Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 26 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1990 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

ÖRNEK FAALİYET
Dergi Editörü

  Sayı: 39 - Ocak / Mart 2003

Bilindiği gibi Ali Erdal’ın “Kaynağı bulan adam ERTUĞRUL GAZİ” isimli eserinin 4. baskısı yapıldı. Son baskı Bilecik Valiliği tarafından cemiyete kazandırıldı.

Yazar Ali Erdal, “Bilecik Valiliği Kültür Yayınları” serisinin ilk eseri olarak basılması ile ilgili olarak Vali Ayhan Çevik’e teşekkür etti ve takdirlerini belirtti.

Yazar yeni baskı için şöyle dedi:

“Bu baskıda eserin tezini kuvvetlendiren ilâveler var. Bunların başında Bilecik’in Yeniköy’ünde Kyı Damgalı bir taşın bulunduğunun kamuoyuna duyurulması var. Bu taşın ehemmiyeti, Kayılar’ın bu bölgede yaşadığının elle tutulur, gözle görülür bir belgesi olmasıdır.”

Eserin önsözü, sıradan bir önsöz olmanın üstünde edebî bir değer de taşıyor ve eserin tezlerinden ipuçları veriyor. Bu ÖNSÖZ’ü yanda okuyucularımıza aynen takdim ediyoruz.

Önümüzdeki günlerde yazarın 4. kitabı olan “Yeni bir diyalektik”in 2. baskısı yapılacak.

 

ÖNSÖZ

İdeolojilerin, biten bir mum gibi söndüğü bir dönemde; devletlerin yıkılıp, yerine her sahada olduğu gibi, sun’ilerinin kurulduğu; insanlığın “yeni dünya düzeni” arayışları içinde bunaldığı, bocaladığı, şaşırdığı, hattâ çılgınlaştığı bir zamanda; milletimizin bu buhranın dışında kalması düşünülemez. Hattâ “Türk milletinden bahsetmeden tarihini ele alabilecek millet düşünülemez.” diyen Batılı fikir adamının çerçevelediği gerçeğe göre bu buhranın taa merkezinde olması icabeder.

 

Yarının dünyasında, sadece fikir kazanında gerekli aşı pişirmesini başarabilen milletlere yer olacaktır. Çünkü insan, “en şerefli mahlûk”tur; yanılsa ve şaşırsa da, eninde sonunda yaratılışındaki yücelik, fonksiyonunu icra eder. Yukarıda belirtilen gerçeğe göre bu aşı en iyi pişirmek borcu da bize düşer. Bunun için gelişmeleri, minareye kuyu der gibi yanlış değerlendirip tarihten kopmak, insanlık haysiyetiyle bağdaşmaz. Köksüz ağaç olmadığı gibi, hafızasız da -değil insan- hayvan bile olamayacağına göre, hız almak için geri çekilmek misali, tarihteki büyüklerimizi tanımak gerekir. Bütün çivilerinin çıktığı bir cemiyetin, önce geçmişteki kıymetlerini yeniden ele alması ve haklarını teslim etmesi gerekir. Ertuğrul Gazi’yi bu düşüncelerle kaleme aldım ve eser tamamlanınca ona “KAYNAĞI BULAN ADAM” demenin yerinde olacağına inandım. Şiddetli arzuma ve bütün gayretlerime rağmen, hayalimdeki eseri, [ilâvelere rağmen] yazdığımdan emin olamıyorum. Yalnız bir geminin yerini, paralel ve meridyen hesabıyla kesin olarak belirtmek gibi, Ertuğrul Gazi’nin tarihimizdeki yerini tesbit edebildiğime kaniyim.

Çalışmalarım sırasında en büyük güçlüğü kaynak bulmakta çektim. Orijinal eserlere aracısız ulaşamamak ıstırabı yeterken, bugüne aktarılmış olanları bile bulmak zor oldu. Bulunanları kütüphanelerden almanın zorluğu da cabası. İlerde yeni imkân ve kaynaklarla daha güzel ve tafsilâtlısının yazılmasını ümit ve temenni ediyorum.

İşe başlarken, tarihin keskin bir dönemecinde yaşamış biri hakkında yeteri kadar eser yazıldığını sanıyordum. Bunun için de, ben yeni ne söyleyebilirim, diyordum ve öncekilerin bir tekrarını yapacak olmak beni kaygılandırıyor ve üzüyordu. Gördüm ki, yazılanlar içinde kuru bilgilerin dışında yorumu esas alan eser, yok denecek kadar az. Mevcutlar, ya pek az kuru bilgileri vermekle yetinmişler, ya bir takım duygulu sözler etmişler. Bilgiler pek az olduğu için, tekrarlar yapıp durmuşlar.

 

Ertuğrul Gazi döneminin; yüzyıllar aşan bir zamana damgasını vuran yepyeni ve şahsiyetli bir başlangıç olduğu idrakine, daha derinden vardım bu çalışmalar sırasında. Bunun için Söğüt’te meydana gelen haşmetli doğumu, birincisi ile kıyas kabul etmez derecede üstün bir “İkinci Ergenekon” olarak değerlendirmenin doğru olduğuna inanıyorum. Bugüne kadar  bunun tesbit edilip, değerlendirilmemiş oluşuna şaşıyorum. Sanki zaman şimdi, döne dolaşa, başladığı noktaya gelmiştir. Bugün de, milletimiz ve insanlık yepyeni bir dönemin eşiğindedir. Şartlar bizi bugün; dünyada söz sahibi büyük ve kuvvetli olmak veya gelişmiş denilen devletlere uşak olmak tercihleri ile karşı karşıya getirmiştir. Tarihten ders almanın bugün daha çok gerektiğini ve yeni oluşumları, bu tecrübelerin üzerine bina etmenin şartını, eseri kaleme alırken, daha derinden anladım. Bunun için, kendimce çok önemli bulduğum “TEKLİFLER”i kamuoyuna sundum…

Her yıl yapılan Osmanlı sempozyumunun 12. sindeki konuşmamı ve ‘sogutsenlikleri.org’da yayınlanan röportajı yazıyla ifade edilenlerin sözle de desteklenmesi olduğu için kitabın sonuna ekledim.

Dördüncü ve beşinci baskı, ele aldığımız büyüğün karakterine ve milletin onu anmada gösterdiği bütünlüğe yakışır bir kadro çalışması oldu. Fotoğrafların çoğu bu kitap için çekildi, yayına hazırlayanlar yeni buluşlar ortaya koydu, hataları farkettiler, internetin imkânları ile araştırmalar yaptılar. Kayı damgalı taş bulundu ve resmi çekildi, ihtifalin 1946’daki kesintiden sonra tekrar başlamasını anlatan konuşma banda alındı, kapak ve muhteva hakkında zaman zaman toplantılar yapıldı... Bu arada şunu da bilhassa belirtmek gerekir. Kitaba yapılan ilâveler, esası değiştirmedi. Hattâ başlangıçta ortaya konan tezleri sağlamlaştırdı. Önsöz başlığının altındaki notta da belirtildiği gibi, önsözde bile esas bakımından değişiklik olmadı. Bunun için Allah’a hamdediyorum.

Düşünen ve fikir çilesi çekenlerin takdirlerine arzederim.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Aranan kan... - Sayı 94
NİYE YAZIYORUM?... - Sayı 93
Hamd ve şükür...... - Sayı 92
Fikir kahramanına ihtiyaç... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (95): Tasavvuf; herkesin içinde fıtrî olarak var olan aşkı, merkezine, hakikatine yerleştirme ve yüceltme mektebi... Yüce kahramanların harcı... Karşı çıkanlar evvelemirde içlerindeki aşk istadına yazık eder.


Son Eklenen Yorumlardan
 "...tefekkür etmek ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç... " belki insan o maddelerden evvel o hassa ile ... ekrem yılmaz

 Ekrem, zaman ayırıp cevap lütfetmişsiniz; takdirleriniz, inşallah dua yerine geçer. Çalakalem yazılm... Ali Erdal

 Çok akademik; kılı kırk yararak, hissedilerek, çilesi çekilerek, araştırması olabildiğince yapılarak... ekrem yılmaz

 İsmini belirtmeyen değerli okuyucu... Çok güzel ifade etmişsiniz... Tebrikler ve teşekkürler...... Ali ERDAL

 ALLAH Türk Milletini seviyor; niçini için bir çok gerekçe sayılabilir. Bir kısmı yazıda mevcut. Ama ...


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Türkçenin serencamı
Topyekûn ölçü
Ninemden bana kalan şey, bahçe ve fındık
Aranan kan
Türk dilini dert edinenler
Türkçenin serencamı
Dil kavramı üzerine bir düşünce havzalar
Yavuz Sert - Türk dilini dert edi...
Yavuz Sert - Annelerimiz-15 - Hz....
Ali Erdal - Türkçenin serencamı
Ali Erdal - Kedicik
Kadir Bayrak - Hangi Türkçe?
Sinan Ayhan - Dil kavramı üzerine ...
Sinan Ayhan - Ninemden bana kalan ...
Sinan Ayhan - Konuşan düşünce
Fatma Pekşen - Ses bayrağımız dilim...
Dergi Editörü - Aranan kan
Site Editörü - Ana dilimiz Türkçe
Mehmet Hasret - Bir küçük kedi için ...
Kürsü Nizam - Gıda
Acıyorum -
Necip Fazıl - Topyekûn ölçü
Necip Fazıl - İllet
Necip Fazıl - Kanun
Necdet Uçak - Anadilim Türkçe
Necdet Uçak - Rabbim
Necdet Uçak - Kucak açtık mazlumla...
Necdet Uçak - Niğbolu meydan savaş...
Mustafa Büyükgüner - Türk Budun(u)
Mustafa Büyükgüner - Budinden Yemene sazı...
M. Nihat Malkoç - Tabelâlarda Türkçe k...
M. Nihat Malkoç - Büyülü kelimeler
Hızır İrfan Önder - Hangi hücremde saklı...
İsimsiz - Dilinizi eşek arası ...
İsimsiz - Dil üzerine söylenen...
İktibas - Necip Fazıl
Muhammed İsa Öztürk - Silâhlar
Kubilay Ertekin - Müslümanın ilk vasfı
İbrahim Şaşma - Lüzum müzekkeresi
Halis Arlıoğlu - "Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu - Arafatta niyâz
Halis Arlıoğlu - Ah bu yalnızlık
Bahadır Kaya - 94.sayı medya sepeti
Er Tuğrul - Eşek arısı ve kemâla...
Murat Yaramaz - 94.sayı mizah köşesi
Murat Yaramaz - Küs
Murat Yaramaz - Silgi
Murat Yaramaz - Gibi
Kamran Murquzov - Azerbaycan toprağına...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 3708821
 Bugün : 2958
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 419535
 Bugün : 119
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 117
 94. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 16 Kasım 2017
Künye | Abonelik | İletişim