Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3620 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

G?ndeme Dair
Site Editörü

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

 

Ülkemiz son günlerde çok yoğun bir gündeme sahip. Bir tarafta ikti-dardaki partiye açılmış bir dava süreci, diğer tarafta Ergenekon olarak isimlendirilen bir soruşturma...

Son aylardaki gündeme bakarsak sürekli bu iki olayın tartışıldığını görüyoruz. Bazen biri öne geçiyor, bazen diğeri...

Son gözaltı ve tutuklamalar sonrasında Ergenekon soruşturması tartışmasız gündemin ilk sırasına yerleşti. Görsel ve yazılı medyada en çok bu soruşturma ele alınıyor. Gazete köşelerinde en çok bu konu ve ona bağlı konular işleniyor.

Ancak dikkati çeken nokta, medyanın farklı kesimlerinin olaya farklı açılardan bakmakta olması. Örneğin bir gazete soruşturma sürdüğü için konuya müdahil olmamayı savunarak çok haber yapmadığı için eleştiriliyor, diğer bazı gazeteler soruşturma hakkında herkesten önce bilgi almalarına dayanılarak taraf olmakla suçlanıyor, diğer bir kısım da örgüte yakınlık ile...

Gördüğünüz gibi medyada göze batan bir şekilde tarafgirlik söz konusu. Her medya grubu kendi işine gelen şekilde olaylara yaklaşıyor.

Bizim “işimize gelen” ise Hakk'tır. Medya içinde de işine gelenin Hakk olduğu, önemli olanın Hakk'ın yerini bulması deyip bu doğrultuda çalışanlar, bu “tarafı” tutanlar da var çok şükür. O yüzden bazı şeyler eskisi gibi değil artık.

Bir de olayın halka bakan yönü var. Halkın büyük oranda Hakk tarafında olduğunu biliyoruz ama yine de bir kısmı belki samimi çekincelerden, belki art niyetten, olanları sanki kendilerine zarar gibi görüyorlar. Ancak yine de halk arasında medyada olduğu kadar kesin bir çekişme gözlemlenmiyor. Belki de bunun nedeni, olanların sonucunda medya gruplarının kayıp veya kazançlarının çok fazla miktarlarda olabileceğidir.

Peki, sizce halk sadece olanı gün boyu internetteki haber sitelerinden veya akşam eve geldiğinde haber bültenlerinden izlemekle mi yetinmeli? Dünya görüşü olarak karşı olduğu birisi gözaltına alındığında sevinip “vay be, nasıl da içeri aldılar adamı?” mı diyecek? Veya aynı görüşü paylaştığı biri serbest bırakıldığında sevinçten havaya mı zıplayacak?

Bana kalırsa “Hakk” tarafında olanların yapmaları gereken asgarî şeyler var.

Sami Hacıoğlu, 3 Ağustos 2007 tarihli Yeni Şafak’ta “Pasif iyi, aktif kötünün teşvikçisidir” başlıklı bir makale yazdı. Makalesinde aslında iyilerin fazla olduğunu ancak bunların çoğunun pasif iyi olduğunu belirtiyor. Peki pasif iyilerin ne gibi bir “kötülüğü” var? Okuyalım: “...kötüler aktif iyilerden rahatsız oldukları halde pasif iyilerden rahatsız olmuyorlar. Hatta bırakın rahatsız olmayı, onlardan hoşnut ve razılar. Çünkü pasif iyiler kötülerin kötülüğüne ses çıkarmıyorlar. Onların kötülüğü yaymalarına aldırmıyorlar. Onların kötü olmasından rahatsızlık duymuyorlar. Pasif iyilerin göz ardı ettikleri bir gerçek var: İyiliğin pasif olduğu her yerde, kötülük kendiliğinden aktif hale geliyor. Bu kötülüğün tabiatı icabıdır. Kötülük karanlık gibidir. Bizatihi var değildir. Aydınlığın yokluğu halidir. Demek ki, iyiler sönük veya patlak lamba gibi değil, ışık veren açık bir lamba gibi olmalıdır”.

Aslında benim söylemek istediğim de buydu. Yani Hakk tarafında olanlar olana bitene seyirci kalmamalı. Pasif iyilikten aktif iyiliğe geçmeliler.

Bunun nasıl yapılacağının bir formülü yok. Ama daha önce de verdiğim bir örneği yineleyeyim; sizin hakkınıza saygı duymayan, sürekli sizin inançlarınızla ilgili haberler yapıp gündemi değiştirerek bazı insanları da gereksiz yere korkutan medyaya, onların gazetelerine destek vermemek meselâ... Bir gazetenin ücreti nedir, elli kuruştan ne olacak hiç demeyin. Bugün amiral gemi adı ile bilinen gazetenin satışları birden yüz bin düşsün, bakın neler olur?

Bir de bizim hakkımızı kendi hakları gibi savunanlara destek verilmesi gerekiyor elbette. Bugün medyanın gücünü görmemek mümkün değil. Bu doğrultuda “aktif” olarak bir şeyler yapılmalı...

Burada örnek olarak medyayı verdim ancak bu örnekler arttırılabilir. Yetişmiş elemanın değeri ne kadar göz önünde bugün değil mi? Hakkı gözeten bir savcının olması nasıl bazı şeyleri değiştiriyor? O zaman bir diğer konu bu şekilde insanlar yetiştirmek veya yetişmelerine yardımcı olmaktır.

Yapılabilecekler veya yapılması gerekenler elbette yukarıda verdiğim örneklerle sınırlı değil. Her insan kendi cephesinden olaya baktığı zaman elbette aktif olabileceği bir konu bulabilir. Burada önemli olan olaylara uzaktan bakıp pasif kalmamak gerektiğinin bilincinde olmak..

* * *

Kardelen'i en baştan beri takip edenler için “Acıyorum” çok şey ifade eder. Kısa, vurucu, etkili olarak özetleyebiliriz Acıyorum yazılarını..

Yıllardan sonra yazarımız Sinan Ayhan ilk Kardelen'den itibaren tüm Acıyorum’ları ve onun gibi kısa yazıları bir araya getirdi. Hangi sayıda hangi tarihte yayınlandığı bilgileri de titizlikle bu arşiv çalışması içine alınmış durumda. Allah ondan razı olsun, bize düşen de bu arşivi internet sitemize taşımak. Bu konudaki hazırlıklarımızı yaptık yapıyoruz, önümüzdeki günlerde tüm Acıyorum'lara internet sitemizden ulaşabileceksiniz. Bu çalışmayı yapan sevgili Sinan Ayhan'a tekrar teşekkür ederim.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : emre    07.10.2008
Yorum : yazdıklarınıza katılıyorum ve diyorum ki biz tepkimizi göstermezsek hain emelli şahısların politikaları ile güdülmeye mecburuz demektir. Eergenekon gibi büyük bir terör örgütüne karşı cesurca savaş açanları da yürekten kutluyorum. İlk defa milletimiz; korkusuzca herşeyin üstüne gidebilen bir devlet gördü. Biz de destek olmalıyız ki ak ve kara ortaya çıksın. Zaten bütün patırtının gündemin değiştirilmesine yönelik olduğunu esefle görüyor ve kınıyorum. Attığımız her adımın yanlış atıldığı takdirde masum insanların hayatına mal olacağını da bilmeli ve duyarlı olmalıyız tşk.





 
Kardelen IX. uluslararası... - Sayı 97
Kolayı tersten okumak yer... - Sayı 96
Tasavvuf: insanı olgunlaş... - Sayı 95
Ana dilimiz Türkçe... - Sayı 94
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN

 Manzaraya bakıp, bir şeylerin yanlış gittiğini görmek için pek de büyük bir çaba sarfetmeye gerek yo...

 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Milliyetçilik
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Dergi fuarındaydık
Kardelen IX. uluslararası dergi fuarında
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Dergi fuarındaydık
Aydınlar üzerine
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Milliyetçilik


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4495070
 Bugün : 1648
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 439670
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 50
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim