Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4837 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.

Ayasofya
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 44 - Nisan / Haziran 2005

O bir remzdir. Türk’ün ruhî ve millî remzi... O, kendisini (Yunan + Roma + Hıristiyanlık) bilen Garbın, maddede ve mânâda Şarkî Roma İmparatorluğu’na alem... Alem, yani sancak... Bu alem ve sancağı, maddesi ve mânâsı, ruhu ve kılıcıyla deviren Türk, tepesindeki salibi söküp yerine hilâli diktiği gün, o, bizim için de mekân olmaktan çıkmış, ruh olmuştur. Dünyanın kilit noktası İstanbul’da pırıldayıcı bu ruh, kendisini dünya çapında bir aksiyona yönelten ezeli ve ebedi imanın senedidir. Taarruz devrimizin kapanıp ric’at çığırımızın açıldığı Kara Mustafa bozgunundan bugüne kadar, Garplı, adım adım bütün imparatorluğumuzu geri almış, sermayemizi mangır mangır olanca nemasıyla yutmuş, fakat ana sermayeye ait bu senedi bir türlü koparamamıştır.

Ne Moskof Harbi bozgunu, ne Balkan Muharebesi hezimeti, ne de Birinci Dünya Savaşı felâketi, bu remzin tepesinde ışıldıyan hilâle el uzatabildi. İstanbul bizde kaldıkça o da beraber kaldı; ve İstanbul bizden alınamadıkça, ancak ruhumuzu karartıp ve anne ırzına geçercesine bize öz imanımızı çiğnetip onu elimizde koparmak gibi bir hayale mevzu bulamadı. Birdenbire bu mevzuun açılıverdiğini ve İstanbul bizde, hem de şevket ve hâkimiyetle avucumuzun içindeyken, millî remzimizin ayaklar altına alındığını görüyoruz.

Halk Partisi devresi, işte Garplıya bu ikinci tatbik şeklini bütün bir bünye haliyle vâdeden çığır... Bu devre içinde Garplı, bize, anne ırzına geçercesine öz mukaddesatımızı çiğnetme yolunu denemiş ve bu yolda büyük avanslar kaydetmiştir. Bütün tarihimizi nurla dolduran ve bize gerçek hayatı tekeffül eden bu ruh ile ilgimiz kesildi; bu defa da bu kesilişin remzi olarak, CHP’nin Vekiller Heyeti kararıyla, Ayasofya müzeye döndürüldü.

Garp ailesine girmek için şahsiyetini feda eden kapıda kalır. Garp ailesine, onu dışından kopya ederek ve onda olmayanı feda ederek değil, onun fikir bünyesini benimseyerek ve onda olmayanı ona ihtar ederek girilir. Bu aileye girmek için ruhunu peşkeş çekenler, milletlerinin mukaddesatını, tarihini, özünü telleyip, pullayıp, duvaklayıp Garplının yatağına göndermiş olurlar. Bu işi yapanı, Garplı, kendi ailesinden saymaz; zira bu işi Garplı yapmaz. Bu işi yapanı, Garplı ebediyen şerefsiz kölesi ve haysiyetsiz mahkûmu bilir. Çalış dur, ondan sonra kendini Garplı saydırmak için...

Bugün başımızdaki hükümet, bütün bu kanlı ukdelerin, kendisine arzedilebileceği bir millî vicdan ve idrâk belirtiyor. Ona gözyaşı ve çığlıklarla arzediyoruz:

Halk Partisi’ni fikirde ve ruhta kökünden iptal etmedikçe; ona muhalefet hakkını değil, yaşamaya devam cüretini bile görmedikçe, Demokrat Parti iktidarının hiçbir eseri göze görünmeyecek ve âr-ü-hayâ düşkünü meccanî muhalefet, her yüzsüzlüğe başvuracaktır.

Halk Partisi ruhunun karşısına yepyeni bir ruhla çıkıldığının en parlak misali, Ayasofya minarelerine Fatih’in sesiyle haykıracak müezzinleri çıkarmaktır.

İktidarının ilk gününde ezanı aslî lisaniyla, Allah kelâmının diliyle okutan Demokrat Parti, bu dil Ayasofya minarelerinden semalara yükselmedikçe, bu işi de tam yapmış sayılamaz.

Allah ve Resulü şahidimiz olsun; tek gayemiz, Türk’ün ruhunu, Demokrat Parti iktidarının mihrakında ışıldar görmektir. Bugün olmazsa yarın; yarın olmazsa öbür gün...

Bugün Bayram; bayramın bayramlaşacağı günde o gün...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : mehmet    
Yorum : bedüüzzaman hz hakındada araştırmalar yapmanızı istiyorum




Ekleyen : NAZMY    
Yorum : epey zaman akmış üzerinden. üstad yine de kaleminin gücüyle vurmuş. halk partisi filan bilmem ama şimdi avrapalılaşmak isteyen bizlere hala bir kısım hakikatleri fısıldıyor bu yazı...





 
Makine... - Sayı 98
Milliyetçilik... - Sayı 97
İHTİLAL... - Sayı 93
Ulu Hakan Abdülhamîd Han... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Mevlid
Makine
Tuş üstünde savrulan
Bir başka açıdan yörükler
Bilgelik çağına doğru


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4935048
 Bugün : 2122
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452808
 Bugün : 53
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 85
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim