Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2839 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Fikrin De?eri
Dergi Editörü

  Sayı: 61 - Ekim / Aralık 2009

Oruçlu olarak geçirdiğimiz uzun ve sıcak yaz günlerini geride bıraktık. Önümüzde gidecekler için hayatlarının dönüm noktası hac, kalacaklar için teslimiyetin ifadesi kurban mevsimi sonbahar var...

Kardelen, inananlar için bu iki zirve nokta; ramazan ve hac mevsimi arasında Türk'ün ve İslâm âleminin ahvalini sorgulayan bir sayıyla karşınıza geldi.

Madem ki mensubu olduğumuz milletimizin ve tarih boyunca milletimizle beraber anılan İslâm coğrafyasının muhasebesini yapacağız o zaman işe kendimizden, ailemizden, beldemizden başlamak sonunda ulaşılacak genel kanaat için doğru bir yol olur. Hazır ramazan gibi şahıstan cemiyete topyekûn bu muhasebeyi istesek de istemesek de yapmaya mecbur kaldığımız bir zaman dilimini de geride bırakmış ve hafızalarımızda ramazanın izleri de tazeyken tespitlerimizi zorlanmadan yapabiliriz.

Ramazan'ın bariz vasfı, diğer zamanlardan onu ayıran farkı; öne çıkan kendine has başka ibadet türleri de olmasına rağmen oruç... İnananı için günün belli saatlerinde yemeden içmeden ve yasaklanan belli şeylerden vazgeçme fiili... Dışa bakan yüzüyle tutulduğu değil ancak tutulmadığı anlaşılabilecek içe dönük bir ibadet.

İşte bu dışa bakan yüzüyle ilk tespitimizi yapabiliriz; orta yaşa doğru yol aldığımız ömrümüzün geride kalanları ile kıyasladığımızda yaşadığımız beldede en az hissedilen ramazan ayını idrak ettik. Uzun ve sıcak yaz günleri, sigaraya getirilen kapalı yerlerde içilme yasağı, toplum baskısının hafiflemesi, hoşgörü eksikliği ne derseniz deyin bu seferki kadar amiyane tabirle orucun açıktan yenildiği bir ramazan ayı daha hatırlamıyorum. Ramazan içinde ayrı öneme sahip Kadir Gecesi'nin günü ve büyüklerimizden kurdun, kuşun bile oruçlu geçirdiğini öğrendiğimiz arefe günü de bu tespitimize dâhil... Bir zamanların kapalı kapılar ardında, mahcup bir edayla oruç yiyenlerini mumla arıyoruz artık. Tutmayana hesap sormak haddimiz değil ama birlikte yaşadığımız insanlardan çok da zor olmayan incelik ve saygıyı beklemek de hakkımız...

Kendi zaviyemizden bakıldığında elle tutulur, gözle görülür delillere dayandığından objektif olduğuna inandığımız bu tespitimizden sonra sübjektif olanlara geçebiliriz.

Her ramazanı ticarî meta görüp ondan en fazla faydayı temin etmek için harekete geçen samimiyeti şüpheli bir kısım yazılı medya değerlendirmemiz dışında. Buna rağmen televizyonlarda ramazan için hazırlanan sahur ve iftar programlarını değerlendirmemek haksızlık olur. Yakın geçmişte mide bulandıran türlü densizliklerin tam da ramazan ayında gündeme getirildiği hâlâ hafızalarımızda. Ramazanı ünlü sanatçıların ezan, ilahî okumalarından, eğlenceden ibaret bilen, böyle lânse eden programlar ile bugün hazırlananlar kıyas bile kabul etmez. Neredeyse tamamı meselesine vâkıf, ehil konukları, ufuk açan bölümleri ve şöhret sevdası peşinde koşmayan, samimî sunucuları ile ramazanın huzur veren atmosferine fazlasıyla katkı sağladılar. Böyle olunca da programlar izlendi, izlemeyenlere tavsiye edildi, etrafımızda da şahit olduğumuz sohbetlere konu oldu.

Bu tespitimizle doğru orantılı olarak ramazanı kısa insan ömründe ele geçen sınırlı sayıda fırsatlardan biri olarak görenler bu ayı daha içe dönük, daha derinden, aslına daha uygun idrak etmeye başladılar. Yukarıdaki ilk tespitimizle bu görüşümüz çelişse de bunda da ayrı bir hikmet olduğunu zannettiğimizi söyleyerek bu bahsi kapatıyoruz.

*

Bu satırlardan sıkça dile getirmiş olsak da okul duvar gazetesi olarak başladığımız derginin bugün 62. sayıya ulaşmasındaki mutluluğu sizlerle paylaşmak istememizi takdir edersiniz. Okul duvar gazetesinin dergiye dönüşmesi, yayın hayatına 19 yıldır devam etmesi, bir site sahibi olması kolay şeyler değil. Dergimizi internetten takip eden okuyucularımıza daha fazla düşünen adama ulaşabilmek için yazıları sitemizde de yayınladığımızı hatırlatmak isteriz. Her şeyin bir değeri olsa bile fikre değer biçilemeyeceğinin farkında olarak derginin basılı halinin satın alınmasının, abone olunmasının en azından örnek bir sayı talep edilmesinin gerekliliğini takdirlerinize sunuyoruz.

Daha önce de söylemiş olmamıza rağmen tekrarlamakta fayda gördüğümüz bir husus da gönderilen eserlerin derginin yayın periyoduna uygun olmaması. Kardelen üç ayda bir yayınlanıyor. Yayın tarihlerimiz de dergimizde ve sitemizde önceden ilân ediliyor. Eser göndereceklerin bu tarihlere dikkat etmelerini önemle rica ediyoruz.

İyi okumalar dileğiyle selâmlar...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Her sayı ayrı bir değer... - Sayı 100
Allaha inanıyoruz!... - Sayı 99
Son ve tek kıvılcım... - Sayı 98
Dergi fuarındaydık... - Sayı 97
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (101): Doğu - Batı tefekkürünü doğru yapamayanın ufku dardır.

Son Eklenen Yorumlardan
 👍👏👍👏👍👍... BEYZA ATEŞ

 Acayip güzel olmuş 😉... BEYZA ATEŞ

 Dilin anlatamadığını şiire dökmek çok zordur ve siz zoru başarmışsiniz tebrik ediyorum 👍 ... BEYZA ATEŞ

 Çok başarılı ... Meryem

 Şiir tek kelimeyle mükemmel olmuş. Şiirde de geçtiği gibi gönül istediği bir damla huzuru ruhuna sı... Fatma


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Fikirsizlik
Kardelen nasıl doğdu?
Zaman tünelinden iki yazı
Zamanın kısa tarihi
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Yüreğinle gel
Ruhsa sızan şiir
Zaman tünelinden iki yazı
Her sayı ayrı bir değer
Yüz


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5660832
 Bugün : 100
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 470269
 Bugün : 3
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 77
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2019
Künye | Abonelik | İletişim