Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2638 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kapitalizmin Acymasyzly?y
Turgay Ertem

  Sayı: 59 - Ocak / Mart 2008

Son günlerde ABD'de meydana gelen ekonomik kriz hemen her ülkeyi sarstı. Bunun sebebi, ülkelerin birbiriyle olan ilişkilerinin artması ve ABD'nin hemen her ülkede kullanılan parası ve hisse senetleriydi.

Kendi menfaati dışında hiçbir şey düşünmeyen kapitalizm anlayışı, başta ABD olmak üzere, bütün zengin ülkelerin benimsediği bir anlayıştır. Ülkemizde de son yıllarda pek çok kişi bu anlayışı benimsemiş görünmektedir. Oysaki bizim inancımız, aldığımız İslâmî terbiye, kapitalizmin acımasızlığını, bencilliğini reddeder ve başkası için yapılan fedakârlıkları över.

Fabrikaların sahipleri veya diğer işverenler, son günlerde krizi bahane ederek kitleler halinde işçi çıkarmaktalar. Çalışanların iş güvencesi artık kalmadı denilebilir. Devlet memuru veya işçisi değilseniz yarın kapının önüne konabilirsiniz. Peki, nedir bunun ölçüsü, ayarı? Nasıl ve hangi sebepler, çalışanını kapı önüne koymayı haklı kılabilir? Üstelik işten çıkarılan kişinin yerine daha az ücretle yeni elemanlar alınması ne kadar ahlâka uygundur?

Bir ara; “Sermayenin dini, imanı olmaz” demişti sayın başbakan. Oysaki bu ifade bizim anlayışımıza ve inancımıza uymuyordu. Çünkü sermaye sahipleri ne kadar sorumluluk sahibi olursa, ne kadar merhametli olursa, ne kadar müslümanca davranırsa o kadar huzurlu bir ekonomik hayat olacağı bilinen bir hakikattir. Mademki kazancın helâli haramı vardır, sermayenin de hattâ üretilen ürünün de, yapılan ticaretin de inançla ilgisi vardır.

Bizim kültürümüzde alışveriş yaparken insanları aldatmak yoktur. Satan kişi bilmeden malını çok ucuza satıyorsa bile ona asıl değeri hatırlatılmalı ve o değer üzerinden parası ödenmelidir. Bugün birçok kişi böyle bir satıcıyı bulduğu zaman sevinir ve alışverişini bir an önce tamamlamaya çalışır. Yaptığını da açıkgözlülük olarak adlandırır.

Malı üreten en güzel ve sağlam şekilde o malı üretmeye çalışmalı, malı satan kişi malında bir kusur varsa bunu açıklamalıdır. Malının iyilerini ve irilerini görünen kısma koyup, satarken arkadan kötülerini koymaya kalkışan esnaf, “bizi aldatandır ve bizden değildir.”

Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşayan esnafın “Ben siftah yaptım ama şu komşum henüz yapmadı. Aynı malı o da satıyor. Lütfen o malı da ondan alın” diye komşusunu göstermesi dilden dile anlatılır. Bunun üzerine Fatih duygulanmış; “Ben böyle insanlarla değil İstanbul'u, dünyayı bile fethederim.” demiştir. Bizim ticaret anlayışımız budur. Bugün ticarî rakibini ortadan kaldırmaya veya onun kendisiyle rekabetini önlemeye çalışan kapitalist zihniyetin sahipleri bizden birileri gibi davranmıyor.

Bankaların, para satarak para kazanması, üretime katkıda bulunmadığı halde sadece zor durumdaki insanlara borç vererek onları tefeci gibi sömürmesi bizim inançlarımıza ne kadar uyar ve ne kadar doğrudur? Bankaların sözleşme metinleri neden o kadar küçük harflerle yazılır ve bir nüshası neden muhataba verilmez? Bankaları Denetleme Kurulu, kredi kartı borçlularını bankaların insafına niye terk eder? Sözleşmenin maddeleri hangi kredi kartı sahibi tarafından okunup anlaşılabiliyor? 2000 lira kredi kartı borcu, ödenmedi diye iki yıl içinde nasıl olur da 30000 liraya çıkar?

Hiçbir emek sarf etmeden kazandığı parayı, haram yollara harcayan, israf eden insanlar da Allah'ın sevmediği, menettiği bir yolu seçmişlerdir. Kapitalist anlayışa göre bu parayı onlar kazanmıştır, istediği gibi harcar. Ama benim benimsediğim anlayışa göre, o zenginin malında fakirin hakkı vardır…

Benim kültürümde “AHİ” geleneği vardır. Tüccar ve esnafa önce ticaret ahlâkı öğretilirdi. Ne oldu da bu değerlerimizden ve terbiyemizden vazgeçtik? Şimdi ekonomik hayatımız, daha mutlu insanlarla mı yürütülüyor? Elbette ki hayır... Çalışanın, çalıştıranın, üretenin ve kullananın birbirine güvenmeye ve sevmeye ihtiyacı vardır. Malını, emanet olarak görmeyen, servetini tanrılaştıran, çalışanına şefkat gösteremeyen insanlar, hem kendisi mutsuzdur hem başkalarını hüsrana uğratırlar.

Biz ne zaman taklit ve özenti ile hiç sorgulamadan batıdan gelen her şeyi aldık, ondan sonra hayatımız karmakarışık oldu. Hemen her konuda olduğu gibi ekonomik faaliyetlerimiz konusunda da inancımıza, geleneklerimize uygun yollar bulmak, usuller geliştirmek zorundayız. Bunun birikimi ve örnekleri tarihimizde en güzel uygulamaları ile vardır, yaşanmıştır. Bütün mesele bizim de o şuuru yaşamamızda…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Benim de söyleyeceklerim ... - Sayı 92
Çanakkale şehitlerine ith... - Sayı 84
Ertuğrul bey ve Osmanlı s... - Sayı 84
Türk milletinde devlet ve... - Sayı 82
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (101): Doğu - Batı tefekkürünü doğru yapamayanın ufku dardır.

Son Eklenen Yorumlardan
 Ulvi bir gaye ile yola çıkıp bu güzelliğe öncülük etmeniz vesilesi ile Allah sizden razı olsun Ali ... Ayhan ASLAN

 👍👏👍👏👍👍... BEYZA ATEŞ

 Acayip güzel olmuş 😉... BEYZA ATEŞ

 Dilin anlatamadığını şiire dökmek çok zordur ve siz zoru başarmışsiniz tebrik ediyorum 👍 ... BEYZA ATEŞ

 Çok başarılı ... Meryem


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Fikirsizlik
Zaman tünelinden iki yazı
Kardelen nasıl doğdu?
Zamanın kısa tarihi
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Zaman tünelinden iki yazı
Yüreğinle gel
Ruhsa sızan şiir
Kıyam
Fikirsizlik


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Atan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5780872
 Bugün : 556
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 471947
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 66
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 14
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2019
Künye | Abonelik | İletişim