Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3441 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

“Mevlâ görelim neyler” başlıklı yazımın muhasebesi
Ali Erdal

  Sayı: 69 - Temmuz / Eylül 2011

İnsan gaybı bilemez ama görünen köylere bakarak, yarın neler olabileceğini kestirmeyi de çok ister. 12 Haziran seçiminden 5 gün önce, 7 Haziran'da neşredilen yazımda, ben de seçim sonuçlarını tahmin ettim. Sonuçlar ayan olduğuna göre beraberce “Mevlâ görelim neyler” başlıklı o yazıdaki tahminlerin muhasebesini yapabiliriz:

1-Parti hayatımıza girdiğinden beri hepsi, bir yerlere tepkiyle ve bir yerlere özenmeyle kuruldu. Hiçbiri yeni bir fikir, yeni bir ses, yeni bir tez sahibi olmadı. Söyleyecek fikri olmayanlar; aynı mevkiye, makama, maddî menfaate talipseler, kendilerinin dışındakileri saf dışı bırakabilmek için birbirlerine çatmak mecburiyetindedirler. Bunun için ilk günden beri birbirleriyle didişir durur partilerimiz. Yine öyle oldu.

İktidardaki partinin yaptıklarını ve (seçimi kazanacağı muhakkak olduğu için) yapacaklarını anlatmak; dolayısıyla ucundan kıyısından bir fikir tadı verebilmek gibi bir avantajı vardı. CHP ve MHP, iktidar olmalarının millete ve memlekete neler kazandıracağını anlatmak yerine, millete 'omzunda akrep var, bundan kurtul!' diye akıl verdiler. Kime akıl veriyorlar? “Akrebi” iktidar yapan millete… 'İki seçimdir yanlış yapıyorsun, bu sefer bari aklını başına topla' tafrasına ve fırçasına karşı millet “Başüstüne, emrin olur!” mu diyecekti? İnsan böyle ukalâlıklardan nefret eder. Yanlışları, hataları sayıp dökerek, kendilerinin neler yapacaklarını anlatıp takdiri millete bırakmak varken, adeta millete talimat verdiler.

Milletin; iradesini küçümseyenlere ve iradesine karşı ukalâlık yapanlara tavrının ne olacağını tahmin etmek zor olmadı.

2-CHP ve MHP; sert, hırçın, alaycı, küçümseyici ve hakaret edici muhalefet yapmakla ve Ak Parti'yi iktidarda kalmak için her şeyi göze alacak kadar gözü kararmış göstermekle, kendilerinin güçsüzlüğünü kabul etmiş oldukları için inisiyatifi kaptırmış oldular. Kendilerinin arka plânda kaldığını kabul etmiş oldular. Bunun için söz konusu yazımda “Bu seçimde de üçüncü defa iktidarı yine milletin Ak Partiye vereceğinden muhalefet bile emin” demiştim. Milletin Ak Parti'ye vereceği oyun yüzdesini de ifade ettim: “Belki yüzde elli civarında bir oyla…” Anayasayı referandumsuz tek başına yapacak dalları bastı kiraz bir destek olmayacağına da işaret ettim: “Yeni anayasanın milletin takdirine sunulmasını gerektirecek bir oy oranı ile…”

Zaten sonuçları herkes tarafından az çok kestirilen bir seçimdi bu… Ben sadece herkesin gördüğünü ve düşündüğünü yazıya dökmüştüm.

3-Milleti ve CHP'yi tanıyan herkesin, CHP yönünden tahmin edebileceği akıbeti şöyle beyan ettim: “Millet, CHP'yi öyle bir yerde tutacak ki, genel başkan, içine sinmese de oyumuzu arttırdık diye teselli bulabilecek; muhalifleri başarı gösteremedin diye çekilmesini isteyebilecek”…

Aynen oldu… Söz konusu olan, her seçimden sonra, al takke ver külâh birbirine giren bir parti… Yine didişecek demek bir marifet değil… Ve yine söz konusu olan milletin bütün değerlerine karşı, hattâ düşman olmakla sabıkalı ve aynı minval üzere devam eden bir parti… Milletin; bırakın CHP'yi iktidar yapmasını… Ona karşı partileri, sadece bu sebeple sorgusuz sualsiz iktidara getiriyor… Söz konusu olan böyle bir parti… Karşısında da onu asla iktidar yapmayan bir millet… Bu sefer de iktidar yapmayacağını kestirmek zor değildi.

4-MHP için şöyle demişim: “Barajı aşacağını ümit ve temenni ediyorum. Bu kadroya değil ama üç hilâlin temsil ettiği mânâya Meclis'te ihtiyaç olduğunu millet hissedecektir. Yeniden yapılanması gerektiğini ihtar edecek bir oy yüzdesiyle”… Üç Hilâlin heyecanıyla bir zamanlar milletten büyük destek gördüğünü dikkate almayıp, partinin başına bu heyecana “Fransız kalan” kadroları geçiren zihniyeti, Türk milletinin, cezalandıracağını bilmek zor bir şey değildi.

5-Bu sefer Ak Parti'nin işi Bilecik'te zor, iki milletvekilinin birini CHP, diğerini MHP alır diyenler olmuştu. Ben şöyle demiştim:“Hemşehrilerimin çarnaçar bir milletvekili için eski tas eski hamam diyeceğini, diğerini de CHP'den alıp MHP'ye vereceğini tahmin ediyorum”. Bu tahminim de doğru çıktı çok şükür.

6-BDP destekli bağımsızlarla, Denizli ve Zonguldak'ta CHP'nin oy oranının düşeceğini tahmin etmiştim; yanılmışım. BBP oy yüzdesinde çok az da olsa artacağı tahminimde de yanılmışım.

Bir gazete seçim günü Türkiye'den umre için bile yurt dışına çıkılmadığını “Kâbe'de Türk yok” manşeti ile haber yaptı. Oy kullanma yüzdesi her halde bizden yüksek ülke yoktur. Yurt dışından da pek çok kimse, zorluklara, zaman ve para harcamaya katlanarak geldi ve oy kullandı. Yurt dışından bir hanımefendi gönderdiği iletisinde, bu sene de oy kullanamadığından yakınıyor, bundan sonraki seçimlere ümitliyim diyor ve ekliyor: “Oy verme gününden önceki gece, hacet namazı kıldım ve dua ettim, Ya Rabbi kullanamadığım oyumun tesirini sen halkeyle!” Görüyor musunuz milletimizin basiretini… Kanun yolu tıkanırsa, neler olacağını “Arapların kıyamı” herkese gösterdi.

Milletin basireti ile partilerin kapasitelerinin ve millî değerlere tavırlarının kesiştikleri noktaları tespite çalıştım. İsabet edenler Allah'ın lütfu, isabet etmeyenler benim yetersizliğim…(21.06.2011; Sakarya, edebaliyurdu.com)

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ekrem yılmaz    16.07.2011
Yorum : Evet evet öngörünüz 7 gün önceden tam 12 den vurmuş. Evet 1- partimiz yok 2- CHP aynen öyle oldu ve genel başkanı tesellisini buldu ve muhalifleri gitmesini istiyor. 3-MHP hakkında yoruma gerek yok, istenmeyen bir genel başkan ve hilalinden dolayı mecliste olması gereken bir parti 4- Bileciği geçelim... 5- BDP sorununu gündemde tutmak dahi BDP ve APO melununa yarar: Ademe mahkum etmeli ONLARI.. Terör sorununu bu milletin gerçek evlatları ve Gerçek partisinin kahramanları çözer!!!! dergi tam olarak ne zaman yayınlanı (internette)?... sadece merak! ekrem yılmaz





 
İnternete, kulak versek... - Sayı 98
Türk teşkilâtlanma kabili... - Sayı 97
Kudüs... - Sayı 96
Tasavvuf ve cemiyet... - Sayı 95
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Fıtratımız gereği aslolana yöneliriz. Ne kadar doğru bir söz. Şüphe yok ki tebaa da fıtratı gereği a... Tebaa

 Çok teşekkürler proje ödevime çok yardımcı oldunuz.... Emine

 İnsan düşündüğü için değil sadece, bunun ötesinde öteleri merak ettiği ve her şeyin künhünü kurcalad... Sinan AYHAN

 Soru: "YouTube", "twitter", "Facebook", "instagram" gibi başlıkların altına listelenen kullanıcılar ... Sinan AYHAN

 Yazar hakkında minik bir araştırma yaptım su an yazmıyor ve bir yerde okudum bu yazıları lisedeyken ... Halil Aktan


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Makine
İnternete, kulak versek
Son ve tek kıvılcım
Bilgelik çağına doğru
Ağır kefe, baskın tarafı keşif
Mevlid
Makine
Tuş üstünde savrulan
Bir başka açıdan yörükler
Bilgelik çağına doğru


Ali Erdal - İnternete, kulak ver...
Kadir Bayrak - Tarihin eşiğinde...
Sinan Ayhan - İnternet rüya mı, kâ...
Sinan Ayhan - Dijital (Hermeneutik...
Sinan Ayhan - Hamletten (internet)...
Sinan Ayhan - Yazarlık, Mezarlık v...
Necip Fazıl Kısakürek - Makine
Özgür Alkan Alkış - Bilgelik çağına doğr...
Dergi Editörü - Son ve tek kıvılcım
Site Editörü - İnternetin fâsık hab...
Mehmet Hasret - Ağır kefe, baskın ta...
Acıyorum - Acıyorum
Necdet Uçak - Mezar
Necdet Uçak - Ebrehe ve ebabil kuş...
Necdet Uçak - Kürşad
M. Nihat Malkoç - İnternet kumarhane o...
Hızır İrfan Önder - Nerdesin?
Olgun Albayrak - Dervişane
Olgun Albayrak - Millet destanı
Mehmet Balcı - Zamanla
Mehmet Balcı - Kızım
Ahmet Çelebi - Meçhul sevgililer
Ahmet Çelebi - İçimdeki sesler
Gelecek sayı konusu - Gelecek sayı konusu
Av. Mustafa Büyükgüner - Onuncu gün
Muhsin Hamdi Alkış - Sanal âlem mi?
Kubilay Ertekin - Doğum ve sonrası
Halis Arlıoğlu - Hicran
Halis Arlıoğlu - Bir başka açıdan yör...
Ahmet Değirmenci - Buhranların çocuğu
Ahmet Değirmenci - Dinlediğim türküler
Büşra Doğramacı - Çağın bilinçsiz hare...
Bahadır Kaya - 98.sayı medya sepeti
Kürsü Kainatın Efendisi - Kürsü
Hüseyin Selçuk Bozkurt - Sırf gece
Murat Yaramaz - İnternet hayatımız, ...
Murat Yaramaz - Yalnız sen, yalnız b...
Murat Yaramaz - Mevlid
Murat Yaramaz - Masal
Murat Yaramaz - 98.sayı mizah köşesi
Kenan Aydınoğlu - Əlliyə çat...
Ahmet Yalçınkaya - Tuş üstünde savrulan
Kamran Murquzov - Hakdan gelen haber i...
Yarının Büyüklerine Sorduk - Yarının Büyüklerine ...
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, Öz Söz, S(öz...
Güldərən VƏLİYEVA - QORXURAM
İsmail Güçtaş - İhtiyar çınar
İsmail Güçtaş - Alın teri
Əkbər QOŞALI - MƏN HƏL...
Mehmet Şerif Cebe - Bir an dicleyle
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4935039
 Bugün : 2113
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 452808
 Bugün : 53
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 85
 98. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 30 Ekim 2018
Künye | Abonelik | İletişim