Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3424 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

G?ndeme Dair
Site Editörü

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

 

Ülkemiz son günlerde çok yoğun bir gündeme sahip. Bir tarafta ikti-dardaki partiye açılmış bir dava süreci, diğer tarafta Ergenekon olarak isimlendirilen bir soruşturma...

Son aylardaki gündeme bakarsak sürekli bu iki olayın tartışıldığını görüyoruz. Bazen biri öne geçiyor, bazen diğeri...

Son gözaltı ve tutuklamalar sonrasında Ergenekon soruşturması tartışmasız gündemin ilk sırasına yerleşti. Görsel ve yazılı medyada en çok bu soruşturma ele alınıyor. Gazete köşelerinde en çok bu konu ve ona bağlı konular işleniyor.

Ancak dikkati çeken nokta, medyanın farklı kesimlerinin olaya farklı açılardan bakmakta olması. Örneğin bir gazete soruşturma sürdüğü için konuya müdahil olmamayı savunarak çok haber yapmadığı için eleştiriliyor, diğer bazı gazeteler soruşturma hakkında herkesten önce bilgi almalarına dayanılarak taraf olmakla suçlanıyor, diğer bir kısım da örgüte yakınlık ile...

Gördüğünüz gibi medyada göze batan bir şekilde tarafgirlik söz konusu. Her medya grubu kendi işine gelen şekilde olaylara yaklaşıyor.

Bizim “işimize gelen” ise Hakk'tır. Medya içinde de işine gelenin Hakk olduğu, önemli olanın Hakk'ın yerini bulması deyip bu doğrultuda çalışanlar, bu “tarafı” tutanlar da var çok şükür. O yüzden bazı şeyler eskisi gibi değil artık.

Bir de olayın halka bakan yönü var. Halkın büyük oranda Hakk tarafında olduğunu biliyoruz ama yine de bir kısmı belki samimi çekincelerden, belki art niyetten, olanları sanki kendilerine zarar gibi görüyorlar. Ancak yine de halk arasında medyada olduğu kadar kesin bir çekişme gözlemlenmiyor. Belki de bunun nedeni, olanların sonucunda medya gruplarının kayıp veya kazançlarının çok fazla miktarlarda olabileceğidir.

Peki, sizce halk sadece olanı gün boyu internetteki haber sitelerinden veya akşam eve geldiğinde haber bültenlerinden izlemekle mi yetinmeli? Dünya görüşü olarak karşı olduğu birisi gözaltına alındığında sevinip “vay be, nasıl da içeri aldılar adamı?” mı diyecek? Veya aynı görüşü paylaştığı biri serbest bırakıldığında sevinçten havaya mı zıplayacak?

Bana kalırsa “Hakk” tarafında olanların yapmaları gereken asgarî şeyler var.

Sami Hacıoğlu, 3 Ağustos 2007 tarihli Yeni Şafak’ta “Pasif iyi, aktif kötünün teşvikçisidir” başlıklı bir makale yazdı. Makalesinde aslında iyilerin fazla olduğunu ancak bunların çoğunun pasif iyi olduğunu belirtiyor. Peki pasif iyilerin ne gibi bir “kötülüğü” var? Okuyalım: “...kötüler aktif iyilerden rahatsız oldukları halde pasif iyilerden rahatsız olmuyorlar. Hatta bırakın rahatsız olmayı, onlardan hoşnut ve razılar. Çünkü pasif iyiler kötülerin kötülüğüne ses çıkarmıyorlar. Onların kötülüğü yaymalarına aldırmıyorlar. Onların kötü olmasından rahatsızlık duymuyorlar. Pasif iyilerin göz ardı ettikleri bir gerçek var: İyiliğin pasif olduğu her yerde, kötülük kendiliğinden aktif hale geliyor. Bu kötülüğün tabiatı icabıdır. Kötülük karanlık gibidir. Bizatihi var değildir. Aydınlığın yokluğu halidir. Demek ki, iyiler sönük veya patlak lamba gibi değil, ışık veren açık bir lamba gibi olmalıdır”.

Aslında benim söylemek istediğim de buydu. Yani Hakk tarafında olanlar olana bitene seyirci kalmamalı. Pasif iyilikten aktif iyiliğe geçmeliler.

Bunun nasıl yapılacağının bir formülü yok. Ama daha önce de verdiğim bir örneği yineleyeyim; sizin hakkınıza saygı duymayan, sürekli sizin inançlarınızla ilgili haberler yapıp gündemi değiştirerek bazı insanları da gereksiz yere korkutan medyaya, onların gazetelerine destek vermemek meselâ... Bir gazetenin ücreti nedir, elli kuruştan ne olacak hiç demeyin. Bugün amiral gemi adı ile bilinen gazetenin satışları birden yüz bin düşsün, bakın neler olur?

Bir de bizim hakkımızı kendi hakları gibi savunanlara destek verilmesi gerekiyor elbette. Bugün medyanın gücünü görmemek mümkün değil. Bu doğrultuda “aktif” olarak bir şeyler yapılmalı...

Burada örnek olarak medyayı verdim ancak bu örnekler arttırılabilir. Yetişmiş elemanın değeri ne kadar göz önünde bugün değil mi? Hakkı gözeten bir savcının olması nasıl bazı şeyleri değiştiriyor? O zaman bir diğer konu bu şekilde insanlar yetiştirmek veya yetişmelerine yardımcı olmaktır.

Yapılabilecekler veya yapılması gerekenler elbette yukarıda verdiğim örneklerle sınırlı değil. Her insan kendi cephesinden olaya baktığı zaman elbette aktif olabileceği bir konu bulabilir. Burada önemli olan olaylara uzaktan bakıp pasif kalmamak gerektiğinin bilincinde olmak..

* * *

Kardelen'i en baştan beri takip edenler için “Acıyorum” çok şey ifade eder. Kısa, vurucu, etkili olarak özetleyebiliriz Acıyorum yazılarını..

Yıllardan sonra yazarımız Sinan Ayhan ilk Kardelen'den itibaren tüm Acıyorum’ları ve onun gibi kısa yazıları bir araya getirdi. Hangi sayıda hangi tarihte yayınlandığı bilgileri de titizlikle bu arşiv çalışması içine alınmış durumda. Allah ondan razı olsun, bize düşen de bu arşivi internet sitemize taşımak. Bu konudaki hazırlıklarımızı yaptık yapıyoruz, önümüzdeki günlerde tüm Acıyorum'lara internet sitemizden ulaşabileceksiniz. Bu çalışmayı yapan sevgili Sinan Ayhan'a tekrar teşekkür ederim.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : emre    07.10.2008
Yorum : yazdıklarınıza katılıyorum ve diyorum ki biz tepkimizi göstermezsek hain emelli şahısların politikaları ile güdülmeye mecburuz demektir. Eergenekon gibi büyük bir terör örgütüne karşı cesurca savaş açanları da yürekten kutluyorum. İlk defa milletimiz; korkusuzca herşeyin üstüne gidebilen bir devlet gördü. Biz de destek olmalıyız ki ak ve kara ortaya çıksın. Zaten bütün patırtının gündemin değiştirilmesine yönelik olduğunu esefle görüyor ve kınıyorum. Attığımız her adımın yanlış atıldığı takdirde masum insanların hayatına mal olacağını da bilmeli ve duyarlı olmalıyız tşk.





 
Ana dilimiz Türkçe... - Sayı 94
15 TEMMUZ’DAN DERS ALACAK... - Sayı 93
“Benim Adım Bay Necip, ba... - Sayı 92
Her şeyi anlamak için bir... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3717666
 Bugün : 4893
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419812
 Bugün : 90
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 74
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim