Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2515 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Fikrin De?eri
Dergi Editörü

  Sayı: 61 - Ekim / Aralık 2009

Oruçlu olarak geçirdiğimiz uzun ve sıcak yaz günlerini geride bıraktık. Önümüzde gidecekler için hayatlarının dönüm noktası hac, kalacaklar için teslimiyetin ifadesi kurban mevsimi sonbahar var...

Kardelen, inananlar için bu iki zirve nokta; ramazan ve hac mevsimi arasında Türk'ün ve İslâm âleminin ahvalini sorgulayan bir sayıyla karşınıza geldi.

Madem ki mensubu olduğumuz milletimizin ve tarih boyunca milletimizle beraber anılan İslâm coğrafyasının muhasebesini yapacağız o zaman işe kendimizden, ailemizden, beldemizden başlamak sonunda ulaşılacak genel kanaat için doğru bir yol olur. Hazır ramazan gibi şahıstan cemiyete topyekûn bu muhasebeyi istesek de istemesek de yapmaya mecbur kaldığımız bir zaman dilimini de geride bırakmış ve hafızalarımızda ramazanın izleri de tazeyken tespitlerimizi zorlanmadan yapabiliriz.

Ramazan'ın bariz vasfı, diğer zamanlardan onu ayıran farkı; öne çıkan kendine has başka ibadet türleri de olmasına rağmen oruç... İnananı için günün belli saatlerinde yemeden içmeden ve yasaklanan belli şeylerden vazgeçme fiili... Dışa bakan yüzüyle tutulduğu değil ancak tutulmadığı anlaşılabilecek içe dönük bir ibadet.

İşte bu dışa bakan yüzüyle ilk tespitimizi yapabiliriz; orta yaşa doğru yol aldığımız ömrümüzün geride kalanları ile kıyasladığımızda yaşadığımız beldede en az hissedilen ramazan ayını idrak ettik. Uzun ve sıcak yaz günleri, sigaraya getirilen kapalı yerlerde içilme yasağı, toplum baskısının hafiflemesi, hoşgörü eksikliği ne derseniz deyin bu seferki kadar amiyane tabirle orucun açıktan yenildiği bir ramazan ayı daha hatırlamıyorum. Ramazan içinde ayrı öneme sahip Kadir Gecesi'nin günü ve büyüklerimizden kurdun, kuşun bile oruçlu geçirdiğini öğrendiğimiz arefe günü de bu tespitimize dâhil... Bir zamanların kapalı kapılar ardında, mahcup bir edayla oruç yiyenlerini mumla arıyoruz artık. Tutmayana hesap sormak haddimiz değil ama birlikte yaşadığımız insanlardan çok da zor olmayan incelik ve saygıyı beklemek de hakkımız...

Kendi zaviyemizden bakıldığında elle tutulur, gözle görülür delillere dayandığından objektif olduğuna inandığımız bu tespitimizden sonra sübjektif olanlara geçebiliriz.

Her ramazanı ticarî meta görüp ondan en fazla faydayı temin etmek için harekete geçen samimiyeti şüpheli bir kısım yazılı medya değerlendirmemiz dışında. Buna rağmen televizyonlarda ramazan için hazırlanan sahur ve iftar programlarını değerlendirmemek haksızlık olur. Yakın geçmişte mide bulandıran türlü densizliklerin tam da ramazan ayında gündeme getirildiği hâlâ hafızalarımızda. Ramazanı ünlü sanatçıların ezan, ilahî okumalarından, eğlenceden ibaret bilen, böyle lânse eden programlar ile bugün hazırlananlar kıyas bile kabul etmez. Neredeyse tamamı meselesine vâkıf, ehil konukları, ufuk açan bölümleri ve şöhret sevdası peşinde koşmayan, samimî sunucuları ile ramazanın huzur veren atmosferine fazlasıyla katkı sağladılar. Böyle olunca da programlar izlendi, izlemeyenlere tavsiye edildi, etrafımızda da şahit olduğumuz sohbetlere konu oldu.

Bu tespitimizle doğru orantılı olarak ramazanı kısa insan ömründe ele geçen sınırlı sayıda fırsatlardan biri olarak görenler bu ayı daha içe dönük, daha derinden, aslına daha uygun idrak etmeye başladılar. Yukarıdaki ilk tespitimizle bu görüşümüz çelişse de bunda da ayrı bir hikmet olduğunu zannettiğimizi söyleyerek bu bahsi kapatıyoruz.

*

Bu satırlardan sıkça dile getirmiş olsak da okul duvar gazetesi olarak başladığımız derginin bugün 62. sayıya ulaşmasındaki mutluluğu sizlerle paylaşmak istememizi takdir edersiniz. Okul duvar gazetesinin dergiye dönüşmesi, yayın hayatına 19 yıldır devam etmesi, bir site sahibi olması kolay şeyler değil. Dergimizi internetten takip eden okuyucularımıza daha fazla düşünen adama ulaşabilmek için yazıları sitemizde de yayınladığımızı hatırlatmak isteriz. Her şeyin bir değeri olsa bile fikre değer biçilemeyeceğinin farkında olarak derginin basılı halinin satın alınmasının, abone olunmasının en azından örnek bir sayı talep edilmesinin gerekliliğini takdirlerinize sunuyoruz.

Daha önce de söylemiş olmamıza rağmen tekrarlamakta fayda gördüğümüz bir husus da gönderilen eserlerin derginin yayın periyoduna uygun olmaması. Kardelen üç ayda bir yayınlanıyor. Yayın tarihlerimiz de dergimizde ve sitemizde önceden ilân ediliyor. Eser göndereceklerin bu tarihlere dikkat etmelerini önemle rica ediyoruz.

İyi okumalar dileğiyle selâmlar...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Kudüsü tefekkür... - Sayı 96
Gönül kahramanlarının izi... - Sayı 95
Aranan kan... - Sayı 94
NİYE YAZIYORUM?... - Sayı 93
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (97): Bu sene 737.si yapılacak Ertuğrul Gazi İhtifali'nden hareketle TÜRK TEŞKİLÂTLANMA KABİLİYETİ...


Son Eklenen Yorumlardan
 Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun.O güzel yerler de bir gün sevdiklerimizle buluşacağız... ... BİRSEN YURTSEVER

 necdet amcacıgım.emeğinize kaleminize sağlık... BİRSEN YURTSEVER

 cox mənalı bir şerdir. cox sağ olun. her birinize teşekkür edirəm. ... ruslan

 Məhəbbətsiz ömür sürən kimsədən-Bir aşiqin məzar daşı yaxşıdır.... Ulduz Qəzvini

 Güzel yorumlarla, günüme güneş olan herkese, çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki, okuyanlar, mısralara... Işın Erenoğlu Üstündağ


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Boya sandığı
MƏHƏBBƏT
İnsanın içindeki Hanifliğe ve Ümmiliğe ç
Kudüsü tefekkür
MƏHƏBBƏT
Vade doldu hanım gitti
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Kudüs


Yavuz Sert - Kudüs... Ey Kudüs
Yavuz Sert - Prof. Dr. Ömer Faruk...
Ali Erdal - Kudüs
Kadir Bayrak - Müminleri Emiri: Hz....
Kadir Bayrak - Aynadaki yüz: Mehmed
Sinan Ayhan - İnsanın içindeki Han...
Sinan Ayhan - Can feda...
Bedran Yoldaş - Her yer Kerbelâ
Fatma Pekşen - Peçe
Ahmet Mahir Pekşen - Mescid-i Aksa -Kudüs...
Dergi Editörü - Kudüsü tefekkür
Site Editörü - Kolayı tersten okuma...
Mehmet Hasret - Devletler kuran, dev...
Necip Fazıl - Başyücelik emirleri ...
Necdet Uçak - Kudüs
Necdet Uçak - Kendini hesaba çek
Necdet Uçak - Muhacire ensarız biz
Mustafa Büyükgüner - Nefes
Ayhan Aslan - Hakikat
Ayhan Aslan - Zındık
Ayhan Aslan - Hesap günü
Mehmet Balcı - Susmam ben
Mehmet Balcı - Taşlama
Ahmet Çelebi - Kudüste bir çocuğum
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Boya sandığı
Mustafa Gül - Mekkenin fethinden ç...
Kubilay Ertekin - Rahatizm ve ötesi
Halis Arlıoğlu - Zeytin dalı ve bana ...
Halis Arlıoğlu - Anlayana izafe
Ahmet Değirmenci - Şehadet türküsü
Ahmet Değirmenci - Bir yangındı işte
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Er Tuğrul - Kudüs nereden başlar...
Er Tuğrul - Kutlu kıyam
Murat Yaramaz - 6 gün savaşları
Murat Yaramaz - Naci El Ali
Murat Yaramaz - Kan
Murat Yaramaz - Kirli
Murat Yaramaz - Küsme işareti
Işın Erenoğlu Üstündağ - Gün gelir de, hayatı...
Ekrem Esad Altan - Bir oyun oynanır, oy...
Tamer Uysal - İlgisiz bilgililer, ...
Harun Ekici - Hüzün
Şevket Karayiğit - Kudüsün anlattıkları
Hakan Karahan - Bu cemiyetin - Süley...
Harika Ufuk - Birlik beraberlik ka...
Astan QASIMOV - Gəldim
Əlişad CƏFƏROV - Qayçıquyruq qaranquş
Şəfa VƏLİYEVA - Güldüm… Gülüşüm d...
Şəfa EYVAZ - MƏHƏBB'...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4302786
 Bugün : 184
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 434989
 Bugün : 3
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 50
 96. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncellenme: 5 Şubat 2018
Künye | Abonelik | İletişim