Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2222 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

GÖRELİM MEVLÂ NEYLER!
Bedran Yoldaş

  Sayı: 44 - Nisan / Haziran 2004

Başörtüsü yasağı bir süredir Türkiye kamuoyunu üzüyor. Nedir, nereden çıkmıştır bu? Bu bazılarının deyimiyle “sorun” inanan bacıların okudukları okullarda başlarını kapatmaları ile birlikte, bazı kesimlerin bundan rahatsız olmalarıyla başladı. Hukukun üstünlüğün inanılan bir dönem ve devlette, gayri hukukî –gün gibi aşikâr- davranışlarla, başörtülü öğrencilere zulüm yapılmakta. Her geçen gün mağdurların sayısı artmakta. Kanunlarda başörtüsü ile ilgili yasak olmamasına rağmen, hukuk dışı bir uygulama ile başörtülü kızlar polis marifeti ile sınavlardan alınmamakta. Keyfi uygulama ile inanç gereği örtünme suç olarak gösterilmekte. Çeşitli kesimlerden farklı seslerde yükselmekte. Kimisi fetva dizmekte, kimisi de içi kan ağlamasına rağmen uygulamayı desteklemekte kimisi de…

Sırf “tesettürlü” oldukları için, Anayasanın teminatı altında bulunan “eğitim ve öğretim hakları” ellerinden alınan başörtülü genç kızlar her geçen daha da mağdur edilmektedir.

Aslında işin temelinde “iman” yatmakta. İman eden öğrenciler inançları gereği örtünmeyi bir “farz” olarak görmekte ve bundan asla vazgeçmek, taviz vermek istemektedirler. Diğer tarafta bu inançları gereği örtünmelerini sembol olarak görmek isteyenler…

Bütün bunlar olurken Edirne İdari Mahkemesinden 4.6.98 tarihinde “ŞAMAR” gibi bir karar çıktı. Türk milleti adına verdikleri kararla, devletin başörtülü öğrencilerin haklarını korumakla görevli olduğunu da hatırlatan Edirne İdare Mahkemesi’nin yargıçları, Başkan Ali Kazan ve üyeler Abdurrahman Beşer ile Gülten Kaya Hatipoğlu, başörtülü öğrenciler için zulüm derecesine varan uygulamaları “hukuka aykırı” buldu. Edirne İdare Mahkemesi, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 30.12.1980 tarih ve 77 sayılı fetvasına dayanarak verdiği kararda “her şeyden önce laiklik, özünde herkesin düşünce ve inancına, bu düşünce ve inancının gereği olan davranış, yaşam biçimine saygıyı gerektirir.! dedi. Ancak ne var ki egemen güçler bu kararı görmezlikten geldiler ve bildiklerini okumaya devam ettiler.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 30.12.1980 tarih ve 77 sayılı kararıyla dini inanca göre uyulması zorunlu olan başörtüsünün başka hiçbir amaçla özdeşleştirilmeksizin doğru olmadığını, doğrudan doğruya kişinin inancının bir gereği ve sonucu olduğunu ifade etti. Değişik gerekçelerle yasaklanmasını, inanç özgürlüğünü zedelediği belirtildi, inancın ve uygulamanın hor görülmesinin, çağdışı olarak nitelendirilmesinin, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kişinin kınanması anlamı taşıdığı anlatıldı.

Üniversitede okuyan kızlarla başlayan yasaklama ve tecrit, çalışma alanına sıçrayarak genişledi. “Kamusal alan” tartışmaları ile genişleyen yasaklamanın çizdiği çerçeve her geçen gün genişleyecek gibi görülüyor. Yargıtay’da alınan karar neticesinde yargılanan sanık durumundaki bayan örtülü olduğu için mahkeme salonundan çıkarılması olayını onaması anlamına gelen basın açıklaması, yargı sürecinde yaşanan hukuksuzluğu da gözler önüne sermekte…

Yasaklama süreci bu şekilde genişlerken, başörtüsüne özgürlük veya çözüm sloganı ile seçim meydanlarında boy gösteren MHM sorunu mecliste başörtüsünü açarak çözme girişiminde bulununca büyük bir kitlenin şamarıyla kendini barajın altında buldu. AKP’nin bu yönde atacağı adımlarda geleceğini tayin etmekte büyük rol alacaktır.

Görelim Mevlâ neyler neylerse güzel eyler.

Selâm ve dua ile…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Paklanmak... - Sayı 105
İçimin yandığı gün... - Sayı 103
Sözde ve felsefede yalnız... - Sayı 101
Dokuz köyün delisi... - Sayı 100
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet

 Hocam yazılarınızdan istifade ediyoruz. Bu yazınızda da çok faydalı bilgiler ve öğütler mevcut. Yaln... Mustafa GÜNEY

 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN


ACI-YORUM nedir?
Bugün toplumumuzda, özellikle düşünce alanında aksayan yönler ve anlamsızlıklar var.
ACIYORUM, bu aksaklıkları ve anlamsızlıkları, sadece fikirle en can alıcı yerinden, en vurucu sözlerle, yanlışlıkların mantıksızlıklarını yakalamayı usul bilerek, en doğru yargıları, hiç itiraza yer vermeyecek şekilde ifade etmeyi ve daha sonra düzeltmeyi yapacak olanlar için fikri çözüm yolları açmak düşüncesinin ifadeye dökülmüş şeklidir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Doğu Türkistan uzak değil
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Erkeğin Başını Kapatması
Hiç gelmeyen
Diyet mi, Hayat Tarzy my?


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7572124
 Bugün : 1408
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 511667
 Bugün : 18
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 59
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim