Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2203 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

ŞİİRDE HAZ
Nihat Kaçoğlu

  Sayı: 64 - Nisan / Haziran 2010

Her zaman “şiirde anlam olmalı mı, olmamalı mı; şiir ölçülü mü yazılmalı, ölçüsüz mü yazılmalı; şiir öz Türkçe ile mi, yaşayan Türkçe ile mi yazılmalı” sorularını sorduk kendimize. Bu poetik soruların yanıtlarını uzun uzun tartıştık. Elbette bu sorular sorulacak, yanıtları verilecektir. Edebiyat adına, şiir adına bu konular gereklidir; ama hemen hemen hiç tartışılmamış bir konu, şiirde haz konusudur. Ben okuduğum şiirden haz alıyor muyum, almıyor muyum? Bu soruyu kendimize hiç sorduk mu? Şiirde haz konusu, üzerinde asıl düşünülmesi gereken ve tartışmasız çok önemli bir konudur. Falan şair serbestle yazmış, falan şair heceyle yazmış, falan şair anlamsız bir şiir yazmış” diyeceğimize, “falan şairin şiiri gerçekten kendini okutuyor, o şiirden gerçekten haz aldım” diyebiliyorsak işte gerçek, halis şiir o şiirdir.

Biz, Sefa Koyuncu ile birlikte Birinci Yeni, İkinci Yeni şiirine tepki olarak Üçüncü Yeni diye bir şiir akımına yelken açtık. Sefa Bey'in dediğine göre kendisi yakında Türkiye Gazetesi'nde Üçüncü Yeni ile ilgili bir yazı dizisine başlayacakmış. Umarım bizi ciddiye alırlar. Değerli şair Abdülkadir Budak, bana “daha önce de Üçüncü Yeni diye birileri akım başlatmıştı, sizinki de silinir gider onlar gibi” demişti. Zaman her şeyi gösterecek. Üçüncü Yeni'ye göre şiir hece ve aruzla, nesir kurallı yazılmalıdır. Eski olan, yeni olanın içinde verilmelidir. Sefa Bey “serbest vezinle yazılanlara şiir değil, şairane nesir yani şiirce diyelim” görüşünü savunur. Ben de hececiyim, şimdiye kadar şiirlerimi hep hece vezni ile yazdım, hece ve aruzu sonuna kadar savunurum; ama şiir-şiirce konusunda kendisinden farklı düşünüyorum. Üçüncü Yenici olmam, serbest vezinle yazılmış iyi şiirleri beğenmediğim anlamına gelmez. Orhan Veli'nin “İstanbul'u Dinliyorum”una, Cemal Süreya'nın “Üvercinka”sına, Ece Ayhan'ın “Mor Külhani”sine, Kemal Burkay'ın “Gülümse”sine nasıl “şiir değildir” derim? Ben şuna bakarım: Okuduğum şiirden haz alıyor muyum? Eğer haz alıyorsam o şiir Divan şiiri de olsa, Halk şiiri de olsa, Tanzimat şiiri de olsa, Servet-i Fünun şiiri de olsa, Fecr-i Ati şiiri de olsa, Milli Edebiyat şiiri de olsa, Beş Hececiler, Yedi Meşaleciler, Birinci Yeniciler, İkinci Yeniciler, Üçüncü Yeniciler şiiri de olsa o şiir benim için değerlidir ve daima halis şiirdir... Şiirin akımı, anlamsız veya anlamlı oluşu, imgelerinin seçimi, eski veya yeni tarz oluşu benim için o kadar önemli değildir. Eğer ben o şiirden haz alıyorsam o şiir iyi şiirdir. Önemli olan da iyi yazmaktır. Nedim üstadın,

“Bir söz dedi cânân ki kerâmet var içinde

Dün geceye dâir bir işâret var içinde

Eyvah o üç çifte kayık aldı karârım

Şarkı okuyup geçdi bir âfet var içinde”

Beyitlerinin ihtişamına bakar mısınız? Yine Aşık Veysel'in,

“Bahçede dut iken bilmezdin sazı.

Bülbül konar mıydı dalına bazı?

Hangi kuştan aldın sen bu avazı?

Söyle doğrusunu, gel inkâr etme.”

Dörtlüğündeki güzelliği görmemek için kör olmak lazım değil mi? Tevfik Fikret'in,

“Sarmış yine âfâkını bir dûd-ı muannid,

Bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid.

Örtün, evet, ey hâile... Örtün, evet, ey şehr;

Örtün ve müebbed uyu, ey fâcire-i dehr!..”

Mısralarının bulunduğu muhteşem “Sis” şiirine hangi çağımız şairi “eski dilde yazılmış, kötü bir şiir” deme cesaretini gösterebilir? Cemal Süreya'nın,

“Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden

En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye

Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız”

Mısralarıyla başlayan muhteşem “Üvercinka” şiirine hangi kör şair kötü şiir diyebilir? Ece Ayhan'ın,

“1. Şiirimiz karadır ağabeyler

Kendi kendine çalan bir davul zurna

Sesini duyunca kendi kendine güreşmeye başlayan

Taşınır mal helâlarında kara kamunun

Şeye dar pantolonlu kostak delikanlıların şiiridir

Aşk örgütlenmektir bir düşünün ağabeyler”

Diye başlayan mükemmel “Mor Külhani” adlı şiirine hangimiz “kötü şiirdir” diyebiliriz? Hangimiz bu cüreti kendimizde görebiliriz?

Burada örneklediğim şiirler birbirinden farklı tarzda, farklı poetik yaklaşımlara sahip şiirlerdir; ama hepsinin ortak bir yönü vardır: Güzel şiirlerdir, iyi şiirlerdir. Bu şiirleri okuyunca ben haz alıyorum Eminim şiirden anlayanların hemen hepsi de haz almışlardır. O zaman bir mesele kalmıyor. Sonuç olarak “önemli olan iyi yazmaktır, güzel yazmaktır, okuyucuda haz bırakmaktır” diyerek yazımı noktalıyorum.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yıldızlar uyusun... - Sayı 84
Şiire ilişkin nâçizane bi... - Sayı 75
Geçmiş zamana gazel... - Sayı 73
Aşkım edebiyat... - Sayı 70
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 Göz yaşı dökmemek kabil mi; bu satırlar işte tam göz yaşı pınarının yeri, İsa Yusufalptekin, güzel i... Sinan AYHAN

 Dünyaya düzen verdiklerini düşünenler, ne yazık ki dünyayı çökertiyor... Görünen köy kılavuz istemez... Sinan AYHAN

 Sevgili Mertali, bir yalınlık cevheri yolunu tutmuş, yani sen öyle bir yol tutmuşsun, ne güzel; sorm... Sinan AYHAN

 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar


Bir özel TV kanalı “yılın politikacısı”nı seçtirdi.
Seçilemeyenler üzülmesinler. Çünkü hepsi ayrı ayrı yılın politik acısı olduklarını ispatladılar.
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Selâm
Yolun sonu
Tokat
Dubalı dünya düzeni -I-
Karıncanın gücü
Hiç gelmeyen
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7459895
 Bugün : 4892
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 510440
 Bugün : 32
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim