Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3915 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

“Mevlâ görelim neyler” başlıklı yazımın muhasebesi
Ali Erdal

  Sayı: 69 - Temmuz / Eylül 2011

İnsan gaybı bilemez ama görünen köylere bakarak, yarın neler olabileceğini kestirmeyi de çok ister. 12 Haziran seçiminden 5 gün önce, 7 Haziran'da neşredilen yazımda, ben de seçim sonuçlarını tahmin ettim. Sonuçlar ayan olduğuna göre beraberce “Mevlâ görelim neyler” başlıklı o yazıdaki tahminlerin muhasebesini yapabiliriz:

1-Parti hayatımıza girdiğinden beri hepsi, bir yerlere tepkiyle ve bir yerlere özenmeyle kuruldu. Hiçbiri yeni bir fikir, yeni bir ses, yeni bir tez sahibi olmadı. Söyleyecek fikri olmayanlar; aynı mevkiye, makama, maddî menfaate talipseler, kendilerinin dışındakileri saf dışı bırakabilmek için birbirlerine çatmak mecburiyetindedirler. Bunun için ilk günden beri birbirleriyle didişir durur partilerimiz. Yine öyle oldu.

İktidardaki partinin yaptıklarını ve (seçimi kazanacağı muhakkak olduğu için) yapacaklarını anlatmak; dolayısıyla ucundan kıyısından bir fikir tadı verebilmek gibi bir avantajı vardı. CHP ve MHP, iktidar olmalarının millete ve memlekete neler kazandıracağını anlatmak yerine, millete 'omzunda akrep var, bundan kurtul!' diye akıl verdiler. Kime akıl veriyorlar? “Akrebi” iktidar yapan millete… 'İki seçimdir yanlış yapıyorsun, bu sefer bari aklını başına topla' tafrasına ve fırçasına karşı millet “Başüstüne, emrin olur!” mu diyecekti? İnsan böyle ukalâlıklardan nefret eder. Yanlışları, hataları sayıp dökerek, kendilerinin neler yapacaklarını anlatıp takdiri millete bırakmak varken, adeta millete talimat verdiler.

Milletin; iradesini küçümseyenlere ve iradesine karşı ukalâlık yapanlara tavrının ne olacağını tahmin etmek zor olmadı.

2-CHP ve MHP; sert, hırçın, alaycı, küçümseyici ve hakaret edici muhalefet yapmakla ve Ak Parti'yi iktidarda kalmak için her şeyi göze alacak kadar gözü kararmış göstermekle, kendilerinin güçsüzlüğünü kabul etmiş oldukları için inisiyatifi kaptırmış oldular. Kendilerinin arka plânda kaldığını kabul etmiş oldular. Bunun için söz konusu yazımda “Bu seçimde de üçüncü defa iktidarı yine milletin Ak Partiye vereceğinden muhalefet bile emin” demiştim. Milletin Ak Parti'ye vereceği oyun yüzdesini de ifade ettim: “Belki yüzde elli civarında bir oyla…” Anayasayı referandumsuz tek başına yapacak dalları bastı kiraz bir destek olmayacağına da işaret ettim: “Yeni anayasanın milletin takdirine sunulmasını gerektirecek bir oy oranı ile…”

Zaten sonuçları herkes tarafından az çok kestirilen bir seçimdi bu… Ben sadece herkesin gördüğünü ve düşündüğünü yazıya dökmüştüm.

3-Milleti ve CHP'yi tanıyan herkesin, CHP yönünden tahmin edebileceği akıbeti şöyle beyan ettim: “Millet, CHP'yi öyle bir yerde tutacak ki, genel başkan, içine sinmese de oyumuzu arttırdık diye teselli bulabilecek; muhalifleri başarı gösteremedin diye çekilmesini isteyebilecek”…

Aynen oldu… Söz konusu olan, her seçimden sonra, al takke ver külâh birbirine giren bir parti… Yine didişecek demek bir marifet değil… Ve yine söz konusu olan milletin bütün değerlerine karşı, hattâ düşman olmakla sabıkalı ve aynı minval üzere devam eden bir parti… Milletin; bırakın CHP'yi iktidar yapmasını… Ona karşı partileri, sadece bu sebeple sorgusuz sualsiz iktidara getiriyor… Söz konusu olan böyle bir parti… Karşısında da onu asla iktidar yapmayan bir millet… Bu sefer de iktidar yapmayacağını kestirmek zor değildi.

4-MHP için şöyle demişim: “Barajı aşacağını ümit ve temenni ediyorum. Bu kadroya değil ama üç hilâlin temsil ettiği mânâya Meclis'te ihtiyaç olduğunu millet hissedecektir. Yeniden yapılanması gerektiğini ihtar edecek bir oy yüzdesiyle”… Üç Hilâlin heyecanıyla bir zamanlar milletten büyük destek gördüğünü dikkate almayıp, partinin başına bu heyecana “Fransız kalan” kadroları geçiren zihniyeti, Türk milletinin, cezalandıracağını bilmek zor bir şey değildi.

5-Bu sefer Ak Parti'nin işi Bilecik'te zor, iki milletvekilinin birini CHP, diğerini MHP alır diyenler olmuştu. Ben şöyle demiştim:“Hemşehrilerimin çarnaçar bir milletvekili için eski tas eski hamam diyeceğini, diğerini de CHP'den alıp MHP'ye vereceğini tahmin ediyorum”. Bu tahminim de doğru çıktı çok şükür.

6-BDP destekli bağımsızlarla, Denizli ve Zonguldak'ta CHP'nin oy oranının düşeceğini tahmin etmiştim; yanılmışım. BBP oy yüzdesinde çok az da olsa artacağı tahminimde de yanılmışım.

Bir gazete seçim günü Türkiye'den umre için bile yurt dışına çıkılmadığını “Kâbe'de Türk yok” manşeti ile haber yaptı. Oy kullanma yüzdesi her halde bizden yüksek ülke yoktur. Yurt dışından da pek çok kimse, zorluklara, zaman ve para harcamaya katlanarak geldi ve oy kullandı. Yurt dışından bir hanımefendi gönderdiği iletisinde, bu sene de oy kullanamadığından yakınıyor, bundan sonraki seçimlere ümitliyim diyor ve ekliyor: “Oy verme gününden önceki gece, hacet namazı kıldım ve dua ettim, Ya Rabbi kullanamadığım oyumun tesirini sen halkeyle!” Görüyor musunuz milletimizin basiretini… Kanun yolu tıkanırsa, neler olacağını “Arapların kıyamı” herkese gösterdi.

Milletin basireti ile partilerin kapasitelerinin ve millî değerlere tavırlarının kesiştikleri noktaları tespite çalıştım. İsabet edenler Allah'ın lütfu, isabet etmeyenler benim yetersizliğim…(21.06.2011; Sakarya, edebaliyurdu.com)

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ekrem yılmaz    16.07.2011
Yorum : Evet evet öngörünüz 7 gün önceden tam 12 den vurmuş. Evet 1- partimiz yok 2- CHP aynen öyle oldu ve genel başkanı tesellisini buldu ve muhalifleri gitmesini istiyor. 3-MHP hakkında yoruma gerek yok, istenmeyen bir genel başkan ve hilalinden dolayı mecliste olması gereken bir parti 4- Bileciği geçelim... 5- BDP sorununu gündemde tutmak dahi BDP ve APO melununa yarar: Ademe mahkum etmeli ONLARI.. Terör sorununu bu milletin gerçek evlatları ve Gerçek partisinin kahramanları çözer!!!! dergi tam olarak ne zaman yayınlanı (internette)?... sadece merak! ekrem yılmaz





 
Karıncanın gücü... - Sayı 104
Devlet, vazifeni yap!... - Sayı 103
Ayak sesleri... - Sayı 102
Eserde nitelik ve iman... - Sayı 101
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (105): Eğitim, fert ve cemiyet için yarın projesi... Doğumdan ölüme bütün hayatın, zamanın ve mekânın konusu... Hattâ ölümden sonrası, ömrümüzü nasıl geçirdiğimize bağlı olduğuna göre, ölüm ötesi ümidi de, (Allah muhafaza) inkısarı da alınacak eğitime bağlı... Her insan ve her cemiyet onun nasıl olması gerektiği üzerinde düşünmek durumunda.

Son Eklenen Yorumlardan
 "Türk milleti, bütün tarih boyunca kaderinin devamlı ihtar ve ifşa edişleriyle meydanda olduğu gibi,... Sinan AYHAN

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan yakar

 Doğru söze ne hacet ayzına eline sağlık abi çok güzel... Serkan

 "Hattâ bir unvan vardır hezarfen diye. Hezarfen deyince hemen aklımıza Galata Kulesinden Üsküdara ka... Sinan AYHAN

 16 yıl önce verdiğimiz selâm bir "düşünen adam" tarafından alınmış, ne mutlu bize... Batuhan Bey, 10... Kadir Bayrak


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Tek kelimeyle kurtuluş yolu
Karıncanın gücü
Doğu Türkistan uzak değil
Yolun sonu
Selâm
Tek kelimeyle kurtuluş yolu


Ali Erdal - Karıncanın gücü
Kadir Bayrak - Aşilin topuğu
Sinan Ayhan - Tokat
Necip Fazıl Kısakürek - Tek kelimeyle kurtul...
Dergi Editörü - Selâm
Site Editörü - Yolun sonu
Mehmet Hasret - Nasihat
Gönüldaş - İşte bu!..
Necdet Uçak - Yürüdüm Allah diye
Necdet Uçak - Kafkaslarda Rus zulm...
Altan Atan - Eski dünya
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Âh Doğu Türkistan Âh...
Hızır İrfan Önder - Gelsin bahar
Mehmet Balcı - Güzel
Mehmet Balcı - Öğrenmelisin
Av. Mustafa Büyükgüner - Aradığımız ruh
Muhsin Hamdi Alkış - Ah Türkistan ah Türk...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış (Nisa...
Hasan Ildız - İçimde
Kubilay Ertekin - Sinsi ve pasif siyâs...
Halis Arlıoğlu - Hayat arkadaşıma
İbrahim Ali Uçar - Asyanın kalbi Doğu T...
Ahmet Değirmenci - Oralardan haberler
Ahmet Değirmenci - Röportaj - Seyit Tüm...
Ahmet Değirmenci - Bir ihtilâl...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - İşkence
Murat Yaramaz - 104.sayı mizah köşes...
Murat Yaramaz - Korkak kahraman
Murat Yaramaz - Çözüm
Mahmut Topbaşlı - Solan yüzüm tende kö...
Erdal Kozankaya - Tarih bizi çağırıyor
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - Tercih
Hacer Taner Bulut - Kötülük eden kötülük...
Mertali Mermer - Hiç gelmeyen
Cemal Karsavan - Dikkat edilmeli sana...
Hakkı Şener - Türkistan
İlkay Coşkun - Doğu Türkistan uzak ...
İlkay Coşkun - "Mübareze" hakkında
Abdushükür Muhammet - Şiir okuma
Abdushükür Muhammet - Ak
Abdurehim imin /paraç - Vatan derim
Turgut Yıldızan - Gök bayrak için şanl...
Amine Vayıt - Güzel yurdum
Nurmuhammet Yasin - Nuzugumun çağrısı
Ferruh Recai - Karanlıkta güneşlene...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7248709
 Bugün : 3656
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 506875
 Bugün : 99
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dçn) Toplam : 126
 104. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim