Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 30 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4037 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

“Mevlâ görelim neyler” başlıklı yazımın muhasebesi
Ali Erdal

  Sayı: 69 - Temmuz / Eylül 2011

İnsan gaybı bilemez ama görünen köylere bakarak, yarın neler olabileceğini kestirmeyi de çok ister. 12 Haziran seçiminden 5 gün önce, 7 Haziran'da neşredilen yazımda, ben de seçim sonuçlarını tahmin ettim. Sonuçlar ayan olduğuna göre beraberce “Mevlâ görelim neyler” başlıklı o yazıdaki tahminlerin muhasebesini yapabiliriz:

1-Parti hayatımıza girdiğinden beri hepsi, bir yerlere tepkiyle ve bir yerlere özenmeyle kuruldu. Hiçbiri yeni bir fikir, yeni bir ses, yeni bir tez sahibi olmadı. Söyleyecek fikri olmayanlar; aynı mevkiye, makama, maddî menfaate talipseler, kendilerinin dışındakileri saf dışı bırakabilmek için birbirlerine çatmak mecburiyetindedirler. Bunun için ilk günden beri birbirleriyle didişir durur partilerimiz. Yine öyle oldu.

İktidardaki partinin yaptıklarını ve (seçimi kazanacağı muhakkak olduğu için) yapacaklarını anlatmak; dolayısıyla ucundan kıyısından bir fikir tadı verebilmek gibi bir avantajı vardı. CHP ve MHP, iktidar olmalarının millete ve memlekete neler kazandıracağını anlatmak yerine, millete 'omzunda akrep var, bundan kurtul!' diye akıl verdiler. Kime akıl veriyorlar? “Akrebi” iktidar yapan millete… 'İki seçimdir yanlış yapıyorsun, bu sefer bari aklını başına topla' tafrasına ve fırçasına karşı millet “Başüstüne, emrin olur!” mu diyecekti? İnsan böyle ukalâlıklardan nefret eder. Yanlışları, hataları sayıp dökerek, kendilerinin neler yapacaklarını anlatıp takdiri millete bırakmak varken, adeta millete talimat verdiler.

Milletin; iradesini küçümseyenlere ve iradesine karşı ukalâlık yapanlara tavrının ne olacağını tahmin etmek zor olmadı.

2-CHP ve MHP; sert, hırçın, alaycı, küçümseyici ve hakaret edici muhalefet yapmakla ve Ak Parti'yi iktidarda kalmak için her şeyi göze alacak kadar gözü kararmış göstermekle, kendilerinin güçsüzlüğünü kabul etmiş oldukları için inisiyatifi kaptırmış oldular. Kendilerinin arka plânda kaldığını kabul etmiş oldular. Bunun için söz konusu yazımda “Bu seçimde de üçüncü defa iktidarı yine milletin Ak Partiye vereceğinden muhalefet bile emin” demiştim. Milletin Ak Parti'ye vereceği oyun yüzdesini de ifade ettim: “Belki yüzde elli civarında bir oyla…” Anayasayı referandumsuz tek başına yapacak dalları bastı kiraz bir destek olmayacağına da işaret ettim: “Yeni anayasanın milletin takdirine sunulmasını gerektirecek bir oy oranı ile…”

Zaten sonuçları herkes tarafından az çok kestirilen bir seçimdi bu… Ben sadece herkesin gördüğünü ve düşündüğünü yazıya dökmüştüm.

3-Milleti ve CHP'yi tanıyan herkesin, CHP yönünden tahmin edebileceği akıbeti şöyle beyan ettim: “Millet, CHP'yi öyle bir yerde tutacak ki, genel başkan, içine sinmese de oyumuzu arttırdık diye teselli bulabilecek; muhalifleri başarı gösteremedin diye çekilmesini isteyebilecek”…

Aynen oldu… Söz konusu olan, her seçimden sonra, al takke ver külâh birbirine giren bir parti… Yine didişecek demek bir marifet değil… Ve yine söz konusu olan milletin bütün değerlerine karşı, hattâ düşman olmakla sabıkalı ve aynı minval üzere devam eden bir parti… Milletin; bırakın CHP'yi iktidar yapmasını… Ona karşı partileri, sadece bu sebeple sorgusuz sualsiz iktidara getiriyor… Söz konusu olan böyle bir parti… Karşısında da onu asla iktidar yapmayan bir millet… Bu sefer de iktidar yapmayacağını kestirmek zor değildi.

4-MHP için şöyle demişim: “Barajı aşacağını ümit ve temenni ediyorum. Bu kadroya değil ama üç hilâlin temsil ettiği mânâya Meclis'te ihtiyaç olduğunu millet hissedecektir. Yeniden yapılanması gerektiğini ihtar edecek bir oy yüzdesiyle”… Üç Hilâlin heyecanıyla bir zamanlar milletten büyük destek gördüğünü dikkate almayıp, partinin başına bu heyecana “Fransız kalan” kadroları geçiren zihniyeti, Türk milletinin, cezalandıracağını bilmek zor bir şey değildi.

5-Bu sefer Ak Parti'nin işi Bilecik'te zor, iki milletvekilinin birini CHP, diğerini MHP alır diyenler olmuştu. Ben şöyle demiştim:“Hemşehrilerimin çarnaçar bir milletvekili için eski tas eski hamam diyeceğini, diğerini de CHP'den alıp MHP'ye vereceğini tahmin ediyorum”. Bu tahminim de doğru çıktı çok şükür.

6-BDP destekli bağımsızlarla, Denizli ve Zonguldak'ta CHP'nin oy oranının düşeceğini tahmin etmiştim; yanılmışım. BBP oy yüzdesinde çok az da olsa artacağı tahminimde de yanılmışım.

Bir gazete seçim günü Türkiye'den umre için bile yurt dışına çıkılmadığını “Kâbe'de Türk yok” manşeti ile haber yaptı. Oy kullanma yüzdesi her halde bizden yüksek ülke yoktur. Yurt dışından da pek çok kimse, zorluklara, zaman ve para harcamaya katlanarak geldi ve oy kullandı. Yurt dışından bir hanımefendi gönderdiği iletisinde, bu sene de oy kullanamadığından yakınıyor, bundan sonraki seçimlere ümitliyim diyor ve ekliyor: “Oy verme gününden önceki gece, hacet namazı kıldım ve dua ettim, Ya Rabbi kullanamadığım oyumun tesirini sen halkeyle!” Görüyor musunuz milletimizin basiretini… Kanun yolu tıkanırsa, neler olacağını “Arapların kıyamı” herkese gösterdi.

Milletin basireti ile partilerin kapasitelerinin ve millî değerlere tavırlarının kesiştikleri noktaları tespite çalıştım. İsabet edenler Allah'ın lütfu, isabet etmeyenler benim yetersizliğim…(21.06.2011; Sakarya, edebaliyurdu.com)

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ekrem yılmaz    16.07.2011
Yorum : Evet evet öngörünüz 7 gün önceden tam 12 den vurmuş. Evet 1- partimiz yok 2- CHP aynen öyle oldu ve genel başkanı tesellisini buldu ve muhalifleri gitmesini istiyor. 3-MHP hakkında yoruma gerek yok, istenmeyen bir genel başkan ve hilalinden dolayı mecliste olması gereken bir parti 4- Bileciği geçelim... 5- BDP sorununu gündemde tutmak dahi BDP ve APO melununa yarar: Ademe mahkum etmeli ONLARI.. Terör sorununu bu milletin gerçek evlatları ve Gerçek partisinin kahramanları çözer!!!! dergi tam olarak ne zaman yayınlanı (internette)?... sadece merak! ekrem yılmaz





 
Büyük depremin öncüleri... - Sayı 105
Nasıl bir insan... - Sayı 105
Karıncanın gücü... - Sayı 104
Devlet, vazifeni yap!... - Sayı 103
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (106): Mevlâna, Yunus etrafında Anadolu irfanı...

Son Eklenen Yorumlardan
  O kadar güzel kaleme almış ki sevgiyiSözcükler sevgiKağıt o kaleme alşık olmuş.Yüreğine sağlık A... Gülşen Akkaya

 Sevgili Zafer, inceliğin ve yorumun için teşekkür ederim, "yıllar geçse de aramızdan, bu kalp seni u... Sinan AYHAN

 Amin... Okuyucu

 Maalesef bu virüsün aşısı da ilacı da Yok. Allah ıslah etsin... Ahmet Güney

 Allah(celle celaluhu) razı olsun. Bizim böyle bilimsel makalelere de ihtiyacımız var. Teşekkürler!... Himmet


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Maarif
Nasıl bir insan
İki kelime arasındaki boşluktan geçen ku
Çeyrek asır
Maariften eğitime
Zikir ve ?nemi
En tehlikeli virüs...
Benim 'Caparka'm: G?z? ?ekik Olmayan Bir
Sevgi


Ali Erdal - Nasıl bir insan
Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Kadir Bayrak - Filmin sonu
Sinan Ayhan - Türkü, Anadolu harcı...
Necip Fazıl Kısakürek - Maarif
Bedran Yoldaş - Paklanmak
Dergi Editörü - Çeyrek asır
Site Editörü - Maariften eğitime
Mehmet Hasret - Dost cemali
Necdet Uçak - İslâm gelince
Necdet Uçak - Geçer
Necdet Uçak - Değil
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler...
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu ...
M. Nihat Malkoç - Her şey eğitimle baş...
Hızır İrfan Önder - Elem gazeli
Hızır İrfan Önder - Gafil olma
Ayhan Aslan - İhtiras
Olgun Albayrak - Münacaat
Mehmet Balcı - Kurban açıklaması
Mehmet Balcı - Kalmadı
Mehmet Balcı - Doluyum
Yusuf Karagözoğlu - Kazandıklarımızı kay...
Muhsin Hamdi Alkış - Olaylara Bakış-105
Kubilay Ertekin - En tehlikeli virüs.....
Halis Arlıoğlu - Hasret ve hüsranla g...
Halis Arlıoğlu - Felek
Büşra Doğramacı - İnsanlığın maarif da...
Kürsü Kainatın Efendisi - Mucize
Murat Yaramaz - Tedrisat
Murat Yaramaz - Mizah köşesi-105
Murat Yaramaz - Vesile
Murat Yaramaz - Bıçak
Murat Yaramaz - Eğilim
Mehmet izzet Gülenler - Dubalı dünya düzeni ...
Gülşen Ayhan - İki kelime arasındak...
Eyyub MEMMEDOV - Deniz boyu sevgim...
Mertali Mermer - İnsanlar anlamaz ben...
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
İlkay Coşkun - Maarif meselemiz
İlkay Coşkun - Mülâkat-105
İlkay Coşkun - Vatanım
Turgut Yıldızan - İnsandan hazreti ins...
Turgut Yıldızan - Öğretmen olabilir mi...
Vildan Poyraz Coşkun - Eğitimde anne eli
Mehmet Şirin Aydemir - Keder kardelenleri
Çakmakçıoğlu - Hangi eğitim
Tuba Kanlıkama - Payitahtın sesi
Mustafa Kadir Atasoy - Göktaşı
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Edilen dualar
Ülvi ƏLƏKBƏRZADƏ - Sevgi notumuz
İlknur Şimşek - 1453
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 7804272
 Bugün : 2256
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 514982
 Bugün : 26
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 56
 105. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 4
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncellenme: 2 Mayıs 2020
Künye | Abonelik | İletişim