Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2474 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Fikrin De?eri
Dergi Editörü

  Sayı: 61 - Ekim / Aralık 2009

Oruçlu olarak geçirdiğimiz uzun ve sıcak yaz günlerini geride bıraktık. Önümüzde gidecekler için hayatlarının dönüm noktası hac, kalacaklar için teslimiyetin ifadesi kurban mevsimi sonbahar var...

Kardelen, inananlar için bu iki zirve nokta; ramazan ve hac mevsimi arasında Türk'ün ve İslâm âleminin ahvalini sorgulayan bir sayıyla karşınıza geldi.

Madem ki mensubu olduğumuz milletimizin ve tarih boyunca milletimizle beraber anılan İslâm coğrafyasının muhasebesini yapacağız o zaman işe kendimizden, ailemizden, beldemizden başlamak sonunda ulaşılacak genel kanaat için doğru bir yol olur. Hazır ramazan gibi şahıstan cemiyete topyekûn bu muhasebeyi istesek de istemesek de yapmaya mecbur kaldığımız bir zaman dilimini de geride bırakmış ve hafızalarımızda ramazanın izleri de tazeyken tespitlerimizi zorlanmadan yapabiliriz.

Ramazan'ın bariz vasfı, diğer zamanlardan onu ayıran farkı; öne çıkan kendine has başka ibadet türleri de olmasına rağmen oruç... İnananı için günün belli saatlerinde yemeden içmeden ve yasaklanan belli şeylerden vazgeçme fiili... Dışa bakan yüzüyle tutulduğu değil ancak tutulmadığı anlaşılabilecek içe dönük bir ibadet.

İşte bu dışa bakan yüzüyle ilk tespitimizi yapabiliriz; orta yaşa doğru yol aldığımız ömrümüzün geride kalanları ile kıyasladığımızda yaşadığımız beldede en az hissedilen ramazan ayını idrak ettik. Uzun ve sıcak yaz günleri, sigaraya getirilen kapalı yerlerde içilme yasağı, toplum baskısının hafiflemesi, hoşgörü eksikliği ne derseniz deyin bu seferki kadar amiyane tabirle orucun açıktan yenildiği bir ramazan ayı daha hatırlamıyorum. Ramazan içinde ayrı öneme sahip Kadir Gecesi'nin günü ve büyüklerimizden kurdun, kuşun bile oruçlu geçirdiğini öğrendiğimiz arefe günü de bu tespitimize dâhil... Bir zamanların kapalı kapılar ardında, mahcup bir edayla oruç yiyenlerini mumla arıyoruz artık. Tutmayana hesap sormak haddimiz değil ama birlikte yaşadığımız insanlardan çok da zor olmayan incelik ve saygıyı beklemek de hakkımız...

Kendi zaviyemizden bakıldığında elle tutulur, gözle görülür delillere dayandığından objektif olduğuna inandığımız bu tespitimizden sonra sübjektif olanlara geçebiliriz.

Her ramazanı ticarî meta görüp ondan en fazla faydayı temin etmek için harekete geçen samimiyeti şüpheli bir kısım yazılı medya değerlendirmemiz dışında. Buna rağmen televizyonlarda ramazan için hazırlanan sahur ve iftar programlarını değerlendirmemek haksızlık olur. Yakın geçmişte mide bulandıran türlü densizliklerin tam da ramazan ayında gündeme getirildiği hâlâ hafızalarımızda. Ramazanı ünlü sanatçıların ezan, ilahî okumalarından, eğlenceden ibaret bilen, böyle lânse eden programlar ile bugün hazırlananlar kıyas bile kabul etmez. Neredeyse tamamı meselesine vâkıf, ehil konukları, ufuk açan bölümleri ve şöhret sevdası peşinde koşmayan, samimî sunucuları ile ramazanın huzur veren atmosferine fazlasıyla katkı sağladılar. Böyle olunca da programlar izlendi, izlemeyenlere tavsiye edildi, etrafımızda da şahit olduğumuz sohbetlere konu oldu.

Bu tespitimizle doğru orantılı olarak ramazanı kısa insan ömründe ele geçen sınırlı sayıda fırsatlardan biri olarak görenler bu ayı daha içe dönük, daha derinden, aslına daha uygun idrak etmeye başladılar. Yukarıdaki ilk tespitimizle bu görüşümüz çelişse de bunda da ayrı bir hikmet olduğunu zannettiğimizi söyleyerek bu bahsi kapatıyoruz.

*

Bu satırlardan sıkça dile getirmiş olsak da okul duvar gazetesi olarak başladığımız derginin bugün 62. sayıya ulaşmasındaki mutluluğu sizlerle paylaşmak istememizi takdir edersiniz. Okul duvar gazetesinin dergiye dönüşmesi, yayın hayatına 19 yıldır devam etmesi, bir site sahibi olması kolay şeyler değil. Dergimizi internetten takip eden okuyucularımıza daha fazla düşünen adama ulaşabilmek için yazıları sitemizde de yayınladığımızı hatırlatmak isteriz. Her şeyin bir değeri olsa bile fikre değer biçilemeyeceğinin farkında olarak derginin basılı halinin satın alınmasının, abone olunmasının en azından örnek bir sayı talep edilmesinin gerekliliğini takdirlerinize sunuyoruz.

Daha önce de söylemiş olmamıza rağmen tekrarlamakta fayda gördüğümüz bir husus da gönderilen eserlerin derginin yayın periyoduna uygun olmaması. Kardelen üç ayda bir yayınlanıyor. Yayın tarihlerimiz de dergimizde ve sitemizde önceden ilân ediliyor. Eser göndereceklerin bu tarihlere dikkat etmelerini önemle rica ediyoruz.

İyi okumalar dileğiyle selâmlar...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Kudüsü tefekkür... - Sayı 96
Gönül kahramanlarının izi... - Sayı 95
Aranan kan... - Sayı 94
NİYE YAZIYORUM?... - Sayı 93
Tüm Yazıları

Son Eklenen Yorumlardan
 Türk Milleti hiçbir zaman dış düşmanlar tarafından yıkılmamıştır. Hep kendi içindeki hainler tarafın... Ahmet Güney

 Amin.Allah razı olsun.Kaleminize kuvvet elinize sağlık hocam.... Faruk Aktı

 Güzel sindire sindire okumak lazımmış ...

 Teşekkürler Sinan abi, devam etmeyi ben de istiyorum inşallah.... Yavuz

 Sevgili Nilgün,Yorumunu okuyunca, koskoca bir tebessüm suratıma geldi yerleşti, kalkmak bilmiyor. Bu... Işın Erenoğlu Üstündağ


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Batı tefekkürü ve İslâm tasavvufu (isiml
Gamsız buğday tanesi
Tasavvuf ve cemiyet
Gönül kahramanlarının izinde...

Gamsız buğday tanesi
(Röportaj) Tekkeler tekrar açılacaktır,
Gönül kahramanlarının izinde...
Dıştaki alçaklar mı, içteki hainler mi


Yavuz Sert - Sadırdan satıra
Yavuz Sert - (Röportaj) Tekkeler ...
Ali Erdal - Tasavvuf ve cemiyet
Kadir Bayrak - Şeyhim Edebâli
Kadir Bayrak - Batı tefekkürü ve İs...
Sinan Ayhan - Su sulbünde, gül ile...
Ekrem Yılmaz - İbretlik not ve insa...
Dergi Editörü - Gönül kahramanlarını...
Site Editörü - Tasavvuf: insanı olg...
Haceloğlu - Parti mezarlığının y...
Mehmet Hasret - Karınca günlükleri: ...
Necip Fazıl - Batı tefekkürü ve İs...
Necdet Uçak - Allahtan umudunu kes...
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kibir gururu bırak
Mustafa Büyükgüner - Bir Naim Süleymanoğl...
M. Nihat Malkoç - Sözün özü
Hızır İrfan Önder - Ben değilim!
Hızır İrfan Önder - Aşkullâh
Mehmet Balcı - İnsan gibi
Mehmet Balcı - Bekleyiş
İktibas - Yaşadıklarını Sabaha...
Gelecek sayı konusu -
Kubilay Ertekin - Dıştaki alçaklar mı,...
İbrahim Şaşma - Mescid-i Aksa
Halis Arlıoğlu - Hastane köşeleri
Halis Arlıoğlu - Bir mağrur bakışlıya
Kürsü Kainatın Efendisi - Gıda
Yasin Uçan - O gözler ki
Er Tuğrul - Tasavvuf
Murat Yaramaz - 95.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Öte
Murat Yaramaz - Oluşum
Murat Yaramaz - Duvar
Murat Yaramaz - Varı
Kardelen - Kardelen, İDPde
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gamsız buğday tanesi
Ekrem Esad Altan - İhtiyaç
Nedim Demirbaş - Sargı bezi
Harun Ekici - Bekleyiş
Harun Ekici - Bir gülümseme
Mert Tahta - Sevda bekçisi
Muammer Çalar - Hani gönlüm
Muammer Zeki Aygur - Kendi kendime
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4127507
 Bugün : 38
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 430355
 Bugün : 1
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 86
 95. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 8
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim