Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/KardelenDergi_        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3267 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Ylk Oru? Tuttu?um G?n
Ahmet Mahir Pekşen

  Sayı: 46 - Ekim / Aralık 2005

Çocukluk bir başkadır... O günlerden kalma hatıralarsa daha başka... Teravih, sahur, iftar hatıraları ise bambaşka... Siz hiç, daha çok küçük olduğunuz için, kıyamadıklarından dolayı oruç tutmanıza izin vermeyen büyüklerinize küsüp, bir köşeye çekilip sessiz sessiz ağladınız mı?.. Bu küskünlüğünüz, büyüklerinizin merhamet duygularını galeyana getirip, “Hadi kerata bu gün de oruç tut bakalım” dediğinde, dünya kupasında yarı finale kalan bir ülkenin, son dakikada mağlubiyet golü atışında, fanatik sporseverlerin tavana fırlamalarından beş kat daha fazla sevindiniz mi?... Oruç tuttuğunuz için Hanifi Amcanız, pos bıyıklarını, -yüzünüz acımasın diye- değdirmekten çekinerek yanaklarınızdan öptü mü?... Sizinde pehlivan gibi Tahir Dayınız var mıydı... Yere eğilip, iki koltuk altından tutup, “Vay benim aslan yeğenim büyümüş de oruç tutmuş” diyerek, tavana kadar fırlatıp, küçük bir uçma provasından sonra dönüşünüzde tutarak sarıldı mı?.. Sahi, sizin Bakkal Veysel dedeniz var mıydı?.. Hani o pamuk gibi sakallı, hep gülen gözleri olan dedeniz... “Senin benzin solmuş... Anlaşılan oruçsun... Al şu kırmızı lokumlar benden sana iftarlık... Yiyince yine yanakların al al olur” diyen o hep güzel kokular sürülmüş, gül kokan dedeniz?.. Ya Zarife yengeniz... Avucunuza, kendi el yapımı pestili tutuşturup, bir iki de ceviz bırakan, “Cevizle pestil iftardan sonra iyi gider” diyen, sol yanağı benli Zarife yengeniz... O hep, kandil günlerinde, bayramlarda buruşuk ama yumuşak elini öptüğünüz Cahide ninenizi hatırlıyor musunuz?... Hani siz elini öptükten sonra, fistanın cebine belki bir gün önceden hazırladığı para cüzdanını çıkarıp, fermuarını titreyen elleriyle açıp size metal yirmibeş kuruşlar, bir liralar veren nineniz?.. Size sırf oruçlu olduğunuz için kaymaklı kadayıf yapan Nahide ablanız, kuşlu pantolonu bayrama yetiştirmeye çabalayan Nadire Ablanız ve eline her geçeni, canı istediği halde kendisi yemeyip size veren Fatma ablanız var mıydı?.. Mahalle camiinizin minaresinden, Müezzin Fahri Amca, size el sallayıp, “Bak işte minareye çıktım... Topa beş dakika var” müjdesini verir miydi?.. Kapınızın önünden boz eşeğine binip giderken duran, “Topu böyle sabırsızlıkla beklediğine göre, sen oruç olmalısın... Eşekler oruçlu olanları taşımaktan zevk alır” diyen yüzyirmi kiloluk Mahmut Amcanız, kendi eşekten inip de sizi bindirdi mi?.. Ve hissettiniz mi sizin mutluluğunuza ortak olduğunu... Ve yine orada öğrendiniz mi ortak olunan mutlulukların çoğaldığını, Iğımbat dağı gibi büyüdüğünü... Hüseyin Amcanız yanınıza gelip, “Bizim için dua et... Oruçlu çocukların bütün duası kabul olur...” diye sizden yardım istedi mi?.. O zaman Allah’ın gönlünüzde sığdığını, size çok yakın olduğunu, sizi çok sevdiğini hissettiniz mi?.. İçinizden “Bende seni seviyorum Güzel Allah’ım” diyerek haykırmak geçti mi?.. Karşıda ki kaleden top atılır atılmaz müezzinin “Allahü ekber” demesini bile beklemeden eve doğru koşarken ayağınız bir taşa takılıp, dizinizi acıttınız mı?.. Bütün bir aile başınıza birikip, acıyan yerinizi öptüler mi?.. Bütün suçu sizi görmemek olan, ayağınıza takılan taşa olmadık hakaretleri yağdırdılar mı?.. Siz sevilmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu yaşamanın, bir gün boyu suya hasretken ona kavuşmaktan bile güzel olduğunu öğrendiniz mi?.. Sevgi tohumu içinize bire milyon verecek berekette ekildi mi?.. Bütün bir aile bekleyip, önce senin orucunu açmanı seyretti mi?.. Ekmeğin ne kadar güzel koktuğunu, zeytinin ne kadar lezzetli geldiğini, suyun ne kadar cezbedici olduğunu farkettiniz mi?.. Ve bir an hüzünlenip, sofrasında bol nimet bulamayanları düşünüp, boğazınızda lokmalar düğümlenirken; niçin durgunlaştığını soran annenize; "Aliler’in sofrasında bunlardan, yok" dediğinizde "Var yavrum... Aynısından onlara da gönderdik" cevabını aldınız mı?.. Sevinçten uçacak gibi olup, merhametini yalnız size verip tüketmeyen, yoksulları da gözeten annenizin boynuna sarıldınız mı?.. Ve siz hiç, çocukken oruç tutmanın zevkini tattınız mı?.. Mutlaka tatmışsınızdır... Ve hepinizin de buna benzer, belki bunlardan daha ilginç, daha farklı güzellikleri olmuştur... Benim çocukluğumun ilk orucu o kadar güzeldi ki?.. Ben yine çocuk olmak istiyorum... Tahir Dayımın yaptırdığı uçuş provalarını çok özledim... Ben ilk orucumu istiyorum...

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : hasan    
Yorum : şimdi düşünüyorn da gerçekten küçükken oruçlu olmak çok heyecan vericiydi bazen bunun nedenini düşünüyorum.Akşam teravih ten sonra şekerlerin tadı bir başka oluyordu,hele eli bastonlu dedelerin cami avlusunda anlattıkları ramazan hiyayelerini çok özlüyorum.şimdi ise oların anlattıklarının çoğunu biz unuttuk ve ne yazıkki şimdiki çocuklara anlatamıyoruz.Ama yine de ramazan boyunca köy yerlerinde bu faliyetlerin sürdürüldüğünü biliyorum ve seviniyorum.Keşke hep çocuk kalsaydıkkkkk




Ekleyen : secil    
Yorum : ben cok begendim.dogrusunu söylemek gerekirse sizi çok kıskandım.cünkü ben böyle güzel oructmadım.basarınızın devamını dilerim.hoscakalın.





 
Bolluk ve boşluk... - Sayı 103
Esmâ-ül Hüsnâ... - Sayı 99
Sarmaşık günaydını... - Sayı 97
Sarhoşun saygısı... - Sayı 97
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (107): Üstte gök basmasa altta yer delinmese senin ilini ve töreni kim bozabilir? Birlikten kuvvet doğar; doğudan batıya, kuzeyden güneye hepsi bir örgüde, hepsi bir ilmekte; Türk Birliği...

Son Eklenen Yorumlardan
 Üstadı saygı ve rahmetle anıyor... çektiğifikir sancısından bizlerede bir katre bahşetmesiniRABBÜL Â... Hasan GÖRAL

 Üstadı saygı ve rahmetle anıyor... çektiğifikir sancısından bizlerede bir katre bahsetmesiniRABBÜL Â... Hasan GÖRAL

 Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin in... Süleyman Okur

 Umut mu, umutsuzluk mu; hayali süsleyen güneş, her şeyi tutuşturmaya yeter; ama bir çiçek ki içte ve... Sinan AYHAN

  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya


ACI-YORUM nedir?
Bugün toplumumuzda, özellikle düşünce alanında aksayan yönler ve anlamsızlıklar var.
ACIYORUM, bu aksaklıkları ve anlamsızlıkları, sadece fikirle en can alıcı yerinden, en vurucu sözlerle, yanlışlıkların mantıksızlıklarını yakalamayı usul bilerek, en doğru yargıları, hiç itiraza yer vermeyecek şekilde ifade etmeyi ve daha sonra düzeltmeyi yapacak olanlar için fikri çözüm yolları açmak düşüncesinin ifadeye dökülmüş şeklidir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
İrfan işinde plân
Kin ve nefretten beslenen müfteri müfsit
Zincirli kaya
Türk kimliğini nerede arayalım?
Yazı renginde melodiler
Büyük Doğu dersleri -3-


Yavuz Sert - Röportaj - Abdullah ...
Yavuz Sert - Hazreti Mevlânâ okum...
Yavuz Sert - Bir bürokrat şârih: ...
Ali Erdal - Türk kimliğini nered...
Ali Erdal - Anadolu deyince...
Kadir Bayrak - Anadolu; Âb-ı hayat
Sinan Ayhan - Bizi tutan harç ve m...
Necip Fazıl Kısakürek - İrfan işinde plân
Fatma Pekşen - Parkta bir bayram sa...
Dergi Editörü - Zincirli kaya
Site Editörü - İlim ve irfan
Mehmet Hasret - Ana sütü gibi helâl
Necdet Uçak - Toprak
Necdet Uçak - Kardeşiz
Necdet Uçak - Güne besmeleyle başl...
Altan Atan - Üst akıl
Mustafa Büyükgüner - on dört, otuz yedi, ...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
Hızır İrfan Önder - Erdem Beyazıta mektu...
Hızır İrfan Önder - Yunus Yunus
Ayhan Aslan - Bam teli
Ayhan Aslan - Acı kahve
Ayhan Aslan - Merhaba
Ayhan Aslan - Kemiksiz
Ayhan Aslan - Ulu sevda
Ayhan Aslan - Vicdan
Olgun Albayrak - Hoşgör bizi
Mehmet Balcı - Dedecim
Mehmet Balcı - Şiir hayatımdır
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara bakış - 106
Kubilay Ertekin - Kin ve nefretten bes...
Halis Arlıoğlu - Gurur ve hüzün
Ahmet Değirmenci - Neler olur neler
Büşra Doğramacı - Kaygı atlası
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Cami duvarı
Murat Yaramaz - Cuma
Murat Yaramaz - Kadir
Erdal Kozankaya - Haydi sil gözyaşları...
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Erkan Karakaya - Son gemi
Gülşen Ayhan - Yazı renginde melodi...
Mertali Mermer - Benliğini arayan
Cemal Karsavan - Risale-i Hayat Mekte...
İlkay Coşkun - Mesnevî bağlamında f...
Erdal Kurtuldu - Modern dünya rüya mı...
Zafer Nefer - Mühür; iyi günlerde ...
Makbule Özdemir - Aşkın uğruna
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 8185315
 Bugün : 3681
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 523457
 Bugün : 73
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 75
 106. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 15 Kasım 2020
Künye | Abonelik | İletişim