Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2935 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.

ORUÇ
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 39 - Ocak / Mart 2003

“İman ve İslâm Atlası’ndan)

BİR AY İŞTAHALARA PAYDOS

Ramazanda güneşin doğmaya hazırlanmasiyle batışı arasında en uzun günlerde ortalama 18, en kısa günlerde 10 saat, sırf Allah için, vücudu ağızdan veya herhangi bir yerinden hiçbir madde almamak, cinsî temasta bulunmamak ve bütün maddî iştihalardan kaçınmak rejimi...

(...) Şartları da her ibadet şeklinde olduğu üzere İslâm, bülûğ ve akıl...

Oruç bozmayan çeşitlerine kadar bütün iştihalara bir ay paydos...

BİLGİ

Hicretin ikinci yılı farz kılındı. Kâinatın Efendisi Medine’ye bağlı 11 yıllık hayatlarında 9 Ramaza idrak ettiler ve bunların dördünde 29, beşinde 30 gün hesabiyle oruç tuttular...

CEZA

Tutulmayan orucun kazası günü gün, kast ile bozulanların da 1 güne aralıksız 60 fakiri sabah-akşam doyurma şekli... Kefaret mecburiyeti...

BOZMAZ

Unutularak oruç bozucu fiillerden birini işlemek, içmek, orucu bozmaz. Hatırlayınca kendine gelmek, ağızdakini tükürmek ve oruca devam etmek icap eder.

İnzal olmaksızın öpmek...

Uykuda ihtilâm olmak...

Cünüplük...

Ağız içi balgamı yutmak, burun akıntısını boğaza çekmek...

Kulağa su kaçırmak...

İstemeden boğaza toz veya duman gitmesi...

Boğaza sinek kaçması...

Ağızda kalan lezzetlerin tükürükle yutulması...

Dişlerde kalan yemek artıklarının nohut tanesine varmayacak kadarını yutmak...

Dışarıdan susam tanesi kadar bir maddeyi, lezzeti olmamak şartiyle çiğnemek...

Dışarı ilâç sürünmek, vücuda akıtmak...

Bıyık ve sakal yağlamak...

İstenmeden kayyetmek... Ağız dolusu olmadan...

Gelen kayyin kımen ve cüz’i, geri gitmesi...

Ağza parmak sokup az miktarda kayy getirmek..

Hacamat olmak...

Bozmayı düşünmek...

Günah işlemek...

BOZAR

Yenilen ve içilen her şey....

İçe çekilen duman... Hususiyle sigara dumanı...

Buruna çekilen her şey... İlâç ve enfiye...

Madenî veya nebatî, ne olursa olsun, bir şey yutmak...

Kulağa yağ damlatmak...

Dışarıdan boya vesaire gibi bir karışım olan tükürüğü yutmak...

Yağmur; dolu ve kar yutmak..

Ağız ve burun yıkarken suyu boğaza veya geze kaçırmak...

Ağız dolusu gazeyan...

Zaman hesabında yanılarak oruç bozucu fiilde bulunmak..

Kadın veya erkekte edep yerlerine pamuk veya bez cinsinden de olsa dışarıdan bir şey kıtmak...

Niyetinin mazur ve mecbur olarak orucunu bozacağı bu ve benzeri fiillerde kaza, gününe gün olduğu halde bile bile bozanlara kefaret icap eder; unutma hallerindeyse oruç bozulmamışken bozuldu sanıp yemekte devam edenlerse o günün kazasından başka bir borç altına girmezler...

Uykuda bir insanın ağzına bir şey koymak veya damlatmak ve iyen uykuda veya baygın bir kadınla cinsî temas, oruç bozucu olmak mahiyetini değiştirmez, ve fiilden sonra farkına varanın kazasını gerektirir. Fail ve farkında olan, günahtadır.

MEKRUHLAR

(…) Hatırlanması ve yapılmaması gerekirken, yapılmasiyle orucu bozmayacak gaflet fiillerinin büyük kısmı… Mekruh…

Sakız ve benzerlerini çiğnemek…

Kadına sarılmak, öpmek…

Tükürüğünü ağzında biriktirip yutmak…

Kan aldırmak.. Hacamat…

Meşakkat verici işler…

Ağız ve buruna zaruret fazlası su çekmek…

SÜNNETLER

Sahura kalkmak…

Sahuru geç yemek…

İftarı geciktirmemek…

İftarı hurma ve su ile başlatmak…

Bellibaşlı iftar duaları…

MÜBAH KILAN ŞEYLER

Müminde fiilen oruç tutmamayı mübah kılıcı 8 hal sayılmıştır.

Hastalık, yolculuk, zor altında olmak, gebelik, korkulu açlık, kaygılı susuzluk, düşkün ihtiyarlık…

Hastalık: Her nevi kudret kesici maraz… Hastaya bakan da aynı müsaade içinde…

Yolcu: Devrimizin ulaştırma imkânlarına göre hiçbir zorluk çekmese de müsaadesine sahip…

Zor altında kalmak: Kötülük gelebilecek biri tarafından cebredilmek…

Gebelik: Açlığın gebeye ve çocuğa zarar vermesi hali…

Emziklilik: Anneyi zayıf düşürmek ve çocuğunu besleyememek durumu…

Korkulu açlık…

Kaygılı susuzluk…

Düşkün ihtiyarlık: Açlık ve susuzluğa dayanıklılığını kaybettirici bitkinlik…

Böyleleri ya kaza, yahut hallerinin devamı takdirinde fidye verirler…

Fidye ramazan başında da sonunda da verilebilir…

Fidye, oruç tutamayan her güne karşılık, Fıtır Sadakası miktarınca bir fakire doyumluk para ödemektir. İhtiyarlıktan gayrı özür hallerinde mâni geçince kaza etmek icap eder. Fidye, sonradan imkân kazananların borcuna karşılık olamaz. Borcun, imkân avdet eder etmez bizzat ve bilfiil ödenmesi lâzımdır.

Oruç kazalarında, kefaret cezasında olduğu gibi, kesintisiz gitmek şart değildir. Dinlene dinlene, kaza günlerini atlata atlata da gidilebilir.

Kazalarını yapamayan ve fidyelerini veremeyen, namazda olduğu üzere, ölümünden sonra iskat yapılmasını vasiyet etmelidir. Vacip… İlâhî rahmet bu noktaya kadar kapılarını açmıştır. Fakat rahmet kapıları açık diye sağlığında vazifeden kaçmak iman ve vicdana sığmaz.

Nafile oruçlarda ziyafet, hem ziyafet sahibine hem de davetliye oruç bozma cevazını verir.

 

ÖLÇÜLER

Öfkeli mizaç taşıyan bir mümin, ramazanda bilhassa öfkesini yenmek ve oruç faziletini sağa-sola çatmakta bir imtiyaz saymamakla mükelleftir.

Orucun nefse bindirdiği baskıyı unutmak için birtakım “mâlâyâniler” ve oyunlarla uğraşmak ramazanın ruhuna aykırıdır.

Ramazanda abdest alırken suyu ağıza ve buruna çekmeyi son derece ihtiyatla yapmak ve içeriye tek damla geçirmemek gerekir. Deniz banyolarında da aynı dikkat...

İçeriye geçmek ve kana karışmak ihtimali olan hiçbir ilâç kullanılamaz. Küçücük bir çivi yutulsa oruç kalmaz. Yaprak, taş, hep aynı.

 

SUAL ve CEVAPLARI

Enes(ra) Hazretleri’den:

Allah'ın Resûlü (sav) ile birlikte oturduğumuz esnada deve üstünde biri gelip devesini mescidin kapısında çökerttikten sonra bağladı. Döndü ve bize bakarak:

Aranızda hanginiz M...’dir?

Diye sordu. Kâinatın Efendisi, sahabelerin arasında bir yere dayanmış oturuyorlardı.

İşte şu dayanmış olan beyaz kimsedir.

Dedik.

Ey Abdülmuttalib’in oğlu!

Diye hitabetti. Allah'ın Resûlü:

Seni dinliyorum.

Buyurdular. Adamcağız:

Ben sana bazı şeyler soracağım, soracaklarım pek ağırdır! Gönlün incinmesin!..

Aklına geleni sor!..

Buyurdular.

Rabbin ve senden öncekilerin Rabbi aşkına söyle, seni bütün insanlığa Allah mı gönderdi?

Diye sordu.

Evet!

Buyurdular.

Allah aşkına söyle, bir gün ve bir gece içinde beş vakit namaz kılmayı sana Allah mı emretti?

Evet!

Yine Allah aşkına söyle, malûm olan sadakayı zenginlerden alıp fakirlere dağıtmayı sana Allah mı emretti?

Allah'ın Resûlü buna da “Evet” deyince adam haykırdı:

Sen ne getirdinse ben ona iman ettim. Geride kalanlara da elçi benim! Ben, Saad Bin Bekr Kabilesinden Dammân Bin Sa’lebe’yim!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Makine... - Sayı 98
Milliyetçilik... - Sayı 97
İHTİLAL... - Sayı 93
Ulu Hakan Abdülhamîd Han... - Sayı 91
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Makine
Mevlid
İnternete, kulak versek
Alın teri
Çağın bilinçsiz hareketi: İnternet


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4930113
 Bugün : 1119
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452688
 Bugün : 18
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 138
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim