Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3143 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kusurları araştırmayın
Mustafa Gül

  Sayı: 72 - Nisan / Haziran 2012

İnsanoğlunun en zayıf noktalarından biridir “kusurları araştırmak”. Kur'ân'daki karşılığı “tecessüs” olan merak ve araştırma, insanın doğuştan getirdiği özelliklerdendir. Tecessüs birçok buluşun ve başarının da kaynağıdır. Ayette yasaklanan, özel hayatın, hataların, gizli yönlerin araştırılmasıdır.

Biz birçok konuda olduğu gibi, bu özelliğimizi de müspet yönde kullanmıyoruz. Girilmesi yasak alanlarda dolaşıyoruz. Başkalarının kusurlarını aramak bir marifetmiş gibi bu çirkin davranışı işlemeye devam ediyoruz. Hattâ bazıları bunu meslek edinip geçim kaynağı bile yapmış. Magazin medyası gibi. Elde kamera, düş kişilerin peşine. Ayıp, kusur ve çirkinlikleri, yazılı ve görsel medyada yayınla. Hani özel hayatın dokunulmazlığı vardı?

Kusurların araştırılıp ortaya dökülmesiyle kim ne kazanıyor? Diyelim ki bu işi iyi niyetle yaptın. Yapılan çirkinliği ifşa ederek, topluma ibret olmasını istedin. Sonuç gerçekten bu amaca ulaşacak mı? Yoksa atalarımızın dediği gibi: “şuyu’u, vuku’undan beter” mi olacak. Yani “bir şeyin söylentisi, onun gerçekleşmiş olmasından daha kötüdür.” neticesini mi doğuracak?

Hele ortaya serilen bu çirkinlik, ünlü birine aitse, o kişi, sevenleri tarafından savunulmaya, işlediği çirkin fiil hoş görülmeye başlanır. Başkaları için ibret değil, normal bir olaymış gibi yaygınlaşmaya sebep olur.

Hedefimiz kötülükleri azaltıp, temiz bir toplum kurmak ise, bu yöntemi seçemeyiz. Rehber Kitabımız: “Birbirinizin gizlilerini araştırmayın.”; “Kendinize ait olmayan evlere sahiplerinden izin almadan girmeyin.” (Nur, 24/27); “Ergenliğe eren çocuklarınız, yanınıza gelmek istediklerinde her vakit izin istesinler.” (Nur, 24/59) diyor. Özel hayatın dokunulmazlığı ile ilgili en ince ayrıntıları açıklıyor. Aile fertleri arasındaki ilişkilerin bile sınırlarını belirliyor.

Evlere, gizlice kameralar ve işitme cihazları yerleştirmek, elde edilen bilgileri zamanı geldiğinde kullanmak, şantajcıların işidir. Bir kötülüğün gizlice bulunup deşifre edilmesi, sonuç olarak herkesin zararınadır. Deşifreci kazandım sanır, fakat belki en zararlı çıkacak olandır. Ne demişler: “Gülme komşuna, gelir başına.”

Peki bu yakınlar, akrabalar, arkadaşlar, komşular niye birbirlerinin eksiklerini araştırmadan ve bunun lafını etmeden duramazlar? Hatasız kul mu olur? Yapılan hataları hoş göreceğimize, üstünü örteceğimize, mercekle kusur arıyor onu dünya âleme ilân ediyoruz. En büyük suçlardan biri olan zina suçunda bile, suçlamayı yapandan 4 şahit getirilmesi isteniyor. Bunun hikmeti niçin düşünülmüyor. En küçük bir yanlışlık bile sorumsuzca dile getiriliyor. Sakın bu tiynetteki kişiler kendi kusurlarını gizliyor olmasınlar.

Çinli düşünür ne güzel söylemiş: “Akıllı insanlar fikirleri, orta zekâlılar olayları, geri zekâlılar başka insanları, zır cahiller kendilerini konuşur.”

Neden kusur araştırıp, başkalarını konuşarak geri zekâlılığı kabul ediyoruz? Neden iyilik dururken kötülük gözlemcisi oluyoruz? Neden Hz. İsa'yı kendimize örnek almıyoruz? Anlatılır ya: “Hz. İsa ve arkadaşları yolda giderken bir köpek ölüsüyle karşılaşırlar. Arkadaşları, “Ne de pis kokuyor!” diye söylenirken, O büyük Nebi: “ Ne de güzel dişleri var.” diyerek, o kötü ortamın güzelleşmesini sağlıyor. Neden bu güzel davranışlar bizim de ahlâkımız olmasın?

Neden: “Kusurları dillendiren kadar, onları dinleyen de günahkârdır.” Peygamber sözünü görmezden geliyoruz?

Kusurları araştırmaya ve dinlemeye zaman varsa, bu zaman niçin güzel işlerde kullanılmıyor? İşini ilerlet, bilgini artır. Dinini öğren. Kitabını öğren. Dünyayı tanı, kendini tanı, insanı tanı, doğayı tanı, yaratılmışları tanı, Yaratanını tanı. İyiyi-kötüyü, güzeli-çirkini, doğruyu-yanlışı, dostu-düşmanı, geçmişi-geleceği öğrenmeye başla. Yeter mi zaman?

Üniversiteler, sağcı-solcu, ilerici-gerici, açık-kapalı diye öğrencilerinin peşine hafiye salacağına, araştırmayı bilim sahasında yapsa. Güvenlik kurumları kendi halkında kusur arayacağına, çağının gelişmelerine ayak uyduracak araştırmalara yönelse.

Siyaset kurumları, birbirlerine laf yetiştirme yerine,ülkenin kalkınmasını sağlayacak projeler üretse… Yeter mi zaman?

Yine de “vaktim var” diyorsan, Hz. Ali'nin sözü kulağımıza küpe olsun:

“Kendi kusurlarımı görmekten başkalarına bakamıyorum!”


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Mekkenin fethinden çıkara... - Sayı 96
“Zulmedenlere meyle... - Sayı 78
Şaşkın insan... - Sayı 76
Kur'ân'la Kur'ân... - Sayı 75
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (100): Kardelen'in Muhasebesi


Son Eklenen Yorumlardan
 Merhaba. İyi akşamlar. Anna yurdumuz Kardeş Türkiye Cümhuriyetinin Bilecik şehrinde yayınlanan "Kard... Kənan AYDINOĞLU

 Allah...... ...

 Allah dualarını kabul etsin. İki cihanda aziz ol. Selâmlar.... Ali ERDAL

 Allah kaleminize kelamınıza kuvvet versin hocam baki selam.... Faruk Aktı

 Mənə göstərdiyiniz diqqətə görə təşəkkür edir, sevgi və... Rafiq Oday


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Tevhid
"Tek"
Allaha inanıyoruz!
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Malcolm bir kere "Allah" derse...
"Tek"
Keşik çəkir
Ön söz, öz söz, s(öz)-II
Yoxdan var eyləmisən bu dünyan
Veliler ordusundan


Yavuz Sert - Röportaj - Bir Müslü...
Ali Erdal - "Tek"
Kadir Bayrak - Veliler ordusundan
Sinan Ayhan - Malcolm bir kere "Al...
Sinan Ayhan - "Göklerle temasa geç...
Sinan Ayhan - Kıyas ve gidişat
Sinan Ayhan - Tapdukun kapısında B...
Necip Fazıl Kısakürek - Tevhid
Necip Fazıl Kısakürek - İtikad ve İman
Bedran Yoldaş - İşte biz böyleyiz
Mustafa Kınıkoğlu - "O"
Fatma Pekşen - Çıtırtı - Ev yerleşi...
Ahmet Mahir Pekşen - Esmâ-ül Hüsnâ
Dergi Editörü - Allaha inanıyoruz!
Site Editörü - Doksan dokuzun berek...
Gönüldaş - Hem affet
Necdet Uçak - Omzumuzdaki melekler
Necdet Uçak - Kurân dağa inseydi
M. Nihat Malkoç - Buz tutmuş karanfill...
Hızır İrfan Önder - Şiire dair
Hızır İrfan Önder - Karabağ
Ayhan Aslan - Öfkezede
Mehmet Balcı - İnsan name
Mehmet Balcı - Köylüyüz
Muhsin Hamdi Alkış - Deliller
Kubilay Ertekin - İbâdetsiz inanç düşm...
Halis Arlıoğlu - Vefa
Ahmet Değirmenci - Keşmekeş
Oğuz Askan Kocagöz - Kıyam
Kürsü Kainatın Efendisi - “İmam-ı Kastalanîden...
Murat Yaramaz - Belgesel
Murat Yaramaz - Mâlik
Murat Yaramaz - Seni saymazsak
Kenan Aydınoğlu - Yoxdan var eylə...
Işın Erenoğlu Üstündağ - Tasavvuf
Rafiq Oday - Keşik çəkir
Rafiq Oday - Gözəl, nə ...
Ferhat Nitin - Fehrarengiz şeyler
Harun Ekici - Ekim
Hakan Karahan - Yunus Emre
Mehmet izzet Gülenler - Ön söz, öz söz, s(öz...
İsmail Güçtaş - Tertemiz
İsmail Güçtaş - Eşyanın dilinden red...
Recep Şen - Denizin şiiri
İlahə İmanova - Qıskanıram
Figen Ketenci Evren - Trakya kızı / Istıra...
Mevlüt Yavuz - Ayıramazlar
İbrahim İlyaslı - Məni bu qə...
Erkan Karakaya - Beni bul...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 5326548
 Bugün : 1066
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 462092
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 110
 99. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 7
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 13
Son Güncellenme: 16 Ocak 2019
Künye | Abonelik | İletişim