Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2395 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

ÖRNEK FAALİYET
Dergi Editörü

  Sayı: 39 - Ocak / Mart 2003

Bilindiği gibi Ali Erdal’ın “Kaynağı bulan adam ERTUĞRUL GAZİ” isimli eserinin 4. baskısı yapıldı. Son baskı Bilecik Valiliği tarafından cemiyete kazandırıldı.

Yazar Ali Erdal, “Bilecik Valiliği Kültür Yayınları” serisinin ilk eseri olarak basılması ile ilgili olarak Vali Ayhan Çevik’e teşekkür etti ve takdirlerini belirtti.

Yazar yeni baskı için şöyle dedi:

“Bu baskıda eserin tezini kuvvetlendiren ilâveler var. Bunların başında Bilecik’in Yeniköy’ünde Kyı Damgalı bir taşın bulunduğunun kamuoyuna duyurulması var. Bu taşın ehemmiyeti, Kayılar’ın bu bölgede yaşadığının elle tutulur, gözle görülür bir belgesi olmasıdır.”

Eserin önsözü, sıradan bir önsöz olmanın üstünde edebî bir değer de taşıyor ve eserin tezlerinden ipuçları veriyor. Bu ÖNSÖZ’ü yanda okuyucularımıza aynen takdim ediyoruz.

Önümüzdeki günlerde yazarın 4. kitabı olan “Yeni bir diyalektik”in 2. baskısı yapılacak.

 

ÖNSÖZ

İdeolojilerin, biten bir mum gibi söndüğü bir dönemde; devletlerin yıkılıp, yerine her sahada olduğu gibi, sun’ilerinin kurulduğu; insanlığın “yeni dünya düzeni” arayışları içinde bunaldığı, bocaladığı, şaşırdığı, hattâ çılgınlaştığı bir zamanda; milletimizin bu buhranın dışında kalması düşünülemez. Hattâ “Türk milletinden bahsetmeden tarihini ele alabilecek millet düşünülemez.” diyen Batılı fikir adamının çerçevelediği gerçeğe göre bu buhranın taa merkezinde olması icabeder.

 

Yarının dünyasında, sadece fikir kazanında gerekli aşı pişirmesini başarabilen milletlere yer olacaktır. Çünkü insan, “en şerefli mahlûk”tur; yanılsa ve şaşırsa da, eninde sonunda yaratılışındaki yücelik, fonksiyonunu icra eder. Yukarıda belirtilen gerçeğe göre bu aşı en iyi pişirmek borcu da bize düşer. Bunun için gelişmeleri, minareye kuyu der gibi yanlış değerlendirip tarihten kopmak, insanlık haysiyetiyle bağdaşmaz. Köksüz ağaç olmadığı gibi, hafızasız da -değil insan- hayvan bile olamayacağına göre, hız almak için geri çekilmek misali, tarihteki büyüklerimizi tanımak gerekir. Bütün çivilerinin çıktığı bir cemiyetin, önce geçmişteki kıymetlerini yeniden ele alması ve haklarını teslim etmesi gerekir. Ertuğrul Gazi’yi bu düşüncelerle kaleme aldım ve eser tamamlanınca ona “KAYNAĞI BULAN ADAM” demenin yerinde olacağına inandım. Şiddetli arzuma ve bütün gayretlerime rağmen, hayalimdeki eseri, [ilâvelere rağmen] yazdığımdan emin olamıyorum. Yalnız bir geminin yerini, paralel ve meridyen hesabıyla kesin olarak belirtmek gibi, Ertuğrul Gazi’nin tarihimizdeki yerini tesbit edebildiğime kaniyim.

Çalışmalarım sırasında en büyük güçlüğü kaynak bulmakta çektim. Orijinal eserlere aracısız ulaşamamak ıstırabı yeterken, bugüne aktarılmış olanları bile bulmak zor oldu. Bulunanları kütüphanelerden almanın zorluğu da cabası. İlerde yeni imkân ve kaynaklarla daha güzel ve tafsilâtlısının yazılmasını ümit ve temenni ediyorum.

İşe başlarken, tarihin keskin bir dönemecinde yaşamış biri hakkında yeteri kadar eser yazıldığını sanıyordum. Bunun için de, ben yeni ne söyleyebilirim, diyordum ve öncekilerin bir tekrarını yapacak olmak beni kaygılandırıyor ve üzüyordu. Gördüm ki, yazılanlar içinde kuru bilgilerin dışında yorumu esas alan eser, yok denecek kadar az. Mevcutlar, ya pek az kuru bilgileri vermekle yetinmişler, ya bir takım duygulu sözler etmişler. Bilgiler pek az olduğu için, tekrarlar yapıp durmuşlar.

 

Ertuğrul Gazi döneminin; yüzyıllar aşan bir zamana damgasını vuran yepyeni ve şahsiyetli bir başlangıç olduğu idrakine, daha derinden vardım bu çalışmalar sırasında. Bunun için Söğüt’te meydana gelen haşmetli doğumu, birincisi ile kıyas kabul etmez derecede üstün bir “İkinci Ergenekon” olarak değerlendirmenin doğru olduğuna inanıyorum. Bugüne kadar  bunun tesbit edilip, değerlendirilmemiş oluşuna şaşıyorum. Sanki zaman şimdi, döne dolaşa, başladığı noktaya gelmiştir. Bugün de, milletimiz ve insanlık yepyeni bir dönemin eşiğindedir. Şartlar bizi bugün; dünyada söz sahibi büyük ve kuvvetli olmak veya gelişmiş denilen devletlere uşak olmak tercihleri ile karşı karşıya getirmiştir. Tarihten ders almanın bugün daha çok gerektiğini ve yeni oluşumları, bu tecrübelerin üzerine bina etmenin şartını, eseri kaleme alırken, daha derinden anladım. Bunun için, kendimce çok önemli bulduğum “TEKLİFLER”i kamuoyuna sundum…

Her yıl yapılan Osmanlı sempozyumunun 12. sindeki konuşmamı ve ‘sogutsenlikleri.org’da yayınlanan röportajı yazıyla ifade edilenlerin sözle de desteklenmesi olduğu için kitabın sonuna ekledim.

Dördüncü ve beşinci baskı, ele aldığımız büyüğün karakterine ve milletin onu anmada gösterdiği bütünlüğe yakışır bir kadro çalışması oldu. Fotoğrafların çoğu bu kitap için çekildi, yayına hazırlayanlar yeni buluşlar ortaya koydu, hataları farkettiler, internetin imkânları ile araştırmalar yaptılar. Kayı damgalı taş bulundu ve resmi çekildi, ihtifalin 1946’daki kesintiden sonra tekrar başlamasını anlatan konuşma banda alındı, kapak ve muhteva hakkında zaman zaman toplantılar yapıldı... Bu arada şunu da bilhassa belirtmek gerekir. Kitaba yapılan ilâveler, esası değiştirmedi. Hattâ başlangıçta ortaya konan tezleri sağlamlaştırdı. Önsöz başlığının altındaki notta da belirtildiği gibi, önsözde bile esas bakımından değişiklik olmadı. Bunun için Allah’a hamdediyorum.

Düşünen ve fikir çilesi çekenlerin takdirlerine arzederim.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Her sayı ayrı bir değer... - Sayı 100
Allaha inanıyoruz!... - Sayı 99
Son ve tek kıvılcım... - Sayı 98
Dergi fuarındaydık... - Sayı 97
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Acıyorum keyfiyetinin ilk sayılardan tarif edilmiş, cuk yerine oturan tanımı... Bu sağlam tanım ve t... Sinan AYHAN

 Sevgili Site Editörüm, yazma konusunda çok haklısın, dünyanın belki de en ter döktürücü işi, kalemle... Sinan AYHAN

 Güzel duana "Amin" sevgili Editörüm; sayı editörlüğü mevzuu bir yüksek ilmi terbiyenin göstergesi ka... Sinan AYHAN

 Hiç bir ismin günümüz toplumunda büyüklük alamadığı bir ortam içinde kavrulup duruyoruz; fikirsizlik... Sinan AYHAN

 Yolunu bulmuş ve kendinden eminlik kaftanını giymiş bir Kaf Dağı meraklısı mı yazdı bu satırları, bi... Sinan AYHAN


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Fikirsizlik
Gece yarısı uyanmaları
Kardelen nasıl doğdu?
Zamanın kısa tarihi
Zaman tünelinden iki yazı
Kardelen nasıl doğdu?
Ön söz, Öz Söz, S(öz) -III-
Acıyorum nedir?
Fikirsizlik
Her sayı ayrı bir değer


Yavuz Sert - Zamanın kısa tarihi
Ali Erdal - Zaman tünelinden iki...
Kadir Bayrak - Kardelen olmasaydı
Kadir Bayrak - Röportaj - “Tehlikel...
Sinan Ayhan - Kardelenin muhasebes...
Sinan Ayhan - (Üç Nok-ta)nın muhas...
Bedran Yoldaş - Dokuz köyün delisi
Özgür Alkan Alkış - Kardelen nasıl doğdu...
Fatma Pekşen - Erik ile kiraz
Dergi Editörü - Her sayı ayrı bir de...
Site Editörü - Yüz
Mehmet Hasret - Askıda şiir
Acıyorum - Acıyorum nedir?
Necip Fazıl - Fikirsizlik
Necdet Uçak - Gözyaşı çeşmesi
Necdet Uçak - Seyir tepesi
Necdet Uçak - Metristepede
Necdet Uçak - Dağlar
Altan Atan - Akıllı ol
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamesi
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Gece korkutuyor beni
M. Nihat Malkoç - Gül kokulu ramazan
Ayhan Aslan - Hikaye
Ayhan Aslan - Sufle
Ayhan Aslan - Değirmen
Ayhan Aslan - Ecel vakti
Mehmet Balcı - Senin
Mehmet Balcı - Kardeşim
İsimsiz - Giden-Kalan
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu ...
Av. Mustafa Büyükgüner - Kardelen...Yüz...
Kubilay Ertekin - Hırsızlık ve haramla...
İbrahim Şaşma - Ben sevdayı aradım
Halis Arlıoğlu - Müslümanlar ne zaman...
Halis Arlıoğlu - Uyan diyorlar
Ahmet Değirmenci - Ferman
Oğuz Askan Kocagöz - Ruhsa sızan şiir
Büşra Doğramacı - ‘Derin bir külliyat’...
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanî’de...
Murat Yaramaz - 100.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Dalya
Murat Yaramaz - 100.sayı
Murat Yaramaz - Kardelen
Ekrem Esad Altan - Sahte diplomalı zanl...
Ferhat Nitin - Gece yarısı uyanmala...
Hakan Karahan - Battal Gâzi
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Erkan Karakaya - Gölge
Fatih Öz - Beklediğim
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5417712
 Bugün : 284
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 464740
 Bugün : 3
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 95
 100. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim