Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3108 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Sosyal Bilimler ?zerinden Kurulan Yeni Bi?imler ve Gidi?
Sinan Ayhan

  Sayı: 59 - Ocak / Mart 2008

Araştırma, bir keşiftir; çevremizde olup biteni anlama ve bu sayede ham bilgiye hükmetme yolunu açan bir keşif… Bu kurgunun içinde sosyolojinin keşfi ise, sosyal hayatı tarihi perspektifte kollamak olmuş... Dolayısıyla tarih, bir kronoloji veya anekdot olmaktan çok; bir varlık felsefesi veya bir bilgi felsefesi gövdesi gibi bir bilgi nesnesi dönüşümüne işaret etmekte. Bu tarih bakışının sosyolojide çözümleme açısından iki cephesi olduğu göze çarpıyor: yapılar ölçü alınarak yapılan çözümleme ve işlevler ölçü alınarak yapılan çözümleme… Bir sosyal bilim disiplini için gelişme, koşulların bir bilinç haline erdirilmesi, koşullar hakkında soyutlama mantığının kurulması olarak ifade edilebilir… Bir sosyal vakanın yaşanılan coğrafyaya ve tarihi duruma yansımaları, ele alınan zamanın incelikli ruhunu ve madde planında plastik mimarisinin özellikli içeriğini göz önüne serer… Burada yapı ve işlev kucak kucağıdır; birbirinden ayıklanamaz… Oysa görüş ayrılıkları ve belli okullar bu iki vurgu üzerinden kendilerini tanımlamış…

Kıyas, yöntembilimde işlev ve yapı azalarının belirgin kılınmasında rol oynar. Örneğin kültür, bir toplumun neyin nerde kullanılacağına dair geliştirdiği girift bilgi örgüsüdür; bu örgünün azaları zamana ve mekâna göre yapılan kıyaslarla karanlık bölgeden çıkar, aydınlık bölgeye dahil olur… Bu sebeple herhangi bir uygulamanın veya her hangi bir konuya ait tarihi perspektifin çıkarılması meselesi tarihler ve coğrafyalar boyunca değişimin gözlenebilir olması için tekâmüle bir üslup kazandırmış olmak kadar önemlidir… Kıyas, bir vakaya yorum getirmenin hem yapıya dayalı, hem işleve dayalı geçiş ayağını teşkil eder… Ekollerin şekillenmesinin ötesinde, kavramlar hem yapıya, hem işleve dönük çözümlenmelidir. Tüm deliler, maddi belgeler bir kıyas unsuru olarak kültürün yapısal yüzü, işlev olarak hareket karakterini cisimleştirir. Kıyas, eşyanın tabiatına dair bir eleştiridir ve bir üslup gerektirir. Eşyaya nasıl bakıyorsunuz; bir organizasyona, işbölümü kavramına, teşkilatlanma kültürüne nasıl bakıyorsunuz? Fikrinizin, eleştirinizin veya çözümlemelerinizin parmak izi;  yapılarla ve işlevlerle ancak, o geliştirdiğiniz üslupla kendini gösterebilir; aksi takdirde zaten cisim olarak mevcut değilsiniz. Sosyoloji ve benzeri ilimlerde üslup bir bakıma metodolojidir.

Gelenekçi diyebileceğimiz metot sahipleri konunun mekanik veya mekanizmaya dönük, prosedürleri ortaya koyan ve teknik kavram örgülerine bakar. Daha çok parçalı bir yapıdır bu. Teknik uygulamaların toplum üzerindeki etkisini, o etkilerin nasıl geliştiğini gözlemler; inanışların nasıl şekillenmiş olabileceğine bakarlar. Teknik ve kültür arasında oluşan skalada, yenilikçi metot sahiplerinin ağırlığı kültürel çözümlemelere yöneliktir ve bütüncüldür. Bütün maddi kaynaklar bir dil gibi kültürün bir izi, onun bir uyarısı olarak görülür. Uru-ka Gina veya Hamurabi'den kalan bir kanun, bir tablet, bir taş metin sadece alelade bir yazıt değil; kesintisiz bir kültürel geçmiş olarak bu zamana kadar çekilebilecek bir işarettir.

İnsanda bilgi ve varoluş, sosyoloji açısından sınanmışlıklara bağlı bir şekilde kültürel bir gövde edinmiş, vücut dilini yapısal, işlevsel bütün unsurları kullandıktan sonra, işbölümü keyfiyetinden de ilham alarak teşkilatlanma kültürü eşiğine kadar getirmiştir. İnsanoğlu, toplum, devlet, devletin alt organları, şirketler, başka gelişmiş organizasyon türleri olarak mevcut işbölümü mekanizmalarını eksiği ve gediğiyle yüklenmiş; bunları verimli veya verimsiz işletmiştir. Bir kültür gövdesi içinde hepsini birbirinin devamı kabul etmiş; ama ona bir ahlak üfleyememiştir. Cismî, bilgiden mürekkep metodun çözümlediğine gövdeyi kim verecek; onu vicdansız olmaktan kurtarıp, günahsız ne kılacak; işte bu yüzden, şimdi sıra ahlâkın…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : semra ?etin    06.02.2009
Yorum : sinan abi bana kitaplardan yollar mısın için deki şiirleri çok beğen dim bir süredir yorum yollayamadım çünkü yorum yazma bölümü nü bulamamıştım. bulunca ve sitene girince yorum yazarım.





 
Tokat... - Sayı 104
Maya... - Sayı 103
Nefse Hakimiyet... - Sayı 103
Aliyaya göre zaman ve ima... - Sayı 102
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7242753
 Bugün : 1756
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506692
 Bugün : 42
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 91
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim