Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2400 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Sosyal Bilimler ?zerinden Kurulan Yeni Bi?imler ve Gidi?
Sinan Ayhan

  Sayı: 59 - Ocak / Mart 2008

Araştırma, bir keşiftir; çevremizde olup biteni anlama ve bu sayede ham bilgiye hükmetme yolunu açan bir keşif… Bu kurgunun içinde sosyolojinin keşfi ise, sosyal hayatı tarihi perspektifte kollamak olmuş... Dolayısıyla tarih, bir kronoloji veya anekdot olmaktan çok; bir varlık felsefesi veya bir bilgi felsefesi gövdesi gibi bir bilgi nesnesi dönüşümüne işaret etmekte. Bu tarih bakışının sosyolojide çözümleme açısından iki cephesi olduğu göze çarpıyor: yapılar ölçü alınarak yapılan çözümleme ve işlevler ölçü alınarak yapılan çözümleme… Bir sosyal bilim disiplini için gelişme, koşulların bir bilinç haline erdirilmesi, koşullar hakkında soyutlama mantığının kurulması olarak ifade edilebilir… Bir sosyal vakanın yaşanılan coğrafyaya ve tarihi duruma yansımaları, ele alınan zamanın incelikli ruhunu ve madde planında plastik mimarisinin özellikli içeriğini göz önüne serer… Burada yapı ve işlev kucak kucağıdır; birbirinden ayıklanamaz… Oysa görüş ayrılıkları ve belli okullar bu iki vurgu üzerinden kendilerini tanımlamış…

Kıyas, yöntembilimde işlev ve yapı azalarının belirgin kılınmasında rol oynar. Örneğin kültür, bir toplumun neyin nerde kullanılacağına dair geliştirdiği girift bilgi örgüsüdür; bu örgünün azaları zamana ve mekâna göre yapılan kıyaslarla karanlık bölgeden çıkar, aydınlık bölgeye dahil olur… Bu sebeple herhangi bir uygulamanın veya her hangi bir konuya ait tarihi perspektifin çıkarılması meselesi tarihler ve coğrafyalar boyunca değişimin gözlenebilir olması için tekâmüle bir üslup kazandırmış olmak kadar önemlidir… Kıyas, bir vakaya yorum getirmenin hem yapıya dayalı, hem işleve dayalı geçiş ayağını teşkil eder… Ekollerin şekillenmesinin ötesinde, kavramlar hem yapıya, hem işleve dönük çözümlenmelidir. Tüm deliler, maddi belgeler bir kıyas unsuru olarak kültürün yapısal yüzü, işlev olarak hareket karakterini cisimleştirir. Kıyas, eşyanın tabiatına dair bir eleştiridir ve bir üslup gerektirir. Eşyaya nasıl bakıyorsunuz; bir organizasyona, işbölümü kavramına, teşkilatlanma kültürüne nasıl bakıyorsunuz? Fikrinizin, eleştirinizin veya çözümlemelerinizin parmak izi;  yapılarla ve işlevlerle ancak, o geliştirdiğiniz üslupla kendini gösterebilir; aksi takdirde zaten cisim olarak mevcut değilsiniz. Sosyoloji ve benzeri ilimlerde üslup bir bakıma metodolojidir.

Gelenekçi diyebileceğimiz metot sahipleri konunun mekanik veya mekanizmaya dönük, prosedürleri ortaya koyan ve teknik kavram örgülerine bakar. Daha çok parçalı bir yapıdır bu. Teknik uygulamaların toplum üzerindeki etkisini, o etkilerin nasıl geliştiğini gözlemler; inanışların nasıl şekillenmiş olabileceğine bakarlar. Teknik ve kültür arasında oluşan skalada, yenilikçi metot sahiplerinin ağırlığı kültürel çözümlemelere yöneliktir ve bütüncüldür. Bütün maddi kaynaklar bir dil gibi kültürün bir izi, onun bir uyarısı olarak görülür. Uru-ka Gina veya Hamurabi'den kalan bir kanun, bir tablet, bir taş metin sadece alelade bir yazıt değil; kesintisiz bir kültürel geçmiş olarak bu zamana kadar çekilebilecek bir işarettir.

İnsanda bilgi ve varoluş, sosyoloji açısından sınanmışlıklara bağlı bir şekilde kültürel bir gövde edinmiş, vücut dilini yapısal, işlevsel bütün unsurları kullandıktan sonra, işbölümü keyfiyetinden de ilham alarak teşkilatlanma kültürü eşiğine kadar getirmiştir. İnsanoğlu, toplum, devlet, devletin alt organları, şirketler, başka gelişmiş organizasyon türleri olarak mevcut işbölümü mekanizmalarını eksiği ve gediğiyle yüklenmiş; bunları verimli veya verimsiz işletmiştir. Bir kültür gövdesi içinde hepsini birbirinin devamı kabul etmiş; ama ona bir ahlak üfleyememiştir. Cismî, bilgiden mürekkep metodun çözümlediğine gövdeyi kim verecek; onu vicdansız olmaktan kurtarıp, günahsız ne kılacak; işte bu yüzden, şimdi sıra ahlâkın…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : semra ?etin    06.02.2009
Yorum : sinan abi bana kitaplardan yollar mısın için deki şiirleri çok beğen dim bir süredir yorum yollayamadım çünkü yorum yazma bölümü nü bulamamıştım. bulunca ve sitene girince yorum yazarım.





 
Konuşan düşünce... - Sayı 94
Ninemden bana kalan şey, ... - Sayı 94
Dil kavramı üzerine bir d... - Sayı 94
KAHRAMAN MİLLET... - Sayı 93
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3717643
 Bugün : 4870
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419812
 Bugün : 90
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 74
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim