Kardelen Twitter'da... https://twitter.com/#!/kardelendergisi        Kardelen 27 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2400 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kur'ân'la yolculuk
Mustafa Gül

  Sayı: 73 - Temmuz / Eylül 2012

“ONLAR, VERDİKLERİ SÖZLERE UYARLAR.” (Müminun, 23/8)

Ahde vefa göstermek yani sözünde durmak, öteden beri toplumumuzda üstün tutulan davranışlardandır.

Birçok atasözü, bu davranışın değerini yeterince açıklıyor:

Ölmek var, dönmek yok.

Söz namustur.

Söz bir, Allah bir.

Öl söz verme, öl sözünden dönme.

Bu atasözleri, eski nesillerin hayatının her safhasında yer alırdı. İbret alınması için ünlü iki şairimiz arasında geçen bir olayı burada zikredelim:

“Mehmet Akif Ersoy, arkadaşı Eşref Edip'in evinde öğlen vakti buluşmak üzere sözleşirler. Eşref Edip'in evi Vaniköy'de, Akif'inki Beylerbeyi'ndedir. Sözleştikleri gün şiddetli yağmur yağması üzerine, Akif'in gelemeyeceğini düşünen Eşref Edip komşusuna gider. Akif ise yağan şiddetli yağmura rağmen gelir ve onun çıktığını öğrenir. Sırılsıklam bir halde, içeri dahi girmeden geri döner. Eve geldiğinde Akif'in gelmiş olduğunu öğrenen Eşref Edip, çok üzülür ve ertesi gün hemen Akif'in yanına gider. Kendisine kırılmış olan arkadaşından özür dilemeye ve gönlünü almaya çalışırken, Akif ona şu unutulmayacak sözü söyler: “Bir söz ya ölüm veya ona yakın bir felâketle yerine getirilmezse mazur görülebilir.” Şimdilerde bu güzel örneklerle az karşılaşıyor, sözünde durmayanlar için: “Vefa, İstanbul'da bir semtin adı.” diye sitem ediyoruz.

Tutulmayacak sözler için, kolay “evet” denir. Karşısındakini kandırmak için olmadık yeminler edilir. Fakat sözünün eri olan ve sorumluluk duyanlar, kolay kolay söz vermez, antlaşma sağlanınca da gereğini yaparlar.

Nikâh memurunun sorusuna “evet” demek için aylarca düşünülür. Fakat bu “evet”in karşılığı da, bir ömür boyu sürer. Zorlamayla, çıkara dayalı veya iyice düşünülmeden yapılan evlilik sözleşmeleri genellikle kısa ömürlü olur.

Kişilerin birbirlerine verdikleri sözü yerine getirmemeleri, ilişkilerin bitmesine; toplumlar arasında yapılan antlaşmalara uymamak bazen savaşa sebep olmaktadır.

Peki ya Yaratıcı'ya verilen sözlerimiz…

İlk söz, İslâmî literatürde “KÂLÛ BEL” diye bilinen: “ELESTÜ BİRABBİKÜM /BEN SİZİN RABBİNİZ DEĞİL MİYİM?” sorusuna karşılık verilen :“BELÂ/EVET” (A'râf, 7/172) sözüdür.

İnsanın ergenlik dönemine girdiği, akıl buluğ olduğu yani düşünmeye başladığında fıtratının reddedemediği bir kabullenmedir bu “evet.” Hakikatin onaylanması anlamındaki bu içten verilen söz, ne yazık ki insanoğlunun büyük çoğunluğu tarafından çabuk unutuluyor. Daha doğrusu yeryüzünde Allah'ı (cc) herkes tanıyor da, sözünü dinleyenler azınlıkta kalıyor.

Peki gönüllü olarak yapılan sözleşmeye ne demeli.“LÂ İLÂHE İLLÂLLAH /ALLAH'TAN BAŞKA İLÂH YOKTUR” antlaşmasına ne kadar uyuyoruz. Hiçbir zorlama olmadan, isteyerek, özgürce, gönüllü olarak: “LÂ İLÂHE İLLÂLLAH” diyor, Allah'a teslim oluyor, yani Yaratıcı'yla “Müslümanlık” sözleşmesi imzalıyoruz.

Yaptığımız bu sözleşmenin bilincinde miyiz?

Kabul etmediğimiz ilâhlar sadece Lat, Menat, Uzza isimli putlar mı?

Peşinden gittiğimiz tanrıların farkında mıyız?

İş, davranış, düşünce ve eylemlerimizde Allah'ı (cc) her zaman birinci plâna aldığımızı rahatlıkla söyleyebilir miyiz?

Yaptığımız her davranışta: “Bu iş Allah'ın rızasına uygun mu?” diye ne kadar sorguluyoruz?

Bize şah damarımızdan yakın olan Allah'a, acaba biz ne kadar yakınız?

“Sindire sindire oku Kur'an'ı” (Müzzemmil, 73/4) emrinden haberdar mıyız? Okuyor muyuz, anlıyor muyuz, hayatımızın rehberi olarak kabul ediyor muyuz?

“Bizim için güzel bir örnek olan RASULULLAH'ı”(Ahzap, 33/21) ne kadar tanıyor, hayatımızda örnekliğine ve önderliğine ne kadar yer veriyoruz?

Mümin kardeş, sözleşmemize uyalım. Zira, verdikleri sözlere uyanların armağanı: “Firdevs cennetleridir.” (Müminun, 23/11)

Ve son söz:

“KİM, ALLAH'TAN DAHA ÇOK SÖZÜNDE DURABİLİR.” (Tevbe,9/111)

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henüz yorum bırakılmadı...
 
Mekkenin fethinden çıkara... - Sayı 96
“Zulmedenlere meyle... - Sayı 78
Şaşkın insan... - Sayı 76
Kur'ân'la Kur'ân... - Sayı 75
Tüm Yazıları

Gelecek sayı konusu (98): İNTERNET


Son Eklenen Yorumlardan
 Sehrzad da derki; bir canlının hayatı, yaşamı anlamlandırmaya çalışması ve yüreğine sığmayan duygul... Sehrzad davudi

 En azından "doğru tarafta olmak" nasıl bir nizam köpürtür... "Geride kalıyor olmak" faslını konuşaca... Sinan AYHAN

 "Demek ki, zaten aslında ve lûgatta bir kavmin ruhunu dayadığı iman kaynağı mânasına gelen ve son za... Sinan AYHAN

 Hocam, kaleminize sağlık, işin ruhunu etraflıca veren, hoş bir yazı olmuş... Allah razı olsun... Güç... Sinan AYHAN

 Manzaraya bakıp, bir şeylerin yanlış gittiğini görmek için pek de büyük bir çaba sarfetmeye gerek yo...


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Milliyetçilik
Doktor anne
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Türkün halelendiği ufuk, istikamet...
Dergi fuarındaydık
Aydınlar üzerine
Türk teşkilâtlanma kabiliyeti ve kapasit
Milliyetçilik
Dergi fuarındaydık
Gün gelir de, hayatı anlat derlerse


Yavuz Sert - Keyif verici cümlele...
Ali Erdal - Türk teşkilâtlanma k...
Kadir Bayrak - Ertuğrul Gazi
Sinan Ayhan - Türkün halelendiği u...
Sinan Ayhan - Arşetip: eşyaların b...
Necip Fazıl Kısakürek - Milliyetçilik
Bedran Yoldaş - Filistin
Fatma Pekşen - Fatmalar ve diğerler...
Ahmet Mahir Pekşen - Sarhoşun saygısı
Ahmet Mahir Pekşen - Sarmaşık günaydını
Dergi Editörü - Dergi fuarındaydık
Site Editörü - Kardelen IX. uluslar...
Mehmet Hasret - Körbaykuş
Gönüldaş - "Ümmetim kötüde itti...
Necdet Uçak - Uyku
Necdet Uçak - İmtihan
Mustafa Büyükgüner - Taşlar dile geldi
M. Nihat Malkoç - Kudüs terennümleri
Hızır İrfan Önder - Az-öz
Ayhan Aslan - Karikatür
Ayhan Aslan - Babam
Ahmet Çelebi - 15 Temmuz
Gelecek sayı konusu -
Vural Gündüz - Çamurdan kale
Muhsin Hamdi Alkış - Türk milletinde devl...
Kubilay Ertekin - Çıban başı
İbrahim Şaşma - Kudüs mektubu
Halis Arlıoğlu - İnanç ve milli irâde...
Halis Arlıoğlu - Can Azerbaycan
Erdem Özçelik - Doktor anne
Mahir Adıbeş - Şahit
Kürsü Kainatın Efendisi - Giyim
Murat Yaramaz - Vicdan
Murat Yaramaz - Belki
Murat Yaramaz - Tavsiye
Tamer Uysal - Aydınlar üzerine
Harun Ekici - Unutmak
Hakan Karahan - Mevlânâ
Zaman Yolcusu - İki soru
Konyalı - Bir anma gününden rö...
Enes Yeşil - Kıyamam
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 4613813
 Bugün : 2204
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 442769
 Bugün : 41
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 92
 97. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 5
Son Güncellenme: 7 Ağustos 2018
Künye | Abonelik | İletişim