Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4410 kez okundu.     6 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Nerede Kalmıştık!..
Dergi Editörü

  Sayı: 43 - Ocak / Mart 2004

Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Değişen Basın Kanunu’nun dergilere yönelik düzenlemelerinden geç haberdar olmamız, Anadolu’daki pek çok emsalimiz gibi Kardelen’i de menfi yönde etkiledi. Kanunun yeni halinden kaynaklanan ve esasa değil, şeklî bazı eksikliklere dayanan bu mağduriyet, farklı platformlarda, çözüm mevkiinde olan bakan ve milletvekillerine o kadar sık ve ısrarla anlatıldı ki, bir de burada dile getirmenin faydasına inanmıyoruz. Buna rağmen parasını vererek aldıkları derginin hangi sebeple geciktiğini okurlarımıza bildirme sorumluluğu bu satırları yazdırdı.
Elinize en son ulaşan Temmuz-Eylül dönemine ait 42. sayımızda gelecek sayının konusunun “Aile; Türk ailesi ne durumda; dünü, bugünü, yarını” olacağı bildirilmişti. Ne var ki, yukarıda değindiğimiz gibi 43. sayımızı gününde çıkarmak mümkün olmadı. Zira o dönemde 3 aylık gecikmemize sebep olan Basın Kanunu’ndan henüz haberdar değildik. Dergi normal seyrinde devam etseydi, Ocak-Mart dönemini kapsayan sayı için gündemi işgal edeceği çok önceden belli olan “Avrupa Birliği” merkezli bir konunun seçilmesi gerekirdi. Biz de okuyucularımızın engin hoşgörüsüne sığınarak “Aile” konusunu ileride yayınlanacak bir sayımıza ertelemeyi, onun yerine “Avrupa karşısında hak dilenmeyelim, gerçek kimliğimizle meydan yerine çıkalım” tezini bu sayımızda işlemeyi uygun bulduk.
“Sakarya”nın sırtına “Avrupa Birliği” yükünün de vurulduğu zor bir dönemden geçiyoruz. Kader, Türk Milleti’ni üçüncü bir ihtimalin olmadığı, sadece “olmak veya ölmek” tercihleri ile sınırlı yol ayrımına getiriyor. Estirilen rüzgâra bakarsanız tercih çoktan yapılmış, bu gidişle Avrupalı (!) öleceğiz. Dergimizin sayfalarında bu hususta kafa yoran yazarlarımızın eserlerini okuyacaksınız. Sohbetimizin sınırlarını çok zorlamadan, başta medya olmak üzere pek çok telkin vasıtasıyla kabul ettirilmek istenen Avrupalılığa basit bir örnek verelim:
Bir kamera şakası programı. Türk televizyonunda, ramazan ayında yayınlanıyor. Amerika’dan veya Avrupa’nın herhangi bir memleketinden alınmış. Arka fonda şakayı daha komik hale getirdiğini zanneden ses haricinde bize ait hiçbir şey yok, orijinal haliyle sunuluyor. Onların tabiriyle “şakazede”; ailenin reisi baba. Onun haricinde herkes sözde şakadan haberdar. Evin yetişkin tek kız çocuğu daha önce babasının hiç görmediği erkek arkadaşını tanışmak üzere akşam yemeğine davet etmiş. Şakanın sonunda babanın çileden çıkması hedeflendiği için, erkek arkadaş yılışık, serseri, terbiyesiz bir kişilik. Yemek esnasında kızı öpmek dahil yapmadığı rezillik kalmıyor. Ama batı kültürü almış baba kızının hatırı için bütün olanları görmezden geliyor. Yemekten sonra devam eden kepazelikler babanın sabrını zorlasa da içinde yetiştiği kültür ona engel oluyor. Ta ki rezillik yatak odasına dayanana kadar. Artık “batılı baba” bile çileden çıkıyor ve çocuğu kovmak, dövmek üzereyken kahkahalar arasında bunun masum (!) bir şaka olduğu söyleniyor.
Her şeye rağmen bu milletin yok olmayacağına inanıyoruz, inanmak istiyoruz ve biliyoruz ki buna “biz razı olsak, Allah razı olmaz”. Büyük peygamberi içine atmak için yakılan ateşi söndürme niyetiyle çenesinde su taşıyan karınca misali, çekilen hiçbir çile, sarfedilen hiçbir gayret heba olmuyor, boşa gitmiyor. İşte Kardelen bunun en güzel örneği. Üç ayda bir çıkmamıza, buna paralel internet sitemiz aynı periyotlarda yenilenmesine rağmen neredeyse gün başına yeni bir abone kaydediyoruz. Bu sayıda sayfalarımızda yer bulan pek çok yazar ve şair bize bu yolla ulaştı.

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Ahul    06.02.2009
Yorum : Turk kurt laz cerkez hepimiz kardesiz




Ekleyen : yyylmaz    20.02.2008
Yorum : bence türkün kürtten başka dostu yoktur bu yıllar öncede belli olmustur her savaşta beraberdik tüm devletler türklere ihanet etmişşeler bile kürtler hr zaman yanımızda olmustur u irkcılık ve ayrımcılık bittsin hepimiz kardeşiz




Ekleyen : musa kara    26.03.2007
Yorum : Lütfen yeter arkadaşlar bu ırk ütünlüğ(!) ne zaman bitecek biz inançlı kesim bari yapmayalım.




Ekleyen : muhammed uluy?yk    
Yorum : değerli abim........ Allah izin verirse 3 ayda bir yayınlanacak bir dergi basmak istiyorum ve sizin derginizdeki yazılardan faydalanmak istiyorum tabii izin verirseniz. teşekkür ederim....muhammed uluşık uluışık ticaret kurtalan siirt tel 05367801625-5446934326 haber verirseniz mmemnun olurum.. nur_156@mynet.com




Ekleyen : ?zge    
Yorum : çok beğendim türkün türkten başka dostu YOOOOOOOOKKKK




Ekleyen :     
Yorum : arkadaşa katılıyorum





 
Aranan kan... - Sayı 94
NİYE YAZIYORUM?... - Sayı 93
Hamd ve şükür...... - Sayı 92
Fikir kahramanına ihtiyaç... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3717660
 Bugün : 4887
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419812
 Bugün : 90
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 74
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim