Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4360 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Yazylmaya Devam edilen Al?aklyk Tarihinin K?kenleri ?zerine
Mehmet Hasret

  Sayı: 59 - Ocak / Mart 2008

Basit gerçeklikte sağlanamayan doğruluk, derin gerçeklikte hiç sağlanamaz. Önce hırsız; sonra işadamı; önce zalim, sonra rüyalar ülkesi Amerika, demokrasi beşiği İngiltere  ihtilaller yatağı Fransa veya demir şansölye Almanya olunamaz. Bu baştan ayağı bir yalanın içi doldurulamaz içeriği, yeni bir çağın kirletilmiş levhasıdır…
 
Arzkürenin tarihi dönemeç noktalarında fikir adamları tarafından doğru cümleler kurulamadı ve o dönemeçler gereği kilit noktalarda bulunanların ağzından doğru sözler söylenemedi; insanlık, bilinçaltına yerleştirilen bu soysuzluk yazıtları yüzünden has insanlık yolundan edildi ve geri dönüşün mümkün olmadığı noktasında da, "bundan başka bir sistem yürütülemez" teranesiyle hep kandırıldı. Böylece insanlık onuruna küfredenlerin ve alçaklığın tarihini yazanların çığırı açılmış oldu. En nihayet, dünya tarihinde iki kavram üzerine gelişen mesele, insanı hırsız ve zalim yaptı; bizce birinin müsebbibi leviathan dilli Hobbes, öbürününki görünmez elli Smith'tir. Birinci kavram, güvensizlik ve onun peydahladığı açgözlülük kanalı oldu ve insanlık, karakterindeki yıkımı da büyük oldu. Hobbes, insan insanın kurdudur, diyerek insanda insanlık namına ne varsa aldı, aldığının yerine bir şey de koymadı ve insanları güvensizlik labirentleri içinde birbirini yiyen bir güruh yapıp bıraktı; dolayısıyla insanlık zamanı, bu sınırı aştıktan sonra, ağzında şehvet köpükleriyle birbirinin üstüne basıp ilerleyenlerin önü alınamaz, vahşi defilesine dönüşüverdi. Bencillik veya egoizma ise, meselenin bir bakıma ikinci perdesi gibi oldu… Smith, Hobbes soyundan bir cümle kurdu ve insanların çıkarları(bu pis kelime) doğrultusunda hareket ettiğini iddia etti. Bunun etkisi de insanları kendisinden başkasını düşünmemeye sevk etti. Daha sonra devletleri de sadece kendi yararını düşünmeye, o yarar doğrultusunda başka devletlerin zararına olabilecek olsa bile her türlü çözümü kabul etmeye ve o çözümün gereklerini uygulatmak üzere diğer devletlere baskı yaparak yıldırma zalimliğine kadar vardı… Bunların ikisi de filozof ve bilim adamı bilindi; ikisinin de bir şeyler kurduğu sanıldı; oysa ikisinin kurduğu da dünyanın, has insanlık değerlerinin yıkımı oldu; bugün o ağız soyundan bir sürü cüruf çağın her levhasında, emaresinde görülüyor. Global Kriz diye ballandırdıkları hadise, işte ta bu adıgeçen talihsiz kökenlere kadar dayanıyor.  

Kriz, lafıyla bile dünyayı kendi kuduz isteklerine göre şekillendirmek isteyenlere söyleyecek sözümüz var: Biz, insan insanın kardeşidir; sözünü biliyoruz; diğer bütün sözler bunun yanında güneşe düşen karanlık cüruflar, balçıklar… Biz çıkar(pis kelime), yarar, ona göre hareket etme, vesaire gibi galatların ne anlama geldiğini ve onlara karşı kendimizi savunmamız gerekirse o savunma usullerini biliyor; ama onları hayatlarımıza almıyoruz; hepsini bir tamam ve ebediyen nefes alanlarımızdan kovuyoruz. Her şey nasıl bir anda yıkıldıysa, her şey bir anda düzelebilir. İktisat ilmindeki, kıt kaynakların sonsuz ihtiyaçlara rağmen, eşit dağıtılabileceği çıkarımına bağlı iyi niyetli bütün çözümleri kabul ediyor; sadece Amerika'ya, İngiltere'ye, Fransa, Almanya ve Rusya'ya kadar olan çözümleri kabul etmiyoruz. Bir pislikten arınmanın yolu, sorumlu bir şekilde bedel ödemektir; toplu şekilde ödenen bedellerin ileriye doğru bir tekâmül adına anlamı da ancak buradan çıkar.  Dünya üzerinde yönetici ve yönlendirici güçseniz; açgözlü ve bencil olamazsınız, hele zalim hiç olamazsınız; sorumluluğun gereği, denklemin içine Zimbabwe'yi; Tanzanya'yı; Ruanda ve Liberya'yı; Afganistan'ı, Irak'ı ve Filistin'i, üzerine merhametle titrenmesi gereken bütün coğrafyaları bir kefaret hükmünde dahil etmektir.

Bizim lügatimizde hiza ülkelere göre değil, hakikate göre alınır; hakikat İslam'dır ve bütün cisimlenişler, şekillenişler ve dahi hizalar yalnız o hakikatten, o hakikatin kati terbiyesinden çıkacaktır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yaşayan Yemek... - Sayı 114
Yazmakla Görülen…... - Sayı 113
Hayatı Dram Yapan Cevher... - Sayı 112
Bozkırın Ensar ve Muhacir... - Sayı 111
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Gıda
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Yörükler (3)
Geceler sırdaşım benim
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür
Belli değil
Gece ile dertleşme


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17126951
 Bugün : 2004
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 772977
 Bugün : 256
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 447
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim