Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5018 kez okundu.     3 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Hayalden hakikate...
Ali Erdal

  Sayı: 62 - Ocak / Mart 2010

“Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer!”… Hatıra ile avunmayı telkin etse de güzel bir söz. Hele yeri geldiğinde… Ama bana, gelecek için ümit ifade eden “Bir hayal ki, cihan değer!” demek, daha mânâlı gelir…

Öğretmen okulunda bazı hocalar bize, hayalci olmayın; gerçekçi olun diye nasihat ederlerdi. Doğruluğu ispatlanmış gerçeklerin peşinden gitmeliymişiz... “Mürşit” onlarmış. Ötelerden geldiği düşünülen hayallere göre değil, mutlak gerçeklere göre yaşamalıymışız. Zira hayat mücadele imiş... Hayallerle uyuşursak, yenilirmişiz. “Daldığımız” hayır “daldırıldığımız” hayalcilikten bizleri, biz yarının gençlerini (dolayısıyla da vatanı) kurtarmak, onların görevi imiş. “Meselâ masallar…” diye başlarlardı… Yüzyıllarca millet, masallarla uyutulmuş... Gerçeklerden kopmanın sonucu da hayal kırıklığı ve geri kalmak olmuş…

Süpermen, örümcek adam gibi olmayacak hayallere dalmakla, halüsinasyon görmekle; hayal gücünün ayrı şeyler olduğunu nasıl anlayamazlardı koskoca öğretmenler… Hayal kurmanın, insanî bir özellik olduğunu nasıl bilmezlerdi?.. Onlar hiç mi hayal kurmuyorlar? En azından bizim, hayallerindeki gençler olmamızı hayal etmeliler. Çocuk halimle beni huzursuz eden sözleri, bu kadar rahat ve kendilerinden emin şekilde söyleyebilmelerini anlayamıyordum. Hele madde olmayan hayal gücünü, madde olan afyon sanmalarını anlayamıyordum. “Ötelerden” demenin, inanca uzandığını nasıl anlayamazlardı? Masalın “safsata” olmasının izahı, bu kadar basit olmamalı... Resmî görüş budur, başka şeylere kapılıp zehirlenmeyin (ve suç da işlemeyin) diyen kurumlu ve tehditkâr edalarını, göz göze gelip de tasvip etmiş olmamak için sıramda nasıl büzülüp yere baktığımı unutamam. Hissediyordum ki, maksat masal değil; bunlar bağcıyı dövmek istiyorlar. Köyümde masal dinlediğim kişilerin ne büyük sanatkâr olduklarını, o gün bile hissetmiştim ve onlar gözümde daha da büyümüşlerdi.

Masalda uçan halı olmasaydı, uçak icat edilebilir miydi? Sihirli aynada sevgiliyi görmek… Saçından iki tel verip, bunları birbirine sürtünce, sevgilinin yanında oluvermek… Sihirli küre… Dünya güzelini gösteren ayna… Öpücükteki sır… Şifalı elma… Adımını ufka atan atlar… Sabır taşını çatlatan çileler… Sevdikleri uğruna devlerle savaşan, hattâ can veren kahramanlar… Konuşan hayvanlar… Vesaire, vesaire… İnsan; ufku geniş mahlûk… (Şopenhavr), bunun bir lütuf olduğunu hissediyor: “Haydi ben dilediğimi işlemekte serbest olayım; acaba dilediğimi dilemekte hür müyüm?”.

Hayal gücü o kadar insanî ki, toplumların bile hayali var. İstanbul'u fethetme hayali; kaç milleti, kaç ferdi kaç yüzyıl harekete geçirdi ve nasıl gerçekleşti, bir düşünün. İdealle hayal, iç içe... Bana öyle gelir ki, milletimizde dünyayı nizamlama ve bunu mümkün kılacak iman hayali olmasaydı, İslâm'la bu kadar kolay hemhal olunamazdı. Demek ki hayal, ideali çeken, besleyen ve yarının gerçeklerini taşıyan bir tohummuş… Destanımızda “Yukarıdaki mavi gök, aşağıdaki yağız yer yaratıldığında ikisi arasında da insanoğlu yaratılmış; insanoğlunun üzerine de, atalarımız Bumin-Kağan ile İstemi-Kağan, han olarak oturmuşlar” deniyor ve Oğuz Kağan da, “yeryüzünün dört köşesinin kağanı olsam gerektir” diyor… Yine Göktürk kitabelerinde, “Mavi gök çökmedikçe, yağız yer yarılmadıkça senin ilini ve töreni kim bozabilir” diye meydan okunuyor. Müslüman olduktan sonra Karahanlı ve Selçuklu merdivenlerinde yükselip Osmanlı ihtişamına ermekte, bu hayallerin İslâm potasında Allah adını yeryüzüne yaymak idealine yükselmesinin hiç mi payı yok? Ve hayalden bir gömlek üstün Osman Gazi'nin rüyası'nın hiç mi payı yok… Böyle hayalleri olmayan İslâm milletleri ortada…

Büyük veliden, Allah için gaibden bahsetmenin yersizliği yolunda bir cümle duyanlar, onun 'Allah gaibi bilmez' dediğini sandıkları için donup kalıyorlar. Veli izah ediyor: “Allah için gaip diye bir şey yoktur”. Hayal gücü, yarın ümidi olan “insan”a; “Ol!..” iradesi kâfi gelen Yaratıcı'nın ihsanlarından biri. Cenneti, bu sayede tahayyül edebiliyoruz. Cehennemi düşünmek sayesinde günahtan kaçabiliyoruz. Hayal, o kadar iyi şeyler için ki, rahatça 'cenneti hayal etmek' diyebiliyoruz da, 'cehennemi hayal etmek' deyince şöyle bir duruyoruz. Hayalgücü olmasa, cennetin hayalimizi aşan nimetlerle donatıldığını, cehennemde hayalimizin alamayacağı azaplar bulunduğunu anlayabilir miydik? Her şeyden mühimi, Allah sandığımız her şeyin O'na perde olduğunu anlayabilir miydik? O'nun, hayalin de üstünde olduğunu bilmek için hayal gücüne muhtaç değil miyiz?

Hayal kuralım hayal!.. Umulur ki, dua yerine geçer… Duaya hevesimiz ve şevkimiz artar. Hayal gücünü veren Rabb'in ve Elçisi'nin (sav) rızasını kazanmanın hayalini kuralım… Hayallerimizin merkezine bunu alalım. Gayretimiz artar. Milletçe, mazide hayalimizi gerçeğe döndürdüğüne bakıp şükredelim ve ona göre hayal kuralım… O takdirde, nasıl gerçekleştirilebileceğini düşünebiliriz…

Hayal kuralım, hayal; hakikati gelir!..

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Ali Yılmaz    09.05.2011
Yorum : Ben 66. sayıda makale yayınlatmıştım. 66. sayıyı bana gönderebilirmisiniz?




Ekleyen : Ali ERDAL    14.02.2011
Yorum : Ahmet YILMAZ'a... Şair; "Marifet iltifata tabidir;/ İltifatsız meta zayidir" demiş... Çok teşekkür ederim... Kütahya hasretimize ilâç olduğunu da bilhassa belirtmek isterim... Kandiliniz mübarek olsun... Selâm, sevgi ve saygılar... ali




Ekleyen : Ahmet Yılmaz    05.02.2011
Yorum : Muhterem Hocam!Bu hayal konusunu ne güzel de anlatmışsınız..ellerinize kaleminize sağlık..Ben görmediğim şeye inanmam diyen ahmaklar, kendi akıllarını bile göremediğinin farkında değilerdir.Sevgili Peygamberimizin methine mazhar olan Fatih Sultan Mehmet'ten önce nice padişahlar bu methe mazhar olmak için nice hayaller kurup defalarca İstanbul'u fethe yeltenmemişlermiydi ?Cenab-ı Hak necip Türk Milletinin büyük hayallerini gerçek eylesin..Sizlerede bu uğurdaki çalışmalarınızda kolaylıklar ihsan etsin.Allah'a emanet olun..Saygılarmla..





 
İnternete, kulak versek... - Sayı 98
Türk teşkilâtlanma kabili... - Sayı 97
Kudüs... - Sayı 96
Tasavvuf ve cemiyet... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Sevgili Sehrzad, kalbinin değer kattığı sıcacık yorumun, okuduğum günün en güzel hediyesi oldu. Varl... Işın Erenoğlu Üstündağ

 Sehrzad da derki; bir canlının hayatı, yaşamı anlamlandırmaya çalışması ve yüreğine sığmayan duygul... Sehrzad davudi

 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Milliyetçilik
Doktor anne
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Çamurdan kale
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse
Milliyetçilik
Dergi fuarındaydık
Aydınlar üzerine
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4720100
 Bugün : 744
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 445836
 Bugün : 21
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 100
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim