeyip, arka arkaya dibi boylayan üç kişinin mat oluşuna acımıyor, ufku saran nar çiçeği bulutların da desteğini alarak ana ördeğe hak veriyordu.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ender bellur    27.06.2007
Yorum : içkinin etkileri alkol oranına göre mi, kişilerin sosyoekonomik konumlarına göre mi kendini daha fazla gösteriyor? içsel ihtiyaçların ve doyumsuzlukların ortaya çıkarılması için mi insanlar alkol almaktalar acaba? bu ilkel güdüleri bastırabilmek amacıyla alkol mu almamalıyız veya bunları ortaya çıkarıp yenebilecek gücü bulabilmek için kendimizde tetiklemeli miyiz idimizi??? ve bu konuda yorum yapabilmek için illede içmemek veya içmek mi gerekiyor??? ve her nedense niçin hiç kimse çağcıl veya cahil bir alkolik kadını betimleyemiyor bu kadar kolayca... kadınlar mı çok karmaşık çözebilmek için, erkekler mi çok basitler???





 
Bacanak... - Sayı 103
Erik ile kiraz... - Sayı 100
Çıtırtı - Ev yerleşiyor... - Sayı 99
Fatmalar ve diğerleri... - Sayı 97
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7260712
 Bugün : 9622
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506984
 Bugün : 67
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 141
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim