Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2343 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Fikrin De?eri
Dergi Editörü

  Sayı: 61 - Ekim / Aralık 2009

Oruçlu olarak geçirdiğimiz uzun ve sıcak yaz günlerini geride bıraktık. Önümüzde gidecekler için hayatlarının dönüm noktası hac, kalacaklar için teslimiyetin ifadesi kurban mevsimi sonbahar var...

Kardelen, inananlar için bu iki zirve nokta; ramazan ve hac mevsimi arasında Türk'ün ve İslâm âleminin ahvalini sorgulayan bir sayıyla karşınıza geldi.

Madem ki mensubu olduğumuz milletimizin ve tarih boyunca milletimizle beraber anılan İslâm coğrafyasının muhasebesini yapacağız o zaman işe kendimizden, ailemizden, beldemizden başlamak sonunda ulaşılacak genel kanaat için doğru bir yol olur. Hazır ramazan gibi şahıstan cemiyete topyekûn bu muhasebeyi istesek de istemesek de yapmaya mecbur kaldığımız bir zaman dilimini de geride bırakmış ve hafızalarımızda ramazanın izleri de tazeyken tespitlerimizi zorlanmadan yapabiliriz.

Ramazan'ın bariz vasfı, diğer zamanlardan onu ayıran farkı; öne çıkan kendine has başka ibadet türleri de olmasına rağmen oruç... İnananı için günün belli saatlerinde yemeden içmeden ve yasaklanan belli şeylerden vazgeçme fiili... Dışa bakan yüzüyle tutulduğu değil ancak tutulmadığı anlaşılabilecek içe dönük bir ibadet.

İşte bu dışa bakan yüzüyle ilk tespitimizi yapabiliriz; orta yaşa doğru yol aldığımız ömrümüzün geride kalanları ile kıyasladığımızda yaşadığımız beldede en az hissedilen ramazan ayını idrak ettik. Uzun ve sıcak yaz günleri, sigaraya getirilen kapalı yerlerde içilme yasağı, toplum baskısının hafiflemesi, hoşgörü eksikliği ne derseniz deyin bu seferki kadar amiyane tabirle orucun açıktan yenildiği bir ramazan ayı daha hatırlamıyorum. Ramazan içinde ayrı öneme sahip Kadir Gecesi'nin günü ve büyüklerimizden kurdun, kuşun bile oruçlu geçirdiğini öğrendiğimiz arefe günü de bu tespitimize dâhil... Bir zamanların kapalı kapılar ardında, mahcup bir edayla oruç yiyenlerini mumla arıyoruz artık. Tutmayana hesap sormak haddimiz değil ama birlikte yaşadığımız insanlardan çok da zor olmayan incelik ve saygıyı beklemek de hakkımız...

Kendi zaviyemizden bakıldığında elle tutulur, gözle görülür delillere dayandığından objektif olduğuna inandığımız bu tespitimizden sonra sübjektif olanlara geçebiliriz.

Her ramazanı ticarî meta görüp ondan en fazla faydayı temin etmek için harekete geçen samimiyeti şüpheli bir kısım yazılı medya değerlendirmemiz dışında. Buna rağmen televizyonlarda ramazan için hazırlanan sahur ve iftar programlarını değerlendirmemek haksızlık olur. Yakın geçmişte mide bulandıran türlü densizliklerin tam da ramazan ayında gündeme getirildiği hâlâ hafızalarımızda. Ramazanı ünlü sanatçıların ezan, ilahî okumalarından, eğlenceden ibaret bilen, böyle lânse eden programlar ile bugün hazırlananlar kıyas bile kabul etmez. Neredeyse tamamı meselesine vâkıf, ehil konukları, ufuk açan bölümleri ve şöhret sevdası peşinde koşmayan, samimî sunucuları ile ramazanın huzur veren atmosferine fazlasıyla katkı sağladılar. Böyle olunca da programlar izlendi, izlemeyenlere tavsiye edildi, etrafımızda da şahit olduğumuz sohbetlere konu oldu.

Bu tespitimizle doğru orantılı olarak ramazanı kısa insan ömründe ele geçen sınırlı sayıda fırsatlardan biri olarak görenler bu ayı daha içe dönük, daha derinden, aslına daha uygun idrak etmeye başladılar. Yukarıdaki ilk tespitimizle bu görüşümüz çelişse de bunda da ayrı bir hikmet olduğunu zannettiğimizi söyleyerek bu bahsi kapatıyoruz.

*

Bu satırlardan sıkça dile getirmiş olsak da okul duvar gazetesi olarak başladığımız derginin bugün 62. sayıya ulaşmasındaki mutluluğu sizlerle paylaşmak istememizi takdir edersiniz. Okul duvar gazetesinin dergiye dönüşmesi, yayın hayatına 19 yıldır devam etmesi, bir site sahibi olması kolay şeyler değil. Dergimizi internetten takip eden okuyucularımıza daha fazla düşünen adama ulaşabilmek için yazıları sitemizde de yayınladığımızı hatırlatmak isteriz. Her şeyin bir değeri olsa bile fikre değer biçilemeyeceğinin farkında olarak derginin basılı halinin satın alınmasının, abone olunmasının en azından örnek bir sayı talep edilmesinin gerekliliğini takdirlerinize sunuyoruz.

Daha önce de söylemiş olmamıza rağmen tekrarlamakta fayda gördüğümüz bir husus da gönderilen eserlerin derginin yayın periyoduna uygun olmaması. Kardelen üç ayda bir yayınlanıyor. Yayın tarihlerimiz de dergimizde ve sitemizde önceden ilân ediliyor. Eser göndereceklerin bu tarihlere dikkat etmelerini önemle rica ediyoruz.

İyi okumalar dileğiyle selâmlar...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Aranan kan... - Sayı 94
NİYE YAZIYORUM?... - Sayı 93
Hamd ve şükür...... - Sayı 92
Fikir kahramanına ihtiyaç... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3708812
 Bugün : 2949
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419535
 Bugün : 119
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 117
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim